← Back to list

Etik — Maya’nın Yolu Bölüm 11

Şehir içinde toplu taşımaya para vermiyorduk. Etik mi? Değil. Iran’daki ahlak polisleri gibi Balkanlar’da da otobüs ahlakı polisleri vardı…

Chusaq · 2021-10-21 10:05 · 0 claps · 2.1 min read
#etik #yolda #seyehat #otobüs #anı
Open on Medium ↗

Etik — Maya’nın Yolu Bölüm 11

Şehir içinde toplu taşımaya para vermiyorduk. Etik mi? Değil. Iran’daki ahlak polisleri gibi Balkanlar’da da otobüs ahlakı polisleri vardı. Görevliler tipinde para ödememişlik görürse bilet soruyordu.Avrupa kültürünün kokularını alıyorduk, görevler bölünmüştü. Şoför aracı kullanmakla, bilet polisi de kaçak gözlemi ile sorumluydu. Türkiye’de ise şoför, araç dahilindeki her şeyden sorumluydu. Abilerimiz otobüs içerisinde hegemonyasını kurmuştur; aracı kullanmanın dışında, parasını ödemeyeni bulur, kameradan arka sıraya geçmeyenleri izler, uyarır, taciz durumlarında taciz edeni belirleyip otobüsten dışarı atar.Kısacası şoförün görevi yalnız kendi hayal gücü ile sınırlandırılmıştır. Bir gün otobüste biletsiz olarak yakalanmıştık ve bizi indirmişlerdi.Otobüs ahlak polisleri tepemize çıkmıştı.Bize bir kağıt gösterdiler. Kağıtta İngilizce, nazik bir dille 100 Euro ceza ödememiz gerektiği yazıyordu, aksi takdirde karakola gidecektik. Maya bu sorunu çözmeliydi. Makuri kolay yükselebilen karakterinden dolayı ateş saçıyordu. Ben sakince paramız olmadığını anlatıyordum.Halk etrafımızda bir daire oluşturmuştu.Karakolda yatmayı bile göze almıştım, çöpe 100 Euro atamazdık.Noktaları birleştirmeli ve bu durumdan kurtulmalıydım. Küçük bir oyun oynadım; İngilizcesi iyi olan ve bizi polislere çeviren abiyi hedef alarak konuşmaya başladım: .Halka bir sesleniş.

Ülkenize gelmiş turistlere, kültürünüzü tanımak isteyen insanlara bu deneyimi yaşatmak istiyor musunuz? Buradan döndüğümde bu deneyimi herkese aktaracağım. Bu ülkenin turistlere iyi davranmadığından bahsedeceğim.Milletinizin, kültürünüzün bu polisler yüzünden karalanmasına göz mü yumacaksınız? Bu milliyetçi konuşma üzerine abimiz cümlelerimi İngilizce’den çevirdi ve halkın desteğini aldık. Halk yanımızda durdu.Polis çağrılmıştı fakat gelmesine az kala halkın desteğiyle serbest bırakılmıştık. Hiçbir şey ödemeden oradan ayrıldık. Sırf bu durumdan ders aldığımızı kendimize kanıtlamak için diğer toplu taşıma araçlarına da para ödemedik.Toplumca alçak, haysiyetsiz davranışlar sergiliyorduk.Eminim ki bu satırları okurken bazılarınızın gözünde alçak bir insana dönüşüyorum. Algınızda alçak olmama gibi bir role sahip değilim ve inanmadığım toplumsal kurallara karşı bir sorumluluk hissetmiyorum. Kurallarca oluşturulmuş kafeslerin var olmadığını, yasaların beni biçimlendirmemesi gerektiğini düşünüyorum. O görülmez kafes artık daha görünmez; kuşlar artık daha özgür. Toplumsal kurallar toplum için inşa edilmiştir ve bazen bireyin öznel durumunu tahlil edemezler. Toplumsal kuralları incelediğimizde genelde bir eşitlik gözlemleriz.Adalet değil, eşitlik.Fakat eşitlik, adil olan değildir ve her öznel durum birbirinden ayrık şekilde değerlendirilmelidir. Örneğin, trafik kuralları. Hız sınırı geçildiğinde, araç sahibine hıza bağlı olarak ceza yazılır. Aynı hızda radardan geçen bütün arabalar eşit cezalara çarptırılır. Sizce tek değişken hız mıdır? Norveç’te başka değişkenler de değerlendirilir; araç sahibinin gelir düzeyi, aracın fiyatı vb. Asgari maaş alan biri ile bir milyoner için aynı cezalar farklı etkilere sebep olabilir; parasal değer açısından eşit 100 Euro bu iki kişi için çok farklı değerlere sahiptir. Bu boşluk sebebiyle ceza değiştirilmiştir ve zengin adam hız sınırını aşınca çok daha fazla öder. Toplumsal kuralları inceleyince adil olmayan daha nice örnek bulacaksınız. Başka bir örnek ise işlevsizlik.Ülkede hiçbir araç çalışmıyorken, yayalar kırmızı ışıkta duruyor. Bunu daha çok Avrupa’da gözlemleme fırsatım oldu. Medeni insan eylemlerini, kurallara emanet etmişti.Kuralın asıl amacı yayann karşıdan karşıya sağlıklı bir şekilde geçmesini sağlamaktır.Sabahın 4’ünde yolda araç olmadığından öznel bir durum oluşur.Bu durum açısından kural işlevsizleşmiştir. Sonuç olarak kurallar, hayatı kolaylaştırmak yerine uyulması zorunlu tutulan bir zarar mekanizması olmaya başladığında; yani break-even point i gördüğüm anda, kurallara uymaktan vazgeçebiliyorum. Sizleri de kendi hayatınızın süzgecini elinizde tutmaya davet ediyorum.Doğru ile yanlışı ayırt edebilen bir akla erişmiş birey, doğruyu bulacaktır.Matrix’den uyanalım mı?


메타데이터
post_id
c7cc3eb982aa
slug
etik-mayanın-yolu-bölüm-11-c7cc3eb982aa
url
https://medium.com/@chusaq/etik-mayan%C4%B1n-yolu-b%C3%B6l%C3%BCm-11-c7cc3eb982aa
canonical_url
https://medium.com/@chusaq/etik-mayan%C4%B1n-yolu-b%C3%B6l%C3%BCm-11-c7cc3eb982aa
author_url
https://medium.com/@chusaq
status
ok
fetched_at
2026-07-27 21:32:29