Star Trek The Next Generation’dan Notlar: Onur Meselesi (Matter of Honor)
Bu bölüm hem özgün Uzay Yolu dizisine hem de yeni nesil diziye alışık beni bile çok şaşırttı. İlk olarak, verdiği mesajlar çok güzel. Ama…
Star Trek The Next Generation’dan Notlar: Onur Meselesi (Matter of Honor)
Bu bölüm hem özgün Uzay Yolu dizisine hem de yeni nesil diziye alışık beni bile çok şaşırttı. İlk olarak, verdiği mesajlar çok güzel. Ama çoğunlukla mesajları güzel oluyordu zaten. Bu bölümün beni şaşırtmasının en büyük nedeni çok zekice kurgulanmış konusu oldu. Hiç öngöremediğim hareketler birbiri ardına geldi ve güzel detektif öykülerindeki gibi daha başlangıçtaki bazı hareketler sonucu belirlemede etkili oldu.
Bölümde iki önemli olay var: Atılgan’ın kadrosuna çeşitli ırklardan yeni subaylar katılıyor. Bunlardan bir tanesi kendisini göstermeye, bir fark yaratmaya fazla istekli bir Benzite olan Mendon.
Mendon’ın kendisini göstermek için yaptıkları uzun zamandır Atılgan’da olanların tepkini çekiyor. Örneğin, öne çıkmak için hiyerarşiyi çiğneyip doğrudan geminin kaptanına ulaşıyor. Burada işyerlerinde yaşadığımız olguların benzerini görüyoruz.
Mendon bir yandan da gittiği yeni geminin (iş yerinin) kurallarına uymak yerine, kendi gezegenindeki (eski iş yerindeki) alışkanlıkları sürdürüyor. Bu alışkanlıklardan birisi, gördüğü bir olumsuzluğu hemen rapor etmek yerine, olumsuzluğu nasıl gidereceğini bulanan kadar beklemek. Bu da bu bölümdeki sorunların başlangıcı demek.
Bu bölümdeki ana olay, Atılgan’da çalışan bir Klingonlu olan Worf’un çok iyi performans ve uyum göstermesi nedeniyle bunun karşıtını yapmanın planlanması. Kaptan Picard’ın yardımcısı Riker bir Klingon gemisine yine kaptan yardımcısı olarak gönderilecek. Çok sıkıntılı bir konu bu. Klingonlular şan-şeref-onur için yaşıyor ve ölüyorlar. Bölümün bir yerinde bir Klingonlunun dediği gibi, yaşlı bir Klingonluya rastlamak kolay değil çünkü Klingonlular genç yaşta savaşlarda ölüyor. Yaşlı Klingonlu onursuz Klingonlu demek onlar için.
Klingonluların yaşamı çok sert, katı. Riker onlara uyum sağlamayı gerçekten istiyor ve onların yediği, insanlara iğrenç gelen şeyleri bile afiyetle yemeye çalışıyor (başarıyor gibi de).
Worf bir Klingonlu olarak bu denemeden çok umutlu değil. Bu yüzden Riker’a zor durumda kaldığında düğmesine basıp ışınlanma isteyebileceği kalem büyüklüğünde bir şey veriyor. Bu kalem çok akıllıca kullanılacak.
Atılgan gemisi Riker’ın aktarılacağı Klingon gemisiyle randevuya gidiyor. Riker’ın ışınlanmasından önce, her zaman yaptıkları gibi, karşı gemi Mendon tarafından etraflıca taranıyor. Mendon bu taramada Klingon gemisinde bir bakteriyel oluşum fark ediyor. Kaygılandırıcı bir şey olmasına karşın bu durumu üstlerine bildirmek yerine ne olduğunu uzun uzadıya analize girişiyor ve yapabilirse önlem almaya çalışıyor.
Riker başarılı bir şekilde Klingon gemisine ışınlanıyor ve gemi buluşma noktasından ayrılıyor. Riker’ın dertleri de hemen başlıyor. Kendisini yalancılıkla suçlayan bir Klingon subayını döverek onurunu ve değerini Klingonlulara gösteriyor. Klingonlu kaptan bu durumdan memnun. Bir de Riker’dan yeni gemisinin başarısı ve hayatta kalması için çalışacağına dair söz alıyor, iyice rahatlıyor.
Tabii ki Riker’ın Klingon ortamına alışık olmaması onun sürekli alay konu olmasına engel değil. Ama Riker işini götürmeye başlıyor ve onun için önemli olan da bu. Bu sırada, Klingonlu güzel bir kadının ilgisine ve isteğine de mazhar oluyor:
Bu sırada, Atılgan’da bir bakteriyel oluşum fark ediliyor. Bakteri oluşumu geminin metal kaplamasını yiyerek çoğalıyor. O kadar hızlı çoğalıyor ki önlem alınmazsa on saatler içinde geminin kaplaması diye bir şey kalmayabilir. Bu oluşumun nereden geldiği araştırılırken Mendon’ın bunu nceden Klingon gemisinde saptadığı ama kimseye bildirmediği anlaşılıyor. Tabii Mendon bu tutumu için azarlanıyor. Ama zaman azar zamanı değil. Kaptan hemen eylem planını hazırlıyor. Birincisi, bakteriyel oluşumun izole edilmesi sağlanacak, diğer bölümlere geçmesi engellenecek. İkincisi, bakteriyel oluşumun nasıl yok edileceği araştırılacak. Üçüncüsü, bakteriyel oluşumun Klingonlulara da haber verilmesi sağlanacak ve onlardan da önlem alınması istenecek. Bu amaçla da Klingon gemisinin rotasına bakıp ona doğru gitmeye çalışıyorlar.
İstenecek de, Klingonlular aptal değil ki. Onlar da çoktan kendi gemilerindeki bakteriyel oluşumu fark etmiş durumdalar. Bakteriyel oluşumun zamanı Atılgan ile buluştukları ve Atılgan’ın onların gemisini kapsamlı bir şekilde taraması zamanına denk düşüyor. Klingonlular aptal değil ama fazlasıyla paranoyak. Bu iki olayın eş zamanı oluşunu bir korelasyon (ilişki) değil de causation (neden-sonuç ilişkisi) olarak yorumluyorlar: “Bakteriyel oluşum Atılgan’ın bizi taramadan geçirmesiyle birlikte ortaya çıktıysa buna Atılgan neden oldu, üzerimizde gizli bir silah deniyor olabilirler.” Zamanları da az: Klingon gemisinde kullanılan malzemenin daha elverişli olması nedeniyle bakteriyel oluşum 8–10 saat içinde bütün kaplamayı yok edecek. O zaman Klingonlular ne yapmalılar? Geri dönüp Atılgan’ı bulmalı ve onu yok etmeliler. Kendi gemileri de yok olacak oluşum nedeniyle ama bir düşman gemisini yok ederek ölümlerini onurlandırmış olacaklar. Peki, Riker ne diyor bu işe?
Riker tabii ki Atılgan’ın gizli bir silahla Klingon gemisine saldırdığını düşünmüyor ve Atılgan’la iletişime geçilip neler olduğunun öğrenilmesini savunuyor. Paranoyak kaptan bu görüşlere itibar etmiyor. İlle de Atılgan yok edilecek. Riker’a da sözünü anımsatıp gemiye sadakatla hizmet etmesini istiyor. Riker da kaptanın emirlerini onaylamasa da uyacağını belirtiyor. Kaptan silahların hazırlanmasını ve görünmezlik kalkanının devreye sokulmasını emrediyor.
Bu sırada Atılgan bakteri oluşumunun nasıl yok edileceğini keşfetmiş durumda. Sorunlara paranoyak değil de akılcı şekilde yaklaşırsanız bir çözüm bulursunuz. Bu çözümü Klingon gemisine bildirmek için sabırsızlanıyorlar ve Klingon gemisinin olduğunu tahmin ettikleri yere ulaşıyorlar. Ama gemi ortada yok. Geminin parçalanmış olabileceğine dair izler de yok. O zaman ne oldu?
Kafa kafaya veriyorlar ve Klingon gemisinin orada olduğu ama kendisini gizlediği sonucuna varıyorlar. Ama niye? Bir nedenle kendilerine saldırmak için olabilir.
Bu sırada Klingonlu kaptan da Atılgan’la buluştuklarını görüyor ve ateş emrini vermeye hazırlanıyor. Riker’ın aklına ışınlanma kalemi geliyor ve ona uzanıyor düğmesine basıyor. Benim o andaki düşüncem bu kalemle kendisini Atılgan’a ışınlatıp bu paranoyaklardan kurtulmayı istediği yönünde. Tabii Atılgan’a gidince oradakileri saldırıya karşı da uyaracak. İyi ama ışınlandım, onları uyardım diyene kadar Klingonlu kaptan ateş emrini vermeyecek mi? Nasıl olacak bu iş?
Riker ışınlanma kalemine biraz göstere göstere uzanmıştı. Klingonlu kaptan bunu görüp hemen kalemi alıyor ne olduğunu sorgulama başlıyor. Ama bir-iki saniye içinde kalemin o anki sahibi olarak Atılgan’a ışınlanıyor. Riker’ın hamlesi buymuş. Amacı kendisini değil kaptanı ışınlatmakmış. Vay canına! Şapka çıkarıyorum bu hamleye.
Şimdi Klingonlu kaptan Atılgan’da. Klingon gemisinde en yetkili kim kaldı? Riker. Riker komutayı ele alıyor ve iletişim kanalını açıyor, Atılgan’ın kaptanı Picard ile iletişime geçiyor. Ondan geminin kalkanlarını indirip teslim olmasını istiyor. Daha neler!
Picard eski yardımcısı Riker’a o kadar güveniyor ki isteği kabul ediyor. Ayrıca buldukları çözümü de aktarıyor. Hemen Klingon gemisini de dezenfekte etmeye başlıyorlar.
İşler tatlıya bağlanınca bir insanın Klingonlu gemiye kaptan yardımcısı olarak gitmesi deneyine son veriliyor. Riker Atılgan’a dönüyor. Klingonlu paranoyak kaptan da kendi gemisine.
Bana göre dizinin en doyurucu bölümlerinden birisiydi bu bölüm.
메타데이터
- post_id
- fb35d1aff150
- slug
- star-trek-the-next-generationdan-notlar-onur-meselesi-matter-of-honor-fb35d1aff150
- url
- https://medium.com/@muratyldrmolu/star-trek-the-next-generationdan-notlar-onur-meselesi-matter-of-honor-fb35d1aff150
- canonical_url
- https://medium.com/@muratyldrmolu/star-trek-the-next-generationdan-notlar-onur-meselesi-matter-of-honor-fb35d1aff150
- author_url
- https://medium.com/@muratyldrmolu
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-09 05:53:33