Umutsuz umutlu
Umutsuz umutlu
Biraz arayı açtım, açmışım. Farkında değilim. Farklı bir şehirde rahatsız hissettiğim bir ortamdaydım, halbuki kkafamdağılsın diye gitmiştim. Beklediğim gibi olmadı.
Son zamanlarda neredeyse hiçbir şey beklediğim veya istediğim gibi olmadı, olmuyor. Başvurularına saatler ayırdığım şeylerden red yemeye başladım, devamında gelecek redleri bekler oldum artık. Hobilerime istediğim vakti ayıramıyorum, istediğim şeylere çalışamıyorum. Beynimin arkasında dönen o stres döngüsünü kıramıyorum. Sporu da bıraktım, yine, yeniden. Tam bir yorgunluk hissetmediğim gibi bir enerji de hissedemiyorum. Nötrüm aslında bayağıdır. Kayıplara, redlere ve streslere tamamen duyarsızlaşmasam da eskisi kadar kahrolmuyorum. Bir his bile uyandırmıyorlar artık içimde.
Bugün bir başvuru daha yaptım. Bir şeyler yazıyorum ve yazıyorum ancak o kadar farklı alanlara yayılmışım ki kendimi nasıl iyi gösterebilirim bilmiyorum. Bu sanki kötü bir şeymiş gibi hissetmeye başladım. İnsanlara kendimi nasıl açıklayacağımı bilmiyorum.
İşin garibi, ben bu triplerde ve bunu yansıtmaktan çekinmiyorken, geçenlerde görüştüğüm bir öğretmen tarafından belki biraz da benim dikkatsizliğimden ama tamamen yanlış anlaşıldım. Yakın zamanda bu kadar yanlış anlaşıldığımı hatırlamıyorum. Tek yaptığım soru sormak ve gerçekten samimi, meraklı gözlerle dinlemekti. Annem adamın sorularım karşısında şaşkınlığını fark etmiş olacak beni açıklamaya çalıştı, ben de tıkandığı noktada devraldım. Gayet herkese kendimi nasıl anlatıyorsam kaba taslak anlattım. Fakat adam bundan tetiklendi. Konuşmanın sonlarına kadar sorularıma cevap vermekten kaçındığı veya kısa cevaplarla geçiştirdiği gibi tetiklenişinden ve beni küçültücü sözler sarf ettikten sonra marifet yapıyormuşçasına konuşası geldi. “Ben de boş adam değilim.” dedi? Ne alaka? Kim öyle bir şeyi ima etti? Konu kendisi bile değildi, çalıştığı okulun faaliyetleri hakkında konuşuyorduk. İletişim becerilerimi aşağılayabilecek bir insan benden daha iyi konumda olmalı mantıken. Konuşma esnasında bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek, baştan başlamak veya müsade istemek yerine aşağılayanlar da asla benden iyi olamazlar keza. Fakat eğitimci diye alttan alma kararı aldım o noktada. Hatta konuşma sonunda özür bile dilemek istedim, “Zamanım yok" diyip kovarcasına suratını çevirdi bana. “Kısa tutacağım” diyerek “Yanlış ifade ettiysem, sizi farkında olmadan kırdıysam, öfkelendirdiysem özür dilerim” dedim. Duvara bakıp sırıtarak “gençliğine veriyorum" dedi sadece.
Tabii ki babamın odaya bodoslama dalması sohbetin en başında bir karışıklık yarattı fakat sayın eğitimci kişi iletişim konusunda başarılıysa bu karışıklığı da “bir duralım, sakinleyelim" diyip düzeltebilmeliydi.
Yine de anlamıyorum, benden daha deneyimli, daha yüksek statüde bir kişiye “ben de boş adam değilim" dedirtecek, beni beceri açısından değil direkt bir birey olarak küçültmeye enerji harcatacak ne yaptım, ne söyledim aklıma hiçbir şey gelmiyor.
Bir keresinde eski çalıştığım kafenin patronu “Senin gibi birisini yöneticilerin çoğu istemez çünkü gelişime zorlarsın, koltuklarını tehdit edersin" demişti. Benim gibi birisi? Bu yazıları yazan kişinin neyi olabilir insanları rahatsız edecek? Kendi yağımda kavruluyor, hayatı kendi kendime yaşıyor, kendi kendime düşüp kendimi kaldırıyorum. Aldığım kabuller redlerin yanında bir hiç gibi kalıyor. İnsanları bu hususta pek anlamıyor, aslında anlamak istemiyorum.
Artık ne kadar dolduysam, bugün 2 farklı tatlı yaptım 3er porsiyondan. Ve daha da bir şeyler yapasım var. Denize gitmek istiyorum ama bir şeyler de içimi sıkıyor. Duygusal tatminiyetsizliğim ve sevilme eksiğim yüzünden alışveriş yapasım geliyor. Alışveriş demişken, 2 tane çok merak ettiğim kitap aldım ve yarın teslim alacağım. Çok heyecanlıyım.
Ha yarın, yarın alışkanlıklarımı değiştirme girişiminde bulunacağım yine. Kitap okumayı sosyal medyada gezmek gibi alışkanlık haline getirmeye çalışacağım. Belki bu sayede odaklanma becerim artar veya düşünme hızım düşer. Bu aldığım kitaplarla buna başlayacağım, yeni bir kursa da başlayacağım. Flüt çalmak istiyorum aslında ama onlar da çok pahalıymış, alamadım.
Moral istiyorum aslında biraz, ve biraz eğlenmek. Hediye alınsın istiyorum veya. Bir şeyler üretebilmek. Dengim ve istediğim gibi olan biri sevsin mesela.
Gecikende de gelende de vardır bir hayır.
Rabbime emanetim, ona teslimim, yolumu açacak, kabullerimi artıracak, ışığımı ve gücümü parlatacaktır.
Bir ya da sanırım iki hafta daha geçti.
메타데이터
- post_id
- d47ef716a10b
- slug
- umutsuz-umutlu-d47ef716a10b
- url
- https://medium.com/@nedenahves/umutsuz-umutlu-d47ef716a10b
- canonical_url
- https://medium.com/@nedenahves/umutsuz-umutlu-d47ef716a10b
- author_url
- https://medium.com/@nedenahves
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-19 08:13:45