Baba Koç’un Cambaza Bak Oyunu
Baba Koç Kimin Yanında Yer Alacak?
Baba Koç’un Cambaza Bak Oyunu
Baba Koç Kimin Yanında Yer Alacak?
Merhaba değerli okurlar.
Bugün gündemde olan önemli bir konuyu ele almak istiyorum. Uzun zamandır sosyal medyada iktidarla arasının iyi olmadığı yönünde yorumlar yapılan Koç ailesinin tecrübeli ismi Rahmi Koç, uzun yıllara dayanan ulusal ve uluslararası deneyimiyle yeniden sahaya çıkmış görünüyor. Gerek yaptığı açıklamalar gerekse son dönemdeki temasları, Türkiye’nin siyasi ve toplumsal atmosferini yakından takip ettiğini gösteriyor. Adeta havayı kokluyor, gelişmeleri dikkatle izliyor ve oluşabilecek yeni dengeleri okumaya çalışıyor.
Böylesine köklü bir tecrübeye sahip bir ismin attığı adımların ve verdiği mesajların kamuoyunda farklı şekillerde değerlendirilmesi de doğal karşılanmalıdır. Özellikle Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve toplumsal açıdan önemli bir süreçten geçtiği bir dönemde, ülkenin önde gelen iş insanlarının söylemleri ve duruşları daha fazla dikkat çekmektedir.
Ana konumuz olan; Koçların son günlerde hem Milliyetçi Hareket Partisi’nin yanındaymış gibi pozlar verdiği hem de Milliyetçi Hareket Partisi’nin seçim propagandası olan ve toplumsal barışı sağlama görevini üstlenen önemli bir dönemde, Kürt bir kadın hakkında akıl dışı bir fıkra anlatması ve anlattığı hikâye etik açıdan hiçte normal bir konu olmadığını düşünüyorum, kafalarda soru işaretleri oluşturmuyor değil. Soruyorum size dostlar; Dünyanın bu çalkantılı döneminde sınırlarımızın yanı başında savaşlar olurken bu durum akla mantıklı geliyor mu? Böyle tecrübeli bir iş adamının yapacağı mantıklı bir konuşma mı?
Türklerle Kürtlerin birlikte hareket etmesini istemeyen çeşitli çıkar gruplarının varlığı zaman zaman tartışma konusu olabilmektedir. Bu tür yaklaşımlar, siyasetin doğası içerisinde farklı stratejik hesapların bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Ancak her ne kadar siyasi açıdan “doğal” görülebilse de, toplumsal barış ve etik açıdan sorunlu politik yöntemler olarak da ele alınmaktadır.
Çıkar grupları ve siyasetçiler arasında bu tür tutumlara tarihsel ve güncel örnekler bulunabilmektedir. Bu örnekler, toplumların hassas fay hatları üzerinden geliştirilen politikaların ne kadar dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini de ortaya koymaktadır. Ülkemiz içerisinde siyasi çıkar oy telaşı güdenler olur. Uluslararası alanda dış güç diye tabir ettiğimiz İsrail olur, Amerika olur, İngiltere olur, Fransa olur ya da Türkiye’nin dünya aranesında siyasi rakipleri olur. İşin açıkçası, özüne çıktığımızda mesele budur.
Peki burada Baba Koç kimin tarafında yer alacak?
Türk milletinin yanında mı duracak? Türkiye’nin birlik ve beraberliğini önceleyen bir pozisyon mu alacak? Yoksa doğanın her canlıya verdiği kendini koruma refleksinin bir yansıması olarak, kendi çıkarlarını ve bulunduğu çevrenin beklentilerini önceleyen farklı bir hamle mi yapacak?
Asıl merak edilen soru budur. Çünkü tecrübeli insanlar yalnızca bugünü değil, yarını da hesap ederler. Attıkları her adımın, kurdukları her temasın ve verdikleri her mesajın arkasında bir değerlendirme vardır. Bu nedenle bugün ortaya koyacağı duruş, sadece bir iş insanının tercihi olarak değil, Türkiye’nin geleceğine dair nasıl bir tablo okuduğunun da göstergesi olacaktır.
Türk milletinin yanında olmak demek; Türklerin, Kürtlerin ve bu ülkenin bütün vatandaşlarının birlik ve beraberlik içerisinde yaşamasını savunmak demektir. İç cepheyi güçlü tutmak, ortak geleceği korumak ve toplumsal barışı her türlü siyasi ya da kişisel hesabın üzerinde görmek demektir.
Ancak bunun yerine Türk-Kürt ayrımı üzerinden yeni fay hatları oluşturmaya çalışılır, toplum içerisinde yeniden ayrışma ve kutuplaşma körüklenirse, o zaman ortaya konulan tavrın milletin ortak menfaatlerinden ziyade başka hesaplara hizmet ettiği yönünde değerlendirilmesi kaçınılmaz olacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kritik bir süreçten geçtiği böyle bir dönemde, milletimizin birliğine ve bütünlüğüne zarar verebilecek her söylem ve her davranış büyük bir sorumluluk taşımaktadır. Çünkü toplumsal barışı inşa etmek yıllar alırken, onu zedelemek çok daha kısa sürede gerçekleşebilir.
Bu ülkenin ihtiyacı ayrışma değil birliktir. Kutuplaşma değil ortak akıldır. Gerilim değil kardeşlik hukukudur. Bugün söylenen her sözün ve atılan her adımın bu bilinçle değerlendirilmesi gerekir.
Tarih, milletleri birleştirenleri daima hayırla; ayrıştıranları ise sonuçlarıyla birlikte hatırlamıştır. Bu nedenle Türkiye’nin geleceğine dair söz söyleyen herkesin, taşıdığı sorumluluğun farkında olması gerektiğine inanıyorum. İnsanlar gelir geçer, makamlar değişir, güç dengeleri dönüşür; ancak milletin birliği ve devletin bekası her şeyden daha kıymetlidir. Ben kendi adıma Koç ailesin ülkemizin birlik ve beraberliğini her şeyin üstünde tutacağına inanıyorum.
Saygılarımla.
메타데이터
- post_id
- bfdc3376f155
- slug
- baba-koçun-cambaza-bak-oyunu-bfdc3376f155
- url
- https://medium.com/@melihkartalkarahan/baba-ko%C3%A7un-cambaza-bak-oyunu-bfdc3376f155
- canonical_url
- https://medium.com/@melihkartalkarahan/baba-ko%C3%A7un-cambaza-bak-oyunu-bfdc3376f155
- author_url
- https://medium.com/@melihkartalkarahan
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-12 10:20:10