Duygu Mütercimliği
Sürekli yakındığım, yakındığımız duygularımızı ifade etme konusundaki yetersizliğimizle ilgili yüzüme hem bir tokat hem de…
Duygu Mütercimliği
Sürekli yakındığım, yakındığımız duygularımızı ifade etme konusundaki yetersizliğimizle ilgili yüzüme hem bir tokat hem de inanamayacaksınız ama sıcacık bir sarılma gibi vuran bir cümle işittim. İkisini aynı anda hissettirebilecek kadar güçlü bir cümle.
Küçükken de tanımak isterdim seni, aynı sırada oturmak isterdim.
Cümlenin sıcacıklığı üzerine söylemek istediğim birkaç şey var: Çoğu zaman içimizden geçenleri davranışsal olarak dışa dökmeye daha meyilli olduğumuzu fark ettim. Esasında bu birçok açıdan daha kıymetli gibi görünse de, sözle desteklenmeyen hiçbir davranışın kalpten hissedilmesi mümkün değil gibi görünüyor. Hatta bazen sadece küçük bir cümle duymak bile tüm davranışları rafa kaldırabiliyor, bazen de o rafı darma duman yapabiliyor. Ben, eylemlerimin sözlerimin yerine geçtiğini hissettiğim bir dönemde bu cümleyle karşılaşmış oldum. Söyleyen kişinin kıymetini ne kadar artırdıysa, beni de bir o kadar içime dönüp, o saçları iki yandan toplu, matematik dersinde problemleri anlayamadığı için sürekli kıpır kıpır olan yanındaki, önündeki herkesin dikkatini dağıtan ve bu yüzden öğretmeninden azar yiyen çocuğa sarılma isteği uyandırdı.

Photo by Dyu - Ha on Unsplash
Bazen gün içerisinde karşılaştığınız o küçücük bir an hüngür hüngür ağlamanıza sebep olur ya, tam olarak öyle hissettiren ve geçmişe doğru uzuuun bir seyahat yapmama sebep olan bir cümle bu. Zaman zaman yaramaz, zaman zaman ‘zeki ama çalışmıyor’ olabilen o küçük kız 1. sınıfta okuma yazmayı ilk söken olduğu için sınıfın gözdesi, seviye belirleme sınavlarında daima ilk 5'e girdiği için ailesinin akıllı kızı, sıra arkadaşının ödevlerine yardım ettiği ve ona ders çalıştırdığı için annesi tarafından ‘iyi ki var’ denilen o kız ne zaman duygularını bu kadar anlaşılamaz olabileceği kanısına vardı bilmiyorum.
Masumiyetimizin en pür olduğu dönemleri beraber geçirmek isteyecek kadar değer gördüğümü anladığımda, dönüp bana bunu söyleyen kişi duygu mütercimi olabilir mi acaba diye düşünmedim değil. Uzun zaman sonra karşılıklı benzer duyguları paylaşabildiğim birini bulmuş olmanın sevinci ve endişesini aynı anda yaşıyorum. Yanlış anlaşılmalara mahal vermekten yorgun düştüğüm ilişkilerden sonra gerçekten anlaşılabilmenin heyecanını kaybetmekten çok korkuyorum. Tıpkı o sıralardan geçen küçük kızın uçan balonunu kaybetmemek için ipini bileğine bağlaması yetmezmiş gibi bir sımsıkı tutmak istiyorum bu bağı.

Photo by insung yoon on Unsplash
Hep böyle olması gerekmez miydi? En sevdiğimiz, en güvendiğimiz, en değer verdiklerimize sıkıca sarılıp yarınlar yokmuş gibi değer vermemiz doğru olan değil miydi? Ben mi duygularımı daima dorukta yaşıyordum yoksa insanlar mı bu değerleri hafife alıyordu emin olamıyorum. Yine de kıymet verdiğim her şeyin güzelleştiğini görmek bana kurabildiğim bağları güçlendirme imkanı veriyor. İçimdeki bahçeleri paylaşmadıkça çoğaltamıyorum. Paylaşmadıkça büyütemiyorum bağlarımı bahçelerimi, büyütemiyorum meyvelerimi ağaçlarımı. Hem kendi içimde çok aşinayım bu duygulara hem de turfanda meyve misali ilk kez karşılaşıyor gibiyim baharla.

https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/agaclar-tepe-tarim-ziraat-5526117/
메타데이터
- post_id
- df54de3e8faa
- slug
- duygu-mütercimliği-df54de3e8faa
- url
- https://mediumturkiye.com/duygu-m%C3%BCtercimli%C4%9Fi-df54de3e8faa
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/duygu-m%C3%BCtercimli%C4%9Fi-df54de3e8faa
- author_url
- https://medium.com/@offlayn
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-15 20:49:13