← Back to list

Hesaptan Hesaba Ödemeler

Bu yazı dizisinde, önümüzdeki yıllarda adını sıkça duyacağımızı düşündüğüm hesaptan hesaba ödemeleri konuk ediyorum. Üç yazıdan oluşacak…

İsmail Korkmaz · 2020-11-02 16:38 · 3 claps · 9.4 min read
#alternatif-ödemeler #ödeme-sistemleri #hesaptan-hesaba-ödemeler #açıkbankacılık #a2a-payments
Open on Medium ↗
Wiki topics: FIN · Fintech & Banking 🛠️ · Crafts & DIY

Hesaptan Hesaba Ödemeler

Bu yazı dizisinde, önümüzdeki yıllarda adını sıkça duyacağımızı düşündüğüm hesaptan hesaba ödemeleri konuk ediyorum. Üç yazıdan oluşacak bu dizinin ilkinde, hesaptan hesaba ödemeleri farklı yönleri ile anlamaya çalışacağız. İkinci yazıda, ilk yazıda kurduğumuz temeli somutlaştırmak için sahadaki çeşitli örnekleri inceleyeceğiz. Son yazıda ise hesaptan hesaba ödemelerin Türkiye’deki ahvalini ve geleceğini, yasal gelişmeler ve pazardaki oyuncular nezdinde irdeleyeceğiz.

Hazırsanız, ilk yazı ile başlayalım.

Hesaptan hesaba ödemeler, globaldeki ismi ile Account-to-Account(A2A) Payments, “bir banka hesabından başka bir banka hesabına para transferi ile ödeme yapılması” olarak tanımlanabilir. Bir ödeme işlemindeki asıl amacın, hesaptaki paranın başka bir hesaba aktarılması olduğunu düşünürsek hesaptan hesaba ödemeleri ödemenin en yalın hâli olarak da ifade edebiliriz. Bu işlemler, ilk bakışta bildiğimiz havale-EFT işlemleri gibi gözükse de ödeme adımına para transferini eklemesi ile kesintisiz bir deneyim oluşturması ve ödemeye konu olan işlem ile para transferini ilişkilendirebilmesi hesaptan hesaba ödemeleri alternatif ödeme yöntemi olarak tanımlamamız için yeterli sebepler.

Peer-to-Peer, Real-Time ve Account-to-Account Payments

Hesaptan hesaba ödemelere daha yakından bakmadan önce A2A’ya benzerliği ile dikkat çeken iki terimi iyi anlamamız gerekli diye düşünüyorum.

Bunlardan ilki, Türkçe’ye akranlar arası ödeme olarak çevirebileceğimiz Peer-to-Peer Payment(P2P). Her ne kadar içerisinde ödeme kelimesi geçse de aslında P2P, iki hesap arasında anlık olarak para transferini sağlıyor ve bu transferde bir ödemede olması gereken ticari bir ilişki aramıyor. Banka uygulamaları aracılığı ile yapılan para transferlerinden farkı ise bu yöntemin fintech uygulamaları aracılığı ile 7/24, basit, anlık ve genelde ülke bağımsız olarak yapılabiliyor olması. Globaldeki en büyük örneği PayPal’da, kullanıcılar hesaplarına para yükleyip dünyanın herhangi bir yerindeki başka bir PayPal kullanıcısına anlık olarak para gönderebiliyorlar. Türkiye’de ise Papara, kullanıcılarına bir Whatsapp mesajı kadar hızlı ve kolay para transferi hizmeti sunarak P2P’ye örnek teşkil ediyor. E-ticaret sitelerinin ödeme sayfalarında da P2P uygulamalarını görebildiğimiz için A2A ile karıştırılması ya da bu tür bir uygulamanın A2A uygulaması olarak düşünülmesi muhtemel. Amma velâkin, A2A’da transferin banka hesapları arasında oluyorken P2P’de kullanıcıların uygulamadaki bakiyeleri arasında olması iki yöntem arasındaki temel farkı ortaya koyuyor. Hâlâ, finansal kullanıcılarının çoğunda asıl paranın banka hesaplarında durduğunu ya da paranın dolaşıma bankalar aracılığa ile girdiğini göz önüne aldığımızda, P2P ile ödeme için öncesinde banka hesabından P2P uygulamasına bir para transferi yapılması gerekliliği ortaya çıkıyor. A2A’da ise tek bir transfer ile banka hesabınızdan başka bir banka hesabına para göndererek ödeme yapıyorsunuz.

Hesaptan hesaba ödemelerle içe içe olan bir diğer terim ise Real-Time Payments(RTP), yani gerçek zamanlı(anlık) ödemeler. Bu konunun iyi anlaşılabilmesi için takas ve otorizasyon yapılarını bilmekte fayda var, çünkü olay büyük ölçüde bu sistemlerin iyileştirilmesi ile ilgili. Dilerseniz, kartlı ödeme sistemlerindeki takas ve otorizasyonu anlattığım *Alternatif Ödeme Yöntemleri, Otorizasyon ve Takas *yazıma göz atabilirsiniz. Tıpkı kartlı ödemelerde olduğu gibi, EFT olarak bildiğimiz farklı banka hesapları arasındaki para transferlerinin gerçekleşebilmesi için de aradaki takası yapacak bir kuruluşa ihtiyaç bulunmakta. Tabii burada, takas görevini ödeme sistemleri kuruluşları değil genelde ülkelerin Merkez Bankaları üstleniyor. Transfer emri her zaman gönderen bankanın kanalları aracılığı ile yapıldığı için para transferlerinde bir not-onus bir otorizasyon akışına ihtiyaç yok. Merkez Bankaları işlem bilgilerini para gönderen kuruluştan para alan kuruluşa iletiyor. Daha sonra da takas dediğimiz bankalar arası para transferini, hesaplaşmayı sağlıyor. Kartlı ödemelerden daha basit bir sistem olmasına rağmen, Türkiye’deki deneyimden de bildiğimiz üzere bu transferler oldukça yavaş ve daha da kötüsü sadece mesai saatleri içerisinde yapılabiliyor. İşte Real-Time Payments, bu sorunlara çözüm üretmek amacıyla merkez bankaları ya da finansal kuruluşlar tarafından anlık ve7/24 transferleri mümkün kılacak yapıların kurgulanmasıdır. Merkez Bankaları ya da finansal kuruluşlar diyorum; çünkü bazı ülkelerde fintechler regülatörlerden önce davranıp bu yapıları kurarak bankaları sistemlerine dahil etmişler. Örneğin İngiltere’de Vocalink, 2007'de kurulup 2016'da Mastercard tarafından satın alınıyor, bankalar ile entegrasyon kurarak anlık para transferi altyapısını kurmuşlar. Fintechlerin İngiltere’deki kadar ön planda olmadığı çoğu ülkede ise Merkez Bankaları RTP altyapıları kurmuş. Örneğin, Avusturalya Merkez Bankası New Payments Platform adında bir altyapı kurarak para transferlerinin anlık ve 7/24 olmasını sağlamış. Ülkemizde ise TCMB tarafından Fonların Anlık Transferi(FAST) adıyla bir RTP sistemi kurulduğunu ve yakın zamanda hayata geçeceğini belirtelim. RTP’nin dünyada çok hızlı yaygınlaştığını ve FIS’in açıkladığı rapora göre bugün itibariyle 54 ülkede benzer altyapıların aktive edildiğini ifade edelim. Account-to-Account Payments ile karşılaştıracak olursak, RTP genelde dahil olan her kurumun kullanabileceği bir altyapı sunuyorken A2A altyapıdan bağımsız olarak hesaplar arasında ödemeyi sağlıyor. Bununla birlikte tabii ki, RTP altyapısı ile çalışan bir A2A uygulamasının çok daha efektif olacağı bariz. Aksi taktirde, işlem süresinin uzaması ya da sadece belirli saatlerde yapılabiliyor olması ödeme deneyimi açısından oldukça problemli. Bu yüzden, bir A2A çözümü RTP altyapısı kullanamıyorsa, mecburen çalıştığı bankalar arasında RTP benzeri bir yapı kurmak zorunda kalıyor. Bazı örneklerde ise, RTP firmaları sahip oldukları altyapıyı kullanarak A2A ödeme çözümleri sunabiliyor. Ancak, RTP de P2P gibi hem ödeme hem transfer işlemlerine aracılık ettiği için onu tek başına bir ödeme yöntemi olarak ifade etmek doğru olmayacaktır.

Kafamız yeterince karıştıysa aşağıdaki şema ile berraklaştırmaya çalışalım ve bir sonraki başlığımıza geçelim.

P2P-RTP-A2A

P2P-RTP-A2A

Ödeme Yöntemi Olarak Para Transferi

Yukarıdaki isimlendirmelerden de gördüğümüz üzere neyin ödeme yöntemi olarak tanımlanacağı konusu biraz muğlak. Bu yüzden, tutarlı bir bakış açısına sahip olmak için *Ödemenin Tanımı Üzerine* yazımızda belirttiğimiz “Ödeme, bir mal veya hizmet alımı sonucunda ortaya çıkan değerin alıcıdan satıcıya transferidir” tanımına sadık kalarak ilerlemek istiyorum. Bu tanımda, bir değer transferinin ödeme olarak adlandırılması için ortada ticari bir işlem olması gerektiğini belirtmiştik. Peki öyle ise, ticari bir işlem sonrasında yapılan her para transferi ödemedir diyebilir miyiz? Benim cevabım hayır; çünkü bu para transferi ile işlemi arka planda da ilişkilendirebiliyor olmamız lazım ki söz konusu transferin bir ödeme olduğu anlaşılabilsin. Örneğin, taksiye bindiniz ve yanınızda nakit olmadığı için taksicinin hesap numarasına borcunuz olan tutarı EFT ile gönderdiniz. Bu işlemi incelediğinizde yapılan yolculuğu, alınan hizmeti ve hizmetin bedelini görmeniz mümkün olmadığı için herhangi bir para transferinden ayırt etmeniz de söz konusu olmayacaktır.

Bu yaklaşım ilk bakışta felsefi gelse de pratikte iki alanda karşılığı mevcut. Bunlardan ilki üye işyeri komisyonu. Bildiğiniz üzere, banka ile POS anlaşması yapan bir işyeri, cihazın aidatına ilave olarak işlem bazında oransal bir ücret de ödemek durumunda kalıyor. Ama hiçbir banka, bir para transferinde alıcıya bir ücret yansıtmıyor. Aslında burada çok basit bir mantık var. Finansal kuruluş diyor ki; eğer sen benim sayemde ticari bir işlem yapıp para kazanıyorsan ben de bu kazançtan pay isterim. İşyeri de bu hizmet sayesinde daha fazla kazanç elde edeceğini düşündüğü için bu payı mazur görüyor. Öte yandan, para transferinde ticari bir işlem olmadığı için böyle bir pay hak iddia edilemiyor. Bu yüzden finansal kuruluşlar için bir işlemin ödeme olması, ondan komisyon alabileceği anlamına geldiği için çok kritik ve çok değerli.

İkinci alan ise vergi ile ilgili, yani devleti ilgilendiriyor. Yukarıdaki bakış açısına benzer şekilde devlet de ortada bir kazanç varsa payını almak istiyor. Bu sebeple, ülkemizde ödeme sistemlerini etkileyen pek çok yasal gelişme yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Örneğin, 2013 yılında ödeme adımı sonrası otomatik olarak fiş(=vergi) yazdırılması için yazarkasa ve POS cihazları birleştirilerek YazarkasaPOS(Ödeme Kaydedici Cihaz-ÖKC) diye bir cihaz türü ortaya çıktı ve bu cihazlar perakende sektörü için zorunlu tutuldu. Aksi taktirde kart ile ödeme alınıp fiş kesilmeyebiliyordu. Tam bu sistem oturdu derken geçen sene, Haziran 2019'da, Vergi Usulü Kanunu 507 nolu tebliği ile yeni bir tasarım ortaya konuldu ve söz konusu ödeme-fatura birlikteliğine stok/satış uygulamaları da eklendi. Bu sefer cihaz bağımsız bir altyapı kurgulansa da, pek çok entegrasyon gereksinimi ve ücretin oluşmasından dolayı finansal kuruluşlar ve diğer paydaşlar bu tebliğden önemli ölçüde etkilenecek gibi görünüyor. Özetle, bir para transferinin ticari bir işlem, yani ödeme olup olmadığı farklı tarafları ve dolayısıyla iş yerlerini önemli ölçüde etkilemektedir.

Açık Bankacılık Etkisi

Hesaptan hesaba ödemelerin son yıllarda özellikle de Avrupa ülkelerinde daha çok konuşulmaya başlamasındaki en önemli faktör hiç şüphesiz açık bankacılık. Bildiğiniz üzere, açık bankacılık Avrupa’da Payment Services Directive 2(PSD2)’nin 2015'te yayınlanması ve 2018 yılından itibaren zorunlu tutulmasıyla hayata geçti. Bu oyun değiştirici yönergede 2 temel element var:

  1. Hesap Bilgisi Sorgulama Servis Sağlayıcısı (AISP — Account Information Service Provider)
  2. Ödeme Başlatma Servis Sağlayıcısı (PISP — Payment Initiation Service Provider)

Bu iki element ile açık bankacılığı ete kemiğe büründüren PSD2, banka müşterilerine tek bir uygulamada farklı bankalardaki hesap bilgilerini görüntüleme ve banka hesaplarından para transferi yapma imkanı sunuyor. Hesap bilgilerinin ve hareketlerinin tek bir uygulamada gösterilmesi fintechlere bütçe yönetimi dikeyinde alan açıyorken, kullanıcıların izni ile başka banka hesaplarından para transferi yetkisinin verilmesi hesaptan hesaba ödemede bir pazar oluşturma fırsatı yaratıyor.

Tabii bu, açık bankacılıktan önce hesaptan hesaba ödemelerin olmadığı anlamına gelmiyor. Bu alanda eskiden beri örneklerine bir sonraki yazıda değineceğimiz birçok fintech mevcut. Fakat, bu fintechlerin para transferi başlatma yetkileri olmadığı için genellikle kullanıcıyı banka uygulamasına yönlendirmek ya da kullanıcıya işlem anında banka login bilgilerini girdirtmek zorunda kalıyorlar. Bu durum, farklı bankalarda hesabı olan müşteriler için bir yönetim zorluğu oluşturduğu gibi, tek bankada hesabı olanlar için bile karmaşık banka bilgilerini her ödeme işleminde hatırlamak ve yazmak kullanıcı deneyiminde ciddi pürüzlere sebep oluyor. Açık bankacılığın sunmuş olduğu hesap bilgilerini görüntüleme(ASIP) ve ödeme başlatma(PISP) yetkilerini bu pürüzleri gidermek için bir fırsat olarak gören fintechlerin A2A ödemeler alanına yeni bir soluk getireceği ve sektörü dönüştüreceği muhakkak.

A2A ve Kartlı Ödemeler

Bir önceki yazımızda, kartlı ödeme sistemlerinin alternatif ödeme yöntemlerine karşı elinde tuttuğu önemli bir kozdan, takas ve otorizasyon sisteminden bahsetmiştik. Hatırlayacağınız üzere, bu sistem sayesinde kartlı ödeme yönteminde ödeme kabulü çok kapsayıcı bir hâl alıyor, Türkiye’de üretilen bir kart ile dünyanın herhangi bir yerinde ya da herhangi bir internet sitesinde ödeme yapabiliyordunuz. Öte yandan, ödeme yapmak için bir alternatif ödeme yöntemini kullanıyorsanız sadece o ödeme yöntemi ile anlaşması olan iş yerlerinde ödeme yapabiliyorsunuz.

Peki, hesaptan hesaba ödemelerde de durum böyle mi? Sorunun cevabı ne evet ne de hayır. Çünkü, hesaptan hesaba para transferlerinde de herhangi bir bankanın müşterisine para gönderebiliyor, hatta SWIFT ve benzeri sistemler ile yurt dışındaki bir bankaya da para transferi yapabiliyorsunuz ama yine de bu işlemler kartlı ödemeler kadar kolay olmuyor. Hele ki, e-ticarette para transferi ile ödeme yapmak oldukça çileli bir yol. Bunun nedenini anlamak için biraz daha derine inelim. Kartlı ödeme sistemlerinin 3 saç ayağını kart, POS ve takas/otorizasyon olarak ifade edersek; hesaptan hesaba ödemelerde bunlardan hangisi eksik sizce? Takas ve otorizasyonu ele alırsak; para transferi işlemlerinde de kartlı ödemelerde olduğu gibi bankalar arasındaki takasa aracılık eden kuruluşlar var, Türkiye’den örnek verecek olursak BKM’nin yaptığı işi Merkez Bankası yapıyor. Bununla birlikte, para transferi işlemi parayı gönderen bankanın kendi kanalları üzerinden başlatıldığı için bir otorizasyon yapısına da ihtiyaç yok. Geriye kart ve POS kalıyor. Farklı bankalar arasındaki işlemlerde kullanılan IBAN, ödemeyi kabul eden tarafın ödeme yapacak herkese ortak olarak sunduğu bir araç olduğu için işlevsel olarak POS’un yerini alıyor diyebiliriz. Ya ödemeyi yapan taraf? İşte eksik olan, ödemeyi yapan tarafın elinde, ona özel olan ve ödemeyi kabul eden taraf ile paylaşabileceği bir araç olmaması. Ödemeyi yapacak kişi, her ödeme işleminde muhakkak bir banka kanalını kullanmak zorunda. Ödeme esnasında fiziksel bir şube kullanılamayacağına göre eldeki tek seçenek bankanın dijital kanalları oluyor. Kullanıcı, ödeme esnasında bankanın dijital uygulamasına ya da web sitesine login olup ödeme emri vermeli ancak; ödeme emri farklı bir kanaldan(ör: banka uygulaması) verildiği için bu kanalı, ödemeye konu olan ticari işlemin başladığı yer(ör: e-ticaret sitesi) ile entegre etmek ve konuşturmak zaruri bir hâl oluyor. İşte, A2A ödeme sektörünün ortaya çıkışı, bu entegrasyonları yaparak e-ticaret siteleri ile bankalar arasında köprü vazifesi gören fintechlerin ortaya çıkışı ile oluyor. Sektörün büyümesi ise, doğal olarak fintechlerin entegre olduğu e-ticaret sitesi ve banka sayısına bağlı kalmış. Bu sebeple, hesaptan hesaba ödemeler kartlı ödemelerdeki gibi ortak bir yapıya kavuşamadığı sürece diğer alternatif ödeme yöntemleri gibi “kapsama alanı sorunu” yaşamaya devam edecek görünüyor. Bu problemin çözümü ile ilgili Türkiye’de oldukça heyecan verici gelişmeler yaşanıyor, ancak bunun detaylarını üçüncü yazıda konuşacağımız için şimdilik burada kesiyorum.

A2A Ödemelerin Cazip Noktaları

Uğruna birçok fintechin kurulduğu, nice banka ve e-ticaret sitesinin bu fintechlere entegre olmak için çabalar harcadığı hesaptan hesaba ödemeleri cazip kılan nedir? Bu soruyu iki başlıkta incelemek gerekiyor: İşyerine faydaları ve ödemeyi yapan tarafa faydaları.

İşyerine Faydaları

Bir işletmenin, hizmet alımı yaparken baktığı ilk şey hiç şüphesiz o hizmetin maliyetidir. Ona getireceği faydadan emin olsa da düşük maliyetli olması çok kritiktir. Aslında, hesaptan hesaba ödemelerin işyerlerine sunduğu en önemli avantaj da bu. Kartlı ödeme sistemlerinde, ödeme kabulü tarafındaki finansal kuruluş, ödeme yapan taraftaki finansal kuruluşa takas komisyonu ödemek zorunda olduğu için işyerine de bu komisyon oranını yansıtmak zorunda kalıyor. Örneğin, Türkiye’de yurtiçi kredi kartı işlemlerinde ödenen takas komisyon oranı %1.22, yani bir banka zarar etmemek için işyerinden en az %1.22 komisyon almalı. Bu orana kendi kârını da eklediği zaman ortaya çıkan komisyon oranı işyerleri için ciddi bir maliyete dönüşüyor. Öte yandan, hesaptan hesaba ödemelerde bir takas komisyonu olmadığı için bankalar için işlem bazlı bir maliyet yok. Bazı modellerde bankalar fintechlerden düşük oranda komisyon alıyorken bazılarında almıyor. Bu sebeple, fintechler için de maliyet düşük olduğundan onlar da işyerlerine düşük maliyet yansıtabiliyor. Ödeme çözümlerini bir araya getirerek e-ticaret sitelerine ödeme hizmeti sağlayan kuruluşlardan Adyen’in listesinden aldığım bilgilere göre; A2A çözümlerinden iDEAL’da işlem başı komisyon 0.25 euro, Trustly’de 0.50 euro iken, Visa ve Mastercard işlemlerinden ortalama %1 komisyon talep ediliyor. Bu da şu demek oluyor ki, 50 euro üstü işlemlerde A2A ödeme yöntemleri daha ucuz ve tutar arttıkça da ucuzluyor. Fiyat avantajının yanında, kartlı ödemelerde işyerinin parasını alması için en az 1 gün beklemesi gerekiyorken A2A ödemelerde genellikle para işyerinin hesabına dakikalar içinde yatıyor. Bu iki faktör, işyerlerinin A2A ödeme çözümlerini tercihinde önemli etkiye sahip.

Ödemeyi Yapan Tarafa Faydaları

A2A ödemeler, ödeme yapma tarafında da ciddi avantajlara sahip. İlk olarak güvenlik meselesini ele alalım. Kartlı ödeme sistemleri, sahtekârlık işlemlerine karşın birçok güvenlik önlemi almış olsa da kart bilgilerinin çalınma endişesi ile kart kullanmayan pek çok banka müşterisi bulunmakta. A2A ödemeler ise genelde işlemleri banka kanalına yönlendirerek tamamlattığı için müşteri gözünde bu yöntemin daha güvenilir olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü; burada çalınacak bir kart bilgisi bulunmamakta, genelde banka kanalından müşteri bilgileri girilerek ödeme yapılmaktadır. İkinci etmen kolaylık; e-ticarette kart ile ödeme yapmak istediğiniz zaman kart bilgilerini yazabilmeniz için kartın yanınızda olması gerekiyor. Her ne kadar BKM Express, Masterpass gibi dijital cüzdanlar bu derde deva olsa da, hâlâ cüzdan entegrasyonu olmayan birçok işyeri ve herhangi bir cüzdan üyeliği olmayan pek çok müşteri mevcut. Hesaptan hesaba ödemelerde ise zaten bildiğiniz banka login bilgileriniz ile başka herhangi bir araca ihtiyaç duymaksızın ödemeyi kolayca tamamlayabiliyorsunuz. A2A ödemelerin ödeme yapan tarafa sunduğu son avantaj; nakitsiz ödemeye geçişteki kart bariyerini ortadan kaldırıyor olması. Hesaptan hesaba ödemeler, banka hesabı olup da kartı olmayan kullanıcılara başvuru gerektirmeyen, hızlı ve kolay bir çözüm sunuyor. Bu sayede; nakit ile ödeme alışkanlığı devam eden kişilerin dijital ödemelere kolay bir adım atması da sağlanmış oluyor.

Bu yazıda, hesaptan hesaba ödemelerin temellerini ve dinamiklerini anlamaya çalıştık. Ama şunu iyi biliyoruz ki, bir ödeme yöntemini tam olarak anlamak için muhakkak sahadaki örneklerini incelemelisiniz. Bu sebeple, sizleri A2A ödeme hizmeti sağlayan fintechleri ve sundukları deneyimleri incelemek üzere bir sonraki yazıya bekliyorum.


메타데이터
post_id
fa3ecd7b2a02
slug
hesaptan-hesaba-ödemeler-fa3ecd7b2a02
url
https://medium.com/@ismailkorkmazz/hesaptan-hesaba-%C3%B6demeler-fa3ecd7b2a02
canonical_url
https://medium.com/@ismailkorkmazz/hesaptan-hesaba-%C3%B6demeler-fa3ecd7b2a02
author_url
https://medium.com/@ismailkorkmazz
status
ok
fetched_at
2026-06-11 06:59:45