← Back to list

Dört Öğe, İki Şiir.

Roni Margulies’in şiirinden esinlenip dört element üzerine ben de bir şiir yazdım. Onunkinin tonu farklı, ölümlü mölümlü. Dark. Benimki…

emk · 2020-07-15 07:59 · 1 claps · 1.6 min read
#dört-element #aristo #aristoteles #şiir
Open on Medium ↗

Dört Öğe, İki Şiir.

Roni Margulies’in şiirinden esinlenip dört element üzerine ben de bir şiir yazdım. Onunkinin tonu farklı, ölümlü mölümlü. Dark. Benimki daha bilim tarihisel.

[embed]

Beşincinin Altında

Taşıma suyu döktüm. Küvet taştı, ortalık battı. Havadan nem kaptım. Belki istesem de verirdi.

Bir sıralama yaptım. Taştan küvet en aşağıda. Üstünde suyum, nemim. Onun üstünde kuru hava.

Ateşimi aldılar. Çıkmış en tepeye. Ama onu salmazlar, Ay’ın berisine.

Açıklama

Şimdi de tam bir hödük gibi, şiirde şairin demek istediklerini sıralayacağım. Çünkü hiçbirinizin Mehmet’in şiirine değer verip, bu Mehmet ne demiş diye oturup düşüneceğinizi sanmıyorum. Bu bir alınganlık değil, gerçekçilik.

İlk önce kelime oyunları:

  1. Taşıma suyu döktüm, hem taşınarak gelen su, hem de benim taşıma dökülen su.
  2. Küvet hem doldu taştı, hem de taştandı.
  3. Hava nemini belki istesem verirdi, kapmama böyle bir hırsızlığa gerek olmayabilirdi. Meçikıl realizm bu, yoksa havayla konuşamazsın, laftan anlamaz, rica minnet bilmez. Eser geçer.
  4. Hava niye kuru, çünkü kaptım nemini.
  5. Ateşimi aldılar, ruhumu çaldılar anlamına da gelebilir, ölçtüler anlamına da gelebilir.
  6. En tepeye çıkması bu şiirin yüksek ateşte yazıldığına dair bir gönderme olabilir. Olmayabilir de, lisedeki o “şair ne demek istemiştir”lerdeki en nefret edilesi unsuru ben niye kullanmayayım?

Şiirin ikinci ve üçüncü kıtaları Aristo’nun yaptığı o, taş en aşağıya gitmek ister, bırakıldı mı düşer, su onun üstündedir, hava da üstünde, eğer bir şeyin içinde bolca ateş elementinden varsa o da havanın da üstüne çıkmak ister diye hareket kanunlarına açıklık getirmeye çalıştığı sıralamaya gönderme yapıyor. Ateş en yukarı çıkmak ister. Bir şey bırakıldı mı yukarı çıkıyorsa, içinde ateş öğesinden bolca varmış zaar deriz.

Düşününce, 1783'teki şu insanlı hava balonunun niye uçtuğunu da açıklıyor Aristo reis.

Düşününce, 1783'teki şu insanlı hava balonunun niye uçtuğunu da açıklıyor Aristo reis.

Ay ne alaka? O da yine Aristo’dan. Aristo Dünya’daki hareket kurallarının gökcisimlerine uygulanamayacağını görmüştü. Burada itilmeyen taş duruyor, gökte ise gezegenler fink fink. Bir de derviş gibi döne döne bir hâl olmaları lazım, başları dönmüyor. Bütün bunları açıklamak için Aristocan, Ay’ın arkasında olan gökkubbenin beşinci elementten cisim bulduğunu savladı. (Salladı da olur.) İşte o yüzden ateşin çıkıp çıkabileceği, bu Dünya’nın, dört elementin hüküm sürdüğü mekan kadar. Yani Ay’ın bu yakası.


메타데이터
post_id
c8a8f5a7d073
slug
dört-öğe-i̇ki-şiir-c8a8f5a7d073
url
https://medium.com/@luzumi/d%C3%B6rt-%C3%B6%C4%9Fe-i%CC%87ki-%C5%9Fiir-c8a8f5a7d073
canonical_url
https://medium.com/@luzumi/d%C3%B6rt-%C3%B6%C4%9Fe-i%CC%87ki-%C5%9Fiir-c8a8f5a7d073
author_url
https://medium.com/@luzumi
status
ok
fetched_at
2026-07-28 23:05:54