PMP Sınavını Geçtim. Asıl Sınav Sonra Başladı.
Açık sekmeler arasında fark ettiğim şeyler…
PMP Sınavını Geçtim. Asıl Sınav Sonra Başladı.
Açık sekmeler arasında fark ettiğim şeyler…

PMP sertifikamı aldığımda oldukça gururluydum.
O kadar hazırlık, eğitim, sınav, doküman, süreç…
Artık resmi olarak proje yönetebileceğimi kanıtlayan bir sertifikam vardı.
Sonra anne oldum ve çok geçmeden fark ettim ki PMP aslında bir sertifika değilmiş.
Ön hazırlık eğitimiymiş, asıl sınav daha yeni başlıyormuş.
Dınınınıııııımmm…
Çünkü proje yönetiminde öğrendiğimiz her şey annelikte mevcut.
Risk yönetimi, zaman yönetimi, paydaş yönetimi, kriz yönetimi, kaynak yönetimi…
Hatta değişiklik yönetimi bile var.
Sadece PMP kitaplarında bu konu biraz farklı anlatılıyor.
Örneğin Change Request bölümünde:
“Çocuk bugün makarna yerine sadece yoğurt yemek istiyor.” gibi bir örnek göremedim.
Bence bir sonraki baskıya eklenmeli.
İki çocuğun yaşları birbirine yakınsa olay biraz daha profesyonel seviyeye ulaşıyor.
Birine sarılıyorsunuz, diğeri kayıt altına alıyor.
Birine aferin diyorsunuz, diğeri karşılaştırma raporunu hazırlıyor.
Birine iki dakika fazla kitap okuyorsunuz, diğeri KPI takibine başlıyor.
Kendimi bazen 7/24 çalışan bir performans değerlendirme sisteminin içindeymişim gibi hissediyorum.
Üstelik geri bildirimi yıllık değil, anlık alıyorsunuz.
Oldukça anlık.
Hatta çok anlık.
Bir de paydaş yönetimi kısmı var.
İş hayatında paydaş analizi yapıyoruz.
Kim etkilenir?
Kim destekler?
Kim itiraz edebilir?
Evde ise paydaş analizi biraz daha kapsamlı.
Çocuklar.
Eş.
Öğretmen.
Diğer veliler.
Peluş ayı ve herhangi bir sebeple o gün vazgeçilmez ilan edilen kırmızı araba.
Bazı paydaşların etkisi beklediğinizden çok daha yüksek olabiliyor.
İşin görünmeyen tarafı ise belki de en zor kısmı.
Çocukların yemek yemesi, hazırlanması, kreşe yetişmesi işin görünen tarafı.
Bir de görünmeyen proje yönetimi var.
Ne yiyecekleri, ne giyecekleri.
Hangi kursun onlar için daha uygun olduğu.
Bakıcı mı, farklı bir çözüm mü gerektiği.
Hangi alışkanlığı ne zaman kazandırmanın doğru olduğu.
Hangi davranışın normal gelişim sürecinin bir parçası olduğu.
Hangisine müdahale edilmesi gerektiği, sonuçta karşımızdaki kaç yaşında olursa olsun bir “birey”.
Sürekli analizler, kararlar, yeniden planlamalar ve niceleri.
Bir örnek vereyim.
“Saat 07.30.
Gece boyunca defalarca bölünmüş bir uykudan kalkmışsınız.
Bir çocuğunuz kahvaltıda mavi kaşığı istiyor, diğeri de aynı kaşığı.
Çocukları hazırlayıp sevgi dolu bir şekilde kreşe bırakmanız gerekiyor ki 09.00'daki toplantınıza yetişebilesiniz.
Sonra toplantıya giriyorsunuz.
Ve sanki sabah hiçbir şey yaşanmamış gibi…
Odaklı, planlı, profesyonel.”
Hayatınızın paralelinde başka bir evren yaşanmıyormuş gibi.
Evdeki diğer ev işlerinden bahsetmeyeceğim şuan ama siz bir de bu döngüye onları da dahil edin.
İşte teoriden pratiğe tam olarak burada geçiyorsunuz.
Hem de oldukça hızlı bir şekilde.
Risk yönetimi deseniz…
Bir evden çıkış hazırlığında:
“Ortam şu an gereğinden fazla sessiz.”
Bu bir risktir.
“Kardeşi oyuncağını aldı ama abisi henüz tepki vermedi.”
Bu çok büyük bir risktir.
Henüz gerçekleşmemiş olabilir ama ufukta görünüyordur.
PMP eğitimlerinde contingency plan öğretiyorlar.
Benim contingency planlarım ise biraz farklı.
Yedek tişört.
Yedek su.
Yedek atıştırmalık.
Yedek oyuncak.
Yedeğin yedeği.
Taşıdıklarıma inanamıyorum.
Hatta bazı günler kendimi küçük çaplı bir Kavimler Göçü lideri gibi hissediyorum.
Ama işin ilginç yanı şu:
Çocuklardan sonra proje yönetimine bakışım gerçekten değişti.
Eskiden başarılı proje yönetimini planlarda, görev takibinde, takvimlerde arıyordum.
Şimdi insanlarda arıyorum.
Çünkü hiçbir proje planı, yorulmuş bir insanı motive edemiyor.
Hiçbir Gantt şeması, kendini anlaşılmamış hisseden birini rahatlatmıyor.
Hiçbir durum raporu güvenin yerini tutmuyor.
Üstelik çocuklar bana empati konusunda hiçbir eğitimde öğrenemeyeceğim şeyler öğretti.
Eskiden birinin neden öyle davrandığını anlamaya çalışırdım.
Şimdi ilk olarak şunu düşünüyorum:
“Acaba bugün onun günü nasıl geçti?”
Çünkü bazen yorgunluk öfke gibi görünür.
Bazen korku inatçılık gibi görünür.
Bazen anlaşılmama hissi huysuzluk gibi görünür.
Bunu çocuklarda fark ettikçe, onlar için okudukça yetişkinlere bakışım da değişti.
Galiba birçok insanın içinde biraz yorgunluk, biraz korku ve biraz da anlaşılma ihtiyacı var.
Annelik bana insanların çoğu zaman çözüme değil, önce anlaşılmaya ihtiyaç duyduğunu öğretti.
—
Yönettiğim en büyük bütçe değil, en büyük ekip değil.
En karmaşık paydaş yapısı konusunda ise emin değilim.
Ama kesinlikle en yüksek öncelikli projem.
Üstelik kapanış toplantısı da yok.
Sürekli yeni sürümler yayınlanıyor.
Release notları paylaşılmıyor.
Dokümantasyon yok.
Kapsam her gün değişiyor.
Change request sayısı oldukça fazla.
Deadline belli değil.
Ama proje inanılmaz güzel ilerliyor.
Ve dürüst olmak gerekirse…
Bu proje şimdiye kadar yönettiklerimin en zoru.
Ama aynı zamanda en en en güzeli, en en en keyiflisi.
Gün sonunda benim için bu projenin başarı kriterleri ise çok basit:
Mutlu, keyifli ve huzurlu bireyler olmaları.
Çocuklarım bana proje yönetmeyi öğretmedi.
Ama proje yönetiminin aslında insan yönetimi de değil, insanı anlamaya çalışmak olduğunu öğretti.
PMP buna “empati” diyor olabilir, anneler ise daha çok: “Anneler her şeyi bilir.”
PMP’ye hazırlanan, PMP almış ya da almayı düşünen tüm annelere…
İlgiyle… 💙🩵
메타데이터
- post_id
- d303f8c1ddb6
- slug
- pmp-sınavını-geçtim-asıl-sınav-sonra-başladı-d303f8c1ddb6
- url
- https://medium.com/@ilgimeselesi/pmp-s%C4%B1nav%C4%B1n%C4%B1-ge%C3%A7tim-as%C4%B1l-s%C4%B1nav-sonra-ba%C5%9Flad%C4%B1-d303f8c1ddb6
- canonical_url
- https://medium.com/@ilgimeselesi/pmp-s%C4%B1nav%C4%B1n%C4%B1-ge%C3%A7tim-as%C4%B1l-s%C4%B1nav-sonra-ba%C5%9Flad%C4%B1-d303f8c1ddb6
- author_url
- https://medium.com/@ilgimeselesi
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-08-24 23:53:25