← Back to list

Bin Muhteşem Güneş

Mustafa Gerdan in Türkçe Yayın · 2013-07-24 09:32 · 0 claps · 1.4 min read paywalled
#afganistan #harami #kabil
Open on Medium ↗

Bin Muhteşem Güneş

Bin Muhteşem Güneş ve Khaled Hosseini… Bu yazar 2003 yılında birdenbire girdi hayatımıza. Yazmış olduğu ilk kitabı ‘Uçurtma Avcısı’ tüm dünyada hem listeleri sarstı hem okuyanları. 1965 Kabil-Afganistan doğumlu yazar, yıllar süren savaşlar nedeniyle ailesinin Amerika’ya yerleşmesi üzerine tıpkı çoğu Afgan gibi ülkesinden çok uzaklara göçmek zorunda kaldı.

BİN MUHTEŞEM GÜNEŞ

İkinci kitabı ‘Bin Muhteşem Güneş’ kitabında nereye giderseniz gidin ülkeniz de peşinizden gelir. Artık siz ülkenizde yaşamasanız da ülkeniz içinizde yaşar. Afganistan’ın Khaled Hosseini de yaşadığı gibi, sözleri yazarın hislerini çok güzel anlatıyor. Bin Muhteşem Güneş, özgün ismi (One Thousand Splendid Suns) 2007 yılında Everest yayınlarından çıktı. Yayınlandığında birçok ülkede satış rekorları kırdı ve kitabın Türkçe çevirisini tecrübeli çevirmen Püren Özgören yaptı.

Okuduğunuz zaman içinize dokunan, ruhunuzda izi kalan kitaplardan ‘Bin Muhteşem Güneş’. 1970’li yıllardan 2003’e kadar Afganistan’da yaşanan savaşı ve bu nedenlerle insanların yaşadığı büyük zorlukları ele alıyor. Okurken çevirdiğim her sayfadaki acıyı duyumsadığım ve bazı cümleleri ve satırları tekrar tekrar okuduğum bir kitap oldu. “Köşeyi döndüler; Leyla bir daha Meryem’i hiç görmedi.” Kitap bu iki kadının: Leyla ve Meryem’in bambaşka şekilde doğup büyüseler de kesişen yaşamlarını, birlikte verdikleri hayat mücadelesini anlatıyor. Yazar kitabını yaşadıkları çetin mücadeleden ötürü olsa gerek Afgan kadınlarına adıyor.

KAHRAMANLAR

Meryem bir ‘harami’, Leyla ise öğretmen bir babanın savaşta kaybettiği oğullarından sonra elinde kalan tek çocuğu. Raşit de Leyla’nın yaşça oldukça olgun olan kocası. Yine baş karakterlerden olan Tarık, Leyla’nın çocukluk aşkı. Çok tanıdık gelen bir hikâye gibi görünse de, anlatımıyla ve kurgusuyla bambaşka bir yapıt. Genel bir özet okumak yerine heyecanla sayfaları açıp okumanızı tercih ediyoruz. İçinde tarih, siyasal karmaşalar, darbeler ve savaş olduğu kadar, büyük bir aşk ve dostluk var diyebiliriz kısaca.

Verdiği en büyük mesaj ise “Hayatta ne yaşarsa yaşasın, umudunu kaybetmemeli insan. İçindeki güneşe inanmalı” diyebiliriz. Bu yazı, bin muhteşem güneşin altında geçirmeniz dileğiyle, iyi okumalar.

Zehra GÜNGÖR

EN ÇOK SATANLAR

  1. Cehennem — Dan brown (Altın Kitaplar)

  2. Kardeşimin Hikayesi — Zülfü Livaneli (Doğan Kitap)

  3. Dönüş — Ayşe Kulin (Remzi Kitapevi)

  4. Kaiken — Jean Cristophe Grange (Doğan Kitap)

  5. Kürk Mantolu Madonna — Sebahattin Ali (Y.K.Y)

  6. Senden Önce Ben — Jojo Moyes (Pegasus Yayınları)

  7. İlber Ortaylı’nın Seyahatnamesi — İlber Ortaylı (Timaş Yayınları)

Bu yazı ‘Sosyal Renkler’ isimli eskiden yayında olan bir websitesinin içeriği olup, Medium platformuna daha sonradan aktarılmıştır.


메타데이터
post_id
bb8db3be9db9
slug
bin-muhteşem-güneş-bb8db3be9db9
url
https://medium.com/t%C3%BCrkiye/bin-muhte%C5%9Fem-g%C3%BCne%C5%9F-bb8db3be9db9
canonical_url
https://medium.com/t%C3%BCrkiye/bin-muhte%C5%9Fem-g%C3%BCne%C5%9F-bb8db3be9db9
author_url
https://medium.com/@mustafagerdan
status
ok
fetched_at
2026-07-30 21:09:24