mektubun ardından gelen minnet
Bu yazıyı, bu sabah gelen mektubu okumamın ardından yazıyorum. Gazali ile de şahlandırıyorum.
mektubun ardından gelen minnet
Bu yazıyı, bu sabah gelen mektubu okumamın ardından yazıyorum. Gazali ile de şahlandırıyorum.
Öyle ki, Güneşin ışığına işaret etmek, Güneşe işaret etmektir.
Bugün o gün. Yıl önce tanıştığımız ilk günde, bir şeylerin dağılacağını hissetmediğimi söylesem dürüstlüğüme leke sürmüş olurum fakat o dağınıklıkta kaybettiğim ne varsa bulmayı, ters düz ettiğim yaşamımın altından bu denli kayıplarımın çıkacağını bilmek şöyle dursun, tahmin etmek bile güç bir eylem. Daha önce, alnımdaki çizgilere minnet duyduğum zamanlar olmuş muydu hatırlamıyorum ama yazgıma şükretmeyi yeni deneyimliyorum. Beni, küstüğüm temiz sokaklarla barıştıran bir benlik var, sırtımı dönerek ihanet ettiğim inançlarıma yalnızca varlığıyla beni sığındıran “bir” var, bir akciğer, bir dalak, bir mide, beyin. Yaratılanın, en az benim kadar kusursuz ve kusurlu yaratılanın, ne pahasına bir gücü olabilir ki beni, ahlarımdan, yüklerimden, seyrek sabahlarımdan kurtarmış olsun? Bu ancak bizi seçen bir yazgının maharetinden ibaret olabilir. İdrakım yerinde, ruhum yorgun ve matemli, sağımdan vazgeçmiş bir bedenle devam ediyorum yaşamıma, seçtik ve seçildik bir sabah, sakin ve hırçın akşamlara. Beni ona götüren her seçimime, ondaki tercümeye lüzumsuz muhabbetime, tehlikeye, güvene, tesellinin en derin katmanına, tüm mide bulantılarıma, baş ağrılarıma, saadetime, anlamak ve anlaşılmak üzere olan çabalarıma, karşılıksızlarıma, örttüklerime ve gizlediklerime, beni, bana geri verene, yazgıma duyduğum minnetin sınırı, onunla tanıştığım çöl kadar uçsuz bucaksız sanırım. Arkamda ayak izlerimi dahi göremeyeceğim kadar yol gittiğim o çölde, gerçekliğinden şüpheye düştüğüm vaha, şu zamanıma kadar yaşadığım her şeyden daha gerçekti. Ulaşmak için döktüğüm terler beni ıslatmamıştı, adımlarım kuma doğru çekilirken o, batmama izin vermemişti, yönümü bilmeden yürüdüğüm soğuk sonsuzlukta bana, onu göstererek vahayı bir pusula kılmıştı. Beni, bana rağmen o vahaya ulaştırmış, kana kana içtiğim suyla hayata dönmemi sağlamıştı ve şimdi de bana, sudan değil, kendisinden medet ummam gerektiği idrakını tattırmıştı. Birleştiren ve bizi farklı dünyalarda dahi dost kılan, birbirimizden bizi sakınmayan her şeye; minnet.
메타데이터
- post_id
- cac81be7b045
- slug
- mektubun-ardından-gelen-minnet-cac81be7b045
- url
- https://medium.com/@naille/mektubun-ard%C4%B1ndan-gelen-minnet-cac81be7b045
- canonical_url
- https://medium.com/@naille/mektubun-ard%C4%B1ndan-gelen-minnet-cac81be7b045
- author_url
- https://medium.com/@naille
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-23 06:04:55