← Back to list

Evrim 57 — Kaburga Kemiğinden Yaratılış | 1. Bölüm: Kitâb-ı Mukaddes’te Kadının Yaratılışı — I

Lilith’in İsyanı ve Daniel Peygamber’in Rüyasındaki Üç Kaburga Kemiği

Yaratılış Ayetleri · 2025-10-30 02:49 · 2 claps · 8.3 min read
#kaburga #yaratılış #lilith #havvas #tevrat
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🎮 · Gaming

Evrim 57 — Kaburga Kemiğinden Yaratılış | 1. Bölüm: Kitâb-ı Mukaddes’te Kadının Yaratılışı

Lilith’in İsyanı ve Daniel Peygamber’in Rüyasındaki Üç Kaburga Kemiği

Eski Ahitte Kadının Yaratılışıyla İlgili İki Farklı Anlatım Mevcuttur.

Birinci anlatımda, Tanrı ikinci gün kuru toprağı, yani karayı ortaya çıkarır. Beşinci gün hayvanları ve sürüngenleri yarattıktan sonra altıncı gün insanı erkek ve dişi olarak yaratır:

Tanrı insanı kendi suretinde yarattı, onu Tanrı’nın suretinde yarattı. Onları erkek ve dişi olarak yarattı. (Yaratılış 1:27)

Yahudi geleneğindeki yorumlara göre, altıncı gün yaratılan dişi de Adem gibi topraktan yaratılmıştır. Bu anlatım, Tanrı’nın yalnızca insanın erkek ve dişisini değil, aynı zamanda yerdeki hayvanların ve gökteki kuşların tümünü topraktan yarattığını vurgular:

RAB Tanrı yerdeki hayvanların, gökteki kuşların tümünü topraktan yarattı. (Yaratılış 2:19)

İkinci anlatımda ise Havva, Adem yaratıldıktan ve Aden bahçesine yerleştirildikten sonra, Ademin kaburgasından yaratılır:

RAB Tanrı Adem’i topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece Adem yaşayan varlık oldu. (Yaratılış 2:7) RAB Tanrı doğuda, Aden’de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem’i oraya koydu. (Yaratılış 2:9) Sonra, “Adem’in yalnız kalması iyi değil. Ona uygun bir yardımcı yaratacağım.” dedi. (Yaratılış 2:18) RAB Tanrı Adem’e derin bir uyku verdi. Adem uyurken, RAB Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. Adem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Adem’e getirdi. (Yaratılış 2:21–22)

Bu bağlamda Yaratılış 2’de Adem’in kaburgasından yaratılan Havva’ya karşılık, Yaratılış 1’de erkek ile birlikte topraktan yaratılan dişi insan kimdir?

İbrani geleneğinden gelen yorumcular bu soruyu Lilith efsanesi üzerinden açıklayarak tevil etmişlerdir.

Lilith Efsanesi: Eşitlik, İsyan ve Kadının Özgürlük Arayışı

Tevrat’ta açıkça yer almamasına rağmen birçok Yahudi dinî kaynağında, Yaratılış Kitabı’nın birinci bölümünde sözü edilen kadının Lilith, ikinci bölümde bahsedilenin ise Havva olduğu kabul edilir. Bu yorumlara göre, Tanrı insanı kendi suretinde yarattığında, “onları erkek ve dişi olarak yarattı” (Yaratılış 1:27) ifadesi Lilith’in de Âdem’le aynı anda yaratıldığını anlatır.

Yahudi geleneğinde özellikle Orta Çağ’da yaygınlaşan inanca göre, Lilith Âdem’le aynı zamanda ve aynı topraktan yaratıldığı için kendisini onunla eşit görmüştür. Ancak Âdem, Lilith üzerinde üstünlük kurmak istemiştir. Lilith ise bu üstünlüğü reddetmiş, eşitlik talebinde ısrar etmiştir. Âdem’in otorite iddiası sürünce Lilith öfkelenmiş, Tanrı’nın yasaklı isimlerinden birini söyleyerek cenneti terk etmiştir.

Âdem, Lilith’in gidişinden sonra pişman olmuş ve Tanrı’ya onu geri getirmesi için yalvarmıştır. Bunun üzerine Tanrı, Lilith’i bulmaları için üç melek göndermiştir. Melekler onu iblislerin arasında, Samael’le birlikte bulmuşlardır. Lilith artık Âdem’e sadık olamayacağını, Samael’den yüzlerce cin çocuğu olduğunu söylemiştir. Melekler, Tanrı’nın emrini ileterek geri dönmesini ister; aksi hâlde her gün bir çocuğunun öldürüleceğini bildirirler. Lilith ise boyun eğmez, geri dönmeyi reddeder. Bunun üzerine Tanrı, her gün bir çocuğunu kaybetmesiyle onu cezalandırır.

Rivayetlere göre Lilith, Âdem ve Havva’nın soyundan gelenlerin çocuklarını da öldürmeye başlamıştır. Bu inançta erkek çocukları doğumdan sonraki sekiz gün içinde, kız çocuklarını ise yirmi gün içinde öldürmeye çalıştığına inanılır. Günümüzde varlığına inanılan cinlerin, Âdem ile Lilith’in ve Tuval-Kabil’in eşi Naama’nın soyundan geldiği de bazı anlatılarda yer alır. Cenneti, Âdem ve Havva sınırlı bir hayata mahkûm edilmeden önce terk ettiği için Lilith’in ölümsüz olduğu da kabul edilir.

Lilith’in ardından Tanrı, Âdem için ismi bilinmeyen bir başka kadın yaratmıştır. Ancak Âdem, bu yaratılış sürecine tanık olduğu için ondan ürkmüş ve yeni eşi kabul etmemiştir. Bunun üzerine Tanrı, Âdem’i uyutmuş ve kaburga kemiğinden Havva’yı yaratmıştır. Böylece Havva, Âdem’in bir parçasından geldiği için ona tabi olmuştur.

Fakat Lilith, Havva’nın aksine Âdem’le eşit yaratılmış ve bu eşitliği savunmuştur. Âdem’in üstünlük iddiasına karşı çıkarak özgürlüğünü seçmiş, cezasını göze alarak geri dönmemiştir. Bu yönüyle Lilith, özgür iradesi ve itaatsizliğiyle mitolojik bir isyan figürüne dönüşmüştür.

Zamanla Lilith, feminist düşüncenin simgesine dönüşmüştür. Onun hikâyesi, eşitlik uğruna mücadele eden, özgürlüğü için her türlü bedeli ödemeye razı olan kadının sembolü hâline gelmiştir. Lilith’in asıl istediği, Âdem’le aynı anda ve aynı topraktan yaratıldığı için eşit olduğunu göstermekti. Âdem’in neden kendisine itaat etmesini istediğini anlayamamış; bunu yapmaktansa cenneti terk etmeyi tercih etmiştir.

Bağımsızlığını her şeyin önünde tutan Lilith, “itaat etmenin kadının özü olmadığı” düşüncesine sahip çıkarak, özgürlüğün ve eşitliğin bedelini kendi efsanesiyle ödemiştir. Bu nedenle Lilith, hem eski İbrani mitolojisinde hem de modern dönemde kadın direnişinin, bireysel özgürlüğün ve eşitlik arayışının güçlü bir simgesi olarak anılmaktadır.

“9 Kere Leyla” filmi de Lilith efsanesi üzerine kurgulanmıştır.

“9 Kere Leyla” filmi de Lilith efsanesi üzerine kurgulanmıştır.

Maya Braiterman’ın Lilith Üzerine Düşünceleri

Yirminci yüzyılın önde gelen Yahudi liderlerinden, öğretmenlerinden ve aktivistlerinden biri olan Rabbi Abraham Joshua Heschel’in anısına kurulmuş çoğulcu bir Yahudi okulu olan The Heschel School’da eğitim gören, Jewish Women’s Archive sitesindeki yazılarıyla tanınan Maya Braiterman, Lilith’e olan ilgisini şöyle dile getirir:

Her zaman Lilith’e bir yakınlık duymuşumdur. Güçlü, kudretli, bağımsız ve kendisi olmaktan asla utanmayan bir figür olarak o, on bir yaşındaki benim olmak istediğim her şeydi.

Lilith, Âdem’in ilk eşi olarak Aden Bahçesi’nden kaçan kadındı; çünkü kendi özerkliğine tam anlamıyla sahipti ve erkeklerden bağımsız bir şekilde var oluyordu. Onu, kutsal metinlerdeki çok sayıdaki merkezi ama bana yabancı erkek figürlerin arasında öğrendiğim ilk kadın karakterdi. Bana gerçek geliyordu.

Onun aracılığıyla Yahudiliğimle feminizmin kesişebileceğini öğrendim. Daha önce bana yabancı gelen kutsal metinlerde kendime yer bulabildim. Bana bir topluluk kazandırdı; gittiğim her Yahudi ortamda yalnızca şu soruyu sorarak benim gibi düşünen kadınlarla tanışabiliyordum: “Lilith hakkında ne düşünüyorsun?” [1]

“İbranice Metinde Kaburga Kemiği Geçmiyor” İtirazı

Rab Tanrı Adem’e derin bir uyku verdi. Adem uyurken, Rab Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. Adem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Adem’e getirdi. (Yaratılış 2:21–22)

Eski Ahit’in İbranice metninde aslında “kaburga kemiği” ifadesinin geçmediğini ve metnin yanlış tercüme edildiğini savunan birçok ilahiyatçı vardır.

İbranice’de kullanılan צְלָעֹת (tsela) kelimesi, Kutsal Kitap’ta 41 kez geçmektedir ve yalnızca Yaratılış 2:21–22’de Latince çevirilerde “kaburga” (İngilizce: rib) olarak aktarılmıştır. Diğer 39 ayette ise çoğunlukla “yan” (İngilizce: side) anlamında çevrilmiştir.

“Kaburga” olarak tercüme edilen צְלָעֹת (tsela) kelimesinin farklı kullanımları için bkz. **Bible Hub, “6763. tsela”**

İbranice צְלָעֹת (tsela) ifadesinin “kenar/yan” anlamında kullanımına iki örnek:

1- Hz. Musa ve Tutku Sunak (Sandık) — Mısır’dan Çıkış 25:10–15

Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun. İçini de dışını da saf altınla kapla. Çevresine altın pervaz yap.Dört altın halka döküp dört ayağına tak. İkisi bir yanda, ikisi öbür yanda olacak.Akasya ağacından sırıklar yapıp altınla kapla.Sandığın taşınması için sırıkları yanlardaki halkalara geçir.Sırıklar sandığın halkalarında kalacak, çıkarılmayacak.

Bu örnekte “sandığın iki yanı” ifadesinde kullanılan צְלָעֹת (tsela) kelimesi, “kaburga kemiği” ile ilgili değildir. Burada kelime, sandığın birbirine eşit ve birbirini tamamlayan iki yan yüzünü belirtmek için kullanılmıştır.

2. Hz. Musa ve Tapınağın İnşası — Mısır’dan Çıkış 26:20, 26, 35

20 — Konutun öbür yanı, yani kuzeyi için de yirmi çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere kırk gümüş taban yap

26 — Konutun bir yanındaki çerçeveler için beş, öbür yanındaki çerçeveler için beş, batıya bakan arka tarafındaki çerçeveler için de beş olmak üzere akasya ağacından kirişler yap.

35 — Masayı perdenin öbür tarafına, konutun kuzeye bakan yanına yerleştir; kandilliği masanın karşısına, konutun güney tarafına koy.

Bu ayetlerde de “konutun yanları” şeklinde çevrilen kelime yine צְלָעֹת [tsela]’dır. Burada da “kaburga” anlamı söz konusu değildir; kelime yapının yan yüzlerini, yani birbirine paralel, karşılıklı duran iki tarafını ifade eder.

Dolayısıyla hem Ahit Sandığı’nda hem de Tapınağın inşasında kullanılan tsela kelimesi, anatomik bir “kemik” değil, iki eşit ve tamamlayıcı tarafı anlatmaktadır.

Bu yöndeki tartışmalar için bkz. Bibel in Gerechter Sprache, “Gott und Adam, keine Rippe und die Schlange, die “mehr drauf” hat”.

“Kaburga Kemiği” Kelimesinin Orijinali ve Doğru Kullanım Şekli

“Kaburga kemiği” ifadesi, İbranice’de עֲלַע [ʿala] şeklinde geçmektedir (bkz. Bible Hub, “5967. ala”) . Bu kelime, Eski Ahit’te yalnızca Daniel Peygamber’in rüyasının anlatıldığı bölümde yer alır.

Daniel’in dört canavarı gördüğü rüya anlatımında, ikinci canavar yani ayı benzeri yaratığın ağzında üç kaburga kemiği bulunduğu ifade edilir:

  1. Babil Kralı Belşassar’ın krallığının birinci yılında, Daniel yatağında yatarken bir düş ve görümler gördü. Sonra düşünün özetini yazdı;
  1. şöyle dedi: ‹‹Gece bir görümde göğün dört rüzgarının büyük denize saldırdığını gördüm.
  1. Denizden birbirinden farklı dört büyük yaratık çıktı.
  1. ‹‹Birinci yaratık aslana benziyordu, kartal kanatları vardı. Ben bakarken kanatları koparıldı, yaratık yerden kaldırıldı, insan gibi ayakları üzerine durduruldu. Ona bir insan yüreği verildi.
  1. ‹‹İkinci yaratık ayıya benziyordu. Bir yanı üzerinde doğrulmuştu. Ağzında, dişleri arasında üç kaburga kemiği vardı. Ona, ‹Haydi kalk, yiyebildiğin kadar et ye!› dediler.

Bu örnek, İbranice metinde “kaburga kemiği” anlamına gelen kelimenin ʿala olduğunu; tsela [צְלָעֹת] kelimesinin ise bu anlamı taşımadığını göstermektedir. Dolayısıyla, Yaratılış 2:21–22’de geçen tsela ifadesinin “kaburga” değil, “yan/kenar” anlamında anlaşılması filolojik olarak daha doğru görünmektedir.

Eğer Eski Ahit’te Hz. Âdem’in kaburga kemiği kastedilmiş olsaydı, צְלָעֹת [tsela] yerine עֲלַע [ʿala] kelimesinin kullanılması gerekirdi.

İlk Dönem Müreccimleri Neden צְלָעֹת (Tsela)’yı “Kaburga Kemiği” Şeklinde Tercüme Etmiş Olabilir?

Modern Ehli Kitap yorumcularına göre, bu sorunun cevabı, İbranice metni tevil ve tercüme eden ilk dönem hamaların ataerkil bir yapıda olmasına bağlıdır.

[embed]**How Adam’s “rib” is Mistranslated**

Bu yorum, kadını küçültmekte ve tarih boyunca bazı tefsirlerde kadın-erkek ilişkilerinde hiyerarşik bir anlayışı meşrulaştırmak için referans olarak kullanılmaktadır.

Belçikalı anatomist Andreas Vesalius, 1543 yılında yayımladığı çalışmalarında, Havva’nın Ademin kaburga kemiğinden yaratıldığı ve erkeklerin bir kaburgasının eksik olduğu yönündeki İncil hikayesinin aksine, erkek ve kadınların aynı sayıda kaburgaya sahip olduğunu göstererek bu inancın yanlışlığını ortaya koymuştur.

Andries van Wezel (1514–1564)

Andries van Wezel (1514–1564)

Hz. İbrahim’e Gelen Vahiy ve Eşi Sara’nın Kaburga Kemiğinden Yaratılışı

Modern Ehli Kitap yorumcularının ataerkil yaklaşımından farklı olarak, bazı hadis uzmanları, İbranice’den yapılan bu zorlayıcı tercümeyi, Hz. İbrahim’e gelen, eşi Sara hakkındaki bir vahye ve bu vahyin ilk dönem Yahudi alimleri tarafından bilinmesine bağlamaktadırlar.

İbn Mes’ûd’dan Süfyân b. Uyeyne’nin (ö. 198/814) naklettiği senedi munkatı’ olan[2] bir rivâyette bu rivayetin Kûfe’deki formunu Hz. İbrahim’e iletilen bir vahiy olarak görmekteyiz:

Câbir b. Abdullah kadınlarda gördüğü bazı olumsuzlukları şikâyet etmek üzere Hz. Ömer’in yanına geldi. Ömer ise ona şöyle karşılık verdi: “Muhakkak ki biz de aynı durumla karşı karşıyayız. Öyle ki bir işimi görmek için bir yere gittiğimde karım bana ‘sen filanca oğullarının kızını görmek için (oraya) gidiyorsun’ şeklinde itiraz etmektedir.” Bunun üzerine Abdullah b. Mes’ûd, Ömer’e “Sana İbrahim’in (a.s.), Sâre’nin huyunun bozukluğunu Allah’a şikayeti ile ilgili haber ulaşmadı mı? İbrahim’e cevaben denilmiştir ki: ‘O, kaburga kemiğinden yaratılmıştır ( إِنَّهَا خُلِقَتْ مِنَ الضِّلْعِ )’”. Bunun üzerine Abdullah ona, “Dininde bir bozukluk görmediğin müddetçe onu olduğu gibi kabul et!” şeklinde bir tavsiyede bulundu. Ömer ise onu methederek “Allah senin göğsünü ilimle doldurmuştur” demiştir. [3]

Görüldüğü üzere bu rivâyette kadınlarla ilgili söz konusu durum Hz. İbrahim’in Sâre hakkındaki şikâyetine karşılık onun kaburga kemiğinden yaratıldığı şeklinde ifade edilmiştir. Sâre’nin kaburga kemiğinden yaratılması diye bir şey söz konusu olmadığına göre burada bir teşbih dile getirilmek istenmiştir. Diğer bir deyişle Sâre üzerinden kadınların kaburga kemiği gibi narin olduğu belirtilmiştir.

Burada Hz. İbrahim’e gönderilen bir vahiyden bahsedilmektedir. İbrâhimî gelenek içerisinde sözlü olarak nakledilen kadınlarla ilgili bu vahiy, muhtemelen Kitab-ı Mukaddes’te (Yaratılış 2:22) literal yorumlanarak Havva’nın yaratılışına konu edilmiştir.

Tevrat Yorumlarının İslâm’a Geçişinde Sonradan Müslüman Olan Selefî Salihin Etkisi

1. Kaʿb el-Ahbâr

Kaʿb el-Ahbâr, aslen Yemenli bir Yahudi âlimiydi ve Hz. Ömer döneminde Müslüman oldu. Yahudi kutsal metinlerinden çok sayıda rivayet aktardı ve bu rivayetler arasında kadınların “erkeğin kaburgasından yaratıldığı” anlatısı da bulunuyordu. Bu tür İsrailiyat, sonraki dönem müfessirlerinin tefsirlerine, özellikle Taberî ve benzeri erken dönem kaynaklara girmiştir.

2. Vehb b. Münebbih

Vehb b. Münebbih de Yemenli bir Yahudi ailesinden geliyordu ve sonradan Müslüman oldu. Kendisi “Kitâbü’l-İsrâiliyyât” adlı eserlerde çok sayıda hikâye ve efsane aktardı. Âdem ve Havvâ kıssasında Havvâ’nın Âdem’in sol kaburgasından yaratıldığı anlatısı, onun rivayetleri arasında da yer almaktadır.

3. Abdullah b. Selâm

Abdullah b. Selâm, Medine’deki Yahudi bilginlerinden biriydi ve Hz. Peygamber döneminde Müslüman oldu. Kur’ân kıssalarına dair bazı yorumlar Tevrat kaynaklı rivayetlere dayanmaktadır. Her ne kadar doğrudan “kaburga” anlatısında adı geçmese de, onun aktardığı İsrailiyat içerikli bilgiler sonraki tefsir geleneğini etkilemiştir.

Sonuç

İbranice metinlerin bazı erken dönem mütercimleri tarafından “kaburga kemiği” şeklinde tercüme edilmesi, yalnızca dilsel bir yanlışlıktan ibaret değildir; bu, dönemin kültürel ve ataerkil anlayışının da bir yansımasıdır. Kaburga miti, kadın-erkek ilişkilerinde hiyerarşik bir algıyı meşrulaştıran bir sembol olarak yorumlanmış, tarih boyunca tefsirlerde referans noktası haline gelmiştir. Ancak rivayetler ve hadis nakilleri, örneğin Hz. İbrahim’e gönderilen Sara hakkındaki vahiy, aslında bir teşbih ve mecaz niteliğindedir; kadınların narinliği veya eşitliği üzerine sembolik bir anlatım sunar.

Kaʿb el-Ahbâr, Vehb b. Münebbih ve Abdullah b. Selâm gibi sonradan Müslüman olan ehli kitab alimler, bu tür rivayetleri İslâm tefsir geleneğine taşımış ve metinlerin yorumlanmasında önemli bir rol oynamışlardır. Sonuç olarak, “kaburga” meselesi, hem dilsel hem kültürel bir dönüşüm sürecinin ürünüdür ve kadınla erkek arasındaki eşitlik ve tabiiyet tartışmalarının tarihsel kökenlerini anlamak için kritik bir pencere sunar.

Kaynaklar

1- Rising Voices, Exploring Lilith’s Complex Feminism, Jewish Women’s Archive, https://jwa.org/blog/risingvoices/exploring-liliths-complex-feminism

2- MÜNKATI‘ hadis: Senedin sahâbîden sonra gelen kısmında bir veya daha çok râvisi atlanarak rivayet edilen hadis demektir

3- Ebû Bekir Abdürrezzâk b. Hemmâm es-San’ânî, el-Musannef, nşr. Habîburrahmân el- A’zamî, (Beyrut: el-Mektebetü’l-İslâmî, 1983), 7: 303 (13272


메타데이터
post_id
b7e7ffc119be
slug
evrim-57-kaburga-kemiğinden-yaratılış-1-bölüm-kitâb-ı-mukaddeste-kadının-yaratılışı-i-b7e7ffc119be
url
https://medium.com/@yaratilisayetleri/evrim-57-kaburga-kemi%C4%9Finden-yarat%C4%B1l%C4%B1%C5%9F-1-b%C3%B6l%C3%BCm-kit%C3%A2b-%C4%B1-mukaddeste-kad%C4%B1n%C4%B1n-yarat%C4%B1l%C4%B1%C5%9F%C4%B1-i-b7e7ffc119be
canonical_url
https://medium.com/@yaratilisayetleri/evrim-57-kaburga-kemi%C4%9Finden-yarat%C4%B1l%C4%B1%C5%9F-1-b%C3%B6l%C3%BCm-kit%C3%A2b-%C4%B1-mukaddeste-kad%C4%B1n%C4%B1n-yarat%C4%B1l%C4%B1%C5%9F%C4%B1-i-b7e7ffc119be
author_url
https://medium.com/@yaratilisayetleri
status
ok
fetched_at
2026-07-16 00:24:18