kusurlu başlangıcın gücü
Bu videoyu 2025 yılının son ayında 1.3MP VGA kamerayla çektim (Bilmeyenler için Nokia 6230i ile aynı teknolojiye sahip bir kamera) Mikrofon…
kusurlu başlangıcın gücü
[embed]
Bu videoyu 2025 yılının son ayında 1.3MP VGA kamerayla çektim (Bilmeyenler için Nokia 6230i ile aynı teknolojiye sahip bir kamera) Mikrofon da aynı cihaza ait. Kullandığım kalem ÖSS (Eski üniversiteye giriş sınavı) kalemi. Kalemin arka kısmı hafif kemirilmiş. Kağıt bildiğimiz A4, yazıcılarda her yerde kullanılan kağıt yani. Videoyu tüm eksikliklere rağmen başlamanın gücünü hem görmek hem de göstermek amacıyla gece 2 sularında tek seferde çektim. Bir süre önce en azından benim gözümde oldukça profesyonel bir ekipmanla yayınlar yapmama rağmen, bir noktadan sonra hayatımda üretmeye dair neredeyse hiçbir motivasyon bulamaz hale geldim. Başta basit bir isteksizlik, bir “kafa boşaltma” süreci gibi görünen şey; zamanla yerini kendini baltalamaya bıraktı. Yaptığım ya da yapabileceğim hiçbir şeyin bir halta benzemeyeceği, hiçbir zaman iyi işler ortaya koyamayacağım, hiçbir işi tamamlayamayacağım, yaptıklarımın beni asla tatmin etmeyeceği düşünceleri zihnimi ele geçirdi. Hayalini kurduğum şeyleri gerçekleştirmek için doğru coğrafyada, zamanda, doğru imkanlarla doğmadığımı, onlara ulaşmak için gereken network’e bile sahip olmadığımı, ne kadar çabalarsam çabalayayım asla başaramayacağımı ve kimsenin dikkatini çekecek şeyler yapamayacağıma %100 ikna olmuş bir durumdaydım. Bu saçma psikolojiye sahip tek insanın ben olmadığından o kadar eminim ki, bu yüzden kendimle birlikte bu fırtınadan başkalarını da çıkarmak istiyorum. Eğer yaratıcı olduğunu düşündüğün halde cesaret edemiyorsan, bu videoyu bir daha izle. Kamera kötü, ses kötü, müzik yok, edit yok, sıfır yetenek, sıfır maliyet. Videonun başında kalemi düşürdüm, kaldırmadım bile. Tüm korkularımın bir medyaya yansımış hali. Video gerçekten hiçbir şeye benzemiyor. Hatta bu yazı olmasa, neredeyse hiçbir mesaj bile taşımıyor. Ama tam da bu yüzden var. E öyle olsun, ne olmuş yani? Kusurluysa kusurlu olsun. Anlamsız geliyorsa öyle kalsın. Her üretim ilk anda kendini kanıtlamak zorunda değil. Bazen bir şeyin tek işlevi, zihninde kurduğun o “yapamam” eşiğini geçmektir. Bu video bir sonuç değil; kendine açtığın küçük bir alan. Başlamak için mükemmel hissetmeyi beklemediğinin, yeterli olmama ihtimaline rağmen hareket edebildiğinin kanıtı. Zamanla teknik düzelir, ifade berraklaşır, ne anlatmak istediğin netleşir. Ama cesaret, geriye dönük inşa edilir. Önce eksik bir adım atılır, sonra o adım anlam kazanır. Çünkü bazen mesele iyi olmak, hazır olmak ya da “doğru koşulları” beklemek değildir. Bazen mesele, bütün bahanelerin elinden alındığı o noktada hala bir şey üretip üretemediğindir. Sıfırdan başlamak, sahip olduklarınla değil, vazgeçmemeyi seçtiğin anda başlar. Bu video bir iş değil. Bir başarı denemesi hiç değil. Bu video kendime anlattığım bütün hikayelere rağmen durmamayı seçtiğim anın kaydı. “Henüz hazır değilim”, “daha iyisini yapmalıyım”, “kimse umursamaz”, “zaten geç kaldım” diyen o iç sesi hala susturamasam bile, onunla birlikte hareket etmeyi kabul ettiğim anın belgesi. Mükemmel olmadığı için utanmadığım, eksik olduğu için saklamadığım bir an. Sıfırdan başlamak, sahip olduklarınla ilgili değil, kendine rağmen hareket edip edemediğinle ilgilidir. Belki kimse bunu izlemeyecek. Belki bu video hiçbir yere varmayacak. Ama önemli olan orası değil. Önemli olan, üretmenin bazen bir sonuç değil, bir karar olduğunun fark edilmesi. Ve o karar verildiği anda, şartlar değişmese bile insanın içindeki yön duygusunun değişmesi. Videonun adı bu yüzden “kusurlu başlangıcın gücü”. Çünkü gerçek güç belli ki iyi görünmekte değil, kötü görünmeyi göze alabilmekte. Kusurlu başlamak başarısız olmaya razı olmak değil, hiç var olmamaya razı olmamaktır. Mükemmel anı bekleyenler yıllarca susar, kusurlu başlayanlar ise zamanla sesini bulur. Bu video bir kanıt değil, bir meydan okuma; koşullar düzelmeden de üretilebilir, korku geçmeden de başlanabilir. Bazen hayatı değiştiren tek şey, her şey yanlışken atılan o ilk adım olabilir. Bu kötü iç ses hala geçmedi. Hala bazen saçma buluyor, hala “buna gerek var mı?” diye soruyor. Onu yenmiş falan değilim, sadece artık her dediğini ciddiye almıyorum. Bazen konuşmasına izin verip yine de bir şeyler yapıyorum. Bu video da öyle çıktı. Büyük bir kararın, güçlü bir motivasyonun sonucu değil, “neyse” deyip oturmamayı seçtiğim küçük bir anın ürünü. Kusurlu bir başlangıç, evet. Ama ben şunu fark ettim: insan bazen üretmeye inanarak başlamıyor, üretirken inanmaya başlıyor. O yüzden, o kötü ses orada kalsa da, ben burada kalmayı seçiyorum.

메타데이터
- post_id
- f91c9497bad1
- slug
- kusurlu-başlangıcın-gücü-f91c9497bad1
- url
- https://medium.com/@schvilo/kusurlu-ba%C5%9Flang%C4%B1c%C4%B1n-g%C3%BCc%C3%BC-f91c9497bad1
- canonical_url
- https://medium.com/@schvilo/kusurlu-ba%C5%9Flang%C4%B1c%C4%B1n-g%C3%BCc%C3%BC-f91c9497bad1
- author_url
- https://medium.com/@schvilo
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-16 03:28:17