Saç Düzleştiricisi Almaya Karar Verdim -bu yazı aslında saç düzleştiricisi hakkında değil-
[embed]Bu yazıyı yazmak için Spotify’daki haftalık mix’imin yenilenmesini bekliyordum ki oradan bir şarkı seçeyim. Sonra bir baktım ki hepsi türkçe. Hiç böyle arka planvari bir şarkı yoktu o yüzden yeni yüklenen şarkılara bir bakayım dedim. Ve şu şarkıya bakın. İsmine ve melodilerine… Bu da yazıyı şarkıyla birlikte okumanız için denediğim taktiklerden ilki.
Saç Düzleştiricisi Almaya Karar Verdim -bu yazı aslında saç düzleştiricisi hakkında değil-

Son birkaç haftada çeşit çeşit sofralarda çeşit çeşit ailelerle oturdum. Çeşit çeşit insanlarla vakit geçirdim. Kendime bakış açım, kendimle olan diyaloglarım oldukça değişkendi. Bazı buluşmalarımın ardından tekrardan yalnız kaldığımda sanki yalnızlığıma yatay geçiş yapmışım gibi hissettim.
Yalnızlığıyla oldukça iyi geçinmeye başlayan ben, yalnız değilken de iyi vakit geçirdi demekti bu. Geçirdiği o vakitler yalnızlığıyla eş değerdi demekti. Bazen ise yalnız kalmak istemedim. Kendi eleştirel iç seslerimi tetikleyecek buluşmalarımın ve diyaloglarımın ardından, kendimle artık konuşmak istemiyordum sanki. Kendimi pek sevmiyordum. Saçlarım kabarıktı. Tırnaklarım kısaydı. Tüylerimin hepsini almamıştım. Sivilcelerim çıkmıştı. Eğer bir yeterlilik sınırı varsa, ben onu geçememiştim. İnsanın gerçekten çevresindeki arkadaşları kimlerse, kendisi de öyle. Eğer kendisini ve tüm varlığı olduğu gibi kabul eden insanlar varsa insanın çevresinde, kendisinin de tüm kainatı olduğu gibi kabul edesi geliyormuş. Alp dağlarıyla birlikte yanındakileri de kucaklayacası geliyormuş. Yağmurlu bir akşam Damla’da oturup, çay ve tatlı gömerken geçirilen bu kısa zamanı unutulmaz kılası geliyormuş insanın. Trenden bir anda inilip yanına varılan o arkadaşıyla geçirdiği her vaktin kıymetli oluşunu alıp kalbinin içinde saklayası geliyormuş. Tren durağında oturup sonsuza dek morokko lavaşıyla, çiğköfte gömesi geliyormuş. Ama eğer yargılayan ve yargılanma korkusu yaşayan insanlarla birlikteyse insan, kendisi de yargılayıp, yargılandığını hissediyormuş. Eğer her şey hakkında fikri olan ve konuşan insanlarla birlikteyse insan, uyum sağlamak için çaba göstermeye gücü yoksa susup kalıyormuş.
Ama güzel olan şey şu ki, insan eninde sonunda yalnız kalacak. İyi ki de kalacak. İç seslerini susturamayacak ve nelerin döndüğünü kavrayacak. Geriye çekilip, büyük resime bakmaya olanak sağlayacak bu yalnızlık. Belki de arkadaşlıklarını basit sorulara indirgeyebilecek insan; Yalnız kalmamama değiyor mu? Onun bana davrandığı gibi davransam, o benimle arkadaş olur muydu? Benim üstlendiğim rol ne? Kendim olarak mı varım burada? Eğer kendim olarak yoksam, bunun sebebi ne?
Saçlarımı şimdiye kadar kendim hiç düzleştirmedim. Belki özel günlerde bir gün değişiklik olur diye düzleştirmeyi düşünüyordum ancak her gün her gün saçları ısıyla yakmak bana mantıklı gelmiyordu. Yok ısı spreyi, yok şu yağ, yok şu krem. Kardeşim benim saçım böyle işte. Ben niye saatlerimi harcayayım sırf kabarmasın diye? Kim bu kabarık saçlar hakkında yorum yaptı da binlerce insan yıllarca saçlarını düzleştirdi? Kim ulan bu çıksın ortaya?!
Şimdi insanların yeni yeni saçlarını olduğu gibi kabul ettiğini izliyorum sosyal mecralardan. ‘Ya herkes olduğu haliyle, tercih ettiği şekliyle var. İyi veya kötü değil, güzel veya çirkin değil. Bir yeterlilik yok ki.’ desem de ben de saç düzleştiricisi almaya kalktım. Hatta dün düzleştirdim. Bi bakmak istedim, ‘eğer kabarık olmazsa, eğer bu saçma ‘yeterliliği’ yerine getirirsem nasıl gözükürüm diye. E aynıydım. Yani hani bu konuşan ve yazan ben varım ya, hah işte o aynıydı. Onun dışında tüm görünüşüm değişti. İyi veya kötü yönde değil, sadece farklıydı. Ve bu deneyimimin ardından, kafamda kurduğum denklemler sonucunda bir düzleştirici almak pek mantıklı gelmedi. Alırsam kullanırım. Ve benim için saçımın sağlığı önemli. Hiçbir kararımı kimseye göre değiştirmeme gerek yok. Böyle istiyorum andaki Emel Rüveyda olarak. Şimdilik böyle de kalacak. Tabi bu demek değil ki asla saç düzleştiricisi almayacağım. Belki haftaya bile alırım. Ama aldığımda, saçlarımın kabarıklıklarını ve dalgalarını susturmak için değil, kendimce canım istediği için kullanacağım. Saçlarım böyleyken dışarı çıkamam, düzleştirmem lazım dememek için duruyorum çünkü bu cümleyi söyleme potansiyelini kendimde görüyorum. Ulan Emel. Hiçbir güç seni dışarıdan alıkoyamaz. Saçmalama.
Ayrıca saçları düzleştirince de kabarıyor. Hatta benimkiler gün içinde tekrardan dalgalanıyor. Güya bir kaç gün dayanıyormuş diye duydum. Düzleştirdiğim kahküllerim sabah yine dalgalıydı. E ne anladım ben bu işten? Ben iyi veya güzel olmak için kendimce yeterlilikler belirlediğim sürece, o yeterlilikler benden bir adım ötede olacak. Asla yeterli olamayacağım. Ama güzel olan şey şu ki, yeterlilik diye bir şey yok. Bizler sadece varız. Sizi yeterli bulmayanlar da avuçlarını yalasınlar.
Bu yazı aslında bir saç düzleştircisi hakkında değildi, benim -zaman zaman afallasam dahi- kendimi olduğum gibi kabul etmem ile alakalıydı. Arkadaş seçimlerimi ve onlara ayıracağım zamanları gözden geçirmem ile alakalıydı.

Bu da böyle bir Emel Rüveyda.
메타데이터
- post_id
- de60fcf7577f
- slug
- saç-düzleştiricisi-almaya-karar-verdim-bu-yazı-aslında-saç-düzleştiricisi-hakkında-değil-de60fcf7577f
- url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/sa%C3%A7-d%C3%BCzle%C5%9Ftiricisi-almaya-karar-verdim-bu-yaz%C4%B1-asl%C4%B1nda-sa%C3%A7-d%C3%BCzle%C5%9Ftiricisi-hakk%C4%B1nda-de%C4%9Fil-de60fcf7577f
- canonical_url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/sa%C3%A7-d%C3%BCzle%C5%9Ftiricisi-almaya-karar-verdim-bu-yaz%C4%B1-asl%C4%B1nda-sa%C3%A7-d%C3%BCzle%C5%9Ftiricisi-hakk%C4%B1nda-de%C4%9Fil-de60fcf7577f
- author_url
- https://medium.com/@emrukar
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-08-04 05:43:29