← Back to list

Ne Yani, Her Şeyin Sorumlusu Tek Bir Kişi Değil Miymiş?

Mavi, kadife, köpüklü bir çorbanın içindeyim. Tuzu biraz fazla, çünkü Akdeniz’deyim. Güneş alnıma değdikçe, omuzlarımı yaktıkça kafamda…

Bulbul · 2020-12-20 20:50 · 0 claps · 6.5 min read
#seminar #sorumluluk #değil #mimisan-pada-orang-tua
Open on Medium ↗

Ne Yani, Her Şeyin Sorumlusu Tek Bir Kişi Değil Miymiş?

Mavi, kadife, köpüklü bir çorbanın içindeyim. Tuzu biraz fazla, çünkü Akdeniz’deyim. Güneş alnıma değdikçe, omuzlarımı yaktıkça kafamda beliren genellikle aynı soru, şimdi bu ışınlar suyun altında kalan kısma nasıl ulaşıyor? Bilimsel temelleri olan bir cevap aramıyorum, sorum daha çok manevi ihtiyaçlarım üzerine bir akıl yürütmeye dayanıyor. Çünkü su, kudretli bir örtü gibi beni sarıp sarmalayan bir katman. Üstelik vücudumun 4'te 2'sinden fazlasını, yerkürenin 4'te 3'ünü oluşturan bir madde, nasıl olur da 150 milyon kilometer uzaklıktan gelen bir ışına kalkan olamaz. Ona da güvenemeyeceksek, kime, neye, hangi sisteme güveniriz?

https://shelbycounty.iowa.gov/msk/video-Jetu-v-Ram-mv-rs1-01.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/video-Jetu-v-Ram-mv-rs1-02.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/video-Jetu-v-Ram-mv-rs1-03.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/video-Jetu-v-Ram-mv-rs1-04.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/video-Jetu-v-Ram-mv-rs1-05.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/videos-Eagles-v-Cardinals-liv-ttx01.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/videos-Eagles-v-Cardinals-liv-ttx02.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/videos-Eagles-v-Cardinals-liv-ttx03.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/videos-Eagles-v-Cardinals-liv-ttx04.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/videos-Eagles-v-Cardinals-liv-ttx05.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/chiefs-v-sa-xx-070fg01.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/chiefs-v-sa-xx-070fg02.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/chiefs-v-sa-xx-070fg03.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/chiefs-v-sa-xx-070fg04.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/chiefs-v-sa-xx-070fg05.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/video-Giants-v-Browns-mz001.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/video-Giants-v-Browns-mz002.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/video-Giants-v-Browns-mz003.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/video-Giants-v-Browns-mz004.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/video-Giants-v-Browns-mz005.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/wrestling-tlc-v-01.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/wrestling-tlc-v-02.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/wrestling-tlc-v-03.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/wrestling-tlc-v-04.html https://shelbycounty.iowa.gov/msk/wrestling-tlc-v-05.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Jet-v-Ram-ntv-091.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Jet-v-Ram-ntv-092.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Jet-v-Ram-ntv-093.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Jet-v-Ram-ntv-094.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Jet-v-Ram-ntv-095.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Chiefs-v-liv-update-01.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Chiefs-v-liv-update-02.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Chiefs-v-liv-update-03.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Chiefs-v-liv-update-04.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Chiefs-v-liv-update-05.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Eag-v-Car-dnf-01.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Eag-v-Car-dnf-02.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Eag-v-Car-dnf-03.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Eag-v-Car-dnf-04.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Eag-v-Car-dnf-05.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-U-Chile-ver-cdf-01.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-U-Chile-ver-cdf-02.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-U-Chile-ver-cdf-03.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-U-Chile-ver-cdf-04.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-U-Chile-ver-cdf-05.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Boca-rpp-tv-01.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Boca-rpp-tv-02.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Boca-rpp-tv-03.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Boca-rpp-tv-04.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Boca-rpp-tv-05.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Riv-v-Hur-tnt-01.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Riv-v-Hur-tnt-02.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Riv-v-Hur-tnt-03.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Riv-v-Hur-tnt-04.html https://shelbycounty.iowa.gov/pvc/video-Riv-v-Hur-tnt-05.html http://isra.org/bwn/video-Jet-v-Ram-ntv-091.html http://isra.org/bwn/video-Jet-v-Ram-ntv-092.html http://isra.org/bwn/video-Jet-v-Ram-ntv-093.html http://isra.org/bwn/video-Jet-v-Ram-ntv-094.html http://isra.org/bwn/video-Jet-v-Ram-ntv-095.html http://isra.org/bwn/video-Chiefs-v-liv-update-01.html http://isra.org/bwn/video-Chiefs-v-liv-update-02.html http://isra.org/bwn/video-Chiefs-v-liv-update-03.html http://isra.org/bwn/video-Chiefs-v-liv-update-04.html http://isra.org/bwn/video-Chiefs-v-liv-update-05.html http://isra.org/bwn/video-Eag-v-Car-dnf-01.html http://isra.org/bwn/video-Eag-v-Car-dnf-02.html http://isra.org/bwn/video-Eag-v-Car-dnf-03.html http://isra.org/bwn/video-Eag-v-Car-dnf-04.html http://isra.org/bwn/video-Eag-v-Car-dnf-05.html http://isra.org/bwn/video-U-Chile-ver-cdf-01.html http://isra.org/bwn/video-U-Chile-ver-cdf-02.html http://isra.org/bwn/video-U-Chile-ver-cdf-03.html http://isra.org/bwn/video-U-Chile-ver-cdf-04.html http://isra.org/bwn/video-U-Chile-ver-cdf-05.html http://isra.org/bwn/video-Boca-rpp-tv-01.html http://isra.org/bwn/video-Boca-rpp-tv-02.html http://isra.org/bwn/video-Boca-rpp-tv-03.html http://isra.org/bwn/video-Boca-rpp-tv-04.html http://isra.org/bwn/video-Boca-rpp-tv-05.html http://isra.org/bwn/video-Riv-v-Hur-tnt-01.html http://isra.org/bwn/video-Riv-v-Hur-tnt-02.html http://isra.org/bwn/video-Riv-v-Hur-tnt-03.html http://isra.org/bwn/video-Riv-v-Hur-tnt-04.html http://isra.org/bwn/video-Riv-v-Hur-tnt-05.html

Buradayız, hepimiz aynı yerde. Bir çatı altında, bambaşka şartlarda.

Kimimiz yârimizin koynunda, kimimiz sevdiklerimizden ayrı, hüznün ve özlemin kucağında. Kimi zaman her ikisi, aynı anda. Bazılarımız orta düzeyde veya oldukça geniş imkanlara ve hayata kaldığı yerden devam etmesini sağlayabilecek iş ve yaşam biçimlerine, fırsatlara sahip. Dolayısıyla evden çıkmadan hayatını idame ettirirken sosyal ve ikincil öncelikli bazı ihtiyaçlarını ötelemek dışında pek de zorlanmamakta. Bazılarımızın ise maddi-manevi kaygıları öyle büyük ki, tüm kalbi ve bedeni aylardır zifiri karanlıkta. Meğer 4'te 3'ümüz hiç de hazır değilmiş hayatın alışılmış akışı dışında gelişen herhangi bir duruma. 4'te 4'ümüzün ise hayatı, öyle ya da böyle değişti, uzun vadeli planlar yapamıyoruz artık.

Hofstede’in uzun yıllar önce ortaya koyduğu kültürel boyutlara yönelik yapılan araştırmalara göre, “belirsizlikten kaçınma” boyutunda toplumumuzun aldığı puan epey yüksek. Yani toplumumuz çoğunlukla kurallar, kanunlar olsun, her şey tekdüze ve belirgin olsun istiyormuş. Belirsizlik ve ‘farklılıklara’ hoşgörümüz ne yazık ki yokmuş (tırnak içindeki kısım yüzyıllardır önümüzde türlü tarihsel olaylarla somut bir biçimde duran çok üzücü bir gerçek). Yakın geçmişten itibaren business (ben ve hiç tanımadığım ama aynı fikirleri paylaştığım arkadaşlarım), kendimizden başlayarak toplumun huy ve alışkanlıklarını, belki bebek adımları ile ama sapasağlam dönüştürebilmek için bayrağı devralan jenerasyonlardık. Topluma fix bağlı sew de bağımsız yaşamayı, kendimizi geliştirirken eş zamanlı olarak onu da geliştirmeyi öğrenmeye ve anlamaya çalışan, farklılık ve belirsizlikleri hoşgörü ile karşılayan birer birey olarak kendi huylarımızı ortaya koyan yeni jenerasyonlar. Bir şeyleri gerçekten değiştirebilecek miydik, bunu görebilmek için muhtemelen epey zaman gerekiyordu. Tuğlaları tek koyarken, sonucu değil süreci düşünüyor ve içinde yaşanılan zamana değer katmaya çalışıyorduk. Evlerimizde, okullarımızda, iş yerlerimizde, sosyalleştiğimiz alanlarda yaklaşımlarımızla; okuduklarımız, izlediklerimiz, dinlediklerimiz ve kurduğumuz cümlelerle tuğlaları bir arttırıyorduk. Ta ki sistem, yeniden ayağımıza çelme takıp bize; koyduğu kurallara, politikalarına, kararlarına bu denli bağımlı olduğumuzu hatırlatana kadar. Her şey typical düzende akıp giderken, kendi disiplinimizi, etik anlayışımızı, yaşama, sosyalleşme, tüketme ve toplumun, medyanın, bürokrasinin her kanadıyla kendimize has iletişim kurma biçimlerimizi ortaya koymuştuk. Bugün ise, tutum ve davranış biçimi olarak birbirimize benzeyelim ya da benzemeyelim; her yaştan, her kesimden her birimizin birbirine sıkıca bağlı birer molekül gibi hareket etmek zorunda olduğu, birimizin hatalı veya doğru davranış biçimlerinin bir diğerini yakından ilgilendirdiği, sistem tarafından konulacak kuralların, uygulanacak yaptırımların günlük hayatımızı derinden etkilediği bambaşka bir dönemdeyiz. Yani birey olarak toplumdan bağımsız, kendi doğrularımızla varoluş çabamız belirsiz bir süreliğine rafa kalktı.

Izole olma kavramı hayatlarımıza gireli 1 yıla yakın zaman geçti. Başlangıçta hızlı kabullenenlerimiz sımsıkı tuttuğu ipin ucunu bir yerde gevşetti ve o noktada “Iyi ya, bir şey olmuyormuş” diyenlerin bazıları da bir daha yakalayamadı ipi. Başlangıçta hiç oralı olmayanların kimisi süreçten bizzat yara alarak, kimisi üçüncü dereceden hikayelere tanık olarak ayağını denk almak zorunda kaldı. Kimisi istese de oralı olamadı, çünkü derdi ekmek parasıydı. Hiç kimseyi kınamıyorum, başta kınadım. Hiç kimseyi yargılamıyorum, başta yargıladım. Birey olarak sorumluluklarımız var. Arka planda benimsediğimiz yaşam biçimleri, on yılların alışkanlıkları, ihtiyaçları var ama altını kalınca çiziyorum, büyük sorumluluklarımız var. Peki sistem, devlet, işverenler, hükümet, bakanlıklar, dernekler? Belirsizlikten kaçınma boyutunda aldığı puan bu kadar yüksek olan, otoriteye isteyerek bağlı olan ve — kurallara uyma eğilimi çok düşük olsa da-belli bir olguyu kabullenebilmek için kurallar ve yaptırımlar isteyen bir toplum olarak; tüm dünyanın belirsizliğin kucağına düştüğü bir dönemde daha güçlü bir yönlendirmeyi, daha şeffaf bilgilendirilmeyi ve inisiyatifin bu denli bireyde olmadığı, haklarımızın, yapabileceklerimizin ve yapamayacaklarımızın belirlenerek tüm toplumun sağlık ve refahının sistemce sağlandığı bir düzeni hak etmemiş miydik?

Yönetenler kendi toplumunu tanır (ya da tanımalı). Kurallara bayılan, başkalarının yaşamını etkileyebilme ihtimali olan davranışlarımı kısıtlayan veya düzenleyen her şeye sıkı sıkıya bağlı olan bir birey olarak, bana herhangi bir kuralın diretilmesine gerek olmaksızın tek bir kez duymam, haber almam yeterlidir bir kuralı tanımam için. Peki, toplumun geneli? Kurallar olsun, hatta bununla kalmayıp katı bir otorite başında durup “höt” desin isteyen ama aynı zamanda konulan kurallara uymamak için direnen, başına buyruk; karmaşık cümlelerden, belirsizlikten hoşlanmayan ama bazen bir kez belirgin şekilde söylemenin de yeterli olmadığı, somutlaştırmalarla akıl yürütebilen bir toplumdan söz ediyoruz. Otorite, kendi yönettiği toplumun bu huylarının ve davranış biçimlerinin farkında olup, eğitim sistemini, medyayı, yasama ve yürütme organlarını topyekûn buna kanalize etmek zorunda değil mi, worldwide bir salgının kendi toplumundaki yansımasını limit edebilmek için?

Biliyorum, biliyorum: Bu işin ekonomik boyutu var ve çarkın dönmesi için keskin geçişler yapılamıyor, yaptırımlar çok katı biçimde uygulanamıyor. Ilımlı modeler denenip, alıştırmalar yapılıyor, arka planda sürü bağışıklığı deneniyor ama orası da karışık.

Fakat bunu gelin de pandemide hayatını kaybeden birinin evladına, anne babasına, eşine anlatın. Ama aynı siz, bunu yaptıktan sonra buradan aldığınız acı içgörüyle yine gelin de geçimini kafasının üstüne tepsiyi koyup sokakta arabalar arasında simit satarak sağlayan birine derdinizi anlatın. Bunun böyle olmamasının yolu neydi, bu çelişkilerin ortaya çıkmamasını ne sağlardı? En başından sosyal devlet olgusunun var olması, devletin tüm organlarının bluster değil, iktidar değil toplumun refahı için senkronize bir şekilde çalışması, değil mi? Çıkar değil, hizmet, manipülasyon değil, şeffaflık; üretim sisteminin, eğitim sisteminin ve medyanın olması gerektiği gibi çalışması, değil mi? Bu mevzu 20 yıllık değil, öncesi binlerce yıllık, sonrası da belki 70–80 yıllık mevzu. Bugün kurban edilecek bir suçlu ortaya koymak değil zihnimin derdi. Toplumu anlamak ve “Toplum kendi hatalarından ders çıkarır mı?” sorusunun yanıtını aramak.

Bu yanıtı ararken okuduğum, gördüğüm ve anladığım her bir parça beni şu bütüne götürüyor: Her toplum gibi bizim de huylarımız, tutumlarımız, karakterimiz var — ki yakın zamanda bunun sosyolojideki isminin “Ethos” olduğunu öğrendik müthiş bir dizi sayesinde-ve toplumlar siyasi sistemlerin içinde varoluş savaşı verirken, insanı anlamanın, yaşatmanın ve yeni şeyler üretmesini sağlamanın tek yolu da iktidarların bu “huyu” doğru analiz ederek çıkarlarından bağımsız “insana” odaklanması. Yargılama ve ötekileştirme ile kimse bir yere varamadı. Yani toplumun şu kesimi değişsin, şunlar işe yaramaz, şunlar eğitimsiz, şunlar oy vermese ne kaybederiz değil mevzu. Mevzu toplumun trim genelinin fix de her kesiminin sahip olduğu biricik huyları analiz eden, anlayan ve topluma anlatılacak her şeyi anladığı dilden anlatan insanların, yine çıkarlardan arınmış bir sistemin içerisinde yetki sahibi olması. Yani gücün doğru kullanılması, anlam taşıması.

Dünyanın düzeni böyle, on yıllar, belki yüz ya da receptacle yıllar boyunca da böyle devam edecek. Karar verenler, uygulayanlar ve bundan etkilenenler var. Ve fakat her toplumun ethosu birbirinden bambaşka. Bu ethos ise öyle kısa sürelerde değil çok uzun bir zaman diliminde oluşuyor, bu nedenle pat diye değiştirmeye kalkmak, bir toplumun kimyası ile oynamaya çalışmak anlamına geliyor. O halde insanların değil, sistemlerin değişmesi gerekiyor. Bireysel bir yaşam biçimi sürdürenlerimiz bile günün sonunda kendini bir sistemin aldığı kararlara, koyduğu kurallara ve yaptırımlarına sıkı sıkıya bağlı veya birincil dereceden etkilenen konumunda bulabiliyor. Hiçbirimiz cap bağımsız değiliz, hepimiz zincirin halkasıyız ve bir şeyleri sadece bir birim değiştirebilmek için bile, önce her halkayı tanımamız gerekiyor. Sahi, su demiştik, bu kadar kudretli, içimizin de dışımızın da her yanını sarıp sarmalayan madde. Ama sığındığımız vakit, güneş ışınlar


메타데이터
post_id
f704bf84b2cf
slug
ne-yani-her-şeyin-sorumlusu-tek-bir-kişi-değil-miymiş-f704bf84b2cf
url
https://medium.com/@bolbol_207/ne-yani-her-%C5%9Feyin-sorumlusu-tek-bir-ki%C5%9Fi-de%C4%9Fil-miymi%C5%9F-f704bf84b2cf
canonical_url
https://medium.com/@bolbol_207/ne-yani-her-%C5%9Feyin-sorumlusu-tek-bir-ki%C5%9Fi-de%C4%9Fil-miymi%C5%9F-f704bf84b2cf
author_url
https://medium.com/@bolbol_207
status
ok
fetched_at
2026-07-20 19:37:35