İlham Perisi
Kötü yaşanmış bir ilişki ilham için korkunç bir yol. İnsan nefretini nereye koyacağını bilemiyor. Acısını, öfkesini, hayranlığını…
İlham Perisi
Kötü yaşanmış bir ilişki ilham için korkunç bir yol. İnsan nefretini nereye koyacağını bilemiyor. Acısını, öfkesini, hayranlığını, kıskançlığını kalbine sığdıramıyor. Kendini alçaltmasını, küçük düşürmesini, tekrar tekrar her anıyı yaşamasını mantığı kaldıramıyor ve bir yere dökmesi gerekiyor. Bu sıkça dostlarıyla ettiği koyu bir sohbet, şanslıysa bir tuval ve kötü bir çocukluk geçirdiyse kağıt oluyor. Ama kötü sonlu gönül hikayesi ilham için bir yol. Boktan bir yol olsa da.
İyi bir aşk ise… İyi bir aşk üretken olmanı sağlamıyor. Sevgi içinden taşan değil de seni sarmalayan bir şey. Özellikle karşılıklı aşk senden ona akıyor, ondan sana. Odada ışık, duvarlardan yansıyan kahkaha, aranızdaki sıcaklık oluyor. Ne tuvale ne kağıda ihtiyacın oluyor. Mutfakta beraber yaptığınız yemeğe dönüşüyor, sokaklarda keşfedilecek yerlere, yataktaysa…
Ayrıca insan sevdiğini kimseyle paylaşmak istemiyor. Garip bir durum.
Hem onu dünyadan saklamak istiyorum, ay parçası olan yüzünde gülümseyince ortaya çıkan kısık gözlerindeki yıldız ışığını bir tek ben göreyim istiyorum. Gözlerindeki o toprak ve sarmaşık karışımı bir tek benim keşfettiğim bir orman olsun, ellerindeki sıcaklığa bir tek benim dudaklarım ibadet etsin. Evimin artık bir yer değil de onun kokusu olduğunu kimse bilmesin. Kaşları çattığında ortaya çıkan alnındaki düşünme kırışıklıklarının altındaki karışıklığı bir ben anlayayım. Dünya, sadece ikimizin konuşabildiği bir dilde şiire dönüştüğünde her mısrayı bir tek benim kulağıma fısıldasın. Elini tutma şerefi bir tek bana nail olsun. Hak etsem de etmesem de; bunu istiyorum.
Hem de onu dünyaya haykırmak istiyorum. İnsanlara değil, güneşe ve aya. Tüm gezegenlere, hatta var olmuş tüm evrene. ‘Bakın!’ demek. ‘Bakın, sizin varlığınız anlam kazandı. Tüm yaratılış amacınızın nihai görevi, onu yaratmak -hatta biraz kendime de anlam yükleyeceksem- onu benimle buluşturmak anlam kazandı! Dinlenin, mutlu olun, kutlayın!’ demek istiyorum. Tüm bu yaratılış onun varlığında anlamlı. Elinden tutup beni tanıyan herkesle tanıştırmak istiyorum; beni ben yapan herkesin onu görmesini, mutlu edenlerin ne kadar şanslı olduğuma sevinmelerini, üzenlerin kıskanmasını. Bana acımış olanları dindirmek istiyorum varlığıyla, ‘Hayır, bana üzülmeyin, yaşanan her şey bana onu getirdi, onu bir kere göreceğimi bilsem her şeyi bin kere daha yaşardım.’ demek istiyorum.
Ama onu bana saklamak da aşkımızı haykırmak da hiçbir şeyi iyi yönde değiştirmeyecek. Hatta sanki ilahi olan doğa düzenine insani bir müdahale olacak. Bir nehir yatağına set çekmekle ya da bir ormanı yakmak gibi bir şey. Onun var olmasına izin vermeliyim, başkalarının onunla vakit geçirip mutlu olmasına. Yüzünün hoş olduğunu düşünmelerine. Ulaşılamayacak kadar güzel ve geri kalan hepimizden daha yukarıda durduğunu hissetmelerine ses çıkartamam. Onu kendime saklayamam. Biliyorum.
Aynı şekilde, onun kalbime ne kadar sahip olduğunu da haykıramam. Kimse bunu umursamaz. Kimse kalbimin kime ait olduğunu umursamaz. Bu net, belli ve mutluyken kimse umursamaz. Ama bundan daha net, belli ve mutlu bir konu yok.
Bu yüzden, maalesef ki iyi bir aşk insanı üretken kılmıyor. Hüzün içerisindeyim. Ama bu tatlı bir hüzün. Sanki bunun için ağlasam göz yaşım tuzlu akmayacak gibi bir hüzün. Bana sorarsanız en sevdiğim şey yazmak derim. Tabi ki yalnızca aşk hakkında yazan biri olmadım hiç, o yüzden bana ket vuracağını düşünmüyorum. Yine de eğer onun için ödemem gereken bedel bu olsa bile sanırım seçimim belli olurdu.
메타데이터
- post_id
- d6b39b7df7cd
- slug
- i̇lham-perisi-d6b39b7df7cd
- url
- https://medium.com/@mad.matician/i%CC%87lham-perisi-d6b39b7df7cd
- canonical_url
- https://medium.com/@mad.matician/i%CC%87lham-perisi-d6b39b7df7cd
- author_url
- https://medium.com/@mad.matician
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-24 11:06:28