← Back to list

Bir Hayalin Maliyeti: Türkiye’de Genç Sanatçı Olmak

Artan fiyatlar, kafa karışıklığı, görünürlük baskısı, gelecek kaygısı… Bir tiyatrocu, bir çizer, bir de müzisyen vatandaşlar ile konuşarak…

Valeri Tekeli · 2026-05-28 16:30 · 0 claps · 3.2 min read
#röportaj #sanat #resim #tiyatro #müzik
Open on Medium ↗

Bir Hayalin Maliyeti: Türkiye’de Genç Sanatçı Olmak

Artan fiyatlar, kafa karışıklığı, görünürlük baskısı, gelecek kaygısı… Bir tiyatrocu, bir çizer, bir de müzisyen vatandaşlar ile konuşarak ülkedeki sanatçı gençlerin fikirlerini aldım.

‘’Eski Kalemler, Bitmeyen Çizimler…’’

13 yaşında, ortaokul öğrencisi Evan, küçüklüğünden beri çizim ile ilgileniyor. Başta her çocukta olduğu gibi kendi de eğlence için çiziyordu, Pandemi zamanı ile boş vaktini iyi değerlendirmek istediğinde sanata olan tutkusunu keşfetti. Bugün ise hem dijital hem de geleneksel şekillerde çizimlerine devam ediyor.

“Kalemlerim bitti ama belki biraz mürekkep çıkar diye kullanmaya çalışıyorum.”

Ancak ona göre Türkiye’de kendi başına, genç yaşta üretmeye çalışmak maddi açıdan oldukça zorlayıcı. Özellikle sanat malzemelerine erişim kolay olmuyor, üretimin sürecini etkiliyor.

Çizim yapabilmek için malzemelere ihtiyacı olduğunu belirten Evan, kaliteli ekipmanlara ulaşmanın imkansız olduğunu söylüyor.

‘’Herkes gidip gerçek bir uğraş bul diyor.’’

O’na göre insanlar bu mesleği gerçek bir meslek olarak görmüyor, hafife alıyor, Evan: ‘’Haklı oldukları kısımlar var, bana para getirmeyeceğini anlayabiliyorum. Ama yine de şevkim kırılıyor.’’ diye ekliyor.

‘’Ben burada güzel bir eser oluşturmaya çalışırken, insanlar işlerini AI’a yaptırıyor.’’

Bakmaya değer bir resim için çok uğraştığını belirten Evan, AI’a yaptırılan bir sanat eserinin gerçek olmayacağı hakkında eleştiride bulunup, ‘’Taş devrinden beri biz insanlar bir şeyler çizmeye devam ediyoruz, yapay zekanın bunu elimizden alma ihtimali beni korkutuyor.’’ diye ekliyor.

Evan’ın anlattıkları, genç yaşta sanat üretmek için uğraşan birçok kişinin karşılaştığı problemlerle benzerlik içinde. Görüştüğüm diğer genç sanatçılar da özellikle ekonomik koşulların ve gelecek kaygısının üretim süreçlerinin zorlaştırdığını iddia ediyor.

‘’Aylarca Prova Yapıp Hiçbir Gelir Elde Edememek.’’

19 Yaşındaki konservatuvar öğrencisi Piraye, uzun zamandır tiyatro ile ilgileniyor. Küçük yaşlarda başladığı drama eğitimlerini meslek olarak sürdürmeye karar verip liseyi, ardından üniversiteyi bu bölümde okuyor. Ona göre tiyatro sanatı yalnızca sahnede görünmekle değil, aynı zamanda insanı ve toplumu anlamaktan geçiyor.

Oyunculuk sürecini anlatırken tiyatronun yalnızca performans gösterisi değil, dönem araştırmaları, metin analizleri ve karakteri anlamak, gibi psikolojik ve sosyolojik hazırlık süreçlerinden oluşan emek dolu bir iş olduğunu ve bunların çoğu zaman insanlar tarafından görünmediğini düşünüyor.

‘’Mesele sadece ezber yapıp çıkmak değil, bir karakterin neden ve nasıl öyle davrandığını anlamaya çalışıyorsun.’’

Ancak genç oyuncuya göre Türkiye’de tiyatroyu sürdürülebilir bir meslek haline getirmek oldukça zor. Oyunlarda oyuncuların uzun prova süreçlerine rağmen ücret almadan çalışmaları önemli bir sorun.

‘’Aylarca canını dişine takıp provalardan para almıyorsun, oyun tutmazsa tekrar işsiz kalıyorsun. ‘’

Piraye, sektördeki yoğun rekabetin de yıpratıcı olduğundan bahsediyor: ‘’Bu sektördeki ilişkiler çoğunlukla network üzerinden ilerliyor, bu şekilde insanlar arası sahte bir samimiyet oluşuyor. Diğer meslek dallarına nazaran bu ülkede okullarda kısıtlı bir çevre olduğundan dedikodular çabuk yayılıyor.’’

‘’Bazen bu mesleği yapabilmek için ya deli olman gerekiyor ya da aşık.’’

Birkaç kere mesleği bırakmayı düşünse de yine de sahneyle, hikayelerle ve seyircilerle kurduğu özel bağ sayesinde tiyatronun onun için vazgeçilmez olduğunu ekliyor.

‘’Üretmek Ama Görünememek.’’

Müzikle küçüklüğünde tanışan 19 yaşındaki Ali, bugün üretim odaklı bir kariyer hedefliyor. Zamanında eğitim almış olmasına rağmen farklı yollarda ilerlemeyi hedefleyen genç müzisyen, mevcut sanat anlayışını eleştiriyor.

O’na göre eğitim sürecinde öğrenciler çoğu zaman sadece performans kaygısı ile yetiştiriliyor: ‘’Sanki öğrencilerin psikolojisi önemli değilmiş gibi davranılıyor.’’

Ancak müzisyenin hayatındaki en büyük kaygılarından biri sadece eğitim değil, Günümüzdeki müzik sektörünün üretim açısından giderek hızlanması, şarkılarda insan ruhuna dair parçaların bulunmaması, emeğin değersizleştiğini hissetmesi.

‘’Bizim gibi küçük sanatçılar kendilerine yer bulamıyorlar.’’

Ali: ‘’dijital platformlar ve büyük isimler arasında bağımsız üreticilerin görünür olması her gün daha da imkansızlaşıyor. Özellikle ekonomik zorlukların git gide büyümesi, enstrüman fiyatlarının artışı genç müzisyenleri doğrudan sarsıyor.’’

‘’En çok birileri ile müzik üretirken keyif alıyorum.’’

Buna rağmen müzikten kopmayan Ali, müziğin sadece bir üretim değil, kişisel ifade alanı olduğunu iddia ediyor. Özellikle kolektif üretim sürecinden hoşnut olduğunu , arkadaşlarıyla müzik yaparken dertlerinden biraz daha uzaklaştığından bahsediyor.


메타데이터
post_id
b39faf024044
slug
bir-hayalin-maliyeti-türkiyede-genç-sanatçı-olmak-b39faf024044
url
https://medium.com/@valeritekeli56/bir-hayalin-maliyeti-t%C3%BCrkiyede-gen%C3%A7-sanat%C3%A7%C4%B1-olmak-b39faf024044
canonical_url
https://medium.com/@valeritekeli56/bir-hayalin-maliyeti-t%C3%BCrkiyede-gen%C3%A7-sanat%C3%A7%C4%B1-olmak-b39faf024044
author_url
https://medium.com/@valeritekeli56
status
ok
fetched_at
2026-07-10 09:05:01