Bursa Nutku Işığında Dün ve Bugün
“Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve…
Bursa Nutku Işığında Dün ve Bugün
“Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. (…)”
Atatürk, pek çok kez cumhuriyetin gençliğin omuzları üzerinde yükseleceğini söylemiştir. Peki neden cumhuriyet gençlik üzerine kuruldu? Atatürk niçin özellikle gençlere öğüt verdi. Gelin biraz bunu inceleyelim.
“Genç” Cumhuriyet
29 Ekim 1923 tarihinde Türk tarihinin bir dönüm noktası yaşandı. Kaderin cilvesi odur ki tarihin sayfasından 600 yıllık koca bir Türk devleti silinirken yenisi de yine o topraklarda teşekkül ediyordu.
Mustafa Kemal, hemen hemen her sözünde en büyük eseri olan cumhuriyeti genç nesle armağan ettiğini söyledi. Peki büyükler, aklı erenler varken gençlere emanet edildi?
Bunun çok basit bir açıklaması var aslında: Her nesil, bir önceki nesile göre yeniliklere daha açık olur ve bu yeniliklere daha kolay adapte olabilir. Örneğin, günümüzde dokunmatik telefon kullanan yaşlılarımız var, ancak gençler kadar hızlı ve etkin şekilde kullanamıyorlar; hatta bazen zorlanıp yadırgıyorlar. Peki ya Z nesli? Büyüklerin aksine, onlar da tuşlu telefon gibi eski teknolojileri kullanırken zorlanıyor. İşte tam da bu yüzden, Atatürk’ün ülkemize kazandırdığı yenilikler, genç nesil tarafından daha hızlı benimsenip içselleştirilmiştir.
Atatürk, cumhuriyet mefhumlarının gençler tarafından benimsenip destur ednilmesini Türk gencinin en temel prensibi saymış, Gençliğe Hitabe’nin daha ilk kısmında belirtmiştir.
“Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.”
O, Cumhuriyet kazanımlarını benimseyip kendine destur edinen gençlerin cumhuriyetini her türlü tehlikeden koruyacağını düşünüyordu. Haksız da değildi, en azından vefatından sonraki kısa bir süreye kadar.
DP İktidarında Gençler
1946'da kurulan Millî Türk Talebe Birliği, Mustafa Kemal’in gençliğinin bir yansıması gibiydi. MTTB, 1950 seçimleriyle iktidara gelen DP’nin antidemokratik ve antikemalist tutumlarını cesurca protesto etmekten çekinmedi.
MTTB’nin en çok ses getiren eylemi tarihîmize 28–29 Nisan Olayları olarak da geçen üniversite öğrencilerinin Tahkikat Komisyonu’nu protestosuydu. Bu protestolardan yalnızca bir ay sonra Milli Birlik Komitesi hükümete el koyacaktı. Hülasa 27 Mayıs Darbesi’ne giden yolda üniversiteli gençlerin payı çok büyük.*

28–29 Nisan Olayları sırasında polisle siviller arasında sert bir çatışma çıkmıştı.

MTTB, DP iktidarında Atatürkçü gençlerin buluştuğu öğrenci teşkilatıydı.
Yukarıda bahsettiğimiz darbeye giden süreçte gençlerin rolü çok büyük demiştik. Bu da bize o dönemdeki gençlerin cumhuriyet bilincinde olduğunu, Atatürk’ün tamda istediği gibi siyasete eleştirel bakan bir yapıya sahip olduklarını gösterir.
Atatürk’ün Bursa Nutku’nda belirttiği gibi cumhuriyeti müdafaadan geri bir adım atmayıp ülkenin dört bir yanına sıçrayan protestolar düzenleyen gençler, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” dememiş, “Elle, taşla, sopayla, elinde ne varsa” onunla kendi yapıtını korumuştur.
Bugünün Türkiyesi’nde Gençlik Ne Yapıyor?
Hepimiz televizyon kanallarında, sosyal medyada Z kuşağı hakkında yapılmış “Siyasete eleştirel bakıyorlar, bir şeyin kendilerine dikte edilmesinden hoşlanmıyorlar” şeklinde haberler görmüşüzdür.
Ben buna kat’a inanmıyorum. Dikteye karşı çıkan gençlik antidemokratik uygulamalara karşı çıkarak sokakları savaş alanına döndürür! Bugün Sırbistan’da 15 kişinin ölümüyle biten bir hadisede çok büyük bir kısmının üniversiteli ve liseli gençlerin organize ettiği protestolar hükümetin koltuğunu resmen sallıyor. Bakanlardan, sorumlulardan peşpeşe istifa gelmesine rağmen onlar asıl sorumluların hesap vermesini istiyor.
Türkiye’de? Hemen hemen her ay bir kurumun ihmali sonucu ölen insanlarla karşılaşıyoruz. Misal geçenlerde Bolu’da içimizi kasıp kavuran bir hadise yaşandı. 78 vatandaşımız bazı kurumların** ihmali sonucu vefat etti. Ya sorumlusu? Suçu bakanlık belediyeye, belediye bakanlığa atıp duruyor. Eminim ki tüm Türkiye gibi gençlik de razı değil bu duruma. Peki Sırbistan gençliği 15 Sırp vatandaşı için hak aramaktan geri durmuyor da, Türk gençliği çoğu çocuk olan 78 vatandaşımız için neden tek bir ses dahi çıkarmıyor? Türkiye vatandaşının canı dünyanın geri kalanından daha az mı değerli? Bu işler öyle twitter üzerinden tweet atmaya benzemez.
Ya kendini sözde “atatürkçü” olarak tanımlayan seküler milliyetçi grup? Protestoları en çok o vehçede görmemiz gerekirken bu durumda en çok çekinden davranan da onlar. “Devlet ayrı, hükümet ayrı” safsatalarıyla çekinden davranıyorlar genelde. Devlet hükümetin mandası olmuşsa, daha doğru ifade etmek gerekirse bağımsız hukuk yerlerdeyse; devlet de hükümet de artık birbirinin metresi olmuştur. Artık bu durumda bu iki aşığın arasına girmek çok güçtür.
Aslında daha yazmam gereken çok şey var. Mesela gezi protestolarına değinebilirdik çok da iyi olurdu. Bugünlerde gezi davası yeniden hortladı, insanlar ifadeye çağrılıp duruluyor. O yüzden bu konuyu bypass geçelim. Bu genç yaşımda Türkiye’nin geri kalanı gibi tutuklanmak hiç hoş olmazdı değil mi?
“Bugünün gençliği ne yapıyor” dedik, biraz siyasete dalıp ne yaptıklarını söylemedik. Twitter’da hashtag açarak adalet arar, instagramda hazır şablonlar kullanarak güya bilinçli bir genç olmuş olur, demokrasiyi sadece sandığa gidip oy kullanmak olarak görür, en çok vakit geçirdiği sosyal aplikasyonlara yasak getirilir, sesini çıkarmaz. Bir an olsun Türkiye’nin zorluğunu unutmak için oynadığı oyunları istikrarsız ekonomi yüzünden dolar cinsinden almak zorunda kalır fakat oyunun incelemesine “Pahalı mı geldi, onun sayesinde” yazıp malum kişinin vektörünü koyar; diğerleri de bu yorumu beğenerek muhalefet olduğunu zanneder. Zanneder oğlu zanneder. Bu liste de uzayıp gider.
Kapanışı Bursa Nutku’nun tamamını okumanızı rica ederek yapıyorum.
“Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”
— Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
Türk gençliği Bursa Nutku’na her zamankinden daha sıkı bir şekilde bağlanmalıdır. Türkiye’nin kurtuluşu bu nutukdadır.

Mustafa Kemal Atatürk, halka sesleniyor.

Gezi Parkı protestolarına katılan gençler, çevik kuvvet ekiplerinin önünde kitap okuyor.
—
- Aydemir, Sefa Salih. “27 Mayıs 1960 Askerî Darbesine Giden Süreçte Üniversitenin Etkisi.” International Journal of Eurasian Education and Culture 1 (2016): 9–22.
** İtfaiye teşkilatı, Bolu Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı. Hangisi olduğunu burada tartışacak değiliz, mesele itibariyle bunu konuşmamız namüsait.
KAYNAKÇA
Atatürkçü Düşünce Derneği. “Bursa Nutku.” Erişim 2 Şubat 2025. https://add.org.tr/ataturk/bursa-nutku/.
Euronews Türkçe. “Bolu’da Otel Yangını Faciasında Ölenlerin Sayısı 79’a Yükseldi.” Erişim 2 Şubat 2025. https://tr.euronews.com/2025/01/22/boluda-otel-yangini-faciasinda-olenlerin-sayisi-79a-yukseldi.
BBC Türkçe. “Sırbistan’da Protestolar: Başbakan Miloš Vučević İstifa Etti.” Erişim 2 Şubat 2025. https://www.bbc.com/turkce/articles/cwyeqp1475yo.
Ekiz, Aynur. “1960 Darbesine Giden Yolun Kilometre Taşı Öğrenci Eylemleri Oldu.” Anadolu Ajansı, 23 Mayıs 2018. Erişim 2 Şubat 2025. https://www.aa.com.tr/tr/demokrasinin-infazi-27-mayis/1960-darbesine-giden-yolun-kilometre-tasi-ogrenci-eylemleri-oldu/1154274.
메타데이터
- post_id
- d7ae1255c8f2
- slug
- bursa-nutku-işığında-dün-ve-bugün-d7ae1255c8f2
- url
- https://medium.com/@tkrkefe/bursa-nutku-i%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda-d%C3%BCn-ve-bug%C3%BCn-d7ae1255c8f2
- canonical_url
- https://medium.com/@tkrkefe/bursa-nutku-i%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda-d%C3%BCn-ve-bug%C3%BCn-d7ae1255c8f2
- author_url
- https://medium.com/@tkrkefe
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-21 03:11:18