Özgürlük Sence Ne Demek?
Özgürlüğünü tam olarak nerede kaybettin?
Özgürlük Sence Ne Demek?
Özgürlüğünü tam olarak nerede kaybettin?
Photo by Zulmaury Saavedra on Unsplash
Bu hikayenin tamamına erişemiyorsanız, buradan ulaşabilirsiniz.
Ebeveynlerimiz bizim hayata hazır olabilmemiz için, bizlere temel gereksinimlerimizi veren; bunun yanında, kendimizi tanımamıza, bulmamıza yardımcı olan, yeteneklerimizi olgunlaştırmamıza olanak sağlayan kişiler olmalı. Bu durumda, onların yardımı ile, biz kendimizi büyütmeli, yetiştirmeli, bulmalıyız.
Yeni nesil bir bireyin ebeveyni olarak kendi tecrübelerimden şunu söyleyebilirim ki; biz çocuk yetiştirmiyoruz. Onlar zaten merakları engellenmediği sürece kendilerini yetiştirebiliyorlar. Hatta merak duyguları o kadar gelişmiş ki, (engelleme ya da belli kalıplar olmadığından) bizim verebileceğimizden çok daha fazlasını, bizim düşünebildiğimizin ötesinde çok daha geniş perspektifle sorup, öğrenebiliyorlar. Yeter ki biz kendi kalıplarımızla onların önünde durup da engellemeyelim. Sormalarını ve öğrenmelerini kendileri yapabilecekleri şekilde geliştirebilsinler. Bu da çocukları, yetişkinlerden daha gelişmiş yapabiliyor. Kendi kararlarını verebiliyorlar. Zaten özgüvenli doğan çocukların önünde engel olunmadığında, yani özgüveni bastırılmadığında, cesaretle hayatta ilerleyebiliyorlar.
Hayatı yaşamak gerçekten zor. Kalk, ye, iç, dışkıla, yat en temelleri. Yaşacağın ortamı oluştur, koru, geliştir en temel gereksinimlerin diğerleri. Bunları yaparken de insan olmanın gerekliliği olan hissetmeyi, dolayısıyla robotik değil de, duygularınla yapmak daha da iyisi (bilinçli bir şekilde tabiki). Yeni nesil insanlık ile robotlaşmayı biz eşdeğer gibi görür olduk. Hatta geleceğe yönelik görsellerde yarı insan-yarı robot görselleri var. İnsanlığımızı kaybetmeye çok hazırız gibi. Çünkü engellenen kişi, korkuyla hareket eder. Bu da doğru karar vermesini engeller. Bu da sorumluluktan kaçmasını sağlar. Sorumluluk olmadan yaşamak, özgürlük gibi gelebilir kulağa ama; sizce? Hiçbir seçim şansınız yoksa, ya da size verilen kısıtlı seçim olanaklarınız varsa, bu özgürlük müdür? Yarı robotlaştığımızda bence başımıza geleceklerden biri olan, programlanabilir olmamız. Yani seçimlerimizin elimizden alınması. Hem de kendi isteğimizle, çaktırmadan. Istakozu kısık ateşte kaynatıyorlar.
Photo by Fábio Lucas on Unsplash
İş, kariyer, yükselme, para çok önemli değerler haline geldi. Bunlar yaşanılan coğrafyadan da kaynaklanıyor gerçi. Finlandiya’da insanların özgürlüklerine verdikleri değer paha biçilemez mesela. Fakat bizlerin yaşadığı coğrafyalarda temel ihtiyaçlarımızı karşılamak için vermemiz gereken bedellerin başında özgürlük geliyor. Özgürlük zamanla doğru orantılı. Bir insanın kendi istediklerini yapabilme, hissedebilme, duyabilme, görebilme, alabilme özgürlüğü olması demek ona ayırabileceği zamanı olması demektir. Bizler fazla mesailerle, -meli, -malı’larla, kendimizden başka her şeye harcanması gereken zamanlarla o kadar meşgulüz ki, o özgürlüğümüz aklımıza bile gelemeyecek kadar uzaklarda kalabiliyor bazen. Kültürel kodlarımızın da bu konuya bir hayli negatif katkısı var bana göre. Kendini düşünmek, bencilce bir davranış olarak öğretiliyor. Bencillik de kelime olarak yanlış öğrenilmiş.
“Bencillik, insanın istediği gibi yaşaması değil, başkalarını kendi istediği şekilde yaşamaya zorlamasıdır.” — Oscar Wilde
Photo by Tony Rojas on Unsplash
Bu da kendi hayatından verdiğin ödün demek aslında. Sen bu dünyada yaşıyorsan, belirli bir zamanın var yaşamak için. Bu zaman içinde yapabildiklerin, senin yaşadıkların; yapamadıkların, zaman kayıpların ya da keşkelerin. Denemelerin de, hayattaki en büyük tecrübelerin. Rutine ayak uydurup, hiçbir şey yapmamalardan bahsetmiyorum zaten…
Bunlara baktığında kaçımız bu hayatı yaşıyoruz?
Yaş kemale erdiğinde arkanı dönüp baktığında yüzün gülümseyecek mi? Endişe mi duyacaksın? Eksik mi hissedeceksin? Ne dersin?
Tam da bu sebeple; ailemizden aldığımız bayrakla daha da ileriye ilerleyebilmek için, kendi gelişimimize, büyümemize ne kadar katkı sağlarsak o kadar daha mutlu oluruz. Öğrenmek, özgürlüğü getirir. Ayağımız prangalardan kurtulduğunda, bu hayatı tam da istediğimiz gibi yaşamaya başladığımızda ya da yaşadığımızda, o özgürlük bize mutluluk getirir. Ve kemale eren yaş bize huzur getirir. Gözümüz arkada kalmaz.
Photo by Jaredd Craig on Unsplash
Gerçi bilginin, gelişmenin sonu yok. Yapabildiğimiz kadar, olabildiği kadar artık. İnsanın kendini tanıma yolculuğu çok zor. Çok meydan okumalarla karşılaşıyorsun. Hayat sana her zayıflığını gösteriyor ki, üstesinden gel, onu da aş, ondan da kurtul. Her bir zincir koparışın acı verdiği kadar özgürlük ve huzur da getiriyor. Zincirlerine bağlı ama konfor alanında yaşamak mı? Yoksa daha karmaşık ve zor olanı yani zincirlerinden kurtulma acısı karşılığında özgürlük ve daha hafif olmak mı?
Ne dersin?
Profesyonel Koç
Her hafta paylaştığım yazılardan haberdar olmak isterseniz; okur ve yorumlarınızı benimle paylaşmak isterseniz -ki çok mutlu edersiniz beni- takip edip, e-mail listeme üye olabilirsiniz.
메타데이터
- post_id
- bb7e6a065411
- slug
- özgürlük-sence-ne-demek-bb7e6a065411
- url
- https://mediumturkiye.com/%C3%B6zg%C3%BCrl%C3%BCk-sence-ne-demek-bb7e6a065411
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/%C3%B6zg%C3%BCrl%C3%BCk-sence-ne-demek-bb7e6a065411
- author_url
- https://medium.com/@ilknuryildiz
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-13 06:23:13