Teğmenlerin TSK’dan İhraç Edilmesi
Yani teğmenler ihraç edilince sadece bir kaç “disiplinsiz” teğmen ihraç edilmiş olmadı. “Atatürkçü duruşu” önemseyen, Atatürk’e değer veren…
Teğmenlerin TSK’dan İhraç Edilmesi
Yani teğmenler ihraç edilince sadece bir kaç “disiplinsiz” teğmen ihraç edilmiş olmadı. “Atatürkçü duruşu” önemseyen, Atatürk’e değer veren ve bu tutumunu dillendirmekten çekinmeyen geniş bir halk kitlesine de göz dağı verilmiş oldu.

Görselin kaynağı
Teğmenlerin TSK’dan ihraç edilmesi, sadece disiplin kurulu kararlarıyla izah edilemeyecek kadar büyük bir mesele.
Ortada bir disiplinsizlik olup olmadığını olayın yaşandığı yerde bulunan, gelişmelerin öncesini ve sonrasını bilen aklı selim sahipleri değerlendirebilirler elbette. Bu kişilerin var olup olmadığı bir yana, soruşturmanın gerçekten sağlıklı yürütülüp yürütülmediğini ve tanıkların özgürce konuşup konuşamadığını bilmiyoruz.
Bu noktada iyimser olmayı gerektiren bir durum göremiyorum. Siyasal iktidarın takındığı ya da takınacağı tavıra muhalif davranmayı orada bulunanların büyük çoğunluğunun göze alabileceğine ihtimal vermiyorum.
Bu noktada “Atatürkçü duruş” ve “Atatürkçü eylem” şeklinde bir ayrım yapmak mümkün. Teğmenlerin tutumu, açıkça bir Atatürkçü duruştur. Çünkü ortada ne bir suç ne de disipline aykırı bir eylem var.
Gel gör ki, gündeme girdiğinden beri bu meselenin bir Atatürkçülük tartışmasına dönüştürülmesi, teğmenlerin ne kadar büyük Atatürkçü olduklarına dair hamaset nutukları atılması en büyük zararı teğmenlere verdi.
Zira iktidar, İslamcı siyasetin sopasını, tavırları hoşuna gitmeyen herkesin üzerine indirirken hiçbir hukuki ilkeye ya da vicdani kaygıya sahip değil.
17/25 Aralık, MİT Tırları, 15 Temmuz soruşturmalarının, KHK hukuksuzluklarının sadece adlarını anıp geçsem yeterli olur zannediyorum.
Atatürk adının toplumsal ya da siyasal bir zeminde dillendirilmesinden hazzetmeyen ve hatta bundan ciddi ciddi ürken bir siyasal iktidar anlayışının, bir mezuniyet töreninde yaşanan gelişmeleri tehdit olarak algılamasını yadırgamamak gerek. Bu anlayışın arka planında Atatürk adıyla ve onun geride bıraktığı siyasal ve toplumsal mirasa tahammül edememe ve onunla kıyasıya hesaplaşma iştahı, arzusu, tutkusu ve kini var.
Yani teğmenler ihraç edilince sadece bir kaç “disiplinsiz” teğmen ihraç edilmiş olmadı. “Atatürkçü duruşu” önemseyen, Atatürk’e değer veren ve bu tutumunu dillendirmekten çekinmeyen geniş bir halk kitlesine de göz dağı verilmiş oldu. Böylece sembolik olarak da olsa, Atatürk TSK’dan ihraç edilmiş oldu.
Bunun devamında bizi ne bekliyor olabilir sorusunu kendi kendime soruyorum. Fakat cevabını dillendirmek açıkçası beni ürkütüyor.
Zira Erdoğan ve “yakın” çalışma arkadaşlarının sahnenin en ön saflarında yer aldıkları 15 Temmuz sürecinin yankılarının hala sürdüğünü düşündüğümüzde, siyasal iktidarın bu tür tasarruflarını sadece bir disiplin kararı olarak görmek saflık olur.
메타데이터
- post_id
- e6a6290156ef
- slug
- tegmenlerin-tskdan-ihrac-edilmesi-e6a6290156ef
- url
- https://medium.com/@erdal.t/tegmenlerin-tskdan-ihrac-edilmesi-e6a6290156ef
- canonical_url
- https://medium.com/@erdal.t/tegmenlerin-tskdan-ihrac-edilmesi-e6a6290156ef
- author_url
- https://medium.com/@erdal.t
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-26 12:24:55