Eylemsizlik Yavaş Bir Ölümdür
Eylem hayat veren bir nefestir, eylemsizlik ise yavaş bir ölüm…
Eylemsizlik Yavaş Bir Ölümdür
Eylem hayat veren bir nefestir, eylemsizlik ise yavaş bir ölüm…
Harekete geçmek zordur, acı vericidir.
Bulaşık yıkamak eğlenceli değildir. Meditasyon sıkıcı olabilir. Erken kalkmak zordur.
Eylem karşısındaki bu rahatsızlık çoğu zaman bizi bir şeyler yapmaktan alıkoyar, bu yüzden kendimizi uyuturuz. Youtube’in, X’in, Instagram’ın tavşan deliğinde kaybolmayı seçeriz.
Hayatlarımız bir kargaşaya sürüklenirken, bir sonraki hareketlerimizin / kararlarımızın tıklama tuzakları tarafından belirlenmesine izin veriyoruz.
Eylemin acısından kaçınmak için çözüm olarak eylemsizliğe teslim oluyoruz ancak eylemsizliğimizin de yıkıma sebep olduğunun içten içe farkındayız.
Harekete geçmenin acısından kaçınarak, daha kötü şeylerin ortaya çıkmasına izin veriyoruz :
İlişkilerimiz biter, faturalarımız birikir, insanlar bize güvenmekten vazgeçer. Daha da kötüsü kendimize olan güvenimizi yok ederiz.
Acı her yerdedir. Ölümün kendisi kadar hayatın bir parçasıdır. Yetiştirilme tarzınız nasıl olursa olsun, acı kaçınılmazdır. Nereye giderseniz gidin sizi takip edecektir. Ve bu acıklı gerçek bir çok kişiyi nihilizme ve umutsuzluğa sürükler.
Ancak unutulmaması gereken bir şey var ki; acı ile pazarlık yapılabilir.
Bizden bir şeyler alır ancak zamanla çok daha fazlasını geri de verebilir — bu, hangi acıyı kucaklamayı seçtiğimize bağlıdır!
İki tür acı vardır : eylemin acısı ve eylemsizliğin acısı
Eylemin acısı görünürdür, fazlasıyla hissedilir ve sizi büyümeye zorlar. Becerilerimizi keskinleştirerek, proaktif davranarak ve düzeni yeniden sağlayarak acı çektiğimiz her saat için, karşılaştığımız acı miktarını azaltmayız, aksine ona karşı bağışıklık kazanmaya başlarız. Acıyı baştan kabulleniriz ve bu gönüllü kabullenme sayesinde her geçen gün daha fazla acıyı omuzlayacak gücü kazanırız. Acıdan kaçmak yerine onu kucakladığımız zaman, bizi dönüştürmesine izin veririz — gurur duyduğumuz, başkalarının güvenebileceği biri haline geliriz ve bu da acımıza anlam kazandırır. Bu büyüme ve ilerleme hissi, başkalarına ve kendimize karşı faydalı olduğumuzu hissetmemize yardımcı olur ve eskisinden daha güçlü, daha dayanıklı, daha pozitif birine dönüşürüz.
Eylemsizliğin acısı ise insanı yiyip bitiren bir acıdır. Bir zehirdir. İradenizi ve ruhunuzu yavaş yavaş yok eder. Farkında olmadan kayıtsızlığa sürüklenir ve her şeyin parçalanmasına izin vermeye başlarsınız. “Kendimizi bırakarak”, öz saygımızı kaybederiz. Günlerce kanepede pinekleyerek, her şey düzensizliğe düşer.
Eylemsizlik; geçici rahatsızlıkları, uzun vadeli varoluşsal acılarla takas eden aptalların tatilidir.
Peki siz kendiniz için hangi acıyı seçmeye isteklisiniz?
Başka bir yazıda tekrar görüşünceye kadar kendinize çok çok iyi bakın!
🐐
메타데이터
- post_id
- f710cc2656c8
- slug
- eylemsizlik-yavaş-bir-ölümdür-f710cc2656c8
- url
- https://mediumturkiye.com/eylemsizlik-yava%C5%9F-bir-%C3%B6l%C3%BCmd%C3%BCr-f710cc2656c8
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/eylemsizlik-yava%C5%9F-bir-%C3%B6l%C3%BCmd%C3%BCr-f710cc2656c8
- author_url
- https://medium.com/@lllertdurak
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-17 06:31:53