← Back to list

‘’Okumaya Değer’’ Ne Demek?

“ Bir okur, yaşamı boyunca bin farklı hayat yaşar. Okumayan biri yalnızca bir yaşam sürer.” -George R.R. Martin

ceren çiçek in Türkiye Yayını · 2025-10-17 15:01 · 342 claps · 2.9 min read paywalled
#okumaya-değer #okuma-kültürü #kitap-önerileri #okuma-alışkanlığı #deneme
Open on Medium ↗

‘’Okumaya Değer’’ Ne Demek?

“ Bir okur, yaşamı boyunca bin farklı hayat yaşar. Okumayan biri yalnızca bir yaşam sürer.” -George R.R. Martin

Son günlerde garip bir şey yapıyorum: okuduklarımı değil, neden okuduğumu düşünüyorum. Sizce okumaya değer ne demek? Haberler, okumaya değer mi? Ya bu platformdaki yazılar? Kitapçıda ellerimden geçen, eski basım kitaplar? Şehrin her adımında bilboardlarda parlayan kocaman puntolu neon yazılar? Şampuan şişesinin arkasındaki sonsuz içerik listesi… içerik okumak ne demek? Göz yorgunluğu yaşıyorum sanırım.

Eskiden yazdığım sabah sayfaları, peki onlar? Daha sonra okuyacak mıyım onları? Biriktirdiğim müze biletinin üzerindeki mail adresi.

Yeni bir soru türüyor zihnimde. Neredeyse hastalıklı bir düşünce: Okumaya değer demek işime yarar olması mı demek? Bu düşünce beni korkutuyor. Ya öyleyse? Ya diğer bütün okuduklarım zihnimde, çöp kovasından taşmış ama uzun süredir de atılmamış kağıt parçaları gibi bir köşede buruşup kalmışsa?

Zihnimin çöp kutusunu nasıl boşaltacağım? Bilgisayardaki gibi masaüstünde değil ki bu çöp. Amma derinde. Var mı ondan bile emin değilim.

Ee, o zaman keyif için okuyanlar yanılıyor mu? ‘’Eeh sende amma çok soru sordun, cevap ver’’ diyorsanız bu noktada bir durup yazar seçiminizi sorgulamanızı öneririm.

Ama yine de saçma bulduğum yazarları da okuyorum. Neden? ‘’Yine ne saçmalamış ya bu?’’ demek için galiba. Benim kuramayacağım cümlelerin gözümün önünden akıp gidişini seyrediyorum.

Okumaya değer bir not :’) 13.04.25

Okumaya değer bir not :’) 13.04.25

Evet, sonunda okuyacak bir şey buldum! Biyografiler. Ne okuyacağımızı seçerken bile ‘değer’ kavramı değişiyor. Atatürk’ün biyografisi mesela. Kesinlikle okunmaya değer. Peki ya bir buz patencisinin hayatı? Ama ben onunla pek ilgilenmem ki. Herhalde başkası okur onu.

Yemek tarifleri. Nasıl da düşünemedim. Hep okursun ya. Hatırlasana. Küçükken nasıl da gidip yemek kitaplarını karıştırırdın. Demek ki okumaya değer bir şey görmüşsün orda. Yok canım sende. Yanlış hatırlıyorsun. Daha okuma yazma bile bilmiyordun. E fotoğraflarına bakarsın sende.

Bazı şeylerden eminim. Bilim Çocuk okumaya değer mesela. O rengarenk çizimlerle dolu sayfaları ‘’Beni oku!’’ diye bağırır resmen.

Sürpriz yumurtadan çıkan oyuncağı yapmak için okuduğumuz kağıt parçası. Geçici bir süre için en değerli metin.

Aynı şekilde; sözleşmeler, sözlük tanımları, ders iptal mailleri okunmaya değer. Zaman kazandıran her yazı okunmaya değer.

Moda dergileri okumaya değer mi diye sormaya bile korkuyorum. Ya da mimari dergiler. Daha adını bile bilmediğim sonsuz sayıda dergi var.

Ama şunu biliyorum: Dergilere gönderilmiş deneme yazıları kesinlikle okunmaya değer. Herkes yazısının okunmasını ve bir dönüt almayı hak eder çünkü.

Bir de bulmacayı çözmek için okumak gerek mesela. Hayatta hep okumak gerek…çözmek için.

Bize büyülü bir dünya sunan masal kitapları. Alice Harikalar Diyarında, Kim Takar Salatalık Kral’ı, Küçük Prens, Uçan Sınıf. Bunlar da okumaya değer. En azından 10 yaşındayken öyle düşünmüş ve elime bunları alıp okumuşum.

“Eğer bir yazarın söylediklerini hatırlıyorsanız, onu okumaktan dolayı bir şeyler öğrenmişsiniz demektir. Eğer onun söyledikleri doğruysa o zaman dünya hakkında bir şeyler öğrenmiş olursunuz . Ne var ki ister kitapla isterse de dünya hakkındaki bir gerçeklikle ilgili olsun, edindiğiniz şey sadece hafızanızda tuttuğunuz bir bilgiden ibarettir. Burada aydınlanmış olmazsınız . Aydınlanma, bir yazarın söylediklerine ek olarak onları neden söylediğini ve bununla neyi kastettiğini bildiğimizde gerçekleşmiş olur.”

  • Charles Van Doren

Grafitiler, evet. Onlar da durup okumaya değer. Hep öyleydiler. Hatta o kadar okunmaya değer ki, geçenlerde katıldığım bir webinarda — bir Erasmus projesinde — Makedonya’daki bir üniversitenin yurdunda insanlar duvarlara grafiti çizmek için bir araya gelmişti. Renklerle, kelimelerle, düşüncelerle. İzlerken fark ettim; sanatı ve yazıyı birleştiren her şey, insanın içinden geçen bir sessizliği görünür kılıyor. Orada, ekranın başında, bir metnin sınırlarını aşan “okuma”ya tanık oldum.

Demek ki hâlâ bir ölçü var içimde. Hepimizin içinde de var olduğuna inanmak istiyorum. Bir şey “okumaya değer” olduğunda, kalbinizle anlarsınız.

İyi kitaplar zihninizin bir parçası haline gelenlerdir; eğer öyle olmuyorlarsa sizin için iyi değiller demektir.

-Charles Van Doren

Kaynak: https://unsplash.com/photos/a-woman-peeking-out-from-behind-a-bookshelf-eWQQHhBGgSI

Kaynak: https://unsplash.com/photos/a-woman-peeking-out-from-behind-a-bookshelf-eWQQHhBGgSI

Belki de artık değer dediğimiz şey, bir metnin bizde ne kadar iz bıraktığıyla ölçülmeli. Bazen bir kelime, bazen bir nefes kadar sürüyor o iz.

Okumaya değer olan, bence bana bir şey ekleyen şey. Bir cümle, bir düşünce, bir his.

Okumaya değer olan şeyler, bizi avutmaz; bizi dönüştürür. Belki de okumak en sessiz dönüşme biçimidir.

“Bazı kitaplar tadılmak, bazıları yutulmak ve çok azı da çiğnenip sindirilmek içindir.” — Francis Bacon

Peki ya siz?

Sizce okumaya değer olan şey nedir?


메타데이터
post_id
c4449ea8bc35
slug
okumaya-değer-ne-demek-c4449ea8bc35
url
https://mediumturkiye.com/okumaya-de%C4%9Fer-ne-demek-c4449ea8bc35
canonical_url
https://mediumturkiye.com/okumaya-de%C4%9Fer-ne-demek-c4449ea8bc35
author_url
https://medium.com/@cerencicek
status
ok
fetched_at
2026-08-04 20:13:07