bedava verebilir misiniz?
insan beyninin, yapay zekada olduğu gibi belli bir ‘gigabyte’ sınırlılığına sahip olmaması epey ilginç gelmiştir bana. nasıl olur da o…
bedava verebilir misiniz?
insan beyninin, yapay zekada olduğu gibi belli bir ‘gigabyte’ sınırlılığına sahip olmaması epey ilginç gelmiştir bana. nasıl olur da o kadar bilgi omuzlarımda ağırlık yapmaz, diye ara ara sorup, dururum kendi kendime. öğrenilen yeni bilginin, eski bilgi ile bağlanması, nöral etkileşimlerin yoğunlukla işlendiği bir sistemin durmaksızın çalışıyor olması ve benim böyle bir sistemi bedavaya bedenimde taşıyor oluşum. bir dakika neden beyin hırsızlığı diye bir meslek yok? ciddiyim, en değerli nesne uluorta geziniyor etrafta, farkında mısınız?

Göğü uyandıralım; bu gece uyanış vakti olsun insanlığın.
Alexander Osterwalder & Yves Pigneur’un birlikte kaleme aldığı “İş Modeli Üretimi” kitabı, eski iş modellerine meydan okuyarak yarının şirketlerini tasarlamaya aday vizyonerler ve kural koyucular için hazırlanmış bir yapıttır. bu yapıtta geçen bir başlığın, özellikle günümüzün büyük markaları tarafından kullandığına şâhit oldum: freemium.
Spotify dinlediğin için teşekkürler, ciddiyim. radyo dinliyor olabilirdin, kaset çalıyor olabilirdin, plak çalıyor olabilirdin ya da sekiz parçalı teyip dinliyor olabilirdin; eğer 8 parçalı teybin neye benzediğini biliyor olsaydın. ama Spotify dinliyorsun! tekrar teşekkürler.
hafiften sinirler gerildi; gözünüz mü seğrildi? bu soruya yalnız, “müzik dinleyeyim; fakat herhangi bir ücret de ödemeyeyim.” diyen gönlü geniş arkadaşlarımız “evet!!” yanıtını vermektedir. şöyle ki Spotify Premium hesabına sahip olanların hiçbir şekilde anlayamayacağı bu türden reklamlar, uygulamadan ücretsiz olarak yararlanan kişilerin sıklıkla maruz kaldığı bir işkence türüdür. fakat neden reklamlara maruz kalıyoruz, diye hiç sorguladınız mı? cevabı oldukça basit, freemium olgusu sebebiyle.
“freemium” sözcüğünü Jarid Lukin uydurdu; ancak sözcüğün popülerlik kazanması risk sermayedarı Fred Wilson’ın blogunda yer almasıyla gerçeklemiştir. freemium, bedava (free) sunulan temel hizmetler ile ücretli sunulan ekstra (premium) hizmetleri birleştiren, genellikle internet tabanlı iş modellerini ifade eden bir sözcüktür. freemium modelinin en belirgin karakteristiği; bedava, hiçbir koşul aranmaksızın sunulan bir ürün veya hizmetten yararlanan geniş bir kullanıcı kitlesine sahip olmasıdır. bu kullanıcıların büyük bölümü hiçbir zaman ücret ödeyen bir müşteri olmamaktadır. sadece küçük bir kısmı, genelde yüzde ondan daha azı ücret ödeyerek ekstra hizmetleri satın almaktadır. dolayısıyla para ödeyen bu küçük kesim, para ödemeyen kitleyi sübvanse etmektedir. sonradan ilave gelen bedava kullanıcılara hizmet sunmanın düşük nihai maliyeti nedeniyle bunu yapmak mümkündür. freemium modelinde bakılması gereken temel ölçüler şunlardır: (1) ürün veya hizmetlerden bedava yararlanan bir kullanıcının ortalama maliyeti ve (2) bu kullanıcıların ücret ödeyen kullanıcıya dönüşme oranı. (Osterwalder ve Pigneur, 2010.)

Which song you are listening?
bu tür dayatmalı, zorla reklamı dinlemek gibi, şeyler canımı sıkmaktadır. evet, müzik indirmek, reklamsız müzik dinlemek, şarkıları istediğimiz sıradan çalabilmek ve daha yüksek ses kalitesini yakalayabilmek için Spotify Premium’un avantajlarından yararlanabiliriz; fakat şu zamana kadar neden hâlâ bir Premium hesabına sahip olmadınız, düşündünüz mü? neden bundan sakınmalıyız veyahut
neden Spotifty Premium hesabımız olmamalıdır?
메타데이터
- post_id
- e705d8817c48
- slug
- bedava-verebilir-misiniz-e705d8817c48
- url
- https://medium.com/@esraross/bedava-verebilir-misiniz-e705d8817c48
- canonical_url
- https://medium.com/@esraross/bedava-verebilir-misiniz-e705d8817c48
- author_url
- https://medium.com/@esraross
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-09 15:12:33