Köyümde Neden Tekel Yok Manifestosu
Hayatı yangın yeriyken saçını tarayanlar derneği üyelerine.
Köyümde Neden Tekel Yok Manifestosu
Hayatı yangın yeriyken saçını tarayanlar derneği üyelerine.
Hayatımı nasıl düzene sokacağım hakkında çok büyük endişelerim var. Gözümü kapadığım her saniye yeni bir düşünce daha ekleniyor haneye ve durmak bilmiyor bu halim.
Daha öncesinde de geleceğim hakkında derin düşüncelere daldım ben de her insan gibi, ama bu… Ne bileyim bir başka hissettiriyor; yahu diyorum, her şey bu kadar belirsiz miydi önceden de yoksa ben mi çok hallederiz kafasındaydım? Bilmiyorum ya; hakikaten kocaman bir soru işaretine eş değer şu an hayatım.
Hiç iliklerime kadar hissetmemiştim bu korkuyu. Bir farklı oluyormuş bir baltaya sap olabilecek miyim acaba düşüncesinin devleşmesi. Kocaman oldu resmen ya, ellerimle büyüttüm; açtı çiçeklerini saçtı zehirlerini içime doğru. Yok, dur durak da bilmiyor. Bir şeyi de değiştiremiyorum, hemen ardından acaba nereye kadar devam ettireceğim sorusu geliyor. Yetişkin olmak bu mu ya, istemiyorum galiba. Yetişkinliği de beceremiyorum.
Daha mezun olmadım, normalde bir yılım kaldı da onu da uzatacağım erasmusa gidersem. Onu da geciktirişim içime dert oldu. Gitsene ikinci üçüncü sınıfta işte kızım, deli misin sen uzatmayayım derken bir YIL uzatma kararı verdin? Yani, ne bileyim, insan bilmediği şeylerden korkar ya; bazı temel önemli olan şeylerin de sınırları zorlanmaz ya; bana ondan oldu herhalde. Kız kız nereye kadar, napayım ya.
Üzerimde eyvah tutuştum boşvermişliği var. Boşvermişlik de denmez buna bir tuhaf duygu; tanımlayamıyorum. Yapsam iyi olur ama yapacak gücüm yok, şuna buna başvurayım seçenek olur diyorum hoopp tarihi unutuyorum kaçırıyorum; bir vicdan kadar azap da ona çekiyorum. Uyuyayım istiyorum ama zaman da akmasın, geçen altmış saniyelerimi kaçırıyorum.
Nereye kadar sürecek acaba? Teslim tarihi de yaklaştı her şeyin, ben oturmuş sokağı izliyorum. Sürekli motorlu taşıt geçiyor, fark etmiyor da ha geceymiş ha gündüzmüş. Her şey işliyor, akıyor, zamana karışıyor; bir zaman sonra zamanın ta kendisi oluyor. Kimin ne zaman ne yapacağını kestirebilmeye başlıyorsun; başlıyorsun izlemeye tahminin doğru çıkana kadar.
Keşke köyümde tekel olsa. Yok. Bakkal var üç tane. Ama tekelimiz yok.
Te kel.
Tek el.
Okuduğum okulu da yıktılar zaten yeni bina yapmak için. Yıkılan binada dedem de okumuş zamanında, annem de okumuş. Yok şimdi.
Memleketime de yabancılaştım, okuduğum yere de ait değilim. Yollara daha ait oldum bu süreçte. Hep bir yol. Otoyol. Demir yolu. Yürüyüş yolu. Bisiklet yolu diyemeyeceğim; henüz güzel Eskişehir’imde cana kasteden güzelim bisiklet yollarını kullanamadım. O da olur zamanla. Bakalım.
Özle babam, özle bir şeyleri. Şahısları, yemekleri, yerleri, iz bıraktıklarını, sana iz bırakanları. Seni büyütenleri, seni büyümek zorunda bırakanları; doğru bildiğini sorgulatanları, doğrundan saptıranları. Özle ya, işin ne? Özle en son neyi beceremediysen elinden kayanları.
Dönmeyecek geçmişe hiçbir şey. Anı mı özlüyorsun o anki hislerini mi bilmiyorum ama dönmeyecek işte. Geçmiş geçmişte kalmasıyla ünlü değil midir zaten? Var hepimizde en az birer özel imzası.

Balıkesir Tren Garı
메타데이터
- post_id
- c13d8cf8168a
- slug
- köyümde-neden-tekel-yok-manifestosu-c13d8cf8168a
- url
- https://medium.com/@bkayra/k%C3%B6y%C3%BCmde-neden-tekel-yok-manifestosu-c13d8cf8168a
- canonical_url
- https://medium.com/@bkayra/k%C3%B6y%C3%BCmde-neden-tekel-yok-manifestosu-c13d8cf8168a
- author_url
- https://medium.com/@bkayra
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-10 10:20:21