Yapay Zekâda Görünmek Yetmiyor, İnandırıcı Olmak Gerekiyor
Bu hafta Burson ve Profound’un 85 şirket ve 55.000 inandırıcılık tahmini üzerinden yaptığı “Credibility Paradox” araştırmasını konuşuyoruz…
Yapay Zekâda Görünmek Yetmiyor, İnandırıcı Olmak Gerekiyor
Bu hafta Burson ve Profound’un 85 şirket ve 55.000 inandırıcılık tahmini üzerinden yaptığı “Credibility Paradox” araştırmasını konuşuyoruz: yapay zekâ cevaplarında görünmek, o cevaba inanılacağı anlamına gelmiyor. Ayrıca YouTube’da Claude Fable 5 ile çektiğim videoyu ve modelin ABD hükümeti tarafından durdurulmasını, Google’ın SEO dokümanlarına “üretken yapay zekâ için optimizasyon”u resmen eklemesini, Google’ın llms.txt ve chunking’i “gereksiz” ilan eden yapay zekâ mit yıkma listesini, ChatGPT’nin markalı link güncellemesiyle gelen trafik sıçramasını ve atıf satın almanın artık spam sayılmasını paylaşıyorum. Bu haftanın kitap tavsiyesi: Robert Darnton, “Kitaba Övgü”.
[embed]Dijital Pazarlama Notları — 15 Haziran 2026 — Mert Erkal
Herkese merhaba!
Bu hafta yapay zekâ aramada herkesin peşinde koştuğu hedefin aslında yarım bir hedef olduğunu gösteren çok güzel bir araştırma çıktı. Hepimiz “ChatGPT beni alıntılıyor mu, Gemini benden bahsediyor mu” diye soruyoruz.
Burson ve Profound çıkıp dedi ki: yanlış soruyu soruyorsunuz. Asıl mesele görünmek değil, görününce inandırıcı olmak.
Düşünün: yapay zekâ markanızdan bahsetti, ama o cümleye kimse inanmadı. Ya da daha kötüsü, rakibinizden bahsettiğinde herkes inandı, sizden bahsettiğinde kimse takmadı. İşte bu hafta konuşacağımız “inandırıcılık paradoksu” tam olarak bu.
Aslında bu, geçen hafta bıraktığımız yerden devam ediyor. Hatırlarsanız geçen hafta yapay zekâ görünürlüğünüzü her hafta otomatik ölçen bir Claude görevini birlikte kurmuştuk.
O zaman demiştim ki ölçüm tek seferlik bir fotoğraf değil, izlenmesi gereken bir trend ve “ne kadar özgün değer kattığınız” sorusu en az “göründünüz mü” sorusu kadar önemli. Bu haftaki Burson araştırması o cümleyi rakamla taçlandırdı: görünmek bir şey, inandırmak bambaşka bir şey.
Üstüne Google bu hafta da boş durmadı: SEO dokümanlarına resmen “üretken yapay zekâ için optimizasyon”u ekledi, üçüncü taraf araçları onaylamadığını net biçimde söyledi ve bir “mit yıkma” listesi yayınlayıp llms.txt, chunking gibi GEO adına satılan birçok taktiğin kendi yapay zekâ özellikleri için gereksiz olduğunu açıkladı. Bir de hatırlatma niteliğinde, atıf satın almanın artık spam sayıldığını yineledi.
Kahvenizi alın, başlayalım.
🎯 Yapay Zekânın İnandırıcılık Paradoksu: Burson Araştırması Ne Gösteriyor?

Burson, 2 Haziran 2026'da yayınladığı “The Credibility Paradox” (İnandırıcılık Paradoksu) raporunda çarpıcı bir bulguyu ortaya koydu: bir markanın yapay zekâ cevaplarında görünmesi, o cevaba inanılacağı anlamına gelmiyor.
Yapay zekâ analiz platformu Profound ile yürütülen araştırma, yedi büyük yapay zekâ cevap motorunda 85 şirketi inceledi ve 55.000'den fazla inandırıcılık tahmini üretti.
Sonuç: görünürlük (visibility) ile inandırıcılık (believability) iki ayrı şey. Markanız AI Overviews’ta veya ChatGPT’de çıkabilir, ama söylenen şey ikna edici gelmeyebilir. Bu, GEO (Generative Engine Optimization) tartışmasını “nasıl görünürüm” sorusundan “görününce nasıl inandırıcı olurum” sorusuna taşıyor.
Tam Olarak Ne Oldu?
Burson, kendi geliştirdiği Decipher aracıyla (kognitif yapay zekâ firması Limbik ile birlikte) yapay zekâ cevaplarını üç ayrı kitle gözünde puanladı: genel kamuoyu, kanaat önderleri ve iş dünyası karar vericileri. 85 şirket, sekiz farklı itibar ekseninde değerlendirildi.
İki bulgu özellikle önemli.
Birincisi, inandırıcılık kitleye göre ciddi biçimde değişiyor. İş dünyası karar vericileri, yapay zekâ cevaplarını genel kamuoyuna kıyasla %10 daha ikna edici buluyor. Yani aynı cevap, kime gösterildiğine göre farklı ağırlık taşıyor.
İkincisi, içeriğin türü inandırıcılığı belirliyor. Bir şirketin inovasyonu, ürünleri ve çalışma kültürü hakkındaki olgu temelli (fact-based) iddialar, liderlik ve yönetişim gibi daha öznel niteliklere dair iddialardan çok daha inandırıcı bulunuyor.
SEO/GEO açısından ne anlama geliyor?
Bu araştırma, GEO konuşmasını bir üst basamağa taşıyor. Son iki yıldır hep aynı metriği kovaladık: bahsedilme (mention) ve alıntılanma (citation). Bunlar görünürlük metrikleri. Burson diyor ki bunlar gerekli ama yetersiz. Çünkü yapay zekânın sizden bahsetmesi, kullanıcının o bahse inandığı anlamına gelmiyor.
Olgu temelli iddiaların öznel iddialardan daha inandırıcı bulunması, bizim için doğrudan bir yol haritası. Yapay zekâ aramada “biz sektörün lideriyiz” gibi öznel cümleler havada kalıyor. Buna karşılık “şu üründe şu özelliği biz getirdik, şu tarihte şu sonucu aldık” gibi somut, doğrulanabilir iddialar tutuyor. Yani inandırıcılık, kanıtla geliyor.
Benim notum
Bu araştırma, yıllardır bu bültende anlattığım bir şeyi rakamla doğruladı, çok sevindim. Ben hep diyorum ki yapay zekâ sıradan (commodity) içeriği değil, kanıtlı içeriği seviyor. Burson bir adım öteye geçip şunu ölçmüş: kanıtlı içerik sadece daha çok alıntılanmıyor, aynı zamanda daha çok inanılıyor.
Müşteri projelerinde defalarca gördüğüm bir tablo var. İki marka yapay zekâda yan yana çıkıyor. Biri “lider çözüm sağlayıcı” gibi kendinden menkul sıfatlarla doluyken, diğeri kesin sayılar, gerçek vakalar ve doğrulanabilir iddialarla konuşuyor. İkinci marka her seferinde daha sağlam duruyor. Burson’ın araştırması bunun neden böyle olduğunu açıklıyor: olgu inandırır, sıfat inandırmaz.
Benim için asıl çıkarım şu: artık GEO denetimi yaparken sadece “göründüm mü” diye bakmayacağız. “Göründüğümde ne söyleniyor ve bu inandırıcı mı” diye de bakacağız. Bu, ölçüm setimize eklenecek yeni bir boyut.
Pratik adım
Bu hafta şunu yapın: ChatGPT’ye veya Gemini’ye markanız hakkında bir soru sorun ve cevabı kelime kelime okuyun. Sadece “adım geçiyor mu” diye değil, “bu cümleye ben inanır mıydım” diye bakın. Cevap öznel sıfatlarla mı dolu (“güvenilir”, “lider”, “kaliteli”), yoksa somut kanıtla mı konuşuyor (gerçek rakamlar, tarihler, ürün özellikleri)? Öznelse, web sitenizde o iddiaları olgularla destekleyin. Yapay zekâ ancak sitenizde kanıt bulursa o kanıtı cevabına taşır.
Bir de inandırıcılığın “görsel” tarafı: Fable 5 maceram
İnandırıcılıktan bahsetmişken, bu hafta kendi başıma gelen küçük bir hikâyeyi anlatmadan geçemeyeceğim. Çünkü yapay zekâ dünyasında “görünürlük güzel ama kontrol başkasında” gerçeğini bana bizzat yaşattı.
Bu hafta YouTube kanalımda Anthropic’in yeni modeli Claude Fable 5 ile neler yapılabileceğini gösterdiğim bir video çektim.
[embed]
Fable 5, Anthropic’in 9 Haziran’da kamuya açtığı, özellikle görsel anlama (vision) ve yazılım mühendisliğinde son derece güçlü yeni modeli. Videoda modelle birkaç tasarım denemesi yaptım, sonuçlar gerçekten etkileyiciydi.
Sonra ne oldu, biliyor musunuz?
Videoyu yayınladıktan kısa süre sonra ABD hükümeti Fable 5'i durdurdu. Anlaşılan benim yaptığım tasarımı gördüler ve “bu kadarı da fazla, bunu durdurmak lazım” dediler. Şaka bir yana, gerçek hikâye sandığınızdan çok daha ilginç.
ABD hükümeti, Anthropic’i en güçlü iki modelini, yani Fable 5 ve onun güvenlik kilitleri gevşetilmiş kuzeni Mythos 5'i, bir anda tüm dünyada kapatmaya zorladı. Gerekçe ulusal güvenlik. Ama detaylar tuhaf. Karar resmen sadece “yabancı uyruklular” için verilmiş; ne var ki uygulamada hangi kullanıcının yabancı olduğunu gerçek zamanlı ayırt etmek mümkün olmadığı için Anthropic’e modelleri herkese kapatmaktan başka yol kalmamış. Şirketin diğer modelleri etkilenmiyor, yalnızca bu ikisi devre dışı.
İddia şu: modelin güvenlik kilitlerini aşan bir yöntem, yani bir jailbreak (güvenlik filtrelerini atlatma) bulunmuş. Anthropic’e göre o “tehlikeli yöntem”, modele bir kod dosyasını okutup içindeki hataları düzelttirmekten ibaret. Dahası, aynı işi piyasadaki diğer modeller de zaten yapabiliyor. Anthropic karara uymuş ve erişimi kapatmış, ama itirazını da net koymuş: bu ölçüt tüm sektöre uygulansaydı hiçbir yeni modelin piyasaya çıkamayacağını söylüyorlar.
Benim notum: Buradan çıkan ders, bu haftanın manşetinden bile büyük. Aylardır yapay zekânın sınırını compute (işlem gücü), AGI, veri diye konuşuyorduk. Oysa ilk sert duvar hiç beklemediğimiz yerden, regülasyondan geldi. Üstelik bu, Anthropic’in halka arzına haftalar kala patladı; zamanlama şirket için bayağı talihsiz. Çinli modeller içinse tam tersine bir kapı araladı: ABD kendi modelinin önünü keserken, rakiplerinin arasındaki açık kapanıyor. Anthropic bunu kalıcı bir engel değil, bir yanlış anlaşılma olarak görüyor ve erişimi geri açmak için uğraşıyor.
Benim için asıl mesaj şu: yapay zekâ modelleri sizin kontrolünüzde değil. Bir model bugün var, üç gün sonra bir devlet kararıyla kapanabiliyor. Tıpkı yapay zekâ arama görünürlüğü gibi: bugün sizi alıntılıyor, yarın bir algoritma ya da bir regülasyon değişince susuyor.
Bu yüzden tek bir modele, tek bir platforma, tek bir kanala bağımlı kalmayın. Ben videoyu Fable 5 ile çektim, model kapandı; ama anlattığım yöntem, mantık ve içerik bana ait, o duruyor.
Kalıcı olan da bu: araç gelir geçer, sizin özgün katkınız kalır. Videoyu izlemek isteyenler kanalımdan ulaşabilir, içindeki yöntem başka modellerle de pekâlâ çalışıyor.
⚙️ ALGORİTMA VE ARAMA MOTORU GÜNCELLEMELERİ
Google SEO Dokümanlarına “Üretken Yapay Zekâ İçin Optimizasyon”u Resmen Ekledi
Ne oldu? Google, 5 Haziran’da Search Central dokümanlarını güncelleyerek “üretken yapay zekâ için optimizasyon yapmayı” bir SEO uzmanının yapabileceği meşru bir iş olarak listeledi. Bu, 15 Mayıs’ta yayınlanan “Optimizing your website for generative AI features on Google Search” rehberinin üzerine geldi. Aynı güncellemede Google iki kritik şeyi daha netleştirdi: üçüncü taraf SEO/GEO araçlarını onaylamadığını ve atıf satın almanın, sahte bahsedilme üretmenin ve ölçekli içerikle yapay zekâ cevaplarını manipüle etmenin spam politikaları kapsamında olduğunu açıkça söyledi.
SEO/GEO açısından ne anlama geliyor? Bu, GEO’nun resmiyet kazandığı an. Yıllarca “yapay zekâ için optimizasyon gerçek bir disiplin mi, yoksa danışmanların uydurduğu bir kavram mı” diye tartışıldı. Google artık kendi dokümanında “evet, bu meşru bir iştir” diyor. Ama aynı cümlede kestirme yolları da kapatıyor: meşru olan optimizasyondur, manipülasyon değil. Atıf satın alma dönemi resmen bitti.
Benim notum: Burada iki ayrı haberi karıştırmamak lazım. Birincisi güzel: Google GEO’yu meşru kabul etti, bu bizim işimize değer kattı. İkincisi uyarı: “üçüncü taraf araçları onaylamıyoruz” demesi, piyasadaki “sizi ChatGPT’ye sokarız” diyen sihirli kutu satıcılarına bir gözdağı. Ben buna baştan beri şüpheyle bakıyordum, çünkü yapay zekâ görünürlüğü bir araçtan satın alınmıyor, içerikle hak ediliyor. Google da aynı çizgiye geldi.
Pratik adım: Eğer bir GEO aracı veya ajansı size “garantili ChatGPT görünürlüğü” vaat ediyorsa, bu hafta o vaadi sorgulayın. Google’ın resmi çizgisi net: hak edilen görünürlük kalıcı, satın alınan görünürlük risk.
Google’ın Yapay Zekâ “Mit Yıkma” Listesi: llms.txt’ye, Chunking’e Gerek Yok
Ne oldu? Aynı dokümantasyon güncellemesinin içinde Google bir de “Mythbusting generative AI search” (yapay zekâ aramayla ilgili mit yıkma) bölümü yayınladı ve son iki yıldır GEO adına satılan birçok taktiği tek tek “gereksiz” diye işaretledi. Google net biçimde söylüyor: yapay zekâ aramasında görünmek için llms.txt dosyasına, içeriği küçük parçalara bölmeye (content chunking), yapay zekâya özel yeniden yazıma veya özel şema işaretlemesine ihtiyacınız yok. Hatta Google AEO ve GEO’yu tanımlayıp ekliyor: “Google Search açısından üretken yapay zekâ için optimizasyon, arama deneyimi için optimizasyondur; yani hâlâ SEO’dur.”
SEO/GEO açısından ne anlama geliyor? Bu, GEO etrafındaki gürültüyü sadeleştiren önemli bir açıklama. Piyasada “yapay zekâ için sitenizi baştan yazın”, “llms.txt ekleyin”, “içeriğinizi chunk’lara bölün” diyen bir sürü tavsiye dolaşıyor. Google diyor ki bunların çoğu kendi yapay zekâ özellikleri için gerekli değil. İşin özü değişmedi: kaliteli, özgün, iyi yapılandırılmış içerik. Yani yeni bir teknik disiplin öğrenmek değil, zaten bildiğiniz SEO’yu iyi yapmak.
Benim notum: Bu haberi çok sevdim, çünkü yıllardır söylediğim şeyi Google’ın ağzından duydum. “AEO uzmanı”, “GEO uzmanı” gibi yeni unvanların çoğu, sağlam SEO temelinin üstüne giydirilen bir etiket. Yapay zekâ için ayrı bir sihirli dosya, ayrı bir şema, ayrı bir yazım tekniği aramak yerine, içeriğinizi gerçekten iyi yapın. Ama bir uyarı: Google “bunlara gerek yok” diyor, “bunlar zararlı” demiyor. Yani llms.txt eklemek istiyorsanız ekleyin, sadece bunu yapay zekâda görünmenin sihirli anahtarı sanmayın. Sihirli anahtar yok; kaliteli içerik var.
Pratik adım: Eğer biri size “yapay zekâ için sitenizi şu özel formatta baştan yazalım” diyorsa, önce Google’ın bu mit yıkma listesine bakın. Bütçenizi yapay zekâya özel teknik numaralara değil, içeriğin kalitesine ve özgünlüğüne ayırın.
Mayıs 2026 Çekirdek Güncellemesi Tamamlandı, Sular Yeni Duruluyor
Ne oldu? Google’ın Mayıs 2026 çekirdek güncellemesi 2 Haziran’da tamamlandı (21 Mayıs’ta başlamıştı, 11 gün 21 saat sürdü). Bu hafta itibarıyla SERP’ler oturmaya başladı ve uzmanlar nihai tabloyu okumaya geçti. Güncelleme, 2026'nın ikinci çekirdek güncellemesiydi ve rollout boyunca ciddi sıralama dalgalanmaları yarattı.
SEO açısından ne anlama geliyor? Sular yeni durulduğu için bu hafta asıl iş kaybedilen ve kazanılan sayfaları analiz etmek. Güncellemenin yönü Mart ile aynı: içeriği üreten kişinin aynı zamanda o bilginin birincil kaynağı olduğu siteler kazandı, başkasının söylediğini özetleyen toplayıcılar kaybetti.
Benim notum: Çekirdek güncellemeler tamamlandıktan sonra panikle hareket etmeyin derim hep. İlk hafta dalgalanır, ikinci hafta gerçek tablo çıkar. Şimdi tam o ikinci hafta. Eğer düştüyseniz, önce hangi sayfaların düştüğünü çıkarın, sonra o sayfalarda ortak ne var diye bakın. Benim gözlemim, bu güncellemede en çok “ben yazdım ama aslında başkasının bilgisini tekrarladım” tipi sayfalar düştü.
Pratik adım: Search Console’da son üç haftanın trafik verisini açın, en çok düşen 10 sayfayı listeleyin. Her birine sorun: bu sayfada benim birinci elden katkım ne? Cevap “yok” ise, sorun orada.
🛠️ ÖLÇÜM VE ARAÇLAR
Search Console’da Bu Hafta İki Gelişme: Yapay Zekâ Raporları ve 50 Haftalık Veri Hatası
Ne oldu? İki ayrı haber var. İyisi: Google, AI Overviews ve AI Mode gösterimlerini raporlayan yeni yapay zekâ performans raporlarını yaymaya devam ediyor (şimdilik sınırlı sayıda siteye açık). Kötüsü: Google, Search Console’da 50 haftalık bir veri hatası yaşandığını ve bu verinin geri getirilemeyeceğini doğruladı. Yani bazı sitelerin geçmiş performans verilerinde kalıcı bir boşluk oluştu.
Ölçüm açısından ne anlama geliyor? Yapay zekâ raporları, “Google’ın yapay zekâ yüzeylerinde görünüyor muyum” sorusuna nihayet resmi bir cevap getiriyor. Ama 50 haftalık veri hatası bize şunu hatırlatıyor: tek bir platformun verisine asla tam bağımlı olmayın. Google Search Console kritik bir kaynak, ama verilerinizi düzenli olarak kendi tarafınıza da yedekleyin.
Benim notum: Bu veri hatası beni hiç şaşırtmadı. Yıllardır müşterilerime söylüyorum: Search Console verisini ayda bir dışa aktarıp kendi tablonuza kaydedin. Çünkü o veri Google’ın elinde ve bir gün, işte böyle, geri getirilemez biçimde kaybolabiliyor. Veri sizinse, kaybolmaz.
Pratik adım: Bu hafta Search Console’dan son 16 ayın performans verisini CSV olarak dışa aktarın ve kendi arşivinize kaydedin. Bunu her ay tekrarlayan bir alışkanlığa çevirin.
🤖 YAPAY ZEKÂ DÜNYASINDAN
ChatGPT’nin “Markalı Link” Güncellemesi Trafiği Sıçrattı
Ne oldu? OpenAI, ChatGPT’ye sessizce büyük bir değişiklik getirdi: artık marka linklerini cevabın içine, tıklanabilir biçimde gömüyor; sadece dipnottaki atıflarla yetinmiyor. Sonuç çarpıcı: ChatGPT’den gelen yönlendirme trafiği haftalık bazda %157,7 arttı ve markaların ana sayfa linkinin OpenAI yönlendirmeleri içindeki payı sektör genelinde %3,5'ten %24'e fırladı.
Yapay zekâ açısından ne anlama geliyor? Bu, yapay zekâ trafiğinin neden artık görmezden gelinemeyeceğinin somut kanıtı. Hacim hâlâ Google’ın çok altında; ama kalite tarafı bambaşka. ChatGPT’den gelen ziyaretçi yaklaşık %7 oranında dönüşüyor; bu, organik aramanın (%1,76) çok üstünde bir oran. Yani az ama öz bir trafik.
Benim notum: Şunu hep söylüyorum: yapay zekâ trafiğini hacme bakıp küçümsemeyin, dönüşüme bakın. Kullanıcı ChatGPT’ye soruyor, cevabı görüyor, yine de sizin linkinize tıklıyorsa, o “eğitimli tıklama” çok değerli. Çünkü o kullanıcı ne aradığını biliyor ve sizi bilinçli seçti. Markalı link güncellemesinden sonra ana sayfa görünürlüğü patladı; bu da marka adınızın yapay zekâ tarafından doğru tanınmasının ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.
Pratik adım: ChatGPT’yi açın, “[marka adınız] nedir, ne yapar?” diye sorun. Cevap doğru mu, sizi mi yoksa rakibinizi mi öne çıkarıyor, sitenize link veriyor mu? Yanlışsa, web sitenizde marka temelleri sayfanızı (kim olduğunuz, ne yaptığınız, kime hizmet verdiğiniz) net ve güncel hale getirin.
✨ HAFTAYI TEK CÜMLEYLE ÖZETLEYELİM
Bu hafta yapay zekâ aramada oyunun seviyesi yükseldi: artık sadece görünmek değil, görününce inandırıcı olmak ve bunu hak ederek yapmak gerekiyor. Burson “inandırıcılık” dedi, Google “meşru optimizasyon ama manipülasyon yok” dedi; ikisi de aynı yere çıkıyor, kanıtlı içerik kazanıyor.
📚 BU HAFTANIN KİTAP TAVSİYESİ
Bu hafta Fable 5 ile tasarım yaparken, Burson’ın inandırıcılık araştırmasını okurken hep aynı şey aklımdaydı: yapay zekâ işimizi kolaylaştırıyor, ama bir yandan da sinsi bir bedel alıyor. Düşünmeyi, okumayı, derin odaklanmayı ona devrettikçe kendi bilişsel kaslarımız zayıflıyor. Buna “bilişsel beceri boşluğu” diyorum. Yapay zekâ özetliyor, biz okumuyoruz; yapay zekâ yazıyor, biz düşünmüyoruz. Bir süre sonra fark ediyorsunuz ki kolaylık, yerini bağımlılığa bırakmış.
İşte tam da bu yüzden bu hafta size bir araç ya da rapor değil, bir alışkanlık öneriyorum: düzenli kitap okumak. Robert Darnton’ın **Kitaba Övgü, Kitapların Dünü, Bugünü ve Yarını** kitabı tam da bunun için güzel bir başlangıç. Darnton, bir kültür tarihçisi olarak kitabın yüzyıllar boyunca düşünceyi nasıl şekillendirdiğini anlatıyor; okumanın neden sadece bilgi almak değil, derin düşünme kası geliştirmek olduğunu hatırlatıyor.
Benim notum: Yapay zekâ çağında en büyük rekabet avantajınız, yapay zekânın yapamadığını yapabilmeniz olacak: derin düşünmek, bağlam kurmak, özgün bir bakış geliştirmek. Bunlar da kitap okuyarak beslenen kaslar. Ben yapay zekâyı bir takım arkadaşı olarak görüyorum, bir efendi olarak değil. Ona teslim olmamanın yolu, kendi zihninizi diri tutmaktan geçiyor. Haftada bir bölüm bile olsa, ekrandan başınızı kaldırıp gerçek bir kitaba dönün derim. Yapay zekâ size cevabı verebilir, ama doğru soruyu sormayı hâlâ siz öğreneceksiniz.
👋 YAPAY ZEKÂ TAKIM ARKADAŞIM TOPLULUĞUNA DAVET
Bu haftanın tek bir cümlesi var aslında: görünmek artık yetmiyor. Burson’ın araştırması, Google’ın yeni dokümanları, hatta “llms.txt’ye gerek yok” mit yıkma listesi, hepsi aynı yöne işaret ediyor.
Yapay zekâ ve Google, kanıtlı, inandırıcı ve hak edilmiş görünürlüğü ödüllendiriyor; şişirilmiş, satın alınmış görünürlüğü değil.
İyi haber şu: bu, bütçesi büyük olanın değil, işini iyi yapanın kazandığı bir dönem. Ve biz tam da bunun için buradayız.
Yapay zekâyı işine entegre etmek isteyen, SEO’dan GEO’ya geçişi kafasında netleştirmek isteyen herkesi Skool’daki “Yapay Zeka Takım Arkadaşım” topluluğuna bekliyorum. YouTube’da @Stradiji kanalına gidip “Katıl” butonuna tıklayarak aramıza katılabilirsiniz. Orada her seviyeye göre dersler, haftalık güncel yorumlar ve birlikte düşündüğümüz bir topluluk var.
Araç öğretmiyoruz, birlikte düşünüyoruz.
Haftaya yeni gelişmelerle görüşmek üzere, kendinize iyi bakın!
Sağlıcakla kalın!
Mert Erkal
☕ BÜLTENİME DESTEK OLMAK İSTER MİSİNİZ?
SEO ve yapay zekâ dünyasındaki en son gelişmeleri ve stratejileri sizinle paylaşmayı çok seviyorum. Eğer içeriklerimi faydalı buluyorsanız, bir kahve alarak destek olabilirsiniz. ☕ ‘Bana Bir Kahve Ismarla’ya tıklayarak bilgi paylaşımına katkıda bulunun. Hep birlikte daha fazlasını başaralım!
👤 MERT ERKAL HAKKINDA
Mert Erkal dijital pazarlama ve SEO alanında 15+ yıl deneyime sahip bir uzman. Stradiji’nin kurucusu olarak, kurumsal şirketlerin SEO stratejileri, GEO (Generative Engine Optimization), dönüşüm oranı optimizasyonu ve yapay zekâ entegrasyonu konularında danışmanlık hizmeti sunuyor.
Daha Fazla Bilgi:
- Şirket: https://www.stradiji.com
- Kişisel: https://www.merterkal.com
- SEOs Diners Club: https://seosdinersclub.beehiiv.com/
- Twitter: https://twitter.com/merterkal
- LinkedIn: https://www.linkedin.com/in/merterkal
- YouTube: https://www.youtube.com/@stradiji
메타데이터
- post_id
- bccede74efff
- slug
- yapay-zekâda-görünmek-yetmiyor-i̇nandırıcı-olmak-gerekiyor-bccede74efff
- url
- https://medium.com/@merterkal/yapay-zek%C3%A2da-g%C3%B6r%C3%BCnmek-yetmiyor-i%CC%87nand%C4%B1r%C4%B1c%C4%B1-olmak-gerekiyor-bccede74efff
- canonical_url
- https://medium.com/@merterkal/yapay-zek%C3%A2da-g%C3%B6r%C3%BCnmek-yetmiyor-i%CC%87nand%C4%B1r%C4%B1c%C4%B1-olmak-gerekiyor-bccede74efff
- author_url
- https://medium.com/@merterkal
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-17 08:20:12