Neden Tüyap Fuarı’ndan Neler Aldım?
Tüyap Kitap Fuarı’nın güncel durumu hakkında şikayetler ve öneriler.
BiR YAZI IÇERISINDE YIRMI BEŞ FARKLI KITAP TAVSIYESI.
Neden Tüyap Fuarı’ndan Neler Aldım?
Tüyap Kitap Fuarı’nın güncel durumu hakkında şikayetler ve öneriler.
Bir fuar heyecanı daha geçip gitti. Geçen sefer Tüyap konusunda birden fazla yazı yazmıştım fakat bu sene için öyle bir düşüncem yok. Tüyap meselesini bir yazı içerisinde bitirmek istiyorum, hem üzerinden çok zaman geçti hem de zaman geçtikçe üzerine daha az konuşulması mümkün olan bir etkinliğe dönüşüyor.
Bunun en büyük sebebi fiyatlar. Fuarın indirim oranı her zaman aynıydı. İstisnai yayınevleri haricinde indirim oranları yüzde yirmi beş ile yüzde otuz beş arası değişirdi. Bu oranlar, ortalama bir kitabın fiyatı otuz-elli lirayken güzeldi fakat artık ortalama bir kitabın fiyatı yüz yirmi-yüz elli arasında değişiklik gösteriyor. Hâliyle “İnternette daha ucuzken neden hem o kadar yol gideyim hem de daha pahalıya alayım?” düşüncesi, geçen senelerde olduğundan çok daha kuvvetli bir argüman hâline geliyor.
Şu noktadan sonra böyle düşünen kimseyi yadırgayamam. Her şey her geçen gün pahalanıyorken bir kitaba para ayırmak güçleşiyor ve kuruşların, liraların hesabını yapmamız gerekiyor. Benim gibi manyaklar haricindeki insanların fuara gitmesinin bir nedeni artık yok.
İmza günleri diyebilirsiniz ama ben yazarlara kitap imzalatma fikrine hiçbir zaman inanmadım. Başkaları için geçerli bir sebep olabilir fakat benim için değil.
Ben fuara gittim çünkü stanttan stanta koşmayı, yeni çıkan kitaplara bakıp oradaki görevlilerin önerilerine göz atmayı ve gün sonunda alınan kitapları karşılaştırmayı seviyorum. Eve torba torba kitapla dönebileceğim tek gün, kitap fuarına gittiğim gün oluyor; bunu kaybetmek istemiyorum.
Oraya gittiğimde en çok dikkat ettiğim şey stantta yaptığı indirimle internette yaptığı ortalama indirimi birbirine yakın olan yayınevlerini tercih etmekti. Bunu gayet iyi başardığımı düşünüyorum. Aldıklarımdan yola çıkacak olursanız bu dikkatimin sonucunda Notos, Siren, Sel gibi yayınevlerinden kitaplar almış olduğumu göreceksiniz.
Bu tarz ‘youtubevari’ bir içerik yazmayı kendime uygun görüyorum çünkü ileride bir gün bu yazıya dönüp baktığımda bu kitapları neden aldığımı, neleri beklerken ne bulmuş olduğumu görmek istiyorum.
Üstelik, yazdıklarım sayesinde sizler listesine bir kitap bile ekleyecek olursanız yazı görevini tamamlamış olacaktır.
Bakalım fuardan neleri neden almışım.
Öncelikle, fuardan aldıklarımı toptan çektiğim bir fotoğrafa hep beraber bakalım ardından hepsini teker teker inceleyelim.

Ben, Spider-Man’li yatak örtüm ve kitaplarım.
- Irina’ya Göre Şeffaflık / Benjamin Fogel
İş Bankası Kültür Yayınları’nın yeni başladığı ‘Çağdaş Dünya Edebiyatı’ serisinin hepsini almak istiyorum. Gördüğüm kadarıyla aralarında ortalama kitaplar da var ama ben o gün gelene kadar hepsini almak istiyorum. Bu dizideki* *Irina’ya Göre Şeffaflık **kitabına öncelik vermemin sebebi kitabın bir bilim kurgu olması. Evet, sadece bu yüzden. Baktım bu seriden bilim kurgu sayılabilecek bir kitap yayınlanmış, ne olduğuna bakmadan kapıverdim.
- Yazmak Üzerine / Henry Miller
Henry Miller tanımak istediğim bir yazar. Daha yazar hakkında hiçbir şey okumamış olmama rağmen yalnızca bir yazar olması bile yazmak üzerine olan düşüncelerini merak etmeme bir neden. Geçen fuarda da Raymond Carver’ın Yazmak Üzerine kitabını almıştım.
- Oğlak Dönencesi / Henry Miller
Bir yazarın yazma eylemi üzerine olan düşüncelerini okuyacaksam öncelikle bir kurmacasını okuyup nasıl yazdığı üzerine fikir edinmem gerektiğini düşündüm. Bu yüzden Oğlak Dönencesi kitabnı edindim. Yazmak Üzerine kitabını okumadan önce bu kitabı okumayı düşünüyorum. Bu kitabın da konusuna dair bir fikrim yok, Yengeç Dönencesi’ni değil bunu almamın yegâne nedeni Oğlak burcu olan biriyle sevgili olmam.
- Geceyarısının Yarısına Doğru / Boris Vian
Boris Vian sevdiğim ama sevdiğimi gür sesle söyleyemediğim bir yazar. Günümüz şartlarında asla yayınlanamayacak eserlere sahip ve döneminde bile yazıp yayınladıkları yüzünden yargılanmış bir yazar olduğu için hayranlıkla sevdiğimi belirtebileceğim bir yazar değil. İşte tam olarak bu denli farklı ve aykırı olmayı, her şeye rağmen göze alması bende tüm eserlerini okuma isteği uyandırıyor. Bu kitabı da seneler önce bir kitapçıda görmüştüm ve listeme eklemiştim, fuarda almak nasipmiş meğer.
- Uzak Dünyalar / Doğu Yücel
Uzak Dünyalar, fuardan alıp okuduğum ilk beş kitaptan biri oldu. Evet, bu yazıyı yazana kadar kitabı bitirmiş oldum bile. Günışığı Kitaplığı’nın Köprü Kitaplar dizisi altında yayınlanmış olan Uzak Dünyalar, tıpkı dizinin diğer kitapları gibi çocuklukla gençlik arasındaki o arafta bekleyen insanlara yazılmış bir eser. Günümüz dünyasındaki gençler için güzel ve sürükleyici olabilecek bir konuyu kendi üslubu ile harmanlamış Doğu Yücel. Eğer çocuk-gençlik kitaplarından tiksinmiyorsanız ve Doğu Yücel okuruysanız bu kitaba bir şans verin. Tatlı bir Disney gençlik filmi havasında.
- İliklerine Kadar Yazmak / Nathalie Goldberg
Yazmak üzerine yazılmış bir diğer kitap. Başlığı görüp okumam gerektiğini anlayarak aldım ve okuyup bitirdim bile. Kitap, yazarlık üzerine yıllarca ders vermiş Nathalie Goldberg’in denemelerinden oluşuyor. En fazla üç sayfa süren birçok denemeyi barındıran kitapta, yazar, yazarlığı benim için biraz fazla spiritüel kalan bir açıdan yorumluyor. İliklerine kadar yazmak konsepti bana çok uygun olsa da kitabın vermeyi amaçladığı dersleri tam anlamıyla kapamadım çünkü yazarın tanımında yazmak bir noktada yoga yapmaya kayıyor.
- Okumamak / Alejandro Zambra
Alejandro Zambra ne yazsa okurum, Okumamak da kitapları okumamak üzerine yazılmış bir kitap. En az Soru Kitapçığı eseri kadar farklı bir çalışma olacağından emin olduğum için kapıverdim.
- 2001: Bir Uzay Destanı / Arthur C. Clarke
Uzun zamandır baskısı yoktu bu kitabın ve bende de sahaflardan bulmuş olduğum çok eski bir baskısı vardı. Şansıma o kopyanın da sayfalarının kopmuş olduğunu kitabın yarısına gelince fark ettim. O yüzden şu güne kadar kitabın ilk yüz sayfasını bilerek yaşadım. Artık bunu aşmamın zamanının geldiğini düşünüyorum.
- Anlatış / Ursula K. Le Guin
Bu kitabı da okuyuverdim ve ilginç bir şekilde Le Guin’den okuduğum ilk kurmaca kitap oldu. Bende başka kitapları da vardı ama daha onları okuyamadan bu kitabı aldım ve okudum. “Sosyal bilim kurgu denilen nedir?” diye sorsalar artık işaret edebileceğim bir kitap var. Eğer siz de bu kavrama örnek olacak bir kitap arayışındaysanız Anlatış iyi bir örnek.
- Sürgün Gezegeni / Ursula K. Le Guin
Anlatış ile aynı dünyayı paylaşan bir eser, fuardaki görevli önerdiği için aldım. Le Guin sonuçta, ne kadar kötü yazmış olabilir ki?
- Kabil’in Çene Kemiği / Torque Mada
İçerisinde okurlara sunulmuş bir bulmacanın gizlendiği bir polisiye kitabıymış. Bu fikir ilgimi çektiği için aldım. Bir gün ben de benzer bir şey yapabilirim.
- Anasuni Uzay Gemisi / Ozan Ertürk — Atilla Ertürk
Bu kitabı da uzun zamandır merak ediyordum çünkü mizah, bilim kurgu ve fantastik ile sıkça buluşan bir kavram değil. Üstelik yazarlar da Türk’tü ve bu daha çok merak etmemi sağlamıştı. Kitabı okudum ve beklediğim gibi çıkmadı. Evet, mizah kitabı ama bana uyan, beni yakalayan bir mizah değildi.
- Eğer Beni Görebilseydiniz / Ann Liang
Görünmezlik gücüne sahip bir gencin anlatıldığı bir gençlik macerası. Bence gençlik maceraları yazılacaksa böyle konseptler ile yazılmalı. Normal türde olanı birçok defa yazıldı zaten, artık farklı şeylere yönelmeliyiz.
- Cin Kontrol Noktası / Küçük İskender
Küçük İskender ne yazmışsa okurum. Cin Kontrol Noktası’nı görünce tereddüt etmeden aldım. Aslen şair olan Küçük İskender’in düzyazılarından oluşan bir eser ama göz attığım kadarıyla düzyazıları bile şiir gibi; pişman değilim.
- Derz ve Azil / Hakan Günday
İki kitap için de tek bir gerekçem var: Hakan Günday.
- Marion Lane ve Gece Yarısı Cinayeti / T. A. Willberg
Aslında benim merak ettiğim bir kitap değildi ama fuarda bana eşlik etmiş olan sevgili Sinem Karakuş merak ettiği için aldım. Ona vermeden önce ben okurum muhtemelen.
- Lovecraft Country / Matt Ruff
Başlığında Lovecraft ismi geçiyor, içeriğin ne kadarı bildiğimiz Lovecraft’i barındırıyor bilmiyorum ve bunun için araştırma yapmak yerine okumayı beklemeyi tercih ediyorum. Dizisi de var ama muhtemelen kitabı daha iyidir. Alın size bu da bir başka açıdan ön yargı.
- Cumhuriyet Şairi Nazım Hikmet Cumhuriyetsiz Şair Necip Fazıl / Özdemir İnce
Nazım Hikmet üzerine yazılmış bir kitaptı ve ucuzdu, üç beş şey öğrenecek olsam bile benim için kârdır. Bir de kitap Necip Fazıl’dan bahsediyormuş, fazla bilgi göz çıkarmaz.
- Akın / Daniel Suarez
Alınacak bilim kurgu kitapları listemde bulunan bir diğer kitaptı. İnternettekinden çok daha ucuza almış olduğum için pişman değilim.
- Henrietta Lacks’in Ölümsüz Yaşamı / Rebecca Skloot
Bu da aynı şekilde Sinem Karakuş’un merak ettiği bir kitaptı. Onun yalnızca merak etmesi bile benim için bir kredidir o yüzden alıverdim.
Sonuç:
Bazı kitaplarım için yeterince geçerli gerekçelerim olmayabilir ama her kitap için de olmak zorunda değil zaten. Bazı kitapları yalnızca kapaklarından, başlıklarından ya da yazarlarından ötürü alırız. Arka kapak yazısı kitabın yarısını açık edecek şekilde değil merak ettirecek şekilde iyi yazıldıysa arka kapak yazısına bakarak da alırız. Bunun bir ayıp olmaması gerektiğine inanıyorum.
Tüm kitaplar için diyemem ama buradaki bazı kitaplar için ayrıca yazı hazırlayacağım.
Siz kendi şehrinizdeki kitap fuarına gittiniz mi, gittiyseniz neler aldınız? Yanıtlarınızı bırakırsanız minnettar olurum.
Sonraki yazılarda görüşmek üzere.
Görüşeceğiz de…
Editör: sıla
메타데이터
- post_id
- d5c2703c85db
- slug
- neden-tüyap-fuarından-neler-aldım-d5c2703c85db
- url
- https://medium.com/yaz%C4%B1/neden-t%C3%BCyap-fuar%C4%B1ndan-neler-ald%C4%B1m-d5c2703c85db
- canonical_url
- https://medium.com/yaz%C4%B1/neden-t%C3%BCyap-fuar%C4%B1ndan-neler-ald%C4%B1m-d5c2703c85db
- author_url
- https://medium.com/@pozan
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-24 18:52:03