Ah Muhittin Abi Nerelerdesin Sen?
“Hayatlarımızı bazen yakaladığımız fırsatlar belirler; bazen de kaçırdığımız…”
Ah Muhittin Abi Nerelerdesin Sen?
“Hayatlarımızı bazen yakaladığımız fırsatlar belirler; bazen de kaçırdığımız…”
The Curious Case of Benjamin Button/ 2008

Photo by Johan Mouchet on Unsplash
Bizim Muhittin abi her sabah gün ışımadan evden çıkar ve ekmeğinin peşine düşer, her günün kendisine verilen bir imkân olduğunu bilerek yaşardı. Çocukluğumdan beri tanırım onu, sabahları selamlaşır birbirimize hayırlı işler temennisinde bulunurduk. Sonradan fark ettim ki onun varlığı içimde tarifsiz bir güven duygusu oluşturuyordu. Komşulardan kimin başı sıkışsa ona gelir, o da işini gücünü bırakır yardımına koşardı. Yolda tanımadığı insanlara bile selam verir, iş yerinde elemanına haftalık vermeden eve pazar parası bırakmazdı. Hali vakti yerinde olmayan gençlerden evlenecek yaşa gelenleri ilk önce o fark eder, bir baba gibi önüne düşer, etrafını seferber edip o genci baş göz ederdi. Ne kadar acelesi olsa da yolda arabası arıza yapmış birini görse tereddütsüz durur ve yapacak neyi varsa yapardı. Çocuklarını okutmak için elinden geleni yapmıştı ama onun asıl kahramanlığı başkaydı; mahallede okul çağında olup da onun yardımını almamış gariban evladı hiç kimseyi tanımadım. Muhittin abi gerçek bir insandı…İnsan olmanın en önemli vasıflarının lafını yapmaz, bizzat yaşardı. Şimdiki aklımla düşünüyorum da onun mutlu olmak gibi bir derdi yoktu. O sadece yapması gerekenleri “ödev ahlakı” gereği doğal bir şekilde yapardı. Kendi çocukları başta olmak üzere biz gençlere en çok tekrarladığı vecizesi şuydu: “etrafımızda olan insanlara fayda sağlamak lazım, bu bizim insanlığımız…İlla keyfimiz olacak diye bir şart yok; keyfimize gelmese de iş görmek lazım, yüz güldürmek lazım…” Şimdi daha iyi hissediyorum ki onun derdi ne fayda sağlamak ne de huzur bulmaktı. O, yaptıklarını içten gelen bir duyguyla ve saf niyetle yapan doğal bir adamdı…Şimdi o yok, onun gibi insanlar da...
Yunanca’da insanın en yüksek ve iyi durumuna “eudaimonia” denmiştir; anlamı “iyi ruh hali, saadet, mutluluk “demek… Eski Yunan felsefecilerinin asıl gayesi bu durumun nasıl bir şey olduğunu ve buna nasıl erişilebileceğini bulmak olmuştur. Sokrates’e göre “iyi ruh haline ermek” için erdemli olmak gerekli ve yeterli iken diğer bir grup düşünüre göre doğal bir tarzda, doğaya uyumlu yaşamak şarttır. Epikürcülere (‘hayattan keyif alma felsefesini benimseyenler) göre ise iyi bir yaşam, çok zevk yaşayıp müreffeh olmalı; böylesi bir hayatta acının ve ıstırabın yeri yoktur!
İyi ruh haline ulaşma (mutluluğa erme, saadete kavuşma) yolları olarak birçok öneriler paylaşılmıştır. İşte: “Yaşamınız için hedefler oluşturun; beceri, yetenek ve hedeflerinizi amaçlarınıza uygun hale getirin, odaklanın; en iyi potansiyelinizi gerçekleştirmek için harekete geçin; kendinizi güzel ifade edin vs. vs. vs…” Dikkat ederseniz mutluluk veya “kendini iyi hissetme hali günümüzde tüketime hizmet edecek tarzda ısrarlı bir şekilde “başarıya ve zengin olmaya odaklanmıştır.” Kendini ifade etmek, insanın hissettiği şeyleri dile getirmesi değildir sadece; aynı zamanda sergilediği kimliğini/kişiliğini tanımlayan davranışlardır. “Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.”
Photo by Ameya Sawant on Unsplash
İnsanın akla, mantığa, vicdana (ödev ahlakına) uygun tutarlı davranışlar göstermesi maddi çıkar için herhangi bir davranışta bulunmasından çok daha önemlidir. İnsanı insan yapan erdemli hareket etmesidir. Binlerce yıldır düşünürlerin önemli konularından ikisi mutluluk ve ahlak olmuştur. Ahlak felsefesinde ise mutluluk ahlakı, ödev ahlakı ve faydacı ahlak olmak üzere üçlü bir çeşitleme yapmışlardır.
Mutluluk Ahlakını savunan filozoflara göre insanın ahlaki eylemlerinin amacı ne pahasına olursa olsun iyi ruh halini elde etmek, mutlu olmaktır. Bunda niyet sorgulanmaz ve başka bir amaç da aranmaz. Faydacı ahlak öğretisinde bir ikilem karşısında sana fayda sağlayanı seçmeyi önerir; niyet ne olursa olsun “sonuç iyiyse eylem faydalı ve ahlakidir”, doğrudur. Ancak faydacı ahlakta diğerinden farklı olarak öncelikli husus “çoğunluğun faydasının gözetilmesidir.” Bu durumda bir kişinin yakının zarar görmesi, toplumun genelinin zarar görmesinden yeğdir. Bu bakımdan bu ahlak türü diğerinden daha erdemli gibidir.
Son olarak Alman felsefeci Kant’ın ortaya attığı “ödev/sorumluluk ahlakında” ise mühim olan, eylemin sonucu değildir; doğru eylemin iyi niyetle yapılıyor olmasıdır. Doğru eylem (davranış, hareket, amel) ahlak yasasına uygun olarak yapılan iştir. İnsan her ne şart altında bulursa bulunsun yasaya (ödev ahlakı) uymalıdır. Kant iyi niyeti işin başına koymuştur. “Bir eylemde önemli olan öncelikle o eylemin yapılış amacıdır, niyettir.” Buradaki niyet (ana amaç) ödev yasasına uygun olarak yalnızca iyiyi gerçekleştiriyor olmaktır. Diğer bir deyişle iyi olan şey ödev bilinci ile gerçekleşen şeydir. Ödev ahlakı (iyi niyet ahlakı) sadece Kant’ın ortaya attığı bir şey de değildir; ancak o bu konuları çok iyi bir şekilde sistemleştirdiği için gündeme gelmiştir. Bunun mükemmel ifadesi bizim kadim kültürümüzde de vardır: “Eylemler niyetlere göre kıymetlendirilir”. HŞ.
İnsan yapacağı ve yaptığı şeylerden dolayı illa mutlu olacak diye bir şart yoktur. İşler iyi niyeti muhafaza ederek ve önem sırasına koyarak ödev ahlakı gereği doğal olarak yapılıvermelidir. Sonunda benliğimizi iyi bir ruh halinin kaplamasını, mutlu olmayı, zevk almayı veya kazançlı çıkıp çıkmamayı hesap etmeden… Toplumu ayakta tutanlar, karşılarına çıkan olaylardaki rolünü iyi niyetle ve içten gelen bir bilinçle oynayanlardır. Onlar erdemlilerdir! Hayatı ödev bilincinde yaşarlar ve daima doğal bir huzur içindedirler. Doğru olanı söylemek ve yapmanın huzuru…
*Bu yazıyı beğendiyseniz sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak daha çok kişinin okumasına vesile olabilirsiniz. İlginize teşekkür ederim.
Faydalı Linklerim:
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1173102
https://uskudar.edu.tr/tr/icerik/972/yardimlasma-ruhu-huzuru-artirir-mutlulugu-cogaltir
https://dergipark.org.tr/tr/pub/temasa/issue/27577/292467
https://tr.wikipedia.org/wiki/Eudaimonia
https://livetobloom.com/aristotelesin-mutluluk-anlayisi-eudaimonia/
https://www.kampustenevar.com/kategori-egitim/prison-break-ile-ikilem-problemi
file:///F:/37847258486/Downloads/Kantta_mutluluk_ahlak_L_Cilingir%20(6).pdf
메타데이터
- post_id
- eb3afb7d79b2
- slug
- ah-muhittin-abi-nerelerdesin-sen-eb3afb7d79b2
- url
- https://mediumturkiye.com/ah-muhittin-abi-nerelerdesin-sen-eb3afb7d79b2
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/ah-muhittin-abi-nerelerdesin-sen-eb3afb7d79b2
- author_url
- https://medium.com/@erhanbag
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-26 06:49:41