İzlenimlerim ve Çıkarımlarımla GPAI Summit 2024
Sırbistanın başkenti Belgrad’daki Sırbistan Sarayı’nda 3–4 Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenen Global Partnership on AI (GPAI) Zirvesi…
İzlenimlerim ve Çıkarımlarımla GPAI Summit 2024
Sırbistanın başkenti Belgrad’daki **Sırbistan Sarayı’nda 3–4 Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenen Global Partnership on AI (GPAI) Zirvesi, yapay zekânın (YZ) gelecekteki etkilerini şekillendirmek üzere dünyanın dört bir yanından 44 ülke delegasyonu ile politika yapıcıları, akademisyenleri ve teknoloji liderlerini bir araya getirdi. Katıldığım bu zirvede, YZ’nin insanlık için nasıl dönüştürücü bir güç olabileceğine dair önemli tartışmalara tanıklık etme şansı elde ettim. Burada öğrendiklerimi, benim için en dikkat çekici konuşmaları ve katılma şansı bulduğum GPAI Uzmanları oturumunda aldığım notları sizlerle paylaşmak istiyorum. Zirvenin detaylarına [buradan](https://www.oecd-events.org/summit-gpaiserbia2024/en#bl-7d0b3f5b-c3a6-4b40-8749-390d707a7040)** erişebilirsiniz.
**English version of the blog article here !!!**


Birinci Gün: İnsan Merkezli Yapay Zekâ için Güçlü Başlangıç
Zirveye girdiğimde atmosfer için şunu söylemem yerinde olur: Dünyanın her yerinden gelen üst düzey karar verici yetkiye ve YZ alanında uzmanlığa sahip herkes YZ’nin getirdiği muazzam fırsatlarla birlikte risklerini de tartışmaya hazır görünüyordu. Açılış konuşmalarında bu ruhu net bir şekilde görebildim.
OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, YZ’nin ekonomik büyüme ve sürdürülebilir kalkınmadaki rolünü ve olası dijital eşitsizlikleri vurgulamaktan kaçınmadı. Bu güçlü açıklama, teknolojinin sadece bir fırsat değil, aynı zamanda dikkatle yönetilmesi gereken bir sorumluluk olduğunu ve küresel olarak herkese eşit etki etmeyeceğine bir daha girişte dikkat çekmiş oldu.


Sırbistan Başbakanı Miloš Vučević ve Sırbistan Milli Meclis Başkanı Ana Brnabić ise YZ’nin kamu hizmetlerine entegrasyonunun önemini Sırbistan açısından vurgularken özellikle kırsal alanlarda eğitimde fırsat eşitliği sağlamak için YZ’nin nasıl kullanıldığını anlatırken şöyle dedi: “YZ, büyük şehirlerden en uzak kırsal bölgelere kadar aynı kalitede eğitim sunmamızı sağladı. Bu, yalnızca bir teknoloji değil, fırsat eşitliğinin anahtarı.”


Birleşmiş Milletler, Genel Sekreter’in Teknoloji Temsilcisi Dr. Amandeep Singh Gill, yaptığı konuşmada, YZ’nin toplumlar üzerindeki dönüştürücü etkilerini ve bu dönüşümün dikkatle yönetilmesi gerektiğini vurguladı. İnternetin ilk günlerinden bugüne teknolojiyle elde edilen fırsatların yanı sıra, YZ’nin yanlış kullanımı durumunda yaratabileceği sosyal ve etik sorunlara dikkat çekti. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde eğitim ve altyapı eksikliği nedeniyle dijital uçurumun derinleşebileceğini belirten Gill, “Eğer YZ’nin faydalarını herkes için erişilebilir hale getiremezsek, dijital uçurum genişleyecek ve bu, yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda sosyal bir kriz yaratacak,” sözleriyle adil bir düzenlemenin önemini vurguladı. YZ’nin tarım, sağlık ve iklim değişikliği gibi alanlarda sunduğu büyük fırsatların adil bir şekilde dağıtılması gerektiğine dikkat çekti. Dezenformasyonun ve sosyal etkilerinin toplumlar üzerindeki zararını ele alırken, küresel düzeyde bilimsel bir değerlendirme platformunun gerekliliğini savundu. Gill, konuşmasını YZ’nin geleceğini anlamak, düzenlemek ve yönlendirmek, hepimizin ortak görevi olduğunu hatırlatarak tamamladı.
Stuart Russell ile YZ Güvenliğine Derin Bir Bakış Attık
Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de bilgisayar bilimi profesörü olan Stuart Russell, YZ alanında dünyanın en saygın isimlerinden biri. “Güvenilir YZ” üzerine yaptığı etkileyici konuşmasını dinlemek, benim için oldukça ilham vericiydi. Russell, YZ sistemlerinin güvenliği konusunda mevcut yaklaşımların ciddi eksiklikler barındırdığına dikkat çekerek, bu teknolojinin gelecekte insan kontrolünde kalması için yeni stratejilere ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Konuşmasında, “İnsanların kontrolünde olmayan bir YZ sistemi, er ya da geç açıklarını bulur ve zarar verme potansiyeline sahiptir. Bu yüzden, geliştirdiğimiz sistemlerin insanlara fayda sağladığından ve güvenli olduğundan emin olmamız için formal güvence mekanizmalarına ihtiyacımız var,” ifadelerini kullandı. Russell, bu açıklamasıyla YZ tasarımında köklü bir paradigma değişiminin gerekliliğine dikkat çekti ve güvenliğin, yalnızca teknik bir zorunluluk değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk olduğunu hatırlattı.
YZ’nin gelişiminin havacılık veya nükleer enerji gibi yüksek güvenlik standartlarına sahip bir disiplin haline gelmesi gerektiğini belirtti. Mevcut yaklaşımlar hakkında “Yanlış hizalanmış sistemleri yamalayarak güvenli hale getirmek sürdürülebilir bir yöntem değil,” diyerek, bugünkü yöntemlerin uzun vadede işe yaramayacağına dikkat çekti. Bunun yerine, algoritmaların yalnızca belirli hedefleri optimize etmekle kalmayıp, aynı zamanda bu hedeflerin insani değerlerle uyumlu olduğundan emin olunması gerektiğini savundu. Russell ayrıca, “YZ’nin sunduğu potansiyel faydalar muazzam; eğitimden sağlığa kadar her alanda insanlığı ileri taşıyabiliriz. Ancak, bu faydaları yalnızca güvenli ve etik bir şekilde geliştirilen sistemlerle elde edebiliriz,” diyerek, bu dönüşümün aciliyetini ve önemini vurguladı. Konuşması, YZ’nin insanlık için bir tehditten çok bir fırsat haline gelebilmesi için sistematik ve bilimsel bir yaklaşımın gerekliliğini güçlü bir şekilde ortaya koydu.
Panelde, “Unlocking AI Potential: The Role of Governments in Global Innovation” başlığı altında hükümetlerin küresel YZ inovasyonunu yönlendirmedeki rolü tartışıldı. Katılımcılar, YZ’nin ekonomik büyümeyi artırma, yeni pazarlar açma ve kapsayıcı, sürdürülebilir ekonomik ilerlemeyi sağlama potansiyeline odaklandı. Ayrıca, uluslararası iş birliğinin ve stratejik hükümet girişimlerinin YZ’nin dönüştürücü gücünü nasıl harekete geçirebileceği üzerinde duruldu.
[embed]📣 Ücretsiz Abone Olun, hiç bir yazımı kaçırmayın! ayyucekizrak.medium.com
Panel: Yapay Zekâ Potansiyelinin Kilidini Açmak: Küresel inovasyonda devletin rolü
- Jelena Begović (Sırbistan Bilim ve Teknoloji Geliştirme Bakanı): Begović, devletlerin bilim ve Ar-Ge yatırımlarını artırmasının önemini vurgularken; Sırbistan’ın 2017'de zorunlu programlama derslerini müfredata ekleyerek teknoloji eğitimine öncelik verdiğini belirtti. Ayrıca, Sırbistan’ın veri merkezleri gibi fiziksel ve dijital altyapılara yaptığı yatırımları örnek göstererirken Bologna’daki Leonardo Süper Bilgisayar Merkezine değindi ve altyapının YZ inovasyonu için temel bir unsur olduğunu ifade etti.
- Clara Chappaz (Fransa Yapay Zekâ ve Dijitalden Sorumlu Devlet Sekreteri): Chappaz, Fransa’nın 2018’de oluşturduğu YZ Ulusal Stratejisi’ni detaylandırdı. Bu stratejinin teknolojiyi herkes için erişilebilir kılmayı, sürdürülebilirliği ve kapsayıcılığı hedeflediğini belirtti. Eğitim ve farkındalık oluşturma konularına dikkat çekerek, YZ’nin getirdiği endişeleri azaltmanın hükümetlerin sorumluluğu olduğunu ifade etti.
- Jitin Prasada (Hindistan Elektronik ve Bilgi Teknolojileri Bakanı): Prasada, Hindistan’ın geniş nüfusunu dijitalleşme ve YZ teknolojileriyle güçlendirme çabalarını anlattı. Kamu-özel ortaklıklarına dayalı bir ekosistem oluşturduklarını ve YZ’nin dil modelleri sayesinde erişim eşitsizliklerini nasıl kapatabileceğini vurguladı. Ayrıca, veri gizliliği ve vatandaş haklarının korunması ile inovasyon arasında denge kurmanın önemine dikkat çekti.
- Ulrik Vestergaard Knudsen (OECD Genel Sekreter Yardımcısı): Knudsen, devletlerin YZ’nin kapsayıcı ve güvenilir bir şekilde gelişimini desteklemek için Ar-Ge’ye yatırım yapması gerektiğini belirtti. Ayrıca, uluslararası iş birliğinin önemini vurguladı ve düzenleyici sistemlerin birlikte çalışabilirliğine (interoperability) dikkat çekti. “Küresel düzeyde uyumlu bir YZ düzenleme sistemi kurmak zor olabilir, ancak minimum standartlar üzerinde uzlaşmak hayati önemdedir,” dedi. OECD’nin YZ İlkeleri’ni bu konuda rehber olarak gösterdi. Ulrik, AB YZ Yasası’nın akıllıca hazırşanmış bir yasa oldugundan emin olmadığını ancak sadece “YZ Sistemi” tanımının yeterince akıllıca olduğunun da OECD’nin önerisi olduğuna dikkat çekti. Bu ilginç açıklama kimileri tarafından kabul görmese de daha sonraki oturumlarda tartışılmaya devam etti.


Yoshua Bengio: YZ’nin Riskleri ve Fırsatları
Mila — Quebec AI Institute’un kurucusu ve bilimsel direktörü olan Yoshua Bengio, son yıllarda YZ alanında yaşanan teknolojik ve algoritmik gelişmeleri değerlendirirken, bu ilerlemelerin toplum için hem büyük faydalar hem de ciddi tehditler barındırdığına vurgu yaptı.
YZ’nin potansiyel faydalarını tartışırken, “YZ, iklim krizi gibi en acil küresel sorunlarımızı çözmekte önemli bir rol oynayabilir,” diyerek teknolojinin olumlu etkilerine dikkat çekti. Ancak, aynı zamanda bu güçlü teknolojinin kötüye kullanılma riski olduğunun altını çizdi.
YZ’nin siber güvenlikteki yetenekleri faydalı olabilirken, kötü aktörlerin elinde tehlikeli bir silaha dönüşebileceğini belirtti. Özellikle biyokimya gibi alanlarda YZ’nin yeni ilaçlar keşfetmek kadar ölümcül biyolojik silahlar tasarlamak için de kullanılabileceği uyarısında bulundu.
YZ’nin ilerleyişine dair riskleri ele alan Bengio, toplumların ve devletlerin bu riskleri anlamak ve yönetmek için yeterince hızlı hareket etmesi gerektiğini ifade etti. “Bu risklerin gerçekleşmesini beklemek bir seçenek değil; çünkü bazı potansiyel sonuçlar, felaket boyutunda olabilir,” diyerek dikkatleri uluslararası iş birliği ve düzenlemelerin önemine çekti. Bengio, Şubat ayında Paris’te sunulacak uluslararası bir bilimsel rapor üzerinde çalışıldığını belirtti. Bu raporun, gelişmiş YZ sistemlerinin güvenliği, potansiyel riskleri ve bu risklere karşı alınabilecek önlemler konusunda kapsamlı bir çerçeve sunacağını ifade etti.
Son olarak, YZ’nin gelecekteki düzenlemeleri için bir yol haritası çizdi. Etik ve şeffaflık prensiplerinin temel alınması gerektiğini vurgulayarak, “Şirketler arasında etik davranışları ödüllendiren bir düzenleme sistemi oluşturmalıyız,” dedi. Ayrıca, teknik araştırmalara daha fazla kaynak ayrılmasının, güvenlik ve kontrol mekanizmalarının geliştirilmesinde kritik bir rol oynayacağını belirterek konuşmasını sonlandırdı.

İkinci Gün: Sürdürülebilir Kalkınma ve YZ’nin Toplumdaki Yeri
Zirvenin ikinci günü, YZ’nin daha geniş bir toplumsal bağlamda ele alınmasıyla devam etti. Bu oturumlarda hem umut verici gelişmeler hem de zorluklar masaya yatırıldı. Öte yandan ikinci benim için daha da heyecanlıydı. Çünkü geçtiğimiz yaz 3 ay boyunca GPAI, CEIMIA (Montreal’deki YZ Uluslararası Uzmanlık Merkezi) ve Oxford Insight ile yürüttüğümüz projenin rapor lanslamanı bugün gerçekleştirildi. İlgili projenin Türkiye’deki sahibi Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığı olması ve projenin koordinatörü olmam sebebiyle zirvedeki ilgili paydaşlarla yakından tanışma ve gelecek çalışmalar yönelik istişare etme şansını buldum. Ayrıca bu yüzden kapalı bir oturum olan GPAI Uzmanları toplantısına da davet ettiler, bu kısmı yazım sonunda bulabileceksiniz!
Vladimir Crnojević: Sürdürülebilirlik İçin Yapay Zekâ
Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDG) bağlamında YZ’nin rolü tartışılırken, BioSense Enstitüsü’nden Vladimir Crnojević şunları söyledi: “YZ, sağlık ve eğitimde eşitsizlikleri azaltabilir, ancak aynı zamanda enerji tüketimi ve çevresel etkileri konusunda daha dikkatli olmamız gerekiyor.” Bu uyarı, teknolojinin sürdürülebilir kalkınmaya katkısının yanında çevresel maliyetlerine de dikkat çekiyordu. Bu konuyla ildili Nature’da yayınlanmış şu makaleye göz atmanızı şiddetle tavsiye ederim.

YZ Düzenlemeleri: Şimdiye kadar ne öğrendik?
Avrupa Komisyonu’nun YZ düzenlemeleri alanındaki önde gelen isimlerinden Gabriele Mazzini, GPAI Zirvesi’ndeki konuşmasında, YZ teknolojisinin insan yaşamındaki etkilerini sorumlu bir şekilde yönetmek için kapsamlı ve uyumlu bir düzenleyici çerçeveye olan ihtiyacı vurguladı.
Mazzini, Avrupa Birliği’nin YZ Yasası (AI Act) üzerinde yoğunlaşarak, bu yasanın yalnızca AB için değil, küresel düzeyde bir referans noktası olma hedefi taşıdığını belirtti. “YZ’nin faydalarını toplumun geneline yayarken risklerini de en aza indirmeliyiz,” diyen Mazzini, yasanın güvenli ve etik YZ kullanımını teşvik ettiğini ifade etti. Düzenleyici çerçevenin, inovasyonu kısıtlamadan güvenlik ve şeffaflık standartlarını desteklemesi gerektiğini belirten Mazzini, şunları ekledi: “Düzenleme bir engel değil, bir rehber olmalıdır. İnovasyonu teşvik ederken, temel hakları ve demokratik değerleri koruyan bir dengeyi yakalamalıyız.” Ayrıca, YZ ile ilgili düzenlemelerde uluslararası iş birliğinin önemine de vurgu yaptı ve düzenlemelerin uyumlu (interoperable) hale getirilmesi gerektiğini belirtti. “Dünyanın dört bir yanındaki farklı düzenleyici yaklaşımların, minimum standartlarda buluşması gerekiyor,” dedi.
Son olarak, Mazzini, YZ’nin gelecekteki etkilerinin öngörülemeyen boyutlara ulaşabileceğini belirterek, “Önlem almak, sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda teknolojinin insanlığa fayda sağlamasını garanti etmenin bir yoludur,” diyerek konuşmasını tamamladı. Bu oturum, YZ düzenlemelerinin hem teknolojik hem de toplumsal etkilerini anlamak ve yönlendirmek için Merve Hickok, maja Bogataj Jancic, Kyoto Yoshinaga, Till Klein ve Tuleushin Kanysh’İn derinlemedisine tartışması ile devam etti.


Bertrand Monthubert: Kamu Verilerinin Gücü ve Türkiye’nin PSDS Projesi
İkinci günün dikkat çekici anlarından biri de GPAI Veri Yönetişimi Çalışma Grubu Eş Başkanı Bertrand Monthubert’in paneliydi. Monthubert, kamu sektörünün sahip olduğu verilerin YZ için nasıl bir değer yaratabileceğini ele alırken **GPAI, [CEIMIA](https://ceimia.org/en/) ve [Oxford Insight](https://oxfordinsights.com/)**’in birlikte yürüttüğü “YZ için Veri Sağlayıcı Olarak Devetin Rolü” raporunun lasmanını gerçekleştirdi. Türkiye’den Kamu Veri Alanı, KVA (Public Sector Data Space — PSDS) projesi bu raporda uygulama örneği olarak ele alınan 3 ülkeden biriydi ve bu lansmanda Monrhubert tarafından örnek gösterildi: “Türkiye’nin bu alandaki çalışmaları, kamu verilerinin etkin bir şekilde nasıl kullanılabileceğine dair diğer ülkelere yol gösterici olabilir.” Bu yorumla birlikte tabi zirvenin en gurur verici anı benim için yaşanmış oldu. Fikriyle birlikte başından beri içinde olduğum bu çalışmanın uluslararası seviyede örnek teşkil etmesi hem ülkem hem de vizyonum açısından beni tatmin etti diyebilirim. Bu projeyi ilk kez duyuyorsanız **buradan** detaylarını inceleyebilirsiniz!
KVA Projesi’nin Detayları:
- Proje, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin koordinatörlüğünde TÜİK ve TÜBİTAK BİLGEM iş birliği ile yürütülmektedir.
- Pilot uygulama olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili veri kümelerinin anonimleştirilmesi ve YZ uygulamalarına uygun hale getirilmesi gibi yenilikçi çözümler sunuldu.
- **YZ için Veri Sağlayıcı Olarak Devetin Rolü** raporunda, KVA’nın vatandaş mahremiyetini korurken kamu hizmetlerini dönüştürme potansiyeli vurgulandı.
Monthubert’in bu değerlendirmesi, Türkiye’nin YZ ve veri yönetişimindeki yenilikçi yaklaşımlarını küresel düzeyde tanıttı.

Bu çalışmada birlikte mesai harcama fırsatı elde ettiğim CEIMIA’dan **Stefan Janusz **ile bire bir istişare etme ve CEIMIA’da yürütüttükleri diğer çalışmalar hakkında konuşma şansı elde ettim ve beni Bertrand Monthubert ile tanıştırması ve GPAI Uzmanları oturumuma davet almama vesile olması sebebiyle resmen ikinci günün sonlarına doğru zirve benim için gerçek bir zirve haline geldi desem yeridir. Bu yüzden Stefan’a ayrıca teşekkür etmem gerekir.
GPAI Uzmanları Oturumu
Bu oturum küresel olarak GPAI Uzmanlarının güncel çalışmalarını sunduğu ve diğerlerinin o ülkenin temsilcilerine sorular sorduğu OECD YZ Yönetişimi Çalışma Grubu Başkanı **Karine Perset’in koordine ettiği bir oturumdu. Resmi olarak GPAI Uzmanı olmasam da son zamanlarda birlikte yürütmüş olduğumuz çalışmadan dolayı bu toplantıya katılma şansım oldu. Biraz önce bahsettiğim GPAI Veri Yönetişimi Çalışma Grubu Başkanı [Bertrand Monthubert](https://www.linkedin.com/in/bertrand-monthubert/)** ve pek çok ülkeden katılımla gerçekleşen toplantıda Kamu Veri Alanı hakkında raporda da bahsettiğimiz bazı bilgileri paylaşma şansı benim için çok kıymetliydi. Bazı etkinliklerin yüz yüze gerçekleşmesi gerektiğine bir kez daha karar verdim sanırım :)

Sonuç: Geleceğe Yön Veren Ortak Bir Vizyon
Belgrad’daki GPAI Zirvesi, yalnızca bir teknoloji tartışması değil, toplumsal dönüşüm ve insanlık için daha iyi bir geleceğe yönelik ortak bir vizyonun ifadesi olduğunu söyleyebilirim. Sağlık, eğitim, çevre ve kamu hizmetleri gibi kritik alanlarda YZ’nin sunduğu çözümler ufuk açıcı ve heyecan vericiydi. Ancak, bu teknolojinin sorumlu, şeffaf ve etik bir şekilde yönetilmesi gerektiği konusunda genel bir mutabakat vardı. Mutabakat olmayan konularda örneğin AB’nin YZ Yasası gibi, yeniden düşünülmesi gereken değerli tartışmalara zemin hazırladı. Bu zirvede gördüm ki, YZ bir araç olarak insanlık için büyük bir değer yaratabilir, evet ama bu değerin, dikkatle yönetilmesi ve ortak bir sorumluluk anlayışıyla ele alınması gerekiyor. Türkiye’nin KVA gibi projelerle bu dönüşüme öncülük etmesi, uluslararası arenada dikkat çeken bir başarı olması da kesinlikle buraya eklemem gereken bir not. Ayrıca Belgrad şehri de tıpkı diğer Balkan şehirleri gibi kahvesinden böreğine tanıdıktı.

⭐ ***LinkedIn, Twitter ve GitHub hesabımı da takip edebilirsiniz! ***⭐
Benzer yazılarım:
메타데이터
- post_id
- b352e1a4bb39
- slug
- https-medium-com-ayyucekizrak-gpaisummit2024-b352e1a4bb39
- url
- https://medium.com/@ayyucekizrak/https-medium-com-ayyucekizrak-gpaisummit2024-b352e1a4bb39
- canonical_url
- https://medium.com/@ayyucekizrak/https-medium-com-ayyucekizrak-gpaisummit2024-b352e1a4bb39
- author_url
- https://medium.com/@ayyucekizrak
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-21 17:40:28