O Gece
İşte yaklaşık 10- 15 gün önce, böyle içten içe çok sıkılmıştım. Sürekli olarak gittiğim bir bara geçtim, oturdum, bir bira istedim, bir de…
O Gece
İşte yaklaşık 10- 15 gün önce, böyle içten içe çok sıkılmıştım. Sürekli olarak gittiğim bir bara geçtim, oturdum, bir bira istedim, bir de patates. Kitabımı açtım, PDF olarak okuyorum, yazarın yaptığı bir espriye güldüm kısaca şöyle;
“Bir babaanne, torunlarına, gençken Edgar Atkins Teagarden adında bir beyefendinin ona kur yapmak için her cumartesi, üzerine kendi baş harflerini yazdığı bir karpuz bıraktığını anlatıyor. Ancak Edgar Atkins Teagarden, bir gün onları evde bulamayınca karpuzu verandalarına bırakmış. Fakat o karpuz, babaannenin eline hiç geçmemiş. Bunu sonradan araştırıp öğrenmişler ki, fakir bir çocuk verandada bu karpuzu görünce mideye indirmiş, çünkü karpuzun üstünde E.A.T. yazıyormuş.’
Kafamı kaldırdım, göz göze geldik geçen seneki hâlim ile. Kafamla selam verdim ama rezil görünüyordu. “İyi misin?” dedim uzaktan uzağa. Gülümsedi. Yaklaşık yarım saat sonra, ben kitapta altını çizecek başka bir cümle bulmuş, not etmeye çalışırken. “Oturabilir miyim?” dedi. “Lütfen,” dedim. Havadan sudan, kendimizden konuştuk. Ben onu tanıyordum, o da beni, ama o önyargılarını da almıştı yanına. O yüzden ben çıkarmadım kendiminkini, bu kadar mesafe yeterdi ikimize. Kafasında daha karanlık bir ben var, biliyordum ama kendime yüklenmedim bu konuda çünkü artık kendimi seviyordum. Bana bir şeyler anlattı; fazlasıyla yalnız, kendini sevmediği için kabul görmediği, başarısız hissettiği bir evredeymiş, yanlış kişilerin tutarsız ilgilerinin mağduriyetine uğramış. Hem de geçen sene, aynen benim yaşadığım şekilde. Benimle aynı yerde. Belki o daha akıllı davranır diye umdum içimden, ona söylemedim bunu. Ben öfkemi kontrol edemiyordum, hatta o zamanlar hiçbir şeyi kontrol edemiyordum bunun acısını çok çektim tabii sonra.
Benden daha güzeldi ama ben ondan daha mutluydum.
Anlattı her şeyi. Ağzımdan laf almaya gelmiş zaten. “Onunla ne oldu aranızda?” dedi, “Peki ya onlarla ne oldu?” Anlattım hepsini, şaşırdı ama inandı, çünkü hepsi doğruydu. Eksik anlatılanların arkasını gördü o da. Sonra o anlattı. Gülümsedim, ne söylediysem sevgiyle söyledim. Biraz yalandı bu, çünkü içimde sevgi falan kalmamıştı ama beyaz yalan işte. Kendimi yargıladığım, aylardır kafamı kurcalayan tüm sorularıma almam gereken bütün cevapları aldım o gece; o 8., ben 5. biramdayken hem de.
Bütün bu cevaplar 550 lira tuttu, terapiden ucuzdu.
Bir yer var, kendi huzurumu seçebildiğim. Çünkü bazı hataları yapmak istemediğim halde yaptım, battıkça battım, o halimden ve saçmalamaktan çok sıkılmıştım. Sonra ne oldu bilmiyorum. Yeterince zaman geçti sanırım. Durabilmeye başladım yeniden. Hiç tepki vermeden durabilmeye. Her şey tepkisizlikmiş. Hayat bile duyarsız kalamıyor buna.
O, ihanet etmiş hissetti benimle konuştuğu için, bense teşekkür ettim.
Benim yatağımda uyudu o gece. Ben de yeni bir deftere geçtim.

26 ağustos 2024 / Saat 20:17
메타데이터
- post_id
- fcd97000f2ae
- slug
- o-gece-fcd97000f2ae
- url
- https://medium.com/@eylulsimaltoptas/o-gece-fcd97000f2ae
- canonical_url
- https://medium.com/@eylulsimaltoptas/o-gece-fcd97000f2ae
- author_url
- https://medium.com/@eylulsimaltoptas
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-22 21:40:45