← Back to list

Hristiyan Din Adamları Türkiye’de

Bayramın 4. günü evimize misafir olarak gelen bir Hristiyan Yehova Şahidi. Eşimin bir vesile ile tanışıp bayramda eve davet ettiği Bay…

Feyzadolayman in Türkçe Yayın · 2022-07-15 13:05 · 200 claps · 6.3 min read
#hz-isa #hristiyanlık #atatürk #mehdi #türkçe
Open on Medium ↗

Hristiyan Din Adamları Türkiye’de

Bayramın 4. günü evimize misafir olarak gelen bir Hristiyan Yehova Şahidi. Eşimin bir vesile ile tanışıp bayramda eve davet ettiği Bay Dominik tam bir Allah aşığı ve profesyonel tebliğci. Bunun için fedakârlıklara katlanmış yurdunu ailesini terk edip kilometrelerce uzağa, Türkiye ye gelmiş biri. Türkiye’de 7 yıldır tek başına yaşıyor. Son 4 yıldır hiç ülkesine gitmedi. Tek amacı Hristiyanlığın güzel yönünü (teslis inancını reddediyor) ve tanrının sevgi dolu olduğunu daha fazla insana duyurmak.

Hristiyanlar Hz. İsa'yı dinlesin

Hristiyanlar Hz. İsa'yı dinlesin

Elbette böyle bir amacı ve karşılığında gösterdiği fedakârlığı görünce Eyüp sultan hazretlerini düşünmeden edemedim. İstanbul’un tam da o civarların da ikamet ettiğim için insanların Eyüp sultana nasıl rağbet ettiğini ve muhabbet beslediğini gözlemlemem zor değil. Buralara geldiğim 2013’lü yıllardan beri hep bakarım anlamaya çalışır bazen de sosyal medya hesaplarımda eleştiri yaparım. Şöyle ki: İnsanlarda Eyüp sultanın şahsına teveccüh var. Onun misyonuna, kafa yapısına, tercihlerine ve yaşam biçimine hiç oralı değil. Medine’de doğup büyüyen bir sahabenin kabri neden burada? İstanbul’a neden geldi? Burada neler yaptı? Davası, idealleri neydi? demezler.

Ben, o mübarek zatın kabri başında el açıp “Ya Rabbi şurada yatan mübarek zat hürmetine bana şunu bunu ver” diyemem. İnsanların çok gerisinde durup ibretle seyreder ve “Allah’ım beni Eyüp sultan gibi hicret eden, cihat eden kullarından olmayı nasip et” demeyi yeğlerim.

Dominik beyi görünce tüm bunları yeniden düşündüm. Bu zamanda Allah’ın dini için böyle bir fedakârlık yapmak tabi ki takdir edeceğim bir şey. Kuran’da Allah’ın övdüğü ehli kitap bunlar olsa gerek. Çünkü bunlar tevhide inanan muvahhit Hristiyan.

“Onların hepsi bir değildir. Kitap Ehlinden bir topluluk vardır ki, gece vaktinde ayakta durup Allah’ın ayetlerini okuyarak secdeye kapanırlar.” (Ali İmran suresi 113)

Yehova Şahidi terimini ilk olarak 13- 14 yaşlarımda Emine Şenlikoğlu’nun bir romanında görüp gayretlerine hayran kalmıştım. Yıllar sonra karşımda canlı kanlı görmek beni bayağı heyecanlandırdı. Kafamda biriktirdiğim bütün soruları bir bir ona arz ettim. Bıkmadan usanmadan her soruya düzgün Türkçesiyle cevap verdi.

Sorularımı ve aldığım cevapları burada paylaşmak istiyorum. Umarım sizin içinde ufuk açıcı bir söyleşi olur.

SORULAR VE YANITLAR

SORU: Davet çalışması için herhangi bir gün veya vakit belirliyor musunuz? Ne sıklıkla sokağa çıkıyorsunuz?

CEVAP: Ben şu an çalışmıyorum emekliyim, ailem de olmadığı için her zaman bu faaliyetini icra edebiliyorum ancak bazı arkadaşlarımız hem çalışıp hem de bu faaliyeti yapıyor. Bazı günler bir araya gelip kutsal kitaptan birkaç ayet okuyor, sonra dua edip ikişerli gruplar halinde dağılıyoruz.

SORU: İnsanları neye göre seçiyor, herhangi bir ayrım yapıyor musunuz? Örneğin bu dindar veya dinsiz, başı açık, kapalı veya modern gibi.

CEVAP: Hayır hiç bir şekilde ayrım yapmıyor, her insanı hidayete muhtaç görüyoruz. Ancak bazı stratejilerimiz var elbette. Örneğin 4–5 kişi bir arada oturuyorsa onların yanına gitmiyoruz. Çünkü belki biri ilgilenecek ama diğerleri onun kafasını karıştırıp dinlemesini engelleyecek. Risk alıp dinlenmeyeceğimiz ortama girmiyoruz. O yüzden tek başına oturan insanların yanına gidip bir şekilde onunla dostluk kurup muhabbeti başlatıyoruz.

SORU: İnsanlara yaklaşırken belli bir metodunuz var mı?

CEVAP: Elbette. 11 yaşından beri Yehova şahitleriyle berberim. Birçok konuda eğitildik ve provalar yaptık. İnsanlara yaklaşıp rasgele anlatmıyoruz belli bir disiplin ile usulüne uygun olarak ikna yöntemleri kullanıyoruz. Kendi aramızda sık sık prova yaptığımız için sahada bocalamıyoruz.

SORU: Cinsiyet ayrımı yapıyor musunuz?

CEVAP: Aslında görüşmelerimizde kadın erkek ayırımı yapmıyoruz. Genelde erkeklere erkek kardeşler, kadınlara kadın kardeşler davet yapıyor.

SORU: Konuya ne şekilde giriş yapıyor ve ilk olarak ne anlatıyorsunuz?

CEVAP: Bu tamamen kişinin ihtiyacına göre değişir. Biz yanına gidip ilk olarak selam veriyor, halini hatırını soruyoruz. Yanında eğer bir çocuk varsa çocuktan, aileden bahsediyoruz veya yanında bir evcil hayvan varsa kutsal kitabın hayvanlara bakışını anlatıyoruz. Üzgün, mutsuz biriyse veya borçlarından bahsediyorsa o konudan giriş yapıyoruz. Kısaca ihtiyacını belirleyip o noktadan davetimizi başlatıyor ve sonuç olarak kutsal kitapta geçen güzellikleri anlatıyoruz.

SORU: Müslüman tebliğcilerde gördüğünüz eksiklikler var mı? Hiç böyle bir Müslümanla karşılaştınız mı?

CEVAP: Evet, bir seferinde otobüste gidiyordum. Sakallı, cübbeli bir adam bindi ve yüksek bir ses tonuyla herkese hitap ederek Allah, ahiret, cennet, cehennem kelimelerinden birkaç konu anlatıp, otobüsten indi. Türkiye’ye yeni gelmiştim dediklerinin hepsini anlamadım, ana temalar bunlardı. Ancak doğrusu hiç ikna edici değildi. Aksine üslubu ve tavırlarıyla beni ürküttü. Etrafıma baktım kimse söylenenleri kaale almış görünmüyordu.

SORU: İnsanlara yaptığınız davetlerde en temel amacınız, vermek istediğiniz en temel mesaj ne? Bunca fedakârlığa karşılık nihai olarak nasıl bir sonuç bekliyorsunuz? İnsanları tam olarak neye veya nereye davet ediyorsunuz?

CEVAP: Dünyanın son döneminde yaşıyoruz, kötülükler çığ gibi büyüdü, insanlar umutsuz, çaresiz onlara Hz. İsa’nın yeniden gelip gökyüzünden dünyayı yöneteceğini, mutlu, huzurlu bir dünyanın yakın olduğunu anlatıyoruz. Yani temelde insanlara müjde verme amacıyla davet gerçekleştiriyoruz.

Bu son soruydu. Son ama en çarpıcı bulduğum cevap oldu. Böyle bir cevap beklemiyordum. Şaşkınlık ve hayretler içinde gözlerim fırladı. Çünkü farklı gibi görünsek te aynı amaca hizmet etmiş oluyorduk. Zira İslamiyet’te Mehdi inancı var. Mehdi, ahir zamanda gelecek Hz İsa ile birlik olup, dünyayı yeniden huzura, mutluluğa erişmesine vesile olacak büyük zat. Bizler Mehdi’ye onlar Mesih’e zemin hazırlıyor, dünyanın geleceği için çok güzel umutlar besliyor. Allah’ın (Yehova’nın) şahitliğini yapıyorlar.

(Havârîler:) Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve Peygamber’e uyduk. Şimdi bizi (birliğini ve peygamberlerini tasdik eden) şahitlerden yaz, dediler. (Âl-i İmrân Sûresi, 53)


Karşılıklı birbirimizi daha iyi anlamanın ve birçok şeyin sandığımız gibi olmadığını görmenin huzurunu yaşadık. Bay Dominik Müslüman Türk aile yapısını çok beğendi. Çocuklarımızın ismi de ayrıca dikkatini çekti (Fatih, Muhammed, Meryem, İsa Berk). Türk mutfağına hayranlığını ve ev yemeklerine duyduğu özlemi ifade etti. Kutsal kitaptan birkaç ayet okuyup üzerinde mütalaa ederek karşılıklı memnun kalmış biçimde ayrıldık.

Vatanından uzakta dininin güzelliklerini insanlığa duyurmak için tek başına yaşıyor ve ileri yaşına rağmen olağanüstü gayret gösteriyordu. Çoğu insanın emekli olup köyüne dönmeyi hayal ettiği yaşta farklı ülkelere gidip (15 yıl Afrika’da durup oradan Türkiye’ye gelmiş) oranın dilini ve kültürünü öğrenmek, hayat şartlarına adapte olmak elbette yüksek ideal ve misyon gerektirir.

HRİSTİYANLAR İLE BİRLEŞİRSEK GÜÇLENİRİZ AYRILIRSAK ZAYIF DÜŞERİZ

Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlûp (yenilmiş) olan İsevîlik (hristiyan) ve İslâmiyet, ittihad (birleşme) neticesinde dinsizlik cereyanına galebe (karşı koyup) edip dağıtacak istidadında (yetkinlik) iken, âlem-i semâvâtta (gökyüzünde) cism-i beşerîsiyle bulunan şahs-ı İsâ Aleyhisselâm, o din-i hak cereyanının başına geçeceğini, bir Muhbir-i Sadık (güvenilir haberci, peygamberimiz), bir Kadîr-i Külli Şeyin (yüce Allah’ın) vaadine istinad ederek (dayanarak) haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır. Madem Kadîr-i Külli Şey vaad etmiş, elbette yapacaktır. (Bediüzzaman Sait Nursi Mektubat, 15. Mektup)

(bk. Nisâ Sûresi, 4:159. Ayrıca bk. Buhârî, Enbiyâ, 49; Müslim, Îmân, 242–247; Tirmizî, Fiten, 62; Müsned, 4:226.)

Böyle muazzam bir güç elimizde varken kendi dinimiz arasında dahi dağılıp parçalanmak mezheplere, meşreplere, cemaat ve tarikatlara ayrılmak zulmün devamına en büyük destektir. Birlik olmamak deccale yardım etmektir. Şu dağınık halimizle akan her damla kandan, her acı dolu feryattan sorumlu oluyoruz.

Bu bilinçle hareket ederek “Rabbim Allah” diyen (Allah’ın varlığını ve birliğini tasdik eden) hiç kimseyi ayırt etmeden; dini, mezhebi, şeyhi nedir? diye bakmadan, ortak amaç doğrultusunda birleşip hedefe kilitlenmeliyiz. Hedef ise, Allah’ı inkâr eden dinsiz ideolojiler ve Allah ile insanları aldatan, dini istismar eden münafık güruhtur. Dinsizlik ve nifak… Biri diğerinden daha az tehlikeli değil.

Bu noktada Kuran’ın açık emrini göz ardı edemeyiz:

De ki: “Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (ortak olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah’ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim.”…(Al-i İmran Suresi, 64)

İYİLERİN İTTİFATI KÖTÜLERİN TUZAĞINI BOZAR

Kuran’da bir gerçek daha müjdelenmiştir: Kötülerin düzenleri, kurdukları tuzaklar ne kadar büyük gibi görünse de harcadıkları çabalar boşa gidecek, sonuç vermeyecektir. Kötülük ve ahlaksızlığı örgütleyenlerin tasarladıkları, kendi başlarına geçecek, aleyhlerine dönecektir. Bu gerçek bazı ayetlerde şöyle haber verilmiştir:

Gerçek şu ki, onlar hileli-düzenler kurdular. Oysa onların düzenleri, dağları yerlerinden oynatacak da olsa, Allah Katında onlara hazırlanmış düzen (kötü bir karşılık) vardır. Allah’ı, sakın elçilerine verdiği sözden dönen sanma. Gerçekten Allah azizdir, intikam sahibidir. (İbrahim Suresi, 46–47)

Müslüman, Hristiyan veya Musevi olsunlar, tüm inananlara düşen görev açıktır: Yukarıdaki gerçekleri unutmadan, barışın, huzurun, refahın, güzel ahlakın, iyiliğin, mutluluğun, güvenliğin hâkim olduğu toplumlarda yaşamak için el ele vermek. Böyle asil bir amaç uğrunda birlik ve beraberlik içinde hareket edersek, Allah bizleri başarılı kılacaktır. İman eden her Hristiyan, her Müslüman, her Musevi bu doğrultuda elinden gelen tüm çabayı göstermekle mükelleftir.

Museviler, Hristiyanlar ve Müslümanlar aralarındaki tarihsel sorunlara, ön yargılara, yanlış anlamalara veya taassuba dayanan tartışmalara ve çekişmelere tamamen son vermelidirler. Kaybedilecek tek bir gün dahi olmadığı unutulmamalıdır. Her üç dinin mensupları da birbirlerine anlayış ve sevgi içinde yaklaşmalıdır. Önemli olan, farklılıkları değil ortak noktaları gündeme getirmek, zorlaştırıcı değil kolaylaştırıcı, yıkıcı değil yapıcı, engelleyici değil yardımcı, ayırıcı değil tamamlayıcı, bölücü değil birleştirici olmaktır.

HZ. İSA’NIN İNİŞİ VE HZ. MEHDİ’NİN ORTAYA ÇIKIŞI ÇOK YAKIN

Hadislerde bildirilen çok önemli bir gerçek var, Hz. İsa (as)’ın yeryüzüne dönüşü ve Hz Mehdi’nin zuhuruyla birlikte “altınçağ” olarak adlandırılan bir dönemin başlayacağıdır.

ALTINÇAĞ: Bolluk, huzur, barış, mutluluk, zenginlik ve rahatlık ortamının hakim olacağı; sanat, tıp, haberleşme, üretim, ulaşım ve bunun gibi hayatın tüm alanlarında dünya tarihinde yaşanmamış gelişmelerin görüleceği; güzel ahlakın tam anlamıyla yaşanacağı bir çağ olacaktır. Bu dönem hadislerde şöyle tarif edilmiştir:

… Mal da o kadar çoğalacaktır ki, hiçbir kimse mal kabul etmeyecektir. Süneni ibni mace, 10/340

Kabın su ile dolduğu gibi yeryüzü din birliği ile dolacak. Allah’tan başkasına tapılmayacak. Harp, kavga namına hiçbir şey kalmayacak… Yeryüzü gümüş sofrası gibi olacak. Bitkisini Adem’in zamanındaki gibi bitirecek. Bir salkım üzümle bir nefer doyacak. Bir grup insan tek narla doyacak. Bir öküzün fiyatı şu kadar olacak, bir kaç dirhemle bir at satın alınacak. (Büyük hadis külliyati, Rudanı 5. cilt s. 370,372)


Beni diğer sosyal medya hesaplarından takip edebilir, öneri ve dileklerinizi iletebilirsiniz.

E-posta: feyzadolayman@gmail.com

https://www.instagram.com/feyzadolayman/

https://www.youtube.com/results?search_query=feyza+dolayman

https://twitter.com/feyzadolayman

https://www.tiktok.com/@feyzadolayman

https://www.linkedin.com/in/feyza-%C3%B6zel-dolayman-b7737611a/


메타데이터
post_id
cb9eee8787c
slug
hri̇sti̇yan-di̇n-adamlari-türki̇yede-cb9eee8787c
url
https://medium.com/t%C3%BCrkiye/hri%CC%87sti%CC%87yan-di%CC%87n-adamlari-t%C3%BCrki%CC%87yede-cb9eee8787c
canonical_url
https://medium.com/t%C3%BCrkiye/hri%CC%87sti%CC%87yan-di%CC%87n-adamlari-t%C3%BCrki%CC%87yede-cb9eee8787c
author_url
https://medium.com/@feyzadolayman
status
ok
fetched_at
2026-07-26 21:01:39