← Back to list

Genç Nesil ve Telefon Bağımlılık Döngüsü — Stuck in The Loop #2 [Son]

İnsanların bağımlılıkları, davranışları, hareketleri, düşünce tarzlar vs yeni gelişen dünyaya göre çok kolay bir şekilde evrimleşiyor…

emirless · 2026-01-29 16:56 · 0 claps · 9.2 min read
#telefon #bağımlılık #telefon-bağımlılığı #döngüler #verianalizi
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🔧 · Data Engineering 🎮 · Gaming

Genç Nesil ve Telefon Bağımlılık Döngüsü — Stuck in The Loop #2 [Son]

İnsanların bağımlılıkları, davranışları, hareketleri, düşünce tarzları vs yeni gelişen dünyaya göre çok kolay bir şekilde evrimleşiyor değil mi? Bir nevi şu andaki bizliğimizi oluşturan şeyler bizlere bu alışkanlıkları, bağımlılıkları, kolay dopamin’e ulaşmamızı sağlayan bir önceki nesillerimiz gibi.

Ve aynı şekilde bizlerinde ciddi bir şekilde nesil kaybı yaşanmazsa bizlerde bir sonraki nesillere bu bağımlılıkları, davranış ve düşünce biçimimizi vereceğiz, aktaracağız, hatta üstüne yeni şeyler ekleyerek vereceğiz.

Stuck in The Loop serisinin son yazısı ile birlikte ele alacağımız konu gençler ve telefon bağımlılık döngüsü. Ve bizler de üstte dediğim gibi bu döngüyü bir sonraki nesillere aktaracağız. Bu döngünün birer sonunun olacağını hiç zannetmiyorum.

Sadece şekil değiştirecek, farklı farklı türlere ayrılacak ama hep aynı türden gelecek, bunun geçmişini, tarihini araştırmak istendiği zaman aynı sonuç ile karşılaşılacak…

Şu anda yapacağımız şey üstte de söylediğim gibi gençlerin telefon bağımlılığını konu alacağız. Ve aynı şekilde yapacağımız şey bu bağımlılığın döngüsünü ele almak olacaktır.

İlk serimizde de olduğu gibi ilk önce üzerine analiz edeceğimiz şeyi, kişileri, kitleyi, kesmi tanımak olacaktır. Şu an yapacağımız şey gençlerin yaş gruplarını öğrenmek olacak.

Öncelikle yaş ortalamamız: 15, yaş grupları olarak ele aldığımız zaman 7 farklı yaş grubumuz mevcut. 13'den başlamakta ve 19 da bitmekte. Ve yaş grupları olarak yoğun olan grup ise 16. Ve kesim olarak, kitle olarak gençleri hedef alacağımızı söylemiştik.

Fakat buradaki genç tayfa henüz reşit olmamış bireyleri kapsamakta. Bu da telefon bağımlılık yaşının çok çok düştüğünü gösteriyor. Fakat bunlar bana göre çok yaşlı yaş grupları.

Çünkü daha küçücük bebeklerin, adını dahi bilmeyen, nerede olduğunu dahi idrak edemeyen çocukların ellerine ebeveynleri tarafında tablet verilmiyor mu? Telefon verilmiyor mu?

Veriliyor, bu hareket bir kaçış mekanizmasıdır aslında, ebeveynin çocuğa istediğini yaptırtma refleksidir, ve bu da günün sonunda koca bir bağımlılık temeli atmasına yardımcı oluyor. Ve bu bağımlılık döngüsüne girişin ilk adımdır.

Şimdi bakacağımız şey ise cinsiyetler olacaktır, kitlemizi tanımaya devam ediyoruz. Çünkü bu tanımışlık bizler için ileride önemli, daha da iyi tanımamız için birer temel atıyor aslında.

Evet, görüldüğü üzere gençler arasında erkekler kadınlara oranla fazla. Ve ortada “Other” adı verilen bir cinsiyet daha bulunmakta. Bunun için şöyle bir hipotez oluşturabiliriz;

Günümüzde biyolojik olarak 2 adet cinsiyet bulunmakta evet ama günümüz toplumu bazen kendini sahip olduğu cinsiyete ait hissedemeyebiliyor. Veya kendisini karşı cinsiyete daha yakın hissedebiliyor gibi gibi o sebepten ötürü other olarak belirtildiği aslında kabul edilebilir bir hipotez.

Evet, şu an ise yapacağımız şey ise gençlerin günlük olarak telefon kullanım saatleri olacaktır. Ve ileride bunlar gruplara ayrılacaktır, hafta sonu kullanım, sosyal medyada geçirilen süre vs vs şeklinde.

Görüldüğü üzere karşımızda bir grafik var. Bunu yorumlamaya başlamadan önce günlük ortalama 5 saatlik bir kullanım süresi bulunmakta. 4 ila 7 saatler arasında yükselen ve o yüksekliği koruyan bir kullanım saati bulunmakta.

Genel olarak kullanım saatleri yüksek, fakat bu kullanım saatlerinde insanlar ne yapıyorlar? Bunca saati neye harcıyorlar? Bu soruların cevaplarını ilerleyen zamanlarda öğreneceğiz. Çünkü aslında insanlar telefona bağımlı olmazlar.

Telefon aracılığı ile yaptıkları şeye bağımlı olurlar. Ve bunu da destekleyenler arasında internet yer alıyor, çünkü bir telefonda internet olmadığı zaman o telefonun hiçbir anlamı yoktur.

Bir çoğumuz tekrar Wi-Fi’ımız düzelene kadar, tekrar bir internet bağlantısı bulana kadar galerimizde geziniyoruz, internetsiz basit oyunlar oynuyoruz. Bunlar bir süreden sonra zevk vermiyor, tekrardan eski düzeni istiyoruz, tekrardan elimizin altındaki sonsuz olanağı, sonsuz içeriği, kolay bir şekilde tetiklenen dopamini istiyoruz…

Şimdi ise birazda zihinsel odaklı ilerleyeceğiz. İnsanlar bir şeye bağımlı olduklarını artık fark ettikleri zaman, hissettikleri zaman anksiyete, depreson gibi duygular hissetmeye başlarlar. Hatta bu durum kendilerine duyulan öz saygıya bile yansıyabilir.

Şu an ise baktığımız grafik gençler tarafından belirtilen anksiyete düzeyi. Yaklaşık olarak 10'a kadar bir puan bulunmakta. En düşüğü 1 en yükseği ise 10. Ve genel olarak anksiyete ortalamamız: 5.5, grup olarak en fazlası 10 ve 9 numaralı gruplar. Bu da demek oluyor ki bu bağımlılık insanlarda bir anksiyeteye ve anksiyete tetiklenmesine sebep oluyor.

Şimdi ise bakacağımız kısım gençlerin depresyon düzeyi olacaktır. Aslında üstteki mantık burada da geçerlidir. Denildiği gibi insanlar bir bağımlılık hissettiği anda anksiyeteye kapılma, küçükte olsa depresyona girme gibi durumlar gösterebilirler. Ve eğer durum böyle giderse o depresyon ve anksiyete kar topu etkisi ile daha da büyüyebilir.

Yorumlamaya geçmeden önce genel olarak depresyon ortalamamız: 5.4, ve aynı şekilde öğrenciler tarafından belirlenen depresyon puanları ve o puanların grupları mevcut.

En düşük depresyon puanı 1 ve en yüksek depresyon puanımız ise 10. Grup olarak ise en fazla 1 puan ile yani düşük depresyon olarak belirlenmiş. Hedef kitlemizin büyük çoğunluğu depresyonda değilmiş.

Fakat depresyon yaşayanların sayısı da az değil. Ama bu depresyonun kaynağını bilemeyeceğimiz için yaşadıkları depresyon telefon bağımlılığı bağımlılık ve içinden çıkmak bilmedikleri bağımlılık döngüsü diyemeyeceğiz. Soruyu yanlış anlayıp genel depresyonda olanlar da yüksek puan vermiş olabilir…

Şimdi ise ele alacağımız konu; ebeveyn kontrolü. Bir çok gencin en ama en şikayetçi olduğu konu, her iki tarafın kendilerine göre haklı nedenleri var. Ebeveynler acaba çocuğumu yanlış yola sürükleyecek içerikler mi tüketiyor, ebeveynin yanlış pekte tekin olmayan kişiler ile mi diyalog halinde vs vs gibi şikayetleri bulunurken

Gencin ise özele hiç sayısı yok, çok kısıtlayıcı, çok baskıcı, sanki ben bir birey değilmişim gibi davranıyorlar, bana adeta bir çocukmuşum gibi davranıyorlar tarzında şikayetlerde bulunuyorlar…

Bu konuda tamamen tarafsız olmaktan yanayım :) şimdi ise yorumlamaya devam edelim. 1 = evet kontrol ediliyor, 0 = hayır kontrol edilmiyor. Şunu net bir şekilde görebiliyoruz ki kontrol edilenlerin edilmeyenlere oranla çokta olmasa yüksek bir % oranı bulunmakta. Aradaki fark ise: 1.4.

Şimdi ele alacağımız konu ise günün sonunda hepimiz uyumadan önce telefonlarımız ile vakit geçiriyoruz, çünkü sessiz, sakin, hayatın biraz daha durgun olduğu bir zaman dilimine giriyoruz, üzerimizdeki yorgunluğu hafiften de olsa atmaya çalışıyoruz. O zaman ise alıyoruz telefonu elimize ve uğraşmaya başlıyoruz.

Bu grafiği incelediğimiz zaman ise gördüğümüz gibi gece uyumadan önce ne kadar vakit geçiriliyor onu görmek. Öncelikle gece uyumadan önce geçirilen vaktin ortalaması: 1 saat. Ve süreler yarım saat ile başlayıp 1 buçuk saatler arasında ilerlemekte.

Bu sürelerin değişmesinde şöyle bir hipotez ortaya atabiliriz: herkes uyumadan önceki zamanını gerçekten sosyal medyada, alış — veriş uygulamalarında / sitelerinde vs geçirmiyor.

Kimisi uykusunun gelmesi için uğraşıyor, bu durum tıpkı uyuyabilmek için televizyonu açıp uyuyana kadar izlemeye devam etmeye benziyor. 1 ila 1 buçuk saat geçirenler büyük olasılıkla günün en mutlu olduğu sekansları yaşıyorlar. Çünkü kendilerini özgür hissediyorlar…

Evet, şimdi ise bakacağımız konu bu gençlerin bir günde kaç adet uygulama kullanıyorlar.

Yorumlamaya geçmeden önce genel olarak günlük ortalama kullanım adet 12, yaklaşık olarak 16 adet günlük kullanım grubumuz bulunmakta. 5'den başlayıp 20 de son buluyor. Aralarında ise günlük olarak en fazla kullanım grubu olarak 14 adet uygulama kullanılıyor bulunmakta.

Fakat burada önemli olan konu kaç adet uygulama kullandığından çok hangi uygulamaları ne amaçla kullandığıdır. Buradaki uygulamaları illa sosyal medya, e ticaret, öğretici uygulamalar tarzında düşünmemek gerek.

Çünkü bir şey hesaplayacaktır ve hesap makinesi kullanır o da bir uygulamadır sonuç olarak ve uygulama kullanım oranı yükselir. Veya dışarı çıkacaktır ve hava durumuna bakmak için hava durumu uygulamasına girer ve o da bir uygulama olduğundan kullanım oranı yükselir gibi gibi… Tabii bunun içerisinde oyunlar, sosyal ağlar, haberleşme platformları, e ticaret pazarlar vs vs de vardır.

Şimdi ise bakacağımız kısım bu gençler telefonu kullanıyor, belli başlı uygulamalar, hizmetler vs kullanıyor. Peki yaptıkları şeylerde ne kadar vakit geçiriyorlardır? Biz ise şu anda onu yapacağız.

Şu an yapacağımız şey gençlerin sosyal medyada ne kadar vakit geçirdiğini öğrenmek olacaktır. Sosyal medya günümüz için birer kaçış noktası, orada istediğimiz kişi olabiliyoruz, neyi sevip sevmediğimizi, neyin fanatiği olduğumuzu belli edebiliyoruz. Belki bazı insanlar bu düşünceyi, hareketi umursar, tepki gösterir, ilgi gösterir diye vs.

Grafiği yorumlamaya geçmeden önce sosyal medyada geçirilen ortalama süre: 2.5 saat. Gençler bu telefon kullanım sırasında sosyal medyaya yaklaşık olarak ortalama iki buçuk saat harcıyorlarmış.

Grafiğe bakınca ise gördüğümüz kısım 1.5 saat ila 3 saatler arasında bir kullanım dağılımı mevcut. Günlük olarak 1.5 ila 3 saat kullanım gençler arasında yaygın.

Şimdi ise alacağımız hedef kitle mobil oyun oynayan genç kitle olacaktır. Günümüzde çoğu genç daha çok ya PC, PS, XBOX, Nintendo oyunlarını tercih ediyorlar.

Fakat mobil oyun oynayan kesim ise çoğunlukla ya can sıkıntısından, ya ders arasında ya da yolculuk sırasında vakit geçsin diye oynayanlar oluyor.

Grafiği yorumlamadan önce gençlerin ortalama ne kadar saat / dakika oyun oynadıklarına bakalım, ortalamamız: 1.5 saat. Sosyal medya saat olarak kullanım ortalamasından 1 saat daha düşük.

Grafik ise 0'dan 2.5 saatler arasında yükselen ve düşen değerleri görüyoruz. Bu kısım sosyal medya tarafı gibi değil, oynamayanlar, tercih etmeyenleri görüyoruz ama sosyal medya tarafında herkes kullandığı için bunun gibi bir grafik ile karşılaşmıyoruz.

Bunun sebebi üstte de belirttiğim gibi günümüz neslini çoğunlukla mobil oyunlar kesmez. PC, PS, XBOX… tarzı cihazlar için üretilen / geliştirilen oyunlar yeterli gelir. Fakat oyun zevki bambaşka bir konu olduğundan hiç girmiyorum.

Şimdi bakacağımız konu harcanan sürenin eğitim kısmı. Gençler telefon kullanım süreçleri boyunca sosyal medyaya, oyuna vs zaman harcıyor ve bu zamanı eğitimleri içinde ayırıyorlar şimdi yapacağımız şey ise ona bakmak olacaktır.

Aynı şekilde grafiği yorumlamaya geçmeden önce eğitim için ayrılan sürenin ortalamasını öğrenelim. Ortalamamız: 1 saat. Bu süre hem sosyal medya, hem de oyun süresinden çok daha az bir süre.

Grafiğimiz ise aynı şekilde 0'dan başlıyor yükselmeye ve ara ara düşüşler yaşayarak 1.5 saat civarlarında son yüksekliğini yakalayıp tekrar düşüyor. Fakat kaçırmamamız gereken konu:

Bu eğitim sadece lise / üniversite eğitimi değil. Elbette onlarda vardır ama yalnızca onlar değil. Bu kullandığı cihazın uygulama mağazasından indirdiği bir dil uygulaması da olabilir gibi gibi…

Fakat telefonu kullanım alanlarına göre incelediğimiz zaman en sık geçirilen ortalama süre 2.5 saat ile sosyal medya oluyor. gençler telefonlarında en çok sosyal medyada zaman geçiriyorlar.

Şimdi ise inceleyeceğimiz konu gençlerin hafta sonu telefon kullanma durumu olacaktır. Çünkü hafta içi kullanıma engel bir sürü şey var. Okul, kurs, dershane, iş, staj vs vs. Bunlara nazaran hafta sonları biraz daha rahatlar.

Aynı şekilde grafiği yorumlamadan önce hafta sonu kaç saat kullanılıyormuş onun ortalamasını öğrenelim. Ortalamamız: 6 saat. Evet bu günlük kullanım ortalamasından fazla. Ona hafta içi kullanım oranı diyebiliriz.

Gençler, hafta sonları hafta içine oranla biraz daha rahat takılabildikleri için bu saat ortalamasının bu kadar yüksek olduğunu düşünüyorum…

Grafik ise 5 saat ile yüksek bir açılış yapıyor ve bu yüksek açılış 7 – 7.5, 8 saatleri arasında devam ediyor.

Hafta sonu kullanım oranı bu bağımlılığı destekler nitelikte, çünkü genelde insanlar konfor alanlarından pekte çıkmaz istemezler. Hafta sonu kullanım oranını hafta içi de kullanmak isterler…

Şimdi ise bakacağımız şey, gençlerin kendilerinde gördüğü, kendilerine belirledikleri bağımlılık puanları. Fakat bu bağımlılık hissinde yardımcı olacak dış etmenlerde elbette olacaktır.

Mesela Aile baskısı, kıyaslanma, aşağılanma gibi durumlar yaşandığı zaman kişi kendini gerçekten bir bağımlıymış gibi hissetmeye başlayacaktır. o zaman ise kendisini bir bağımlı gibi gördüğünden yüksek puan verebilir. Depresyonda buna bir artı katabilir.

Grafiği yorumlamadan önce her zaman yaptığımız gibi ortalamamızı alalım. Ortalamamız ise: 8. 1 = düşük bağımlılık 10 = yüksek bağımlılık şeklinde alırsak bu bağımlılık puanlarını gerçekten ciddi bir bağımlılık oranı var.

Hem dağılımında hem de genel ortalamada. Grafik ise bize şunu diyor; yükselişi 7 gibi başlatıyor ve en zirveyi 10 ile görüyoruz. Yani evet bir bağımlılık var diyor. Ve bu bağımlılık ise kabul edilmiş bir bağımlılık.

bunun kabul görmesinin sebebi herkesin yapması, bir kişinin bağımlı olduğu şeyi bir başka kişinin de kullandığını gördüğü zaman yalnız değilmişim, bu acıları sadece ben çekmiyormuşum diyor ve az da olsa rahatlıyor.

Bu telefon bağımlısı ise herkesin elinde gördüğü için bir süreden sonra çokta büyük bir şey olmadığını zannederek kabullenmeye başlıyor…

Çünkü normalde insanlar bağımlı olduklarını pek kabul etmezler, istesem bırakırım, son kez yapıyorum başka da yok, yılbaşından sonra tertemiz bir sayfa açacağım vs vs.

Diğer insanların ona bağımlı gözü ile bakmasını istemezler. Çünkü bir kişinin bağımlı olan diğer kişiye nasıl baktığını, onun hakkında neler düşündüğünü, onu kendinden alçakta gördüğünü bilir. Olabildiğince bu histen, muameleden kaçmaya çalışır…

Fakat önemli olan bu bağımlılıktan kurtulmak değildir, bu bağımlılık döngüsünden kurtulmuş olmaktır. Çünkü bir bağımlılık artık çok ciddi bir evrede değilse kurtulunabilir.

Fakat bu döngü, hangi evrede olursan ol, farketmeksizin kurtulması çok ama çok zor bir şeydir. sadece telefon bağımlılığı veya bir önceki seride olduğu gibi sosyal medya bağımlılığı değil. Genel olarak her bağımlılık, her şey bir döngüye girer.

Bunu da zaman bu hale getirir, zamanın düz bir çember olduğunu, her şeyin bir süreden sonra tekrarlandığını hesaba katarsak önemli olan bu döngüden kurtulmaktır. Bağımlılıktan değil.

Peki bu döngüyü sonsuza kadar tekrar tekrar yaşayacağınızı bilseniz,bu bağımlılıklar yüzünden başınıza geleceklerden, çekeceğiniz acılardan, bu bağımlılık yüzünden çekeceğiniz pişmanlıklardan haberiniz olsa yine evet deyip bu döngüye girer miydiniz? Yani yine bağımlı olmak ister miydiniz?

Evet, Stuck in The Loop serisinin, projesinin sonuna geldik. Konumuz bağımlılıklardan çok, bağımlılık döngüsü oldu. Ve bunu ele aldık, başka serilerde, projelerde görüşmek üzere.


메타데이터
post_id
dee9f4d5065d
slug
genç-nesil-ve-telefon-bağımlılık-döngüsü-stuck-in-the-loop-2-son-dee9f4d5065d
url
https://medium.com/@emirless/gen%C3%A7-nesil-ve-telefon-ba%C4%9F%C4%B1ml%C4%B1l%C4%B1k-d%C3%B6ng%C3%BCs%C3%BC-stuck-in-the-loop-2-son-dee9f4d5065d
canonical_url
https://medium.com/@emirless/gen%C3%A7-nesil-ve-telefon-ba%C4%9F%C4%B1ml%C4%B1l%C4%B1k-d%C3%B6ng%C3%BCs%C3%BC-stuck-in-the-loop-2-son-dee9f4d5065d
author_url
https://medium.com/@emirless
status
ok
fetched_at
2026-08-01 13:11:44