← Back to list

ABD ve İsrail’in İran’a Saldırısı: “Önleyici Özsavunma” Doktrini ve Egemenliğin İhlali

Modern uluslararası hukuk düzeni, 1945 sonrası “güçlünün haklı olduğu” bir dünyadan “haklının güçlü olduğu” bir dünyaya geçiş iddiasıyla…

Furkan Kesen · 2026-02-28 17:18 · 1 claps · 2.4 min read
#uluslararası-hukuk #i̇nsan-hakları #jeopolitik #ulusal-egemenlik #ortadoğu
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🧘 · Spirituality

ABD ve İsrail’in İran’a Saldırısı: “Önleyici Özsavunma” Doktrini ve Egemenliğin İhlali

Modern uluslararası hukuk düzeni, 1945 sonrası “güçlünün haklı olduğu” bir dünyadan “haklının güçlü olduğu” bir dünyaya geçiş iddiasıyla inşa edilmiştir. Ancak bugün ABD ve İsrail’in İran topraklarına yönelik gerçekleştirdikleri askeri müdahaleler ve bu müdahalelerin “önleyici saldırı” (preemptive strike) olarak ambalajlanması, bu hukuki mimarinin temellerini yok saymak demektir. Bir hukukçu gözünden, karşımızdaki tablo sadece bölgesel bir çatışma değil; Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın sistematik olarak kadük bırakılması girişimidir.

1. BM Şartı Madde 51 ve Özsavunma Sınırı: İstisna Kuralı Yutar mı?

Uluslararası hukukun emredici kurallarından (jus cogens) biris, devletlerin birbirlerine karşı kuvvet kullanmasının yasak olmasıdır. Bu kuralın yegane istisnası, BM Şartı’nın 51. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hakkıdır. Ancak bu hak, ucu açık bırakılmış bir çek değildir. Maddenin lafzı açıktır: “Bir silahlı saldırı meydana geldiği takdirde…”

İsrail ve ABD’nin öne sürdüğü “önleyici saldırı” kavramı, henüz gerçekleşmemiş, birtakım istihbaratlara dayanan spekülatif tehditleri temel alır. Oysa hukuk literatüründe mihenk taşı kabul edilen 1837 Caroline İlkeleri, meşru müdafaanın sınırlarını net çiziyor: Tehdit “ani, ezici, başka bir seçenek bırakmayan ve tartışmaya vakit tanımayan” bir boyutta olmalıdır. Bugün İran’a yönelik saldırılarda bu hukuki eşiğin aşıldığına dair somut, objektif ve uluslararası denetime açık hiçbir kanıt sunulmamıştır. Dolayısıyla bu eylemler özsavunma değil, uluslararası ceza hukukunda tanımlanan bir “saldırı suçu” (crime of aggression) niteliğindedir.

2. “Rogue State” (Haydut Devlet) Literatürü ve Hukuki Belirsizlik

Batı retoriği, müdahalelerini meşrulaştırmak için sık sık “haydut devlet” veya “şer ekseni” gibi hukuki karşılığı olmayan siyasi terimlere başvurur. Ancak hukuk, devletleri rejimlerin niteliğine veya ideolojik yönelimlerine göre sınıflandırmaz. Uluslararası hukukta “Devletlerin Egemen Eşitliği” ilkesi esastır.

İran’daki mevcut siyasi iktidarın (Molla rejimi) antidemokratik yapısı, insan hakları ihlalleri veya sivil özgürlükleri kısıtlayıcı uygulamaları, hiçbir devlete o ülkenin toprak bütünlüğünü ihlal etme yetkisi vermez. Bir halkın kendi yönetimiyle olan hesabı, o halkın ülkesinin iç işleyişine dairdir. Westphalia düzeninden beri gelen “iç işlerine karışmama” ilkesi, füzelerle ihraç edilmeye çalışılan “demokrasi” paketlerinden daha kadim ve hukukidir. Eğer bir rejimin niteliği dış müdahale için yeterli bir sebep olarak kabul edilirse, bu durum uluslararası sistemi bir “orman kanunu”na geri döndürür.

3. Kuvvet Kullanımı ve Orantılılık İlkesinin İhlali

Hukuki bir müdahalenin (eğer meşruiyet zemini varsa bile) uyması gereken iki temel ilke vardır: Zaruret (Necessity) ve Orantılılık (Proportionality). İran örneğinde, diplomatik yolların tüketilmediği, nükleer müzakerelerin (JCPOA) tek taraflı feshedildiği bir iklimde askeri seçeneklere başvurmak, “zaruret” ilkesini sakatlar. Sivil altyapının veya askeri tesislerin yoğun bombardımana tutulması ise “orantılılık” ilkesini yok saymaktadır.

Uluslararası insancıl hukuk açısından bakıldığında, bu tür “cezalandırıcı” saldırıların sivil halk üzerindeki ikincil etkileri (elektrik kesintileri, sağlık hizmetlerine erişim sorunu, ekonomik çöküş), saldırgan devletlerin hukuki sorumluluğunu daha da ağırlaştırmaktadır.

4. Uluslararası Güvenlik Konseyi’nin Çifte Standart Uygulamaları

BM Güvenlik Konseyi’nin, daimi üyelerinin veto yetkisi nedeniyle bu tür açık hukuk ihlallerine karşı sessiz kalması, hukukun siyasallaşmasının en somut örneğidir. İsrail’in bölgedeki nükleer kapasitesi görmezden gelinirken, İran’ın potansiyel nükleer tehdit iddiasıyla bombalanması, hukukun evrenselliği ilkesine aykırıdır. Hukuk, sadece “hasımlar” için işletilen bir sopa değil, herkes için bağlayıcılığı bulunan kurallar bütünüdür, veya öyle olmalıdır.

Sonuç

Bugün “önleyici saldırı” kılıfı ilk kez kullanılmıyor ve bu operasyonlar, küresel barışın değil, neo-kolonyal bir genişlemeciliğin ürünüdür. Mesele, İsrail’in bölgede rahat rahat at koşturması ve İsrail’in rakipsiz bırakılmasıdır. Bir hukukçu olarak altını çizmek gerekir ki; İran halkının kendi geleceğini tayin etme hakkı, ne mevcut otoriter rejimin baskısına ne de Batı’nın “özgürleştirici” füzelerine kurban edilmemelidir.

Gerçek bir hukuk devleti ve uluslararası toplum vizyonu; işgalin adını “önleme”, haydutluğun adını “demokrasi götürme” koyan bu dil oyunlarını reddetmekle başlar. Saldırı altında bulunan sadece Tahran ya da İsfahan değildir; saldırı altındaki, II. DÜnya Savaşı’ndan bu yana binbir emekle inşa edilmiş küresel hukuk düzenidir. Kuralların sadece güçsüzlere uygulandığı bir sistemde, hukuktan söz edilemez; sadece iradeden ve silahtan söz edilebilir.

Son Not:

İsrail ve ABD saldırılarına İran gecikmeden yanıt vermeye başladı. Körfez’deki ABD askeri üslerine yönelik karşı saldırıları sürüyor. Ayrıca, İran’nın maruz kaldığı saldırılara karşı tüm NATO üsleri İran açısından meşru hedef halini almış durumda. Bu meşru hedefler arasında Türkiye’deki NATO üsleri de yer alıyor olabilir.


메타데이터
post_id
d2bccd7c1451
slug
abd-ve-i̇srailin-i̇ran-a-saldırısı-önleyici-özsavunma-doktrini-ve-egemenliğin-i̇hlali-d2bccd7c1451
url
https://medium.com/@M.furkankesen/abd-ve-i%CC%87srailin-i%CC%87ran-a-sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1-%C3%B6nleyici-%C3%B6zsavunma-doktrini-ve-egemenli%C4%9Fin-i%CC%87hlali-d2bccd7c1451
canonical_url
https://medium.com/@M.furkankesen/abd-ve-i%CC%87srailin-i%CC%87ran-a-sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1-%C3%B6nleyici-%C3%B6zsavunma-doktrini-ve-egemenli%C4%9Fin-i%CC%87hlali-d2bccd7c1451
author_url
https://medium.com/@M.furkankesen
status
ok
fetched_at
2026-08-22 00:10:14