Yine şiir, yine açıklama
Φ tarihinde Mehmet bir şiir yazmıştı tivit aleminde. Ama her zamanki gibi layklar tam takır kuru bakır. Anlaşılmadı herhal. Şiir…
Yine şiir, yine açıklama
Φ tarihinde Mehmet bir şiir yazmıştı tivit aleminde. Ama her zamanki gibi layklar tam takır kuru bakır. Anlaşılmadı herhal. Şiir açıklayıcısı gelsin. Mehmet kötü yazıyor da olabilir, ama bu onu asla yıldırmaz. Şiir güzeldir, siz anlamıyorsunuzdur. Şiir gelsin;
The Şiir:
A hen pen is a coop, Gun run is what gangs scoop. Ten men form a squad, not a troop This tin can had some soup.
A tin can is for sitting in, And floating far above the world In a most peculiar way David told Andy.
Give the tin man his heart And the pen man his ship.
Açıklama
İlk kıtanın mantığı kısa heceli kelimelerle hem mısra içinde kafiye oluşturmak hem de mantıklı ve doğru bir cümle kurmak. Yani şiir alakasız kelime oyunları ile başlıyor:
Hen dişi evcil kuş, ya da tavuk demek. Pen etrafı çitle ya da tel örgü ile çevrili alan, kafes. Coop da kümes demek.
Yani bire bir açıklıyor, bu budur diyorum. Bizde yalan yok.
Gun run silah kaçakçılığı demek Scoop’un birinci anlamı kepçe ama mecaz anlamıyla vurgun (maldan dev bir kepçe kopardın gibi.)
Askerde bir on adam manga oluşturur, başka bir askeri birlik olan troop ise bölük ya da kıta anlamına geliyor ve troop’un o satırdaki tek amacı yanlış bir şey söylememek ve kafiyeyi oluşturmak.
Bu teneke kutu içinde biraz çorba vardı derken, bu kıtada hemen anlamıyoruz ama, teneke kutular ve çorbalar, dolayısıyla Andy Warhol ve Campbell çorbalarına bir giriş yapıyoruz. İkinci kıtada buraya geri bakıp aaaaa diyeceğiz.

Warhol Üstad endüstriyel tasarımı “AL SANA SANAT” diye yüzümüze çarparken.
İkinci kıta David Bowie’nin “A Space Oddity” şarkısına atıfla başlıyor. O şarkının güftesinde Major Tom adlı binbaşı bir tin can yani teneke kutu, ama yani basitleştirilmiş bir dille uzay mekiği içerisinde most peculiar way’de (yerçekimi yok ya hani) Dünya’nın epey üzerinden uçmaktan bahsediyor.
İkinci kıtanın son mısrası da David Bowie’nin Andy Warhol’a “oğlum tin can dedin o konserve değil, tin can mekiktir, içinde uzaya gidilir” diye laf çaktığını söylüyor. Burada bir önceki kıtadaki çorba muhabbetinin Andy Warhol’la alakalı olduğunu anlamanız gerekiyordu. Mehmet şiiri üzerine doktora yapan birisinin keşfi olarak başarılı bir tez yazılırdı bu konuda.

Semanın hakimi Kanadalı bıyık kaptan Chris Hadfield mevzubahis şarkıyı şakırken epey peculiar
Son çifte de tekrar anlamsızlığa yelken açıyor. Kalbi olmayan teneke adam, Oz büyücüsünden. Ama Oz büyücüsünün Warhol’la falan bir bağlantısı yok. Sadece tin can demişken neden tin man demeyelim diye geldi o satır buraya.
Penmanship de güzel yazı sanatı demek. Böyle ayırınca sanki bir armatör kalem adamı var (görev adamı gibi) gemisini kaybetmiş onu istiyor gibi de oluyor. Komikli oluyor. Gülüyorsunuz.
Budur. Böyle açıklayınca… kötüymüş hakikaten.
메타데이터
- post_id
- e50487e43a3
- slug
- yine-şiir-yine-açıklama-e50487e43a3
- url
- https://medium.com/@luzumi/yine-%C5%9Fiir-yine-a%C3%A7%C4%B1klama-e50487e43a3
- canonical_url
- https://medium.com/@luzumi/yine-%C5%9Fiir-yine-a%C3%A7%C4%B1klama-e50487e43a3
- author_url
- https://medium.com/@luzumi
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-28 23:05:54