← Back to list

“Gökyüzünü Spreyliyorlar!.. İlaçlanıyoruz!..”

Nur topu gibi yepyeni bir komplo teorimiz oldu. Yoksa… Yoksa komplo teorisi değil mi? 😳

mustafa öncül in Türkiye Yayını · 2025-11-05 08:38 · 135 claps · 2.2 min read paywalled
#chemtrails #public-relations #science #conspiracy-theories #social-media
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🌐 · Web Development 🔒 · Cybersecurity 🔬 · Science · General

“Gökyüzünü Spreyliyorlar!.. İlaçlanıyoruz!..”

Nur topu gibi yepyeni bir komplo teorimiz oldu. Yoksa… Yoksa komplo teorisi değil mi? 😳

Görsel, yazar tarafından YZ ile oluşturulmuştur.

Görsel, yazar tarafından YZ ile oluşturulmuştur.

📌 Abone olmayanlar, yazının tamamını **BURADAN** okuyabilirler.

.

Son günlerde, X (Twitter) başta olmak üzere farklı sosyal medya mecralarında çok fazla gördüğüm (ya da algoritmanın sürekli gösterdiği) paylaşımlar var:

“Mavi gökyüzünde, çok yükseklerde bir uçak uçuyor ve arkasında parlak, beyaz bir iz bırakıyor.”

Sosyal medyada, böyle onlarca hatta yüzlerce fotoğrafa, yazıya rastlıyorum.

Paylaşımı yapanlar, bunun bir “ilaçlama” olduğunu, bu ilaçlamayı yapanların iklimleri değiştirebildiğini, kuraklık ve kıtlık oluşturabildiğini, insanları hasta edebildiğini iddia ediyor.

Böyle bir şey olabilir mi, bu iddiaların aslı var mı?

“Konu nedir?” deyip, internette kısa bir arama yaptım. Google, Wikipedia’nın “Chemtrail Komplo Teorisi” başlıklı yazısını çıkardı karşıma.

Yazı şöyle başlıyordu:

“Chemtrail komplo teorisi ya da kimyasal püskürtme kuramı, yüksekten uçan uçakların semada uzun süre bıraktıkları izlerin gizli olarak planlanmış sinsi hedefler için kasten püskürtülen kimyevî veya biyolojik madde olduğuna ilişkin komplo teorisi…” (Devamı merak edenler, Wikipedia’dan okuyabilirler.)

Bu konuda çok farklı görüşler ve iddialar var.

Birçok bilim insanı, iddiaları doğrulayan ya da reddeden açıklamalar yapıyor. Kamu yöneticileri ise genellikle üç maymunu oynamayı tercih edip, durumu idare ediyor. Eski medya, mevzuun haber değerinin peşinde olduğu için bol bol haberini yapmayı tercih ederken, sosyal medyada paylaşım yapanların büyük çoğunluğu “like” ve etkileşim peşinde koşup panik havası oluşturuyor. Bu karmaşa içerisinde en çok bağıranın sesi daha çok duyuluyor, sap ile saman birbirine karışıyor ve neyin ne olduğunu “biz faniler” ne yazık ki bir türlü öğrenemiyoruz.

İnsanın aklına ister istemez, Joseph Goebbels’e atfedilen o meşhur söz geliyor:

“Yeterince büyük bir yalan söyler ve onu tekrar etmeye devam ederseniz, insanlar sonunda ona inanmaya başlayacaklardır.”

Eğer bu “Chemtrail Teorisi” yalansa, böylesine çok ve yoğun tekrarlanmasının ardından birçok insan bu yalana er geç inanacak, inanmasa bile “Acaba?..” diyerek, kafasında büyük bir soru işareti ile yaşayacaktır.

Peki, bu iddia doğru olabilir mi?

Elbette olabilir. Chemtrail’in asılsız olduğunu söyleyen bilim insanları olduğu gibi, doğru olduğunu söyleyen bilim insanları da var. O insanları ve iddialarını da yok saymak ne kadar doğru olur acaba?

Bilimsel olarak böyle tamamıyla zıt iki görüşün tartışıldığı, medyada bol bol haberlerin çıktığı, gazete dergi sayfalarında her iki görüşü de anlatan, doğruluğu/yanlışlığı savunulan yazıların yayımlandığı zamanlarda “Bu haberleri köpürten, panik havası yaratan şarlatanlara kulak asma, her iki görüşü savunan bilim insanlarına da hemen inanma, temkinli ol. Bu mevzuların üzerinden 7–8 yıl geçtikten sonra asıl gerçekler ortaya çıkacak; sabret.” diyorum kendime.

Hele de bize mavi plastik kapak toplatıp, dişimizi fırçalarken musluğu kapattıran, aldığımız iki dakikalık duşu bize zehir edip vicdan azabı yaşatan insanların, su kaynaklarını, ormanları, havayı, denizleri, kıyıları, tarım alanlarını nasıl yok ettiğine tanık olunca, bana sunulan hiçbir bilgiye, habere körü körüne inanmamayı tercih ediyorum.

Her zaman bilimden ve bilim insanlarından tarafım. Çünkü bilim sürekli yeniyi, doğruyu arar ve bugün doğru olduğuna inandığımız bir şeyin yanlışlığı yarın bilimsel olarak kanıtlanabilmektedir.

Bilime OK’im ama Halkla İlişkiler diye de bir sektör var ve bu sektörde iş yapan bazı şirketler, insanlar (diğer birçok sektörde olabildiği gibi) yanlış yollara sapabiliyor, gerçekleri gizleyebiliyor, çarpıtabiliyor; olmayan şeyleri varmış gibi anlatabiliyor, toplumu “müşterilerinin talebi doğrultusunda” yönlendirebiliyor. O nedenle, bilime de açıklanan bilimsel çalışmalara da temkinli yaklaşmaya gayret ediyorum.

Simon Kuper’in yazdığı “Futbol Asla Sadece Futbol Değildir” isimli bir kitap vardı. Bazen o kitap ismi geliyor aklıma ve “Bilim Asla Sadece Bilim Değildir” diyorum.

.


메타데이터
post_id
bcd561a3f1cc
slug
gökyüzünü-spreyliyorlar-i̇laçlanıyoruz-bcd561a3f1cc
url
https://mediumturkiye.com/g%C3%B6ky%C3%BCz%C3%BCn%C3%BC-spreyliyorlar-i%CC%87la%C3%A7lan%C4%B1yoruz-bcd561a3f1cc
canonical_url
https://mediumturkiye.com/g%C3%B6ky%C3%BCz%C3%BCn%C3%BC-spreyliyorlar-i%CC%87la%C3%A7lan%C4%B1yoruz-bcd561a3f1cc
author_url
https://medium.com/@mustafaoncul
status
ok
fetched_at
2026-08-04 07:36:05