Duyduğumuz Her Şeyi Söylemek Zorunda mıyız?
Bazen düşünmeden aktarılan bir sözün bedelini başkası öder
Duyduğumuz Her Şeyi Söylemek Zorunda mıyız?
Bazen düşünmeden aktarılan bir sözün bedelini başkası öder

Geçtiğimiz günlerde içimde küçük ama ağır bir şey yaşadım. Olayın kendisi büyütülecek bir şey değildi belki. Ama hissettirdiği şey hafif değildi. Yapmadığım bir şeyle sorgulanmak… İşte o ağırdı.
Bir söz, bana ait olmayan bir söz, bir şekilde dolaşıma girdi. Ben söylemedim. Ben paylaşmadım. Ama bir noktada, o sözün çıkış kapısı benmişim gibi bir hava oluştu. İnsan o an şunu yaşıyor: “Gerçekten ben böyle biri olarak mı görülüyorum?” İşte canımı acıtan yer tam burasıydı.
Aslında mesele haber değildi. Mesele güvenin gölgelenmesiydi. Ben bugüne kadar bana ait olmayan hiçbir şeyi taşımamaya dikkat ettim. Bir şey bana tembih edildiyse onu korudum. Çünkü insanın karakteri, kimsenin görmediği yerde ne yaptığıyla ölçülür. Ve bir anlığına bile olsa, bu karakterin sorgulanması insanın içine dokunuyor.
En çok da şunu düşündüm: Bir insan duyduğu bir şeyi başkasına aktarırken neyi amaçlar? Gerçekten durup düşünür mü? “Bu bana mı ait?” diye sorar mı kendine? Yoksa sadece o anın akışıyla mı konuşur?
Belki kötü bir niyet yoktur. Buna inanıyorum. Ama düşünmeden yapılan her şey masum kalmıyor. Çünkü sonuç niyetten bağımsız olarak bir yere çarpıyor. Bu sefer çarpan yer bendim. O yüzden içimde bir sızı oldu.
Şunu açıkça söylemek istiyorum: Düşünmeden konuşmanın bir bedeli var. Ve bazen o bedeli konuşmayan biri ödüyor. Bu adil gelmiyor insana. Çünkü insan en çok, yapmadığı bir şeyle anılınca yoruluyor.
Ben bu yaşadığım şeyden sonra içime döndüm. Öfkeyle değil. Sakinlikle. Ve kendime şunu söyledim: Ben kim olduğumu biliyorum. Bir söz dolaştı diye ben değişmem. Ama şunu da biliyorum; herkes sözün ağırlığını aynı hassasiyetle taşımıyor.
O yüzden bugün içimden geçen soru şu:
Duyduğumuz her şeyi söylemek zorunda mıyız?
Gerçekten her bilgi bizim ağzımızdan çıkmalı mı?
Yoksa bazen susmak, konuşmaktan daha mı kıymetli?
Ben kendi adıma şunu seçiyorum:
Bana ait olmayanı taşımamayı.
Duyduğum her şeyi sahiplenmemeyi.
Ve bir cümleyi yaymadan önce iki kez düşünmeyi.
Çünkü bir cümle hafif olabilir.
Ama o cümlenin düştüğü kalp hafif olmayabilir.
메타데이터
- post_id
- be831cd4037f
- slug
- duyduğumuz-her-şeyi-söylemek-zorunda-mıyız-be831cd4037f
- url
- https://turkiyeyayini.com/duydu%C4%9Fumuz-her-%C5%9Feyi-s%C3%B6ylemek-zorunda-m%C4%B1y%C4%B1z-be831cd4037f
- canonical_url
- https://turkiyeyayini.com/duydu%C4%9Fumuz-her-%C5%9Feyi-s%C3%B6ylemek-zorunda-m%C4%B1y%C4%B1z-be831cd4037f
- author_url
- https://medium.com/@vildan.ergun.ozcan
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-13 06:23:13