Dil büyüdür
🪄 Büyü neden sözle yapılır? Neden büyü animasyonlarında ilginç alfabeler ve rünler/semboller vardır? Çünkü “Dil büyüdür”
Dil büyüdür
Photo by MW on Unsplash
🪄 Büyü neden sözle yapılır? Neden büyü animasyonlarında ilginç alfabeler ve rünler/semboller vardır? Çünkü “Dil büyüdür”
🔠 Dil, semboller ile çalışır. İnsan dilinin en önemli vasıflarından biri türetilmiş ilişkiler ile gerçek bir şeyi sanal olarak sembolize edebilmesidir. Bu sembollerle daha fazla ilişki türetir. İki şeyi birbirine bağlar. Yeni bir şey var eder.
🚸 Büyülü kısmına gelmeden önce sembolleri anlamak gerekir. İsimler ve kelimeler, semboldür. İşaret levhaları, renkler, ışıklar, hepsi birer semboldür. Sembollerin hepsi bir şeyle ilişkilidir ve ona işaret eder. Kuran-ı Kerim Ayetlerden oluşur. Ayet, Arapçada işaret/sembol demektir. Semboller sanaldır, gerçek değildir, ama gerçek olan bir kavramı/olguyu anlatmaya çalışırlar.
Peki dil nasıl bir büyüdür?
- 🍓 Çilek dediğimde, ağzınızda bir tat veya burnunuzda bir koku hissedebilirsiniz. Sanki gerçekte de varmış gibi. Dilin böyle bir gücü vardır, semboller ile gerçek bir şeyi 5 duyu organınıza getirir. Bir nevi onu simüle eder (Dil, bir simülatör yazımda bundan daha detaylı bahsettim)
- 📸 Aynı şekilde Atatürk dediğimde, onun resmi gözünüzün önünde canlanır. Onun görseli aklınıza gelir. Fotoğrafı önünüze getirip size gösteren bir büyü gibi.
- 🌿 Kekik dediğimde, kekiğin kokusu burnunuzda canlanabilir.
- 🖐 Aynı şekilde semboller, diğer 4 duyumuzda yaptığı gibi, dokunsal ve tensel şekillerde canlandırma yapabilir. Aristo’ya göre insanın en üstün duyusu dokunma duyusudur. Yani semboller bize dokunur, bu dokunma ile kaslarımız kasılır veya gevşer, bir masaj gibi. Tabii bunu gözlemlemek için meditasyon veya yogada iyi olmanız gerekir. Örnek vermem gerekirse, sosyal bir stres içeren bir sembol (kelime, cümle), çene kaslarınızın kasılmasına sebep olabilir. (bu arada, “stres” kelimesi Latince’de “kasın kasılması” anlamına geliyor, eğer stresliyseniz, bedeninizde farketmediğiniz bir kas sık sık kasılıyor demektir)
Bu bahsettiklerim dilin büyüsünün 5 duyu organları üzerindeki etkileriydi.
Peki ya gerçekliğimiz?
- 👪 Bir annen çocuğuna “sen çirkinsin” derse, o çocuk bu sözün etkisinden ömür boyu kurtulamayabilir. Ve ömür boyu kendisinin çirkin olduğuna dair inancı yaşar. Çünkü çocukken en savunmasız olduğumuz kişiler, bize en büyük büyüleri yapar.
- 💬 Aynı şekilde insanlar hakkında ifadeleriniz, kullandığınız kelimeler onları sandığınızdan daha fazla etkiler. Çünkü kelimeler bilinçaltının bir ucunda kalır.
- ⚠️ Zihnimizdeki “yetersizsiz, beceremezsin, yapamazsın” diye eleştiren sesi düşün. Ondan kaçma,sadece dikkatle dinle. Bu sesin tonunu, rengini, detaylarını farket. Bu sesi hayatında ilk defa ne zaman duydun? Daha da önemlisi, o ses gerçekten sana mı ait? Yoksa bir zamanlar başkasının mıydı?
- ☠️ Hayvanlar 5 duyu organlarının algıladığı “direkt tehditlerden” korkar. Ama çoğu hayvanın sembollerden, harflerden, kelimelerden ve düşüncelerden korkutuğunu sanmıyorum. İnsan, dilin ürettiği dolaylı tehditlerden düşüncelerden de acı duyar, bu acıyı nörolojik olarak fiziksel acıyla aynı şekilde deneyimler. Dil, sanal bir kara büyü gibi bize acı çektirir, bizi korkutur, bizi stunlar (kitler).
- ⚛️ Bilimsel bir deneyin videosunu izlemiştim. İnsanlara dil yoluyla, bir suyun, kaynar su olduğu söyleniyor ve ellerinin üzerine soğuk su dökülüyor. Ancak hem beyinleri hem bedenleri üzerlerine sıcak su dökülmüş gibi tepki veriyor. Dil, bu güçte bir büyüdür.
Dil-bilimsel farklılıklar
- 🇺🇸 Batı toplumunda Pronouns akımını duymuşsunuzdur. He/She/They gibi kendi istedikleri zamirlerle çağrılabilmeyi belirlemek istemekleriyle alakalıdır.
- 🚻 Cinsiyetçi ayrımcılık ilk dilde başlar. Türkçe yapısını gereği, en az cinsiyetçi dillerden biridir çünkü cinsiyet zamirleri yoktur ve eski İslam öncesi Türk toplumlarında, kadınlarla/erkekler arasında çok ciddi bir ayrımcılık olmadığını görüyoruz. Ancak zamanla, zamirler yoluyla olmasada bu ayrımcı ifadeler Türkçe diline girmiştir.
- 🇹🇷 Türkçenin içinde bulunduğu Ural-Altay dilleri, Hint-Avrupa dillerinde farklı olarak, yüklemi en sonda kullanır. Çünkü nesnelere ve sıfatlara yani detaylara önem vermektedirler. Ve Ural-Altay dilleri kullanan milletler savaşta daha avantajlıdır. Çünkü yüklemden önce daima hedef (nesne, konum) belirlenir. Topçular (isim) Kuzeye (nesne) Ateş edin (Yüklem) . Bir ordu için doğru bir sıralamadır. Ancak mesela İngilizcesine bakalım The cannons (isim) fire to (yüklem) the North (nesne). Topçulardan birinin dalgın olup, hedef belirlemeden ateş etmeye başlaması büyük bir hata olurdu değil mi? Ancak Türkçede yüklemden önce hedefi duymak, bu hatayı engelleyebilirdi. Tabii Türkçe, Korece, Moğolca ve Japoncada bulunan bu özellikler, bu dilleri konuşanları mükemmeliyetçi ve detaycı yapmaktadır. Bazen yavaşlatmak, hareket geçirmekte zorlamaktadır. Yani her dilin olumlu ve olumsuz yanları da mevcuttur. En önemlisi her dil, kendine özgün bir büyüdür.
- ❇️ Dilin bütün öğeleri bir semboldür. Topçular, Kuzey ve Ateş-etmek, hepsi bir semboldür. İsimler, somut nesneleri ve soyut kavramları temsil ederken. Yüklemler ise eylemleri ve zamanları sembol etmektedir.
- ⚠️ Unutmamak gerekir ki, insan dilleri, farklı sesler çıkartıp, farklı harfler çizse de, harfler ve sembollerin işaret ettiği ilişkiler bağlamında aynıdır. Yani Türkçe ve Korece konuşan iki kişi farklı alfabe kullanıp ve sesler çıkartsada, “ilişki türetme” bağlamında aynı zihinsel süreci yapmaktalardır. Bunlar sadece farklı renkte kıyafetler giyen aynı süreçtir.
Dilin sonsuzluğu
Kısacası bizi insan yapan şey, zihnimiz dil denen özelliği sayesinde her şeyi her şeyle ama her şeyle ilişkilendirebiliyor olmamızdır. — Kabul ve Adanmışlık Terapisi (ACT) / Dr. İbrahim Bilgen
- 🧑💻 Biz yazılım mühendisi olarak yorumumu katmam gerekirse, insanlık olarak programlama dilleriyle transistörler ve matematik arasında ilişkilendirme yapıp, bilgi çağını başlattık. Elektronik voltajları dil gibi kullanıp, bilgiler aktarıyoruz. Sonra elektromanyetik dalgalarla, veri arasında ilişki kurarak, kablosuz aktarılan bir dille, bütün dünyayı kablosuz birbirine bağladık. “Dil üzerine diller geliştirdik. Her şeyi, her şeyle ve her şekilde ilişkilendirebiliyoruz.”
- ℹ️ Şu çağda, bu bilgi teknolojilerini, bir mağara adamına gösterseydik, “siz vallahi billahi büyücüsüz” demez miydi? Doğrusu insanlar hep büyücüydü. Ve bütün diller, bilimler ve teknolojiler bizim büyümüzdür.
“Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır” — Ludwig Wittgenstein
Dilin büyüsü çok uzun zamandır biliyordu
- Antik uygarlıklar, dilin ve yazının kaynağını ilahi varlıklara dayandırarak onun büyüsel kudretini yüceltmişlerdir. Örneğin Antik Mısır’da Thoth (Tehuti), yazı, bilgelik ve sihir tanrısı olarak kabul edilirdi. Thoth, efsaneye göre hiyeroglif yazısını icat etmiş, insanlara dili ve bilimi öğretmiştir. Bir metinde Thoth, Ayın, bilginin, yazı ve hiyerogliflerin, bilimin ve büyünün tanrısı olarak anılır
- Don Miguel Ruiz’in Dört Anlaşması (The Four Agreements), kadim Toltek şaman öğretilerini temel alarak bireyin özgürleşmesi için dört yol gösterir. Bu anlaşmaların birincisi ve belki de en önemlisi, “Kullandığın söz kusursuz olsun” ilkesidir. Ruiz’in dil anlayışında söz, yaratıcı bir güçtür: “Söz, sizin yaratım gücünüzdür… Söz bir sembol olarak yaratma sihrine ve gücüne sahiptir; çünkü tek bir kelime bir imge, bir fikir, bir his veya koskoca bir hikâye üretebilir zihinlerde” diye yazar . Bu bağlamda, kusursuz söz demek, yaratım gücümüzü bilinçli ve tertemiz kullanmak demektir. Kullandığımız her kelime, hem karşımızdaki insanın zihnine hem de kendi bilinçaltımıza tohumlar eker. Bu tohumlar ya güller açar ya da zehirli dikenler. Ruiz, yanlış ve kötücül sözleri “kara büyü”ye benzetir; örneğin birisine cahil, değersiz, çirkin olduğunu söylemek, o kişi üzerinde negatif bir büyü yapmaktır adeta . Çoğumuz çocukken bu tür “büyülere” maruz kalırız: Anne-babalarımızın, öğretmenlerimizin veya otorite figürlerinin ağzından çıkan sözler bilinçaltımıza nüfuz ederek kendimize dair inançlarımızı oluşturur. Ruiz kitabında bunun çarpıcı bir örneğini verir: Bir anne, baş ağrısıyla boğuştuğu bir günde küçük kızının şarkı söylemesinden rahatsız olur ve kızına bağırarak susmasını, “senin sesin çok kötü, şarkı söyleme” der. Kız çocuğu o anda annesinin sözünü gerçek kabul eder ve “sesim kötü” inancını bilinçaltına işler. Annenin istemeden sarf ettiği bu kusurlu söz, çocuğun üzerinde bir kara büyü etkisi yaratır; nitekim o kız büyüyüp bir daha asla şarkı söylemez, çünkü sesinin berbat olduğuna inanmıştır . İşte dilin karanlık tarafı budur: tek bir yanlış söz, bir insanın bilinç yapısında kendini değersiz, yeteneksiz, “eksik” hissettiren kalıcı bir gölge bırakabilir. Tam tersine, kusursuz söz ise beyaz büyü gibidir. Şefkatli, teşvik edici, dürüst ve sevgi dolu sözler, bir insanın en derin yaralarını iyileştirebilir. “Bir kişinin sözü en keskin kılıçtan derine kesebilir veya en iyi ilaçtan daha iyi iyileştirebilir” der bir yorumcu . Bu mecaz tam da dilin iki uçlu büyü değneğini anlatır: Söz yaralayabilir de iyileştirebilir de. İnsanın bilinç yapısı, kendisi ve dünya hakkında hikâyelerden oluşur ve bu hikâyeler sözlerle dokunur. Eğer kendi kendimize sürekli “başarısızım, değersizim” dersek, bu sözler bilinçdışımızda bir gerçeklik halini alır ve davranışlarımıza yön verir. Ancak dilimizi düzelttiğimizde, örneğin kendimize “elinden gelenin en iyisini yapan, öğrenen ve büyüyen biriyim” demeye başladığımızda, zihinsel hikâyemiz de dönüşmeye başlar. Ruiz, kusursuz söz ilkesinin özgürleştirici gücünü vurgularken şunu söyler: “Sözünüz, sizi özgür kılabilir ya da farkında olduğunuzdan daha beter şekilde köleleştirebilir” . Bilinç yapımız bu sözlerin etkisiyle ya genişler, ferahlar ve güçlenir ya da daralır, zehirlenir ve zayıflar.
Söz ola kese savaşı (Yunus Emre)
Sözü bilen kişinin,
Yüzünü ağ ede bir söz
Sözü pişirip diyenin,
İşini sağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı,
Söz ola bitire başı
Söz ola ağulu aşı,
Bal ile yağ ede bir söz
Kelecilerün pişürgil,
Yaramazını şeşürgil
Sözün us ile düşürgil,
Dimegil çağ ide bir söz
Gel a hî ey şehriyâri,
Sözümüzü dinle bari
Hezâr gevher ü dînârı,
Kara toprak ide bir söz
Kişi bile söz demini,
Dimeye sözün kemini
Bu cihan cehennemini,
Sekiz uçmak ide bir söz
Yürü yürü yolun ile,
Gâfil olma bilgin ile
Aman sakın dilin ile,
Cânına dağ ide bir söz
Yunus şimdi söz yatından,
Söyle sözü gayetinden
Pek sakın o şeh katından,
Seni ırak ide bir söz
İleri okumalar
-
Wittgenstein, Ludwig. Tractatus Logico-Philosophicus — Özellikle “Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır” ifadesi için.
-
Derrida, Jacques. Of Grammatology — Gösteren ve gösterilen arasındaki yapısal ilişki ve différance kavramı.
-
Lacan, Jacques. Écrits — “Bilinçdışı, dil gibi yapılanmıştır” tezi ve psikanalitik dil yaklaşımı.
-
Lacey, Andrew R. et al. (2009). “Metaphor activates sensory brain regions.” Brain and Language Journal.
-
Fernald, Anne et al. (2013). “Parent talk and child brain development.” Pediatric Academic Societies Annual Meeting. (Stanford & MIT araştırmaları)
-
Kousta, Stavroula-T. et al. (2011). “The role of emotion in abstract word processing.” Psychological Science.
-
Deacon, Terrence W. The Symbolic Species: The Co-Evolution of Language and the Brain — İnsan beyninin sembolik yapısı üzerine temel kaynak.
-
Teeter, Emily. Religion and Ritual in Ancient Egypt — Thoth’un yazı ve büyü tanrısı olarak rolü.
-
Burkert, Walter. Greek Religion — Hermes’in mitolojik rolü, yazı ve sözle ilişkilendirilmesi.
-
Eliade, Mircea. Shamanism: Archaic Techniques of Ecstasy — Şamanik söylem, sözlü büyü ve ritüel tekrarlama üzerine.
-
Goleman, Daniel. The Meditative Mind — Mantra ve bilinç durumları üzerine nörobilimsel açıklamalar.
-
Sells, Michael A. Mystical Languages of Unsaying — Sufi dil ve zikir anlayışı.
-
Ruiz, Don Miguel. The Four Agreements — Özellikle “Be impeccable with your word” ilkesi üzerine.
-
Dispenza, Joe. Breaking the Habit of Being Yourself — Dilin bilinçaltı yeniden programlama gücü hakkında.
-
Lakoff, George & Johnson, Mark. Metaphors We Live By — Kavramsal metaforların düşünce yapımıza etkisi.
메타데이터
- post_id
- d41c90f7f208
- slug
- dil-büyüdür-d41c90f7f208
- url
- https://mediumturkiye.com/dil-b%C3%BCy%C3%BCd%C3%BCr-d41c90f7f208
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/dil-b%C3%BCy%C3%BCd%C3%BCr-d41c90f7f208
- author_url
- https://medium.com/@faruk-can
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-19 18:50:21