Kendin Olmak Adına Bir Yazı
Bu yazıda kendin olmak üzerine bir şeylerden bahsedeceğim. Bu hayatta dert edindiğim pek çok şey var. Hayat hiçbir şekilde dümdüz…
Kendin Olmak Adına Bir Yazı

Ben kimim
Bu yazıda kendin olmak üzerine bir şeylerden bahsedeceğim. Bu hayatta dert edindiğim pek çok şey var. Hayat hiçbir şekilde dümdüz ilerlemiyor. İnişlerle çıkışlarla bir yolu devam ettirip gidiyorsun. Her ne kadar geçmişte bir çok şeyi başarmış bir insan olsan da bu başarıdan gelen haz ve mutluluk bir yere kadar devam ediyor. Bir şeyi elde ettikten sonra gelen sevinç ve mutluluk bir süre sonra yerini alışkanlığa bırakıyor. Ve farklı kaygılar ve endişelerle hayatına devam ediyorsun.
İnsanın içindeki ilerleme kaygısı, memnuniyetsiz, yetersizlik, daha ne yapabilirim arzusu sürüp gidiyor. Aslında bunların da bomboş kaygılar olduğunu düşündükçe görüyorsun. Yani bu hayatta bir insan bir ağaç gibi var olamaz mı?
Bir ağaç önce filizleniyor, büyüyor, meyve veriyor, yaprak döküyor, kışın kuruyor, bahar gelince tekrar filizleniyor, son baharda yeniden yaprak döküyor ve bu döngü bu şekilde sürüp gidiyor. Yani bir insan bir ağaç gibi telaşsız ve sakince kendi hikayesini yazamaz mı? Hayata dair bu kaygılarımız, endişelerimiz, korkularımız neden?
Sanki tutunduğu son dal elinden alınmış gibi insanın içindeki huzursuzluk, endişe ve telaş hali nedendir? Bir ağaç gibi var olmak, sessiz sakin ve telaşsızca görevlerini yerine getiriyorlar ve bu bir döngü halinde sürüp gidiyor. Aynı bahçenizde, parkınızda, yol kenarında bulunan o ağaç gibi sakin ve telaşsızca görevlerini yerine getirmek, yapmak istediklerini yapmak ve hayatına devam etmek.
AMA böyle olmuyor değil mi?

İnsan bir keşmekeşin içerisinde hayatını sürdürüp gidebiliyor. Geçim telaşı, başarılı olma arzusu, yerine getirilmesi gereken görevler, aile- arkadaşlar, sevgili- eş dost ilişkileri derken bir girdabın içinde kaybolup gidiyoruz.
Peki nedir bu hayatı daha telaşsızca ve derinden yaşamanın sırrı. Gündelik telaşlara kapılmadan ancak bilinçli bir varoluşla var olmanın yolu nedir? Nedir bizi biz yapan gerçeklerin idrakine varmanın sırrı?
Maalesef bu dünyada kaygısız, telaşsız bir hayat yaşamak pek de mümkün görünmüyor. Ancak bu kaygıları en normal seviyeye çekmenin yolları mevcut olmalı.
Belki de diyeceksiniz ki telaşlar, kaygılar da insanı harekete geçirir. Acı insanı diri tutar diyebilirsiniz. Ancak bu yanlış bir önermenin savunusu olabilir. Öldürmeyen acı güçlendirmez, bana göre süründürür. Bu hayatta bir şekilde kötülüklere maruz kalmışsınızdır, üstesinden gelmişsinizdir bir şekilde. Ancak kimse bu şekilde eğitilmenin en iyi yol olacağını iddia etmesin. Acının insanı güçlendireceği, daha iyi yapacağı, insanın acılarla, telaşlarla, kaygılarla büyüyeceğini iddia etmesin. Acı çoğu zaman insanı ezer, mutsuzlaştırır, kalbinde yaralar bırakır, insanlara karşı güvenini yerle bir eder, yaşama sevincini yok eder, azaltır.
Başa gelen çekilir, yapacak bir şey yoktur. Ancak kimse acı güzellemesi yapmamalı, acının sihri, şifası ve potansiyelimizi açığa çıkarma ihtimalinden bahsetmesin. Bu dünyada ne gelecekse başımıza, güzellikle, hayırla, şifayla gelsin. Burada çiğ bir kolaycılıktan bahsetmiyorum. Hayatta bir şeyleri elde etmek için sabır ve emekle çabalamak gerekiyor orası ayrı.
Bu yazı da şimdilik bu şekilde olsun.
메타데이터
- post_id
- cf2dd76b2a52
- slug
- kendin-olmak-adına-bir-yazı-cf2dd76b2a52
- url
- https://medium.com/@ayseguler/kendin-olmak-ad%C4%B1na-bir-yaz%C4%B1-cf2dd76b2a52
- canonical_url
- https://medium.com/@ayseguler/kendin-olmak-ad%C4%B1na-bir-yaz%C4%B1-cf2dd76b2a52
- author_url
- https://medium.com/@ayseguler
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-08-21 06:59:49