Hür Kalmanın Çilesi
Olabilecek şeylerin en kötüsü olmuştu. Artık hürdüm. — A. Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Hür Kalmanın Çilesi
Olabilecek şeylerin en kötüsü olmuştu. Artık hürdüm. — A. Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Hür kalmak, çok pozitif geliyor kulağa değil mi?
Arapça ḥrr kökünden gelen ḥurr حُرّ “salınmış, azat edilmiş, köle olmayan” sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Nişanyan Sözlük)
Salınmış — Azat Edilmiş — Köle Olmayan… Her birinin anlamı farklı ve ayrı ayrı değerlendirilebilir; fakat ben bu yazımda bunlardan ziyade; neden bahsetmek istediğimi hür kalmak ile değil; tersi ile açıklamak isterim. A. Hamdi Tanpınar özgür bir zihne ulaşabilmenin azabından bahseder.
Photo by DESIGNECOLOGIST on Unsplash
Yazının tamamına erişemiyorsanız, buradan ulaşabilirsiniz.
Bu azabın en başından başlayıp, hür olmamanın rahatlığından çıkarak, hür kalmanın çilesine nasıl ulaşabiliriz?
Bunu, Kanadalı Psikiyatrist Eric Berne’nün kurduğu Transaksiyonel Analiz kuramının üzerine geliştirerek koyan, Transaksiyonel Analist Stephen Karpman’ın Drama Üçgeni ile açıklayayım. Bu drama üçgeninde, üç farklı zihin yapısı yatar. Bu üç farklı zihin yapısı, hür olmayan zihinlerdir. Bu hür olmayan rahat zihinleri şöyle açıklayayım:
Birincisi; Kurtarıcı:
Bu insanlar, etraflarındaki ilgiye ya da yardıma ihtiyacı olan kişilerle ilgilenirler. Onlara sağladıkları rahatlık ile kendi vicdanlarını rahatlatırlar. Bu özgür olmayan zihinler, başkalarının rahatlıklarını sağlayarak rahatlattıkları vicdanları ile hayatlarını idame ederler. Bunlar çoğunlukla başkalarının kurtarıcılarıdır fakat kendilerini ihmal ederler. Bu da kendi sorumluluklarından “feragat” ederek, başkalarının sorumluluğunu alan kişilerdir. Kendilerine hiçbir zaman vakit gelmez. Fakat bu durumlarından memnunlardır. Bu da onları hayatta kurtarıcı rolünden çıkarmaz. Bu kişilerin ebeveynleri genelde, çocuklarından medet uman kişilerdir. Bu sebeple de çocuklarını birer “kurtarıcı” karakter olarak yetiştirirler. Hayatta mutlaka kurtarıcı karakterler ile karşılaşırız. Yardım isteğini asla geri çeviremeyen, karşı taraftan istek olmasa bile belki de “aşırı ince düşüncesi ile” yardım eden, her daim birilerinin savunucusu olan kişiler tanıyor musunuz?
Buna aslında dinlerdeki peygamberler örnek verilebilir. En belirgin olan Hristiyanlıkta Hz. İsa’nın, insanlığın kurtarıcısı olmasıdır. İnsanlığın kendilerinden medet ummasındansa, peygamberin onları kurtarmasından bahseder.
Photo by Alev Takil on Unsplash
İkincisi; Kurban:
Bu kişiler sürekli mağdur insanlardır. Hayat onların yüzüne pek gülmez ve mağdur olmaktan kurtulamazlar. Kaderleri yenilmek üzerine yazılmıştır. Bu kişilerin ebeveynleri, genellikle özgüvensiz ve başarısız olduğuna inanan çocuklar yetiştirir. Bu çocuklar, büyüdüklerinde de bunu kanıtlarlar ve bir şekilde başarılı olabilirlerse bile; tesadüftür ya da o başarının kesin onlara yaşattığı olumsuz bir tarafı vardır. Bilinçaltına işlenen bu kodlar, hayatları boyunca bu mağduriyetlerini ispatlamak için çalışır. Sizin çevrenizde sürekli kaderin yüzlerine gülmediği, hayatlarından muzdarip, güçsüz, zavallı, çoğunlukla yardıma ihtiyacı olan kişiler var mı?
Photo by Annie Spratt on Unsplash
Üçüncüsü; Suçlayıcı:
Bu kişiler her zaman haklıdır. Kendilerince yolunda gitmeyen her şey için etraflarında şuçlayacak birileri mutlaka vardır. Her zaman üstündürler ve yargılamak onların işidir. Kızgın ve öfkelidirler. Fakat asla kendilerine kızmazlar. Bu kişiler, çocukluklarında ebeveynleri tarafından yeterince suçlanmışlardır ve öğrendiklerini yetişkinliklerinde uygularlar. Etrafta suçlayacak kişiler, olaylar, nesneler her daim vardır onlar için. Her zaman doğru olduklarını düşünen kişiler tanıyor musunuz?
Photo by Maxim Mox on Unsplash
Bu üç rol aslında hepimizde var. Zamana, duruma ve ruh hallerimize göre her bir rolde kendimizi gösterebiliriz. Bu zihin yapıları, yetiştirilme tarzımızla yakından ilgili olmakla beraber; ebeveynlerimizi suçlayamayız. Nesillerdir aktarılan doğru-yanlış normlarla beraber kuşaklar boyu ilerleyen bir süreçtir. Her aktarımda gelişme gösterebilirsek, belki de insanoğlu en iyi haline nesiller sonunda ulaşacaktır, kim bilir!
Kurtarıcı, kendine yetemediği için ya da birilerinin yardımına yetemediği için kurban ya da suçlayıcı olabilir. Kurban, canına tak ettiği zaman suçlayıcı ya da kurtarıcı olabilir. Suçlayıcı ise, kendi kurban olma durumunu saklamak için girdiği rolden çıkıp, kurban rolüne dönebilir ya da doğruluğunu kanıtlamak için kurtarıcı da olabilir.
Bu roller, bizim yetiştirilme tarzımızla bilinçaltımıza işlenen kodlardır. Doğan Cüceloğlu’nun dediği gibi;
Çocukluk duygularımız anavatanımızdır.
Dolayısıyla, biz o duyguları hayatımızın her zamanında yaşarız. Ona göre eş seçeriz. Çocuğumuzu ona göre yetiştiririz. Bunlar iyi de olsa, kötü de olsa bizim konfor alanımızdır. Kötü olsa bile, bunu çoğunlukla fark etmeyiz bile. Bu duygular her ne olursa olsun, zihnimizin bildiği, aşina olduğu alanlardır.
Zihin bildiği, tanıdığı alanlarda rahattır ve her zaman o alanlarda kalmaya özen gösterir. Bu konfor alanında kalmaya *hür olmamanın rahatlığı diyorum. Çünkü zihin tanımadığı her şeyden korkar ve mümkün mertebe reddeder. Bu da insana acı verir. Bu acı, hür olmaya giden yolun azabıdır. *Tüm bunların farkına varan zihin, hür olmak için daha fazla çaba harcar. Çünkü artık gerçekler su yüzüne çıkmıştır ve bu gerçekler, o zihni hür kalana dek rahat bırakmaz. Burada bahsedilen acı da rahat kalamama durumudur. Zihnin korkularına, reddedişlerine meydan okuma acısıdır. Sonunda bu kalıplarından kurtulan, hür kalabilen zihin artık sorumluluk almaktan kaçamaz.
Başkalarını ya da olayları suçlayamaz; kurban olup da çaresizliği kabul edemez ya da başkalarının kurtarıcısı olup da kendinden ödün veremez. Tüm bunlar da sorumluluk almayı ve o sorumluluğu yerine getirmeyi gerektirir ve bu da işin hür kalma çilesidir. Hür kalan zihin için tüm engeller, kısıtlamalar kalkmıştır artık. Eğer varsa da, bile isteye vardır. Artık bu zihinler yalnızdır ve her işini kendisi halletmek zorundadır. Hür kalan zihinler, kendilerinin ve düşüncelerinin sorumluluklarından kaçamaz, kaçmaz…
Her hafta paylaştığım yazılardan haberdar olmak isterseniz; okur ve yorumlarınızı benimle paylaşmak isterseniz -ki çok mutlu edersiniz beni- takip edip, e-mail listeme üye olabilirsiniz. Bana ulaşmak için; ismimin üzerindeki linki tıklamanız yeterli.
메타데이터
- post_id
- caf53c9b3259
- slug
- hür-kalmanın-çilesi-caf53c9b3259
- url
- https://mediumturkiye.com/h%C3%BCr-kalman%C4%B1n-%C3%A7ilesi-caf53c9b3259
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/h%C3%BCr-kalman%C4%B1n-%C3%A7ilesi-caf53c9b3259
- author_url
- https://medium.com/@ilknuryildiz
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-23 02:20:58