← Back to list

FAŞİZM VE DİNCİLİĞİ DEMOKRASİ SANAN ÜLKE…

“Benim demokrasi anlayışım”, belki de Türkiye’de en çok tartışılan konulardan biridir ama insanlar olarak hiç yaşamadığımızdan, eskilerin…

Ahmet Aziz Nesin · 2024-04-15 11:39 · 38 claps · 2.8 min read paywalled
#faşizm #darbe #demokrasi #dincilik #özeleştiri
Open on Medium ↗
Wiki topics: 📋 · Product Management

FAŞİZM VE DİNCİLİĞİ DEMOKRASİ SANAN ÜLKE…

Benim demokrasi anlayışım”, belki de Türkiye’de en çok tartışılan konulardan biridir ama insanlar olarak hiç yaşamadığımızdan, eskilerin “1001 Çeşit” dükkanlarına benzer bir mantıkla tartışıyoruz demokrasiyi.

Sorun belki de cumhuriyetin kuruluşu ve devamıyla başlıyordur ama bununla tartışmaya başladığınızda demokrasi adına ilk fırçayı katı Atatürkçülerden yemeye başlıyorsunuz. Esasında öncesi de var, demokrasi anlayışımız Osmanlı döneminde başlıyor. Osmanlı başka ülkeleri fethetmeye başladığında İngiltere-Fransa mantığı gibi yapmadığından (Kısacası sadece vali atayıp, haraç aldığından) emperyalist bir ülke olmaktan kurtulup, demokratik bir imparatorluk oluyor. Ayrıca Kürt Sorunu tartışılırken de Osmanlı’nın Kürtlere bugünden daha demokrat davrandığı söylenir, -ki böylece daha demokrat olunur- ve bu sayede 1071 fethi bir daha tartışılmaz. Öyle bir durumdur ki emperyalist Osmanlıyı kabul etmeyenler hâlâ Istanbul’un alınışını “Istanbul’un Fethi” diye kutlarlar 21. yüzyılın ilk çeyreğinde ve demokrat olurlar mehter marşıyla birlikte.

Diğer sorun dine bakış açındır, ne kadar dinine bağlıysan birilerine göre o kadar demokratsındır, hatta başka dine bağlıysan daha az demokratsındır ve ayrıca bir de kafirsindir. Ancak bunu bu şekilde açıklamazsın ve siyasetçi olarak onların dini liderlerini ziyaret edersin ve demokratlığın ortaya çıkar. Kimi klişeleri camiye çevirmek Müslüman mahallesinde fazla yadırganmaz, hatta hiç tartışılmaz, çünkü Noel ve Paskalya başlarken siyasetçiler kutlama mesajları yayınlar anında.

70’lerde, 80’lerde işçi sınıfı ve sol biraz kalabalıklaştığında ve bundan dolayı mesela CHP biraz sol gibi gözüktüğünde hemen askeri bir demokrasi darbesi gelir ve halkın seçtiği başbakan ve bakanlar yada bağımsızlık, sosyalizm ve özgürlük isteyen gençler asılır ki demokrasi askeri devletin istediği gibi yürüsün. O yüzdendir ki Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’ın “Komünizm gerekirse onu da biz getiririz” diye bir açıklama yapar ve devletin her konuda ne kadar demokrat olduğunu gözümüze sokar.

Kürt Sorunu başlı başına demokrasinin en büyük sorunudur, Kürtçe konuşmak yasaklanır, sonra demokrasi adına devlet TV kanalı kurulur ama mecliste konuşulduğunda herkes sayfalarca hakaret yazmaya başlar ve “Bilinmeyen Dil” olarak tarihe geçer. En önemlisi “Biz beraber savaştık ve büyüdük” teranesi başlar ve sonunda “Evlendik”deye kadar gider ama 1071 Kürdistan’ın fethi de anılır aynı zamanda. En sonunda “Barış Masası”nı kurarsın ki sonuçta demokrasi adına bölücü Kürt ve Türkleri daha rahat, kendine göre gerekçelerle tutuklayabilesin.

Bizdeki demokrasi çok ilginçtir, askeri demokrasi adına partileri kapatır, insanları tutuklarsın ama artık demokrasiye geçiş zamanı gelince, gayet de demokratik bir şekilde kimlerin, hangi partileri kuracağına sen karar verir, kabul ettiğini partilerde de kimlerin seçime girip, mecliste demokrasicilik oynayacağına karar verirsin.

Örnekleri vermeye devam edersem çok şaşıracaksınız ama bu ülkede barışı ifade ettiği için “Güvercin Kartpostalı” bile bir dönem meclis tarafından yasaklanmış ve esasında başka bir meclis bu kararı düzeltmediyse hâlâ da yasaktır. Meclis kararları hükümetler ama darbeli ama darbesiz değişince aldıkları kararlar değişmiyor çünkü.

Şimdi en ilginç demokrasi dönemindeyiz. Son belediye seçimlerinde Erdoğan çok önemli bir konuşma yaptı ve Erdoğan’ın tekrar yumuşamış bir demokrat olduğu konuşulmaya başlandı. Derken Van seçimi ortalığı karıştırdı, çok ciddi muhalefet yapılınca Erdoğan tekrar yumuşak demokratlığa soyundu.

Erdoğan demokratlığa soyununca her zaman olduğu gibi gaza geldi ve seçimleri neden kaybettikleri üzerine özeleştiriler verdi. “Benim ve sizin hatanızla kaybettik, özeleştirimizi yapıyoruz” dedi ve yine herkes demokrat reis, başgan Erdoğan’ı konuşmaya başladı.

Şimdi kendisini de hatalı bulup, özeleştiri yapan Erdoğan kendisi dışında herkesi değiştirme kararı aldı ve demokraside yeni bir sayfa açtı Türkiye’de. Belki de kendisi dışında hata yapanlara kızmış olabilir, “Ben hata yapıyorken, siz nasıl hata yapabilirsiniz” demiş olabilir. Gülmeyin sakın, bu ülkede partiler kapatıldıktan sonra beraat etseler de referandum kararından önce aynı adla kurulamamıştır, mahkeme kararı demokrasi adına ciddiye alınmamıştır. Türkiye demokrasisinde Erdoğan hatalı olduğu için kendisi parti başında kalacaktır. Türkiye demokrasisinde Erdoğan ana muhalefet lideri olarak cumhurbaşkanlığına devam edecek ve yakında Beyaz Saray’da misafir edilecektir. Kim mi karşılayacak, belki de ABD ana muhalefet lideri karşılar, ne bileyim ben, onlarda demokrasi değişik kardişim.


메타데이터
post_id
ebf69efbf1cb
slug
faşi̇zm-ve-di̇nci̇li̇ği̇-demokrasi̇-sanan-ülke-ebf69efbf1cb
url
https://medium.com/@ahmetnesin/fa%C5%9Fi%CC%87zm-ve-di%CC%87nci%CC%87li%CC%87%C4%9Fi%CC%87-demokrasi%CC%87-sanan-%C3%BClke-ebf69efbf1cb
canonical_url
https://medium.com/@ahmetnesin/fa%C5%9Fi%CC%87zm-ve-di%CC%87nci%CC%87li%CC%87%C4%9Fi%CC%87-demokrasi%CC%87-sanan-%C3%BClke-ebf69efbf1cb
author_url
https://medium.com/@ahmetnesin
status
ok
fetched_at
2026-07-24 01:36:57