Herkesin Okuması Gereken Çizgi Romanlar Listesi 1
Eğer çizgi roman okumayı seviyorsanız mutlaka herkese tavsiye edeceğiniz, çok sevdiğiniz bir eser vardır. işte bunlar benimkiler
Herkesin Okuması Gereken Çizgi Romanlar Listesi 1
Çocukluğumun geçtiği semtte üç tane çizgi romancı vardı, okuldan sonra oralarda takılmayı çok severdim. Annem babam çalıştığı için yalnız başıma evde olmaktansa oralarda vakit geçirmek daha çok hoşuma giderdi. İlk okuduğum çizgi roman “Sport Billy”di ama kısa süre sonra ağbimler gibi süper kahraman çizgi romanlarına sardım. Büyük ağbim Spiderman çizgi romanları biriktiriyordu. “Die Unglaubliche Spinne” serisini topluyordu ve bu koleksiyona inanılmaz değer veriyor, o güne kadar çıkmış tüm sayıları almaya çalışıyordu; bunda da çok başarılıydı. Ben DC evrenini daha çok seviyordum. İlkokul çocuğu olduğum için Superman gibi yenilmez bir karakterin olduğu bir dünya daha çok hoşuma gidiyordu. Memlekete kesin dönüş yaptıktan sonra buradaki Zagorlar ve Kızıl Maskeler, özellikle renksiz ve ucuz baskılarından dolayı çok garip gelmişlerdi. Onları okumak hoşuma gitmiyordu. Onlarin yerine Gırgır ve Fırt gibi mizah dergileriyle çizgi roman açlığımı bastırdım, özellikle “En Kahraman Rıdvan” ve “Utanmaz Adam” serileri bu eksikliğimi doldurmada çok yardımcı oldular. Her ne kadar sevsem de bu tarz serilerle mangaları buraya almadım. Liste sadece tek cilt eserleri kapsamaktadır ve her zamanki gibi rastgele sıralanmıştır.
1. Kudüs Günlükleri
Guy Delise’nin günlükleri, okumayı en çok sevdiğim çizgi romanlardır. Gezmeyi çok sevdiğimden hayatım boyunca asla gidemeyeceğim Pyongyang gibi yerlerin bana yaşatması açısından çok tuttuğum bir çizerdir. Karısının “Sınır tanımaz doktorlar”dan biri olması sebebiyle dünyanın en sorunlu bölgelerinde çalışmış olan Delise, boş geçen vaktini değerlendirmek için günlük tutmaya karar vermiş ancak bunu çizerek yapmış. Kudüs Günlükleri de karısının bölgede çalıştığı dönemi anlatmaktadır. Bir yandan bebeklerine bakarken bir yandan da şehri keşfetmesi, siyasi tansiyonu, tarafların bakış açılarını objektif bir şekilde yansıtmaya çalışmıştır. Özellikle her iki tarafın bir ABD ziyareti sebebiyle ortak çalışması gerektiği durumda nasıl uyum ve barış içinde çalışabildikleri canlı bir şekilde aktarması beni çok etkilemiştir. İnsanların arasından siyaseti çekip aldığınızda sorunların nasılda ortadan kalktığını çok iyi anlayabiliyorsunuz.
2. Öldüren Şaka
Adam Moore, çizgi roman dünyasının en efsane yazarıdır. Çocukken Carsten’le hep süper kahramanlarının hepsinin neden mükemmel insanlar olduğunu sorgulardık. Gerçek dünyada olsalardı onların bizim sınıftaki Thorsten ve Thomas gibi olmaları gerektiğini düşünürdük. Kimsenin bakmadığı zamanlarda her haltı yiyebilecek insanlar olacaklarını varsayardık. Adam Moore bu düşünceyi yazıya döken kişiydi. Watchmen ki aslında bu listede kesinlikle olması gerek bir eserdir özetle bu fikir üzerine kuruludur. Öldüren Şaka’daysa bir kötü adamın nasıl süper kötü olduğunu anlatır. Çocukluğumda kötü olmasına rağmen sevdiğim iki kişiden biriydi. Hadi Darth Vader son nefesini vermeden tövbe edip aydınlık tarafa geçimişti ama Joker çizgisini hiç bozmadı, hayatıma nasıl girdiyse aynı öyle devam etti. Joker filmini çok başarılı olmasına rağmen tutmamamın nedeni de bu çizgi romandır. Bana göre Joker’i var eden nedenler burada çok daha başarılı şekilde kurgulanmıştır.
3. Persepolis
Keşke tüm tarih kitapları çizgi roman şeklinde olsaydı. Persepolis, Marjane Satrapi’nin İran Devrimi’ni öncesi ve sonrasıyla birlikte anlattığı otobiyografisidir. Biyografileri çok sevdiğimden ilk üç çizgi romanın birilerinin hayatını anlatması tesadüf değil tabii ama Persepolis’te farklı bir durum da var. Tarihçi olduğum için, tarih kurgulu eserlere karşı önyargılı bir yaklaşıma sahibim çünkü işin içine kurgu girince bir şekilde tarihle oynamanız gerekir bu da tarihin kendisiyle çelişir. Biz tarih kurguların bilim kurgu gibi öncü fikirler üretmesini bekleriz ancak birinin gelecekte diğerinin geçmişte geçtiğini göz ardı ederiz. Olmuş olan bir olayı “keşke böyle olmuş olsa,” demek başka bir argümana, “kesin böyle olmuştur,” demek başka bir argümana çıkar ve ikisi de insanı siyah ve beyaz kadar farklı sonuçlara götürür. Satrapi, kendi tanık olduklarını, samimi ve yaşadığı zamandaki gibi bir çocuk gözüyle aktardığı için hem bize olayları bir izleyici gibi yaklaşmamızı sağlıyor hem de çok başarılı olduğu için nasıl etkilendiğini de hissettiriyor.
4. Dev Avcısı
Kızım küçükken bir problemle karşılaşsa onu bir kitapla çözerdik. Küçük bir çocuğun yaşayabileceği ne kadar sorun olabilir ki zaten? Ya yatağın altındaki canavardan korkuyordur ya da dolaptakinden. Karşılaşabileceğiniz her sorun için bir çocuk kitabı vardır. Yoksa da kendiniz kolayca bir tane yazabilirsiniz, ben bu şekilde yazar oldum. Dev Avcısı da çözüm bulan bir kitap. Çizgi romanda hem sorun hem sorunu yaşayan hem de sorunu görmezden gelen çevre çok güzel kurgulamıştır. Yüreğimi burkan hikayelerden biridir. Yine de hümanist hikayelerdeki gibi mutlu sonla biter, bir nevi.
5. Yıldız Bekçisi Köpek
Manga olmasına rağmen Yıldız Bekçisi Köpek bana bir türlü mangaymış gibi gelmiyor, listeye dahil etmemin nedeni de bu zaten. Bir çeşit aile dramının köpeğin gözüyle anlatıldığı Yıldız Bekçisi Köpek aslında bir köpek biyografisi. Bu çizgi roman benim ev hayvanlarına karşı bakış açımı değiştirdi. Sokak hayvanlarına karşı duyarlığım Gümüş’ü sahiplendiğimiz zaman değişmişti zaten ama ev hanesinin bir parçası olan bu canların istenmeden ne kadar çok canlarının yanabileceğini bu çizgi romanla kavradım. Duygusal bir hikaye, özellikle bu aralar herkesin okumasında faydası var.
메타데이터
- post_id
- bdeebfe33718
- slug
- herkesin-okuması-gereken-çizgi-romanlar-listesi-1-bdeebfe33718
- url
- https://mediumturkiye.com/herkesin-okumas%C4%B1-gereken-%C3%A7izgi-romanlar-listesi-1-bdeebfe33718
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/herkesin-okumas%C4%B1-gereken-%C3%A7izgi-romanlar-listesi-1-bdeebfe33718
- author_url
- https://medium.com/@zararsizkelimeler
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-16 12:34:21