Adli Psikoloji
Adli Psikoloji Tanım
Adli Psikoloji
Adli Psikoloji Tanım
Adli psikoloji, psikolojinin bilgi ve deneyimlerinden yararlanarak adli sistemin çeşitli alanlarında, giderek genişleyen konularda yer almaktadır. Kriminoloji, adli psikiyatri ve hukuk arasında yer alan adli psikoloji, insan coğrafyası, klinik, gelişim ve sosyal psikoloji, sosyo-hukuki çalışmalar ve psikometri gibi çeşitli disiplinlerden de yararlanmaktadır (Carter, 2010, s.3).
Amerikan Psikoloji Birliği (APA) adli psikolojiyi şu şekilde tanımlar: “Hukuk ve psikolojinin bir alt alanı olan adli psikoloji, psikolojinin bilimsel ve mesleki donanımının hukuk ve adalet sisteminde karşılaşılan soru ve meselelere uygulanmasını amaçlayan bir alandır.” (APA,1998).

Adli Psikolojinin Kısa Tarihçesi
Adli psikoloji kökenini aldığı iki bilim gibi (adli tıp ve psikoloji) geçmişi çok kısa olan bir bilim dalıdır. Psikolojinin bir alt alanı olarak tanımlanması iki binli yılları bulmuştur. Buna rağmen adalet-hukuk-psikoloji üçlüsünün eskilere dayanan bir ilişkisi vardır.
işlediği suçtan dolayı bir kişinin sorumlu tutulabilmesi için sahip olması gereken özellikler, çeşitli hukuk sistemleri içinde ve filozoflar tarafından tarih boyunca tartışılmıştır.
İlk defa, 1505’te İngiltere’de delilik nedeniyle bir ceza yargılamasında beraat kararı verildi. Ama bu hukuki kural kendini yazılı olarak göstermemiştir.
Ceza davalarında davalının akıl sağlığının yerinde olmamasının cezai sorumluluğu ortadan kaldırdığına dair bir prensibin kabulü, 1843 yılında McNaughten davası olarak bilinen davada gerçekleşti.
Modern psikolojinin temellerinin atan Wilhelm Wundt’un 1879’da ilk psikoloji laboratuvarını kurması ile bu laboratuvarda yetişen, deneysel yöntem üzerine uzmanlaşan psikologların çeşitli mahkeme süreçlerine, çeşitli suçların aydınlatılmasına etkileri görülmeye başladı.
1896’da Leipzig’de, bir mahkemede Von Schrenk Nortzing ilk defa “adli psikolog” rolü ile katkıda bulunmuştur.
Adli Psikolojinin Konusu
Adli psikolojinin konusu tutuklu veya hükümlü bireylerin davranışlarını değerlendirmek, mağdur bireylerin, sanık ve tanıkların mevcut durumu, sanığın cezai ehliyetinin olup olmaması, çocuğun velayetinin kimde olması gibi olaylardır. Genel manada yapılan psikolojik değerlendirmede gönüllülük prensibi bulunsa bile adli psikolojik değerlendirmede bu koşul bulunmaz. Bu alan daha ziyade gizlilikle ilgili sorunları değerlendirir. Adli psikoloji tutuklu, hükümlü, mağdur, tanık ve sanıkların davranışları değerlendirip ceza ehliyeti, velayet gibi vaziyetlerle ilgilenir.
Psikolojide genel manada gönüllülük önkoşul olsa bile adli psikoloji değerlendirmelerinde gönüllülük koşulu yoktur. Adli psikolog vardığı sonuçları rapor halinde makama sunar, şahsı bilgilendirir ve de konuyla alakalı olmayanların bu bilgilere ulaşamayacağını şahsa anlatır.
Adli Psikoloji Alanında Uygulanan Testler
Objektif Testler: Bu testte şahıslara test konusuyla ilgili sorular direkt yöneltilmekte, açık uçlu cevaplarla ya da seçeneklerle şahsın tutum, bilgi ve de görüşü belirlenmektedir.
Projektif Testler: Bu testte şahıslara test konusuyla ilgili sorunlar direkt yöneltilmekte, çeşitli uyaranlar ile cümle tamamlama istenmekte ve bu sayede psikolojik değerlendirme yapılmaktadır. Bu testte şahısların kendi iç dünyalarını bir resme, şekle veya yarım kalan bir cümleye yansıttığı düşünülür.
Adli Psikolog’un Görevleri
Adli psikolog vasfıyla görevli kişiler, elde ettiği bilgileri rapor halinde derleyip ilgili makama sunma görevini üstlenmişlerdir. Değerlendirmeyi yapacak adli psikoloğun ilk olarak kendinin psikolog olduğunu fakat rehabilitasyon yapmadığını açıklayan bir bilgi vermesi gerekmektedir. Yapılan görüşmenin gerekçesini, elde edilen verilerin nasıl kullanılacağını bireye açıklaması gerekir. Bunun haricinde adli psikolog, elde edilen verilere yetkisi olmayan kişilerin ulaşamaması için her türlü önlemi almalıdır.

Adli psikolojide sunulan hizmetler
Adli psikolojide çeşitli alanda birçok alana ve kişiye hizmet veren bir alandır. Bu alanlara kısaca göz atmamız gerekirse,
Polisiye ve yargı sürecindeki hizmetler: Adli psikologlar, suç soruşturması yapma ve alınan ifadeleri değerlendirme aşamasında polise yardımcı olmaktadır.
Klinik hizmetler: Mahkeme sürecinde ölçme ve değerlendirme sürecidir.
Ceza infazına ilişkin hizmetler: Cezaevinde olanlar için psikolojik rehabilitasyon, denetimli serbestlik döneminde gözlem programı oluşturma ve izlemeye yönelik hizmetlerin yapılmasıdır.
Adli Psikolojide Çalışma Alanları
Ülkemizde son yıllarda yeni bir anlayışla hizmet veren kurum ve kuruluşlarda adli psikologlar çalışmalarını sürdürmektedir. Bunlar;
⦁ Adalet Bakanlığı Mahkemeleri (Örn., aile ve çocuk mahkemeleri),
⦁ Ceza ve İnfaz Kurumları,
⦁ Adli Tıp Kurumu,
⦁ “Denetimli Serbestlik” birimleridir.
Bunlarla birlikte gerekli şartları taşıyan adli psikologlar mahkemelerde bilirkişilik de yapabilmektedir.
Adalet Bakanlığı Mahkemeleri
⦁ Aile mahkemeleri
Aile mahkemelerinde psikologlar görüşmeler yaparlar, kişilerin psikolojik vaziyetlerine ilişkin rapor hazırlarlar. Bunu 4787 sayılı yasa emreder. Düzenlediği raporlar evlilik devamına, velayete, evlat edinmeye, çocuk ve ebeveyn ilişkilerini düzenlemeye ilişkin fikirler ve mahkemede çocuğun dinlenmesi hususunda destek içerir.
4787 sayılı yasanın beşinci maddesine bakılarak aile mahkemesinde görev alacak uzmanlar; sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagog olarak sınıflandırılmıştır.
Psikologların genel manada görevleri; gözlem ve görüşme tekniklerini kullanıp kişilerin, aile ve grupların psikolojik vaziyetlerine yönelik tespitte bulunmak gayesiyle objektif testler uygulamak ve rapor düzenlemektir. Bununla beraber rehabilitasyon, psiko-eğitim ve psikolojik destek çalışmaları yürütmektir.
Aile Mahkemelerinde Uzmanlardan Faydalanılacak Konular:
Evlat edinme, evliliğin devamının beklenip beklenmemesi, velayet, çocuğun ve beraber yaşamadığı ebeveynin arasındaki ilişkinin düzenlenmesi, çocuğun uluslararası sözleşmeler doğrultusunda mahkeme tarafından dinlenmesi ve de 6284 sayılı kanun doğrultusunda verilen vazifeler aile mahkemelerine konu olmuştur.

Aile Mahkemeleri Yönergesi
4787 no.lu Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un beşinci ve yedinci maddelerde bahsedilmektedir.
Madde 5 — Her aile mahkemesine, tercihen evli ve çocuk sahibi, otuz yaşını doldurmuş, aile sorunları alanında lisansüstü eğitim görmüş olanlar arasından birer psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı atanır.
Çocuk Mahkemeleri
1979 tarihli Çocuk Mahkemeleri’nin kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri hakkındaki kanun ile birlikte mahkemelere bağlı uzman çalıştırma usulü başlamıştır. Bu kanunun otuzuncu maddesine göre, çocuk mahkemelerinde öncelik sırasıyla; sosyal hizmet uzmanı, pedagog, psikolog, psikiyatr görevlendirilmesi öngörülmüştür.
Çocuk mahkemeleri ve de çocuk ağır ceza mahkemelerinde aile ve çocuk sorunları, çocuk suçluluğunun önlenmesi ve çocuk hukuku alanlarında lisans öğrenimini tamamlamış bireylerin sosyal çalışma görevlisi vasfıyla çalıştırılması gerekir. Bu mahkemelerde sosyal çalışma görevlisi olmaması halinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında ya da serbest olarak çalışanların sosyal çalışma görevlisi vasfıyla görevlendirilebileceği düzenlenmiştir.
Kanuna göre sosyal çalışma görevlisinin görevleri;
-
Yargılanan çocuk ile ilgili içinde bulunduğu şartları, çocuğun özelliklerini ve toplumda yapıcı bir rol almasını ve yararlanabileceği toplumsal kaynakları tanımasını sağlamak adına sosyal inceleme yapmak ve rapor hazırlamak,
-
Çocuğun ifadesi alınırken ve sorgu sırasında yanında bulunmak,
-Çocuk hakimleri tarafından verilen Çocuk Koruma Kanunu içerisindeki diğer vazifeleri yapmaktır.
Çocuk Mahkemeleri Kanunu, otuzuncu maddeye göre sosyal hizmet uzmanı veya yardımcısı, pedagog, psikolog, psikiyatr mahkemelerde öncelik sıralamasına göre görevlendirilir.
Bu bağlamda, çocuğun ifadesi alınırken ve sorgu esnasındayken orada bulunmak, çocuğun yararına sosyal inceleme yapıp rapor hazırlamak gibi vazifeler yerine getirilir.
Ceza İnfaz Kurumları
Ceza infaz kurumlarında psiko-sosyal yardım servisi çalışmaları yürütülmektedir. Bireylerin kendileri ve yaşadıkları sosyal çevreleri ile ilgili psiko-sosyal özelliklerini içeren çalışmalar psiko-sosyal servis uzmanları tarafından yapılmaktadır. Bu yardım servislerinde psikolog ve sosyal çalışmacı görev yapmaktadır.
Mesleki yöntem ile inceleme, problem çözme, gözlem, görüşme, rapor yazma ve dosyalama gibi teknikleri çalışmalar sırasında kullanır. Bu kurumlardaki hizmetleri hükümlü-tutukluya göre hizmetler, personele yönelik hizmetler, idari görev yetki ve sorumluluklar ve diğer mesleki çalışmalar olarak sınıflandırabiliriz.
Adli psikolog, infaz kurumlarında psikososyal çalışmalar yürütür. Kurumlarda psikolog, çalışmalarında inceleme, gözlem, görüşme ve raporlama tekniklerini kullanır.
Bu kurumlarda görev, psikolog veya sosyal hizmet uzmanı tarafından yürütülür.
Adli Tıp Kurumu
Resmi bilirkişilik kurumu olarak görev yapar. Ruh sağlığı ve yaş küçüklüğüne ilişkin konulardaki ihtisas kurullarında görevli psikologlar, bağlı bulundukları kurul üyeleri ile birlikte kendilerinden istenen değerlendirmeleri yapar, kurula sevk edilen sanık ve mağdurlar çeşitli ölçme değerlendirme araçları uygularlar. Adli psikolog adli tıp kurumunda bilirkişi olarak görev yapar.
“Denetimli Serbestlik” Birimleri
Denetimli serbestlik kurumlarının personeli arasında sosyologlar, öğretmenler, gönüllü çalışanlar, sosyal hizmet uzmanları ve psikologlar bulunmaktadır.
Madde bağımlılığı ve öfke suçları gibi, hükümlünün daha çok kendine zarar verdiği veya çok ciddi olmayan suçların verdiği bu uyumsuz ve sağlıksız davranışların giderilmesi amaçlanır. En basit şekliyle bu suçlular serbesttirler ama düzenli olarak bu kurumlarca denetlenir ve eğitilirler. Onların tekrar uyumlu bir toplum yaşamına kavuşmaları amaçlanmaktadır.
Denetimli serbestlik kurumlarında vaka yönetimi çalışması yapan psikologlar suçluların kendilerine ve topluma zararlı davranışlarının bitirilmesinde ve tedavisinde çok büyük öneme sahiptirler. Psikologlar da legal ve klinik unsurların iç içe olduğu bir görev alanında faaliyet gösterirler. Yani gelen mahkeme kuralları çerçevesinde yol kat etme, suçlularla iletişim, tedavi/psikolojik destek ve yine legal mercilere (mahkemelere) rapor sunma gibi. Gelen her görüşmecinin bir dosyası tutulmakta ve iyileşme süreci düzenli olarak izlenmektedir. İlerleme belli kurallara göre kaydedilir ve ona göre rapor hazırlanır. Rapor sonucuna göre görüşmeci denetimli serbestlik uygulamasını başarıyla bitirmiş olur veya mahkemeye ilerleme kaydedilemediği şeklinde rapor sunulur.
Denetimli serbestlikte, sosyal hizmet uzmanı, sosyolog, psikolog ve öğretmenler görev alır. Hükümlünün uyumsuz ve sağlıksız davranışlarının giderilmesine yönelik çalışmalar artık serbest olan hükümlünün tekrar topluma uyumu denetimli serbestliğin temel uğraşıdır. Adli psikolog her hükümlü hakkında ilerleme raporu tutar.

Bilirkişilik
Çözümü, uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde oy ve görüşünü sözlü veya yazılı olarak vermesi için başvurulan kişidir. Psikiyatrik/psikolojik bilirkişilik medeni hukuk davalarında ve ceza davalarında yapılmaktadır. Bilirkişi olarak yapılan görüşmelerde, terapötik bir amaç güdülmemektedir; bu görüşmeler genelde bilgi toplama amaçlı yapılır ve kişilere verdikleri bilgilerin dava sürecinde kullanılacağına ilişkin bilgi verilmektedir.
Emniyet ve Jandarma
Çocuk şubelerde psikologlar görevlendirilir. Emniyet ve jandarma teşkilatı bünyelerinde suça sürüklenen çocuklar için özel düzenlenmiş çocuk şubeleri bulunmaktadır. Ayrıca teşkilat üyelerine rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesinde görevli psikologlar da bulunmaktadır.
Mahkemelerde genellikle psikologların uzmanlıklarına gereksinim duyulur. Örneğin, hüküm giymiş ya da gözaltında tutulan kişilerin davranışlarını ve duygusal strese maruz kalıp kalmadıklarını değerlendirir ve ebeveynlerden hangisi çocuğun velayetini almalıdır ya da bir sanığın zihinsel kapasitesi mahkemede savunma yapmak için yeterli midir gibi sorunlu durumlarda hâkime yardımcı olurlar.
Lisans ya da yüksek lisans derecesine sahip olanlar, ıslahevi, hapishane ve adli tıp enstitülerinde, hukuk uygulama birimlerinde çalışırlar. Doktora derecesini almış olanlar ise psikoloji bölümlerinde ve hukuk fakültelerinde, araştırma organizasyonlarında ve toplum sağlığıyla ilgili kuruluşlarda danışmanlık yapmakta ya da hukuk uygulama birimlerinde, mahkemelerde ve ıslahevlerinde çalışmaktadırlar.
Psikologların hukuk sistemi içinde yer aldıkları en önemli alanlardan biri de rehabilitasyon ve ıslah etme hizmetleridir. Suç işlemiş olan kişinin tekrar topluma kazandırılması ve özellikle çocuklarla çalışmaların yürütülmesi sırasında görev alırlar.
KAYNAKÇA
ADAYI, G. P., & GÜRCAN, E. E. N. ADLİ.
Akdaş, A., & Oral, G. (2006). Akademik Bir Disiplin ve Uygulama Alani Olarak Adli Psikoloji. Türk Psikoloji Yazilari.
Akdaş, A., & Oral, G. (2006). Akademik Bir Disiplin ve Uygulama Alani Olarak Adli Psikoloji [Forensic Psychology as an Academic and Applied Field]. Türk Psikoloji Yazilari, 9(17), 71–90.
DUMAN, N. Adli Psikoloji’nin Tarihine Kısa Bir Bakış. Muhakeme Dergisi, 3(1), 29–36.
ERGÜN, Y. (2017). YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ADLİ BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ADLİ PSİKOLOJİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI.
https://www.davranis.net/davranis-alanlari/adli-psikoloji-ve-calisma-alanlari/
https://www.psikolojik.gen.tr/adli-psikoloji.html
PLATFORMU, T. K., & İÇERİKLERİ, S. Hukuk sisteminde adli psikolog ve nöropsikoloji.
Şahin, M., Linden, W., & Hewitt, P. L. (2013). Klinik psikoloji.
Yıldırım, E. Hukuk sisteminde adli psikolog ve nöropsikoloji.
메타데이터
- post_id
- ece449fe68eb
- slug
- adli-psikoloji-ece449fe68eb
- url
- https://medium.com/@rana.aykut99/adli-psikoloji-ece449fe68eb
- canonical_url
- https://medium.com/@rana.aykut99/adli-psikoloji-ece449fe68eb
- author_url
- https://medium.com/@rana.aykut99
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-26 14:03:49