İnsan Çevirmenlerin Önemi Üzerine
Robotların henüz hala bizden alamadıkları…
İnsan Çevirmenlerin Önemi Üzerine
Robotların henüz hala bizden alamadıkları…
Photo by John Cameron on Unsplash
Günümüzde, neredeyse tüm çeviri ile ilgili işlerimizi çevrimiçi olarak ve ücretsiz bir şekilde botlar kullanarak halledebiliyoruz. Bu sistemler hala birçok hata içerse de, geçmişe göre çok daha iyi durumdalar. Peki, bu durum insan tarafından yapılan çevirilerin önemini azalttı mı? Yoksa robotlar çevirmenlerin işlerini çoktan ele geçirmiş vaziyetten mi?
Bana göre, bu sorunun cevabı özellikle de teknik konularda kesinlikle hayır. Belki yapay zeka, yazılım diline diğer alanlara göre nispeten daha hakim olabilir. Ancak kendi deneyimlerimden yola çıkarak, hassas nüanslar ve teknik terimlerin bulunduğu, hatta tek bir dil içinde bile münferit jargona sahip olan hukuk gibi alanlarda, değil gözü kapalı, gözümüz tamamen açık dahi olsa yapay zekaya tek başına kesinlikle güvenemeyiz.
Hukuki metinlerin yanlış çevrilmesi, anlamda önemli farklılıklara ve gerçek hayatta sorunlu ve hatta duruma göre tehlikeli sonuçlara yol açabilir. Benzer şekilde, kelime oyunlarını seven bir yazarın edebi eserini okurken, hedef dili ve bu dilin köken aldığı kültürü tam olarak anlamadan yapılan ruhsuz çeviriler, aynı derin anlamı iletemez ve okuma zevkini kesinlikle azaltır.
Photo by Jonathan Kemper on Unsplash
Çevirinin sadece kelimeleri ve cümlelerin bir dilden başka bir dile aktarmaktan ibaret olmadığını ifade etmek için iki örnek sunmak istiyorum:
Bunlardan ilki, teknik hukuk ile ilgili. Hem Alman hem de Türk ceza hukukunda neredeyse aynı içerik ve sonuçlara sahip bir kurum var: ‘fahrlaessigkeit’ veya ‘taksir’. Alman Ceza Kanunu’nun resmi ingilizce çevirisinde bu terim ‘negligence’, Türk Ceza Kanunu’da ise ‘recklessness’ olarak kendine yer bulmuştur. Taksir kavramı, ceza hukukunda bir suçun kasıtlı olarak işlenmediğini belirtir. Yani fail, suçu bilerek ve sonuçlarını isteyerek değil, bilmeden, yanlışlıkla, yeterince dikkatli davranmadığı için işler.
Ancak, her iki hukuk sistemini de bilmeden yapılan çeviriler önemli anlam farklılıklarına yol açabilir. Örneğin, Alman hukukunda tercih edilen İngilizce çeviride ‘negligence’ terimi, yapay zeka tarafından Türkçeye ‘ihmal’ olarak çevrilir, ki ihmal (bu minvalde) aslında İngilizce’ye ‘omission’ olarak çevrilmelidir. Ancak ‘omission’ kavramı her iki hukuk sisteminde tamamen farklı sonuçlar doğuran, taksirden bambaşka bir kurumdur.
Daha da kötüsü, çeviri botlarına ‘recklessness’ yazıldığında, bu da bir tür ‘ihmal’ olarak çevrilir ve ‘negligence’ ile ‘recklessness’; ihmalin iki farklı türü olarak sınıflandırılır. Ancak, bunun konuyla -gerçekten- hiçbir ilgisi yoktur. Bu çeviriler en kibar ifadeyle ‘YANLIŞTIR’.
Her iki hukuk sisteminde de ihmal, kasıt veya taksirden (negligence ve recklessness) farklı olarak, aktif bir hareket olmaksızın, hareketsizlik yoluyla suç işlemek anlamına gelir. Örneğin bir hastaya bakmakla yükümlü hemşirenin ona ilaç vermesi gerekirken vermemesi.
(Çok boğmadan farkı örnekleyerek izah etmek isterim: Hemşire hastayı öldürmek istiyorsa, ona vakti geldiğinde muhakkak alması gereken ilacı vermez veya serumunu değiştirmez veya alarm çağrısına gitmezse, kasten ama ihmalen (insan) öldürme suçunu işlemiş olur. Oysa o gün çok yoğun olup birden çok hastaya koşan başka bir hemşire dalgınlıkla bir hastaya zamanında ilacını vermemiş ise, yine ihmalen, ama bu kez taksirle (insan) öldürme suçunu işlemiş olur. Şimdi varın, böyle bir ceza davasının dilekçesini ChatGpt’ye çevirtmenizin sonuçlarını siz düşünün!)
Photo by Clay Banks on Unsplash
İkinci örnek ise günlük hayata ve hayatın içine dairdir: Yani bot-çevirilerinin yalnızca teknik sahalarda değil, normal ifadelerde de her zaman yeterli olmadığını göstermektedir.
Türkçede “cebinde akrep olmak” deyimi, mecazi olarak ‘cimri olmak’ anlamına gelir.
Bir Türk yazar (acaba kim? :)) bu ifadeyi, insanın saçtığı zamanla alakalı da cimri olması gerektiğini mizahi bir şekilde önermek için edebi bir metinde şöyle kullanır: “Zaman cüzdanınızda akrebiniz bol olsun”. Zamanın da para gibi dikkatle yönetilmesi gerektiği fikri üzerinden küçük bir dil oyunuyla. Burada mecazı ve anlamı güçlendiren şey, Türkçede “akrep” kelimesinin, saatin kısa olan ibresini de karşılamak için kullanılmasıdır. Bırakın yapay zekayı, dili iyi bilmeyen insan bir çevirmen dahi, bu ifadenin her iki anlamını da aynı cümlede doğru bir şekilde aktarmakta zorlanabilir.
Elbette gönül ister ki yapar zeka son derece gelişsin ve artık insanoğlunun duygu, his, yetenek, muhakeme gerektirmeyen her işini halledip hayatlarımızı daha da kolaylaştırabilsin. Ancak güncel durumu da olabilecek değil, mevcut aşamayla değerlendirmek gerekir kanısındayım.
Photo by Possessed Photography on Unsplash
메타데이터
- post_id
- f174232fe8e5
- slug
- i̇nsan-çevirmenlerin-önemi-üzerine-f174232fe8e5
- url
- https://mediumturkiye.com/i%CC%87nsan-%C3%A7evirmenlerin-%C3%B6nemi-%C3%BCzerine-f174232fe8e5
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/i%CC%87nsan-%C3%A7evirmenlerin-%C3%B6nemi-%C3%BCzerine-f174232fe8e5
- author_url
- https://medium.com/@shadowed.line
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-27 18:20:27