Güzellik, Phryne’yi Ölüm Cezasından Kurtarmıştı
Ve heykeltraş Praxiteles onun büyüleyici heykelini yaparak Knidos Afroditi’ni doğurmuş, onu ölümsüzleştirmişti. Ölümsüzdür güzel olan.
Güzellik, Phryne’yi Ölüm Cezasından Kurtarmıştı
Ve heykeltraş Praxiteles onun büyüleyici heykelini yaparak Knidos Afroditi’ni doğurmuş, onu ölümsüzleştirmişti. Ölümsüzdür güzel olan.

Eğer kendini belirli kimlik ögeleri dışında bir sıfatla tanımla deseler cevabım philocalist olur. Lover of beauty demek. Güzel’i seven.
“Güzellik kendiliğinden ortaya çıkmaz, insanlar tarafından açığa çıkarılır. Eğer Lin Tang (Orkide Köşkü), berrak nehri ve narin kamışları Wang Xizh tarafından tasvir edilmemiş olsalardı, kimsecikler fark etmeksizin ıssız dağlar ardında yok olacaklardı.”
Liu Zongyuan (773–819)🥀

Cafe Driade, Chapel Hill, North Carolina
Ormanın içinde bir mekan, Cafe Driade. Müdavimi olduğum bir yer. İsmi de en az kendisi kadar güzel. Yunan mitolojisinde, dryad kelimesi ‘the nymphs of oak trees’ anlamına geliyormuş. Ağaç perileri, ormanda yaşayan ruh. Mekanın ve objelerin niteliği birbirinin zamanı ile örtüştüğünde, uyumdan bahsedebiliriz ve bu estetik bir zevki de doğuruyor. Sevdiğim bir mekanda, an’ın güzelliğine şükrederken ‘güzel’ üzerine düşünmeye başladım yeniden.
“Eğer algının kapıları temizlenseydi her şey insana olduğu gibi görünürdü, sonsuz.” diyor William Blake, Cennet ile Cehennemin Evliliği’nde. Ve güzel olan bana sonsuzluğu çağrıştırıyor.
Ölümsüzdür güzel olan. Güzel olan, tam olması gerektiği gibi diye düşündürten bir his uyandırır. Güzel olan’ın kendine has asaleti, aurası ve karizması vardır. Güzellik yapaylıktan ıraktır. Sahicidir, gerçektir. Ve güzel olan, güzelliğine dair açıklama yapma ihtiyacına mahal bırakmaz.
Büyüleyici eserlerin heykeltraşı Atinalı Praxiteles, kutsal Eleusis törenlerinde denize girerek kötülükten arınacağını inanan insanları izlerken tepeden, bir kadının duruşu dikkatini çektiğinde onun heykelini yaparak ölümsüzleştirmek istemişti. Ölüm cezasına çarptırılan ve güzel bedenini gören yargıçların bu güzelliğin ölmesine izin veremeyiz deyişiyle ona yaşam bahşeden o bedenin heykelini yaptı. Knidoslu Afrodit işte böyle doğmuştu. Her çağda ona benzeyen heykeller yapıldı, aslını yaşatmasa da ona öykünen heykeller sayesinde ölümsüzdü artık güzelim Phryne.

Paris, Petit Palais, Bir Eylül Hatırası
Güzel ve nitelikli bir sanat eseri karşısında gözlerim doluyor, burnumun direği sızlıyor ve yaşam’ın o karşı konulamaz coşkusunu iliklerime kadar hissediyorum. Minnet duyuyorum adeta varlığıma o an’da ve varlığımı bu yüce hislerle buluşturan şahesere. Estetik sanat müzelerinde büyüleyici bir tablo ya da heykel karşısında efsunlanmış gibi duran insan hâlleri ayrı bir heyecanlandırıyor beni. Bir güzelliği seyre dalan insanları seyretmenin hazzı diyorum buna. Ya da oturduğum banktan çocukların telaşsız ama heyecanlı balık tutuşlarını izlediğim bir an’ın güzelliği. Bir daha asla aynısı gibi tekrarlanamayacak olan bir an’ın büyüsü. Evet hayat böyle an’ların hatrına yaşanabilir. Böyle an’ların yaşattığı o kısacık tasasızlığın hatrına dünya daha güzel görünüyor gözüme.Güzel, aranılarak bulunacak bir şey değil fark edilen bir şey. Güzel’i fark etmek özenli bir çaba ve özel bir dikkat gerektiriyor. İlk görüşte fark eden şanslı bir azınlıktır belki. Güzel kendini ancak onun üzerine zihnini yoranlara açar. Güzellik, derinlik gerektirir. Güzel, çirkin gibi zahmetsiz değildir, genel geçer değildir, yüzeysel hiç değildir. Doğal bir kendiliğinden seçiciliği olmayandan gizler güzel kendini. Güzel’i yaratmanın da güzel’in alıcısı olmanın da bedeli vardır. Hele de çok güzel olanın bedeli daha da ağırdır. İnsanın içini en coşkulu sevinçle dolduran güzellikler, insanı aynı zamanda en çok ağlatabilen ve yıkabilen şeylerdir. Tutkulu bir aşk gibi.

Rapallo, İtalya, alelade bir binadaki muhteşem figür
Adorno, “Güzelliğin evrenselliği, ancak tikele mıhlanmış özneye gösterir kendini. Seyredilen nesnenin dışındaki her şeye karşı aldırışsızlıkla, hatta küçümsemeyle dolu olmayan bakışın güzelliğe erişmesi imkânsızdır. Ve var olanın hakkını veren de sadece kara sevdadır: var olan her şeye karşı gösterilen o haksız horgörü.” diyerek Minima Moralia’da müthiş dile getirir güzel’e erişmek için incelikli bir arzu gerektiğini.
Evet güzel’in dışındaki her şeye karşı haksız bir horgörü göstermeden ne kendi dünyamızı ne de var olan dış dünyayı güzelleştirmek mümkün değil bana kalırsa da.
Sonsuzluk ve Bir Gün. Ne kadar güzel bir film ismi değil mi? Bu filmde geçen bir kelime var: Argadini. Geç kalınmışlık duygusunu anlatan hüzünlü ve güzel bir kelime.
‘Gecenin geç ve kör karanlığı’ demek. Artık ‘çok geç’ demek. Sonsuzluk ve Bir Gün filmi hiçbir zaman umutsuzluğu çağrıştırmadı bende tüm hüznüne rağmen. Bir yandan “Yarın ne kadar sürer?” diye sorduğunda “Sonsuzluk ve bir gün kadar” cevabını verirken, bir yandan filmde argadini argadini diye sayıklıyor.
Sonsuzluk ve ‘çok geç’ yan yana çelişkili gibi dursa da yaşamımıza baktığımızda, sanki her an sonsuza kadar devam edecekmiş gibi pervasızca ıskaladığımızı görürüz bazı güzellikleri, hazlarımızı, isteklerimizi. Halbuki ‘hiçbir şey çok da sık tekrarlamaz kendini.’

Roma, Villa Medici’nin bahçesinden unutulmaz bir an
Aslında mesele sahip olduğumuzu düşündüğümüz şeylerin dahi sonsuza kadar devam etmeyeceği gerçeği karşısında güzelliklere, güzel olan’a alışmamayı seçmeye dair. Güzel’in peşinde harcanacak bir yaşam ayrıca anlamlı da bir yaşam olmaz mı?
‘Deniz kenarında deniz kabuklarıyla oynayan çocuğun neşesi’ misali sahip çıkmalı güzelliğe ve güzel olan’a. Güzel’in farklı cilveleri ve hakikatleri de var. Mübalağa değildir güzel’e yapılan övgüler. Bir insanın, bir gülüşün, bir düşüncenin güzelliği başka bir insana öyle kudretli gelir ki bazen, o kişinin hayatına büsbütün müdahil olmak için en heybetli insana dahi benliğinden vazgeçme cüretkarlığını göze aldırtır. Bu tür münasebetler çok ihtişamlı gelir bana.
Ve güzel olan geçici değildir. Anlık haz sunmaz. Çoğaltma ve paylaşma arzusu uyandırır. İster estetik bir fotoğraf, ister büyüleyici bir mekan, ister harikulade bir ezgi, ister güzel bir yazı olsun.. Her türlü güzellik de paylaşılarak anlamını bulur nihayetinde. O yüzden dünyaya söyleyebileceğim yeni hiçbir şey olmasa da bir şey söyleme arzum devam ediyor.
Ve en tesirli sanat, hayal gücünden de filmlerden de çok daha coşkulu, ilginç ve kaçınılmaz olan yaşam’a sanatı. En güzel sanat, yaşam’ı güzelleştirme sanatı. Yaşam’ı katlanılması gereken ve vakti gelince de sonlanacak bir şey gibi görmeyip, güzellik ile itina ile bir sanatçı gibi işlemeye ve değer katmaya devam etmek. Ne soylu bir çaba.

Arcadia Bağları, Lüleburgaz, ruhu olan bir gün batımı hatırası
메타데이터
- post_id
- f41c5ce87189
- slug
- güzellik-phryneyi-ölüm-cezasından-kurtarmıştı-f41c5ce87189
- url
- https://medium.com/@mddulgeroglu/g%C3%BCzellik-phryneyi-%C3%B6l%C3%BCm-cezas%C4%B1ndan-kurtarm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1-f41c5ce87189
- canonical_url
- https://medium.com/@mddulgeroglu/g%C3%BCzellik-phryneyi-%C3%B6l%C3%BCm-cezas%C4%B1ndan-kurtarm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1-f41c5ce87189
- author_url
- https://medium.com/@mddulgeroglu
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-22 08:55:38