TOPRAĞIN HUKUKU VARDIR : BETONA KURBAN EDİLEN VİCDAN
Küllerimizin İçinde Hukuk Var
TOPRAĞIN HUKUKU VARDIR : BETONA KURBAN EDİLEN VİCDAN
Küllerimizin İçinde Hukuk Var
Yer: Urla
Bir ekran görüntüsü değil bu, bir iç görüntü.
Ciğerim gibi yanıyor toprağın altı, üstü, gökyüzü.
Ve ne acı ki, buna alışmamız bekleniyor.
Ağaçlar yanarken sadece doğa değil, bizimle birlikte milletimizin kimliği de kül oluyor.
Her yıl biraz daha sık, biraz daha planlı, biraz daha sessiz.
Ve biz, ne yazık ki sadece bakıyoruz. Biliyorum, çoğumuzun içi yanıyor.
Ama sadece üzülmekle yetinmeyelim diye yazıyorum bu satırları. Çünkü bu yangınlar sadece doğayı değil, adaleti de yakıyor.
🧭 Ben Kimim? Neden Yazıyorum?
Ben bu satırları bir üniversite kampüsünden değil,
hayatın tam ortasından yazıyorum.
12 yıldır evet, tam 12 yıl diploma için mücadele eden ama torpili olmayan biriyim.
Ne kulislerde dayım vardı, ne de soyadım bana yol açtı. Zengin de değildik.
Çoğu zaman güçlü de olmadım ama hep dik durdum. Amacım ajite etmek değil bir şeyleri anlatmaya başlarken yaşanmış örnekler ile gösterme çabası.
Bir gün sırf aç kalmamak için kendimi mutfakta buldum.Ama o mutfakta sadece karnım değil, hayat da doydu görgüm de doydu attığım adımlarım da doydu. Velhasıl aşçılık, bir süre mesleğim oldu. Ekmeğini çok yedim, onurunu çok taşıdım. Ama hiçbir zaman okumaktan, düşünmekten, kalemi elimden bırakmaktan vazgeçmedim, vazgeçemedim.
Ben hep bir şeylere içerliyordum. İnsanları izliyordum, biriktiriyordum… Ve artık yazmak istiyorum.
Benim özel sektör sömürüsünden kurtulmam tam 10 yılımı aldı.
Ama şimdi bunu avantaja çevirdim:
Sokağı okuldan önce tanımanın gururunu taşıyorum.
Şu an İktisat öğrencisiyim. Ama içimde hikâyemin yönünü değiştirmeye hala uğraşan dört nala koşan atlar var..
Benim hedefim:
Olduğum yerden biraz daha öteye… Biraz daha fazlasına.. Gidebildiğim yere kadar gitmek.
📊 Ekonomi ve Yangın : Görülmeyen Bağlantı
Bugün doğaya yapılanları sadece vicdanla değil, iktisat bilgisiyle de anlamak zorundayız. Çünkü bu satırları yazarken hepsinin birer zincir halkasına dönüştüğünü farkediyorum.
Türkiye, karma ekonomi modeli ile yönetiliyor. Yani hem devletin hem bireylerin karar aldığı bir sistem bu.
Ama ne zaman ki yangın yerleri imara açılır, işte o zaman karma ekonomi, piyasa ekonomisine dönüşür.
Bu, kontrolsüz bir özelleştirme demektir. Kamunun gücü çekilir, birey ve firmaların kararı öne geçer.
Bu, ABD ve İngiltere gibi ülkelerin dayattığı serbest piyasa modelidir.
Ve bizim kılavuzumuz karga olursa, bizi yağmalayanlar pusulasız bırakır.
Doğamızın kaderi, kar odaklı şirketlerin iki dudağı arasında kalır.
✨ Ben Hukuk’u da Okuyorum…
Okulda değil sadece. Derslerle, sınavlarla, diplomayla değil.
Ben HUKUK’u okuyorum dostlarım. Topraktan, yangından, kuşlardan, vicdandan okuyorum.
Diyorum ya sürekli okuyorum diye; Bir gün İlber Ortaylı’nın bir kitabında şu cümleyle karşılaştım. İçime bir şey oturdu, sanki kök saldı ve en umudumu kaybettiğim anda doğru yolda olduğumu gösterdi :
“Kendinizi geliştirmek istiyorsanız, işinizle ilgili olmayan konularla da ilgileneceksiniz.Mühendis de olsanız, tarihle, coğrafyayla uğraşacaksınız, dans edeceksiniz. Milletin halini dert edineceksiniz.”
Ben işte bu yüzden yazıyorum. Milletin halini dert ettiğim için.Doğayı savunmak, aynı zamanda adaleti yaşatmak olduğu için.
Ve şunu da açıkça söylüyorum:
Bizi cesaretimizle ilerleyebileceğimiz yere gitmemizi istemeyenler olacak.Bu yüzden deneyecekleri şey : Sizi küçümsemek, susturmak, yalnız bırakmak…
Ama kırılmayın. Kırılırsak parçalanırız. Parçalanırsak, un ufak oluruz.
Ve sonunda üzerimize üfleyip, kimliğimizi yaktıkları o arazilerden denize savururlar.
İşte böyle silinir bir milletin hafızası. Ama biz izin vermeyeceğiz. Okumaya çalıştığım hukuktan adaletten nasıl ilerleyebileceğimiz ile ilgili maddelerden de bahsetmek istiyorum biraz:
📜 Toprağın da Bir Hakkı Var
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 169. maddesi şöyle der:
“Yanan ormanlar yeniden ağaçlandırılır. Bu alanlar başka amaçla kullanılamaz.
Ormanlara zarar verecek hiçbir faaliyet yapılamaz.”
Bu madde sadece bir hukuk hükmü değildir.
Bu, toprağa verilmiş bir sözdür. Ama bazıları bu sözü kolayca çiğniyor.
Yangın biter bitmez, orman vasfı düşürülür.
“Turizm gelişim alanı”, “karma konut bölgesi” gibi süslü etiketlerle betonlaştırılır.
Ve biz bir şey yapmazsak, bir sabah yürüdüğümüz patikalar yerine güvenlikli siteler göreceğiz.
⚖️ Peki Biz Ne Yapabiliriz?
Öncelikle ben sıradan biri olabilirim. Ama bu ülke sıradan değil. En azından Türk kimliğini kaybetmeyen ve kaybetmek istemeyenler için de durum böyledir diye düşünüyorum.
Ve şunu biliyorum: Susarsak bu düzen devam eder. Konuşursak kırılır. Harekete geçersek durur. Neler yapabiliriz üzerine gitmek istediğim de ise şu sonuçlara ulaştım;
Yapabileceklerimiz şunlar dostlarım :
✅ Belediyelerin imar planlarını takip etmek ve itiraz dilekçesi verebiliyoruz
✅ CİMER’e ve belediyelere toplu başvurular yapmak etki eden bir adım
✅ Baroların çevre komisyonlarıyla birlikte idare mahkemesinde dava açabiliriz
✅ STK’larla yani TEMA, Doğa Derneği vb. kurumlarla iş birliği yapabiliriz
✅ Sosyal medya ve yerel basın yoluyla kamuoyu oluşturmak ise yapılabilecekler arasında yer alıyor..
Bir ormanı tek başımıza kurtaramayabiliriz… Ama bir yanlış kararı durdurabiliriz.
Ve bu, gelecekteki onlarca yangını engelleyebilir. Başka geleceklerin, nesillerin kaderini kendi ellerimizle inşaa edebiliriz.
Ve son olarak bu satırları okuyan herkes bilsin ki :
Eğer içimizdeki ormanı korursak, dışarıdaki ormanı da koruyabiliriz.
Bugün bir şey yap.
Bir dilekçe yaz.
Bir çocuğa doğayı anlat.
Bir fidan dik.
Bir paylaşım yap.
Ama ne olursa olsun susma.
Çünkü doğayı yalnız bırakırsak, yarın doğa da bizi yalnız bırakır.
_ R. Mine Ülger
메타데이터
- post_id
- fc5c27df7b73
- slug
- toprağin-hukuku-vardir-betona-kurban-edi̇len-vi̇cdan-fc5c27df7b73
- url
- https://medium.com/@mineulger0/topra%C4%9Fin-hukuku-vardir-betona-kurban-edi%CC%87len-vi%CC%87cdan-fc5c27df7b73
- canonical_url
- https://medium.com/@mineulger0/topra%C4%9Fin-hukuku-vardir-betona-kurban-edi%CC%87len-vi%CC%87cdan-fc5c27df7b73
- author_url
- https://medium.com/@mineulger0
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-25 12:15:08