KAFATASIM ve KARAKTERİM
Frenoloji diğer bir adıyla kafatası okuma. Bugün sahte bir bilimin tarihini inceleyeceğiz. Frenoloji, 19. yüzyılın başında Alman fizikçi J…
KAFATASIM ve KARAKTERİM
Frenoloji diğer bir adıyla kafatası okuma. Bugün sahte bir bilimin tarihini inceleyeceğiz. Frenoloji, 19. yüzyılın başında Alman fizikçi J. Gall tarafından öne sürülen zamanında çokça popüler olan ve nörobilim konusunda oldukça yol gösteren günümüzün sahte bilimleri arasında yer alıyor.
Gall’ın bu düşünceyi kendi gözlemleri sonucu ezber yeteneği yüksek olan sınıf arkadaşları ile diğerleri arasındaki kafatası şekil farklılıklarını fark ettiğinde ortaya atıyor.
Kafatasımızın şekli,üstündeki şişkin kısımların ve çökük kısımların aslında kişiliğimizi, yeteneklerimiz gösterdiği öne sürülüyor bu bilimvari konuda. Gall özellikle beynimizin 35 bölüme ayrıldığını ve her bir kısmın farklı bir özelliğimizi oluşturduğunu savunuyor. Farklı bilim insanlarına göre bu sayı artıp azalabiliyor, fakat ortalama genel olarak 25–40 bölüm arası değişiyor. Bu bölümleri aynı zamanda beynin organları diye adlandırıyordu. Bunlardan birkaçı; Amatatiflik (üreme içgüdüleri; cinsel arzular), Yıkıcılık (öldürücü içgüdüler), Onaylanma sevgisi (saygınlık ihtiyacı; övgü sevgisi) vb.

Gall’e Göre Bazı Bölümler ve İsimleri
Frenolojik uygulamaları aslında hayvanlara da yapabileceği öne sürülüyordu. Fakat daha spesifik ve üstün yaratıklar olduğumuz için insanlar üzerinde denemek tercih edilmişti. Kafatasımızdaki bizi diğerlerinden ayrı kılan şişkinlikler ve çöküntüler aslında gelişmiş yetenek ve özelliklerimizi ifade ediyordu. Zekanın, müzik/resim yeteneklerinin, sayısal/sosyal becerilerin, duyularımızın güçlülüğü ve zayıflığı… Her biri farklı yönleri temsil ederken gelişen kısımların daha çıkıntılı bir yapıda olduğu düşünüldü. Çünkü beyin de kaslardan oluşan bir organ olarak varsayılmış ve geliştirdikçe büyüdüğüne inanılmıştı.
Frenoloji 19 ve 20.yüzyıllarda iyice popülerleşti, insanlar meslek seçimleri için , evlilik kararları için, hatta iş verenler belli frenolojik test sonuçları bile talep edebiliyordu. Hatta George Combe isimli frenolojist avukat müstakbel eşiyle uyumlu olup olmadıklarını görmek için evlenmeden önce bu testi olma koşulu koymuştu. Son örnek olarak frenolojinin yaygınlığının diğer bir aşaması dönem yazarları üzerindeki etkisinde görüyoruz. Edgar Allan Poe’nun 19–20. yüzyıllar arası yazdığı romanlarında çok belirgin frenolojik imgeler görüyoruz. Birçok dergide, blokta, üniversitelerde makaleler yayınlandı (National Academy of Medicine, *Elements of Phrenology, *American Phrenological Journal and Miscellany…).
Popüleritesi ne kadar büyükse karşıtı olan kişi de çoktu, birçok bilimsel delil talebi gelse de Gall ve diğer frenolojistler bu talepleri tamamen göz ardı ederek hipotezlerine devam ettiler. Diğer bir karşıtlık ise Katolik kilisesinin Gall’in beyindeki dini kısım ayrıştırmasını kabul etmeyerek onu ateist ilan etmiş olmasıydı. Fakat bunlar Gall ve destekçilerini vazgeçirmemişti.
Frenolojinin pek de hoş olmayan son yanı ise seksist ve ırkçı yaklaşımları da barındırmasıydı. Özellikle, kadınların ve erkeklerin belirgin farklı kafatası şekilleri frenolojistleri (Orson Fowler öne çıkarak) bir cinsiyeti diğerinden üstün görmeye itmişti. Erkeklerin yetenekleri ile kadınların yetenekleri yeterince kıyaslanmıyormuş gibi bir de bu yönde hipotezler öne sürmüşlerdi. Irkçılık kısımlarında da (Charles Caldwell öne çıkarak) bilimsel ırkçılık adı altında köleliğin, Afrika kökenli kişilere uygun olduğunu ve bir ırkın diğerinden üstün olduğunu savunmuştu. Cinsiyetçi ve ırkçıları, ve daha birçok ayrımcılık türünü, öne çıkaracak hiç yokmuş gibi bir yol daha bulunmuştu sayesinde.
- yüzyıl başlarında artık yaygınlığı birkaç inananından başka olmayan frenoloji kesin olarak sahte bilim olmuştu. Aslında beynin kısımlarına işlev atama mantığı nörobilimin önünün açılması ve gelişmesinde büyük bir önem arz ediyor. Bu yüzden nörobilime ve anatomiye olan bakış açısı ve katkıları yadsınamaz derecede. Özellikle ‘aphasia’ isimli konuşma bozukluğunun nereden nasıl geldiğinin açıklamasının frenolojiden yola çıkılarak bulunması göz önüne alınırsa.
Bu yazımda sizlerle çok ilginç bulduğum ilginç bir tarihte gömülü kalmış terimi paylaştım. Umuyorum ki siz de okurken ilgi çekici bulmuşsunuzdur. Yazımı daha önce imZa adlı dergide de ufak tefek farklılıklar ile yayınlamıştım, o dergiye de ulaşarak diğer yazar arkadaşlarıma göz atabilirsiniz
메타데이터
- post_id
- f9db71fc00f0
- slug
- kafatasim-ve-karakteri̇m-f9db71fc00f0
- url
- https://medium.com/@aybukeuludemir45/kafatasim-ve-karakteri%CC%87m-f9db71fc00f0
- canonical_url
- https://medium.com/@aybukeuludemir45/kafatasim-ve-karakteri%CC%87m-f9db71fc00f0
- author_url
- https://medium.com/@aybukeuludemir45
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-20 20:29:01