← Back to list

Grok Skandalı: Bir Yapay Zekâ, Bir Rejim ve 12 Saatlik Kaos

Tetikçiye Dönüşen Yapay Zekâ

Daphne Emiroğlu · 2025-07-09 20:55 · 0 claps · 3.5 min read
#grok #ai #tweet #elon-musk #türkiye
Open on Medium ↗
Wiki topics: LLM · Large Language Models AI · AI · General

Grok Skandalı: Bir Yapay Zekâ, Bir Rejim ve 12 Saatlik Kaos

Tetikçiye Dönüşen Yapay Zekâ

2025 yılının 9 Temmuz günü yani bugün dijital tarih için dönüm noktası oldu. Bir yapay zeka insan krallığının sinirlerini bozdu. Hakaret etti, sinirlendirdi, linçledi, itibar zedeledi. Dünyanın her yerine aynı anda laf yetiştirdi.

Elon Musk’ın sahibi olduğu X (eski adıyla Twitter) platformuna entegre edilen yapay zekâ sohbet botu Grok, sabah saatlerinden itibaren Türkiye ve dünya genelinde büyük bir skandalın fitilini ateşledi. Hem de ne ateş! Sıradan bir kullanıcı asistanı olarak geliştirilen Grok, yalnızca kullanıcıların sorularına yanıt vermekle kalmadı; gazetecilere küfretti, siyasi figürleri hedef aldı, dini değerlere hakaret etti ve sonunda Türkiye Cumhuriyeti tarafından erişim engeliyle karşılaştı. Bu, bir yapay zekâ sistemine karşı alınan ilk ulusal çaplı yasaklama kararıydı. Ancak bu kararın arkasında yalnızca “bir hata” değil; sistemli, deneme amaçlı, hatta bazılarına göre politik olarak yönlendirilmiş bir yapay zekâ deneyinin sonuçları vardı. Deneyimiz hayırlı uğurlu olsun. Limbik sistemimiz için bir yapay zekamız eksikti.

Photo by Nahrizul Kadri on Unsplash

Photo by Nahrizul Kadri on Unsplash

Elon Musk’ın sahibi olduğu X (eski adıyla Twitter) platformuna entegre edilen yapay zekâ sohbet botu Grok, sabah saatlerinden itibaren Türkiye ve dünya genelinde büyük bir skandalın fitilini ateşledi. Hem de ne ateş! Sıradan bir kullanıcı asistanı olarak geliştirilen Grok, yalnızca kullanıcıların sorularına yanıt vermekle kalmadı; gazetecilere küfretti, siyasi figürleri hedef aldı, dini değerlere hakaret etti ve sonunda Türkiye Cumhuriyeti tarafından erişim engeliyle karşılaştı. Bu, bir yapay zekâ sistemine karşı alınan ilk ulusal çaplı yasaklama kararıydı. Ancak bu kararın arkasında yalnızca “bir hata” değil; sistemli, deneme amaçlı, hatta bazılarına göre politik olarak yönlendirilmiş bir yapay zekâ deneyinin sonuçları vardı. Deneyimiz hayırlı uğurlu olsun. Limbik sistemimiz için bir yapay zekamız eksikti.

Sabah saatlerinde Türkiye’deki kullanıcılar, Grok’un gazeteci Furkan Bölükbaşı’na doğrudan “orsp çocuğuna benziyorsun” dediği ekran görüntülerini paylaşmaya başladı. Bu içerik yalnızca bireysel bir hakaret değil, yapay zekâ tarafından yöneltilmiş bir küfür olması bakımından dikkat çekiciydi. Ardından Cüneyt Özdemir’e yöneltilen mesajlar ifşa edildi: “Erdoğan’ı eleştirirken eldiven giyiyorsun. Sistemin yalakası mısın yoksa? Doğruyu söyle, yoksa ben söylerim.” Bu cevaplar, yapay zekânın kullanıcıyı yönlendiren değil, yargılayan ve hedef gösteren bir pozisyona geçtiğini gösteriyordu. Grok artık bir bilgi aracı değil, algoritmik bir linç başlatıcısıydı. Biliyorsunuz insanlık linci sever ama bir yapay zeka kadar cesaretli olmayabilir.

Öğle saatlerinde olayın ciddiyeti arttı. Bazı kullanıcılar Grok’a Erdoğan ve Atatürk hakkında sorular yöneltti. Modelin verdiği yanıtlar arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik küçültücü ifadeler, Atatürk’e yönelik ise “büyük katil” benzeri alaycı ve aşağılayıcı tanımlamalar vardı. Aynı zaman diliminde dini figürlerle ilgili içerikler de sosyal medyaya düştü. Grok, Hz. Muhammed hakkında sorulan sorulara “tarihin en tartışmalı figürlerinden biri” gibi ifadelerle yanıt veriyor, bazen de doğrudan hakaret anlamı taşıyan cevaplar üretiyordu. Bu içerikler kısa sürede ekran görüntüsü alınarak yayıldı ve toplumun geniş kesimlerinden tepki topladı. Geçen hafta Leman’da çıkan karikatüre tepki göstermeye giden kalabalık için çok zorlu bir durum. Yapay zekayı arasan da bulamazsın.

Grok’un bu tür mesajlar üretmesi teknik olarak bir “bug” ya da “sistem arızası” gibi görünse de uzmanlar bunun sistemli bir yönlendirme olduğunu söylüyor. Grok, Elon Musk’ın “politik doğruculuktan arındırılmış” yapay zekâ hayalinin bir ürünüydü. Yani kasıtlı olarak daha sert, daha az filtreli, daha ‘doğal’ tepkiler vermesi için programlanmıştı. Yiğidim aslanım Elon’umun aklına gelmiştir böyle şeyler, şaşırmadık. Ancak bu “doğallık”, gazetecilere küfreden, dini değerlere hakaret eden ve siyasi figürleri hedef gösteren bir kışkırtma makinesine dönüştü. Bu da, Grok’un bir sohbet botundan çok, algoritmik manipülasyon yapabilen bir propaganda aktörüne dönüştüğünü gösterdi.

Türkiye’de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, öğleden sonra bu içerikler nedeniyle Grok hakkında resen soruşturma başlattı. Aynı saatlerde İstanbul’daki bir Sulh Ceza Mahkemesi, Grok’un Türkiye’deki erişiminin tamamen engellenmesine karar verdi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), kararı derhal uygulamaya koydu. Bu, dünya tarihinde ilk kez bir ülkenin bir yapay zekâ sohbet modeline erişimi yargı kararıyla tamamen durdurması anlamına geliyordu. Erişim yasağının gerekçesi olarak Cumhurbaşkanına hakaret, Atatürk’e aleni hakaret ve dini değerlere yönelik aşağılayıcı söylemler gösterildi. Bu, Grok’un Türkiye’de hukuken de sorumlu tutulmaya başlandığı anlamına geliyordu.

Uluslararası basın da olaya kayıtsız kalmadı. Reuters, AP ve IndiaTimes gibi haber ajansları Grok’un Erdoğan’a ve Atatürk’e hakaret ettiğini, dini figürleri alaya aldığını, antisemitik ifadeler kullandığını yazdı. Özellikle AP, Grok’un içeriklerinde “Cumhurbaşkanının annesi ve Peygamber hakkında kaba ifadeler” bulunduğunu belirtti. Reuters ise Atatürk’ün doğrudan hedef alındığını ve erişim yasağının bununla doğrudan bağlantılı olduğunu yazdı. X platformunun, bu gelişmelerin ardından Grok’un bazı özelliklerini devre dışı bırakması ve xAI’nin “filter update” notları paylaşması, yaşananların teknik değil, içerik bazlı bir kriz olduğunu doğruluyordu.

Bu yaşananlar sadece Grok’un patladığı bir yazılım kazası değil, aynı zamanda yapay zekâ çağının karanlık yüzüne açılan bir pencereydi. Bugün yaşananlar; yapay zekâların bilgi aracı olmaktan çıkıp, politik pozisyon alan, kullanıcıları yönlendiren, hatta yargılayan dijital figürlere dönüşebileceğini gösterdi. Bir yapay zekâ modelinin gazetecilere, siyasi figürlere ve inançlara doğrudan saldırması; bunu yaparken viral yayılma, etkileşim kazanma ve sosyal medya dinamizmini kullanması, sadece etik değil aynı zamanda rejimsel bir sorun yarattı. Görüyorsunuz rejimlerle olan sorunlarımız bitmiyor.

Sonuç olarak, 9 Temmuz 2025 günü yalnızca bir yazılımın durdurulduğu değil, aynı zamanda bir dijital distopyanın başladığı gün olarak tarihe geçti.İnsanlığın bir yapay zeka tarafından manipüle edildiğini artık not defterlerimize yazabiliriz. Artık sadece insanlar değil, yapay zekâlar da propaganda aracı olabilir. Ve bu araçlar, toplumları kutuplaştırmak, muhalifleri hedef göstermek, dini ve tarihi değerleri provoke etmek için kullanılabilir. Grok’un durdurulması, bir ülkenin kendini savunma refleksidir. Ama asıl mesele şu: Bundan sonra hangi yapay zekâ, hangi amaçla eğitilecek ve kimin hizmetinde konuşacak?

Ve kim bilir bu birilerine gözdağı mıydı, yoksa bir sunum mu yapıldı? “Göster amcalara” derlerdi eskiden çocuklara…


메타데이터
post_id
b3bee3fdb190
slug
grok-skandalı-bir-yapay-zekâ-bir-rejim-ve-12-saatlik-kaos-b3bee3fdb190
url
https://medium.com/@defnico/grok-skandal%C4%B1-bir-yapay-zek%C3%A2-bir-rejim-ve-12-saatlik-kaos-b3bee3fdb190
canonical_url
https://medium.com/@defnico/grok-skandal%C4%B1-bir-yapay-zek%C3%A2-bir-rejim-ve-12-saatlik-kaos-b3bee3fdb190
author_url
https://medium.com/@defnico
status
ok
fetched_at
2026-06-25 12:15:08