Neden Bu Kadar Yavaşsın?
Ömrümün son 3–4 ayında en sık duyduğum soru: “Neden bu kadar yavaşsın Uluç?”
Neden Bu Kadar Yavaşsın?
Photo by Nick Abrams on Unsplash
Ömrümün son 3–4 ayında en sık duyduğum soru: “Neden bu kadar yavaşsın Uluç?”
35 yaşında “kariyerini” dolasıyla hayatını yeniden kurgulamış, her şeye sıfırdan başlamış biri için––diğer tüm hakaretler ve aşağılamalarla beraber––sabrını zorlayan, gece rüyalarına giren, ruhunu daraltan sorulardan biri. Aklıma tek gelen ve daha sağlam, kendimden daha emin, daha güçlü devam etmemi sağlayan ise kaplumbağa ile tavşanın hikayesi.

Ben bu yola bir gün çok başarılı olacağımı––hatta dünyanın en iyisi olabileceğimi––bilerek ama çok uzun süre “başarısızlığı” göze alarak çıktım. Bunu da öylesine kafamdan uydurmadım; hayattaki en yakın dostum olan “kitabın” yine bana verdiği tavsiyelerden biriyle bu bilince ulaştım. Sabrı ve ileriyi görmeyi ondan öğrendim. Kısa vadeli küçük hedeflere değil uzun vadeli büyük başarılara––disiplinle, çok çalışarak, vazgeçmeyerek, ne olursa olsun aynı azimle devam ederek––nasıl ulaşabileceğimi anladım.
Bugün kimilerine göre dünyanın en yaratıcı, en başarılı şefi Massimo Bottura; birçoklarına göre dünyanın en iyi restoranı olan Osteria Francescana’yı açılışından 5 sene sonra başarısızlık, yenilmişlik ve sefalet duyguları içerisinde kapatmaya karar veriyor.
Ömrünün 5 senesiyle birlikte tüm malvarlığını harcadığı restoranı––yemeklere yaptıkları için onu eleştirmeye ya da dalga geçmeye gelenlerden münferit––gecede 3–5 masadan fazla dolmuyor.
Günlük siparişler için kredi kartının limitini sonuna kadar kullandığı günlerden birinde bıkkınlık ve usanmışlık içinde kararını eşine açıklıyor. Eşi ona verdiği emekleri hatırlatıp başka ne iş yapabileceğini, 40 yaşından sonra neye sıfırdan başlayacağını ve geriye dönüp baktığında vazgeçtiği için pişman olup olmayacağını soruyor. Evleri dahil kalan son birikimlerini de riske atarak restorana 1 sene daha şans vermesini istiyor.
Yine başaramazsa, hayata sıfırdan başka bir yerde başka bir şekilde başlamayı teklif ediyor.
Massimo bu teklifi kabul edip çalışmaya devam ettiği günlerden birinde––tamamen tesadüf sonucu––ülkenin en ünlü yemek eleştirmeninin yolu Osteria Francescana’ya düşüyor ve gerisi hepimizin bildiği tarih.
Hikayenin konusu tesadüf sonucu yemek eleştirmeninin yolunun restorana düşmesi değil. Bu noktaya gelinmesiyle yemek eleştirmeni arasında bağ bile yok.
O olmasa bir Michelin müfettişi; o da olmasa yapılan işin kıymetini, ortaya koyulan yaratıcılığın akıl almazlığını, verilen emeklerin zorluğunu, sunulan yemeklerin lezzetini anlayacak ve takdir edecek başka birisi o kapıdan bir gün yine girecek ve sonuç değişmeyecekti.
Osteria Francesana’yı dünyanın en iyi restoranı, Massimo Bottura’yı dünyanın en iyi şefi yapan; her şey ona vazgeçmesini, bırakmasını söylerken yanına ona devam etmesini söyleyecek birini bulmuş olması ve devam edecek cesareti gösterebilmesidir.
Buradakinin aksine bazıları––çoğu zaman en yakınlarınız––size ne zaman vazgeçmeyi bilmeniz gerektiğini söyleyecekler. Sanki onların izni ve lütfuyla bu yola çıkmışsınız gibi denedin ama olmadı gel vazgeç diyecekler.
Kimileri: “Bir tutkunun peşinden bu kadar da gidilmez. Bizim de tutkumuz, yapmak istediğimiz şeyler vardı; hayat böyle bir yer değil şimdi bunu yapıyoruz.” diyecekler.
Onların anlamadıkları bu bir tutkunun peşinden gitmek değil. Romantik bir fantezi hiç değil. Öğüt vermeyi sevenlerin ömürleri boyunca yaptıkları her şeyden daha ciddi, daha somut, daha elle tutulur, daha gözle görülür bir uğraş.
Peşinden koşulan şey tutku değil; peşinden koşulan şey askeri disiplin, çok çalışma, her düşüşten sonra yeniden kalkma azmi, her gün bir önceki günden daha iyisini yapma arzusu.
Benim sizlere naçizane tavsiyem; size durmaksızın “Neden Bu Kadar Yavaşsın?” diye soranlara kulaklarınızı tıkamanız ama her gün bir önceki günden, bir saniye daha hızlı olmak için varınızı yoğunuzu ortaya koymanız.
Unutmamamız gereken––oraya buraya sıçrayan tavşanların asla anlamayacağı––en uzağa gitmenin en hızlı yolu yavaş gitmektir.
메타데이터
- post_id
- bb8fafd7f7f3
- slug
- neden-bu-kadar-yavaşsın-bb8fafd7f7f3
- url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/neden-bu-kadar-yava%C5%9Fs%C4%B1n-bb8fafd7f7f3
- canonical_url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/neden-bu-kadar-yava%C5%9Fs%C4%B1n-bb8fafd7f7f3
- author_url
- https://medium.com/@ulucaydemir
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-26 18:43:57