← Back to list

Kadın Hastalıkları ve Doğum Rotasyonum

üzerine tefekkürler

Gülhavin Kılıç in Türkiye Yayını · 2026-06-30 22:43 · 189 claps · 6.8 min read paywalled
#kadın-doğum #jinekoloji #gebelik #aile-hekimliği #infertilite
Open on Medium ↗

Kadın Hastalıkları ve Doğum Rotasyonum

üzerine tefekkürler

Aile hekimliği asistanlığımın son 3 ayını geçirdiğim kadın doğum rotasyonum da elbette bir yazıyı hak ediyor, hayret ediyorum ki kadın doğumcu olmayı ara ara düşündüm, insan kendinin neler isteyebileceğini kestiremiyor.

Kadın doğumun obstetri kısmına kısmen hakimim pediatri geçmişim nedeniyle-aç parantez doktorluk hayatıma pediatri ile başlamak benim ufuk açıklığı üzerinde müthiş etkili olmuş, her bölüm ile birlikte çalışma deneyimi inanılmaz öğreticiymiş, kapa parantez-. Gebelikteki acilleri kısmen biliyorum, gebenin yapması yapmaması gerekenleri kısmen biliyorum. O yüzden rotasyonumda daha çok jinekoloji kısmından ve elbette ultrasondan bahsedeceğim. (bahsedemedi.)

Photo by Volodymyr Hryshchenko on Unsplash

Photo by Volodymyr Hryshchenko on Unsplash

Hikayenin başına gidersek 4. sınıftaki ilk stajım kadın doğumdu, ilk staj heyecanıyla polikliniğe heyecanla gider, servis vizitlerine katılır, normal doğum yakalamaya çalışırdık ama bizim okul üniversite hastanesi olduğu için normal doğum pek olmazdı. Stajın poliklinik ve gözlem kısmı çok güzeldi, spekulum takma sırası vardı, smear alırdık, anamnez alırdık, ultrasonda polikistik over görünümünü ilk kez stajyerken görmüştüm ve o günden sonra nerede görsem tanırım. Bunların aksine yazılı sınavımız ve sözlü sınavımız o kadar zordu ki zar zor geçebilmiştim stajı. Zaten cerrahi ve hele kadın doğumcu olmayı hiç düşünmediğim için orada kapanmıştı defter. Sonra pediatride çalışırken karşıma çıktı kadın doğum, annenin gebelik öyküsünün bebek için ne kadar önemli olduğunu öğrendikten sonra eşlik ettiğim her doğumda önce annenin dosyasına bakıyordum, hangi hastalıkları var, hangi ilaçları kullanmış, kan uyuşmazlığı var mı, şekeri var mı, kaçıncı doğumu, kaçıncı sezaryen doğumu… Bunları bilince az buçuk bebeğin nasıl çıkacağını da tahmin ediyordum. Gebelik şekeri olan anne bebekleri kilolu doğar ve solunum sıkıntısı yaşarlardı, plasentası erken ayrılır ya da plasentanın yerleşiminde sorun olursa bebek erken doğabilirdi, kan uyuşmazlığı varsa bebek yetmezlikle doğabilirdi, mükerrer(tekrarlayan) çoklu sezaryenlerde bebek solunum sıkıntısı ile doğabilirdi. Bir sürü şey vardı.

Kadın doğum acilinde çalışınca bu saydıklarımın çoğunun anne tarafından olan kısmını görmüş oldum, ve en önemlisi fetüsün(insanın anne karnında 9–40. hafta arasında olan yaşam formuna verilen isim) ultrasonda canlı olarak muayenesini görmek inanılmaz güzeldi.

Evet ultrason, kadın doğum-uzunca kadın hastalıkları ve doğum- muayenesinin steteskobu. Müthiş bir icat, tek dezavantajı kişi ve cihaz bağımlı olması, cihazınız ve ultrasoncu( sorry alınmayın :))iyiyse sonuç müthiş oluyor, ne radyasyon ne manyetik alan var, sadece jelin soğukluğu ve yapışkan hissi var.

Cerrahi bölümlerde öğrenmem gerekenler şeyleri seçtim ve öyle odaklandım açıkçası, sonuçta aile hekimi olarak cerrahi herhangi bir işlem yapamayacağım için o kısımları sadece genel kültür olarak öğrendim. Ama ultrason eğitim programımızda da olan bir şey olduğu için fırsat buldukça öğrenmeye çalıştım. Başlangıç seviyesinde öğrendim diye düşünüyorum, elbette pratikle gelişecek bir şey.

Obstetrik muayeneyi sevdim, anamnezi de ultrasonu da.

BİLGİLENDİRME: Gebelik planlıyorsanız önerilen en az 3 ay önce folik asit kullanmaya başlamanız, risk faktörleriniz yoksa 400 mcg içeren formları günde bir kez kullanmanız yeterli. Gebeliğin 12. haftasına kadar devam etmek gerekiyor. Detaylı bilgi için aile hekimlerinize, kadın doğum doktoruna başvurabilirsiniz.

Acile doğuma ramak kala başvuran çok hasta oldu, gebeler hasta mıdır? sorusu aklımda yankılandı rotasyon boyunca, hasta gebeler vardır ama gebelik fizyolojik bir süreç değil midir?, belki biri acilde doğurur da yazı yazarım üstüne diye bekledim ama olmadı, hepsi doğumhaneye yetişip doğurdu çok şükür.

İşin sağlık okuryazarlığı kısmına gelirsek yani acilin acil olarak kullanılması kısmına, maalesef her kadını önce kadın doğum muayesine göndermek aslında olmaması gereken bir şey. Gebelikteki her hastalığa da kadınların her hastalığına da kadın doğum bakmıyor. Birkaç sık başvuruyu söyleyeceğim: karın ağrısı, kabızlık, idrarda yanma, meme ile ilgili şikayetler.

Karın ağrısının altında yatan bir sürü sebep var, elbette kadın doğum muayenesi de sırada var, bunun ayırdını sıradan vatandaş yapabilir mi, yapamaz, o yüzden yakınsa önce kadın doğum acile gelebilir, buna okeyim biraz.

Kabızlık gebeyseniz dahi kadın doğumun anladığı bir mevzu değil, zaten kabızlık uzun süreliyse poliklinikte değerlendirilmesi gereken bir konu.

İdrarda yanma da acil değil ve genelde ürolojinin baktığı bir konu. Gebeyseniz kadın doğum bakar.

Meme ile ilgili şikayetler ise eğer emziriyorsanız bir emzirme danışmanından, hastanelerin çoğunda emzirme poliklinikleri oluyor, yoksa da genel cerrahiye başvurulması gereken bir konu.

Anlatacaklarımın daha yarısına bile gelmedim, bakalım ne kadar uzun olacak bu yazı.

Acil kaotik ve acil bir yerdi açıkçası, pediatri acilden ve genel acilden kat kat iyiydi çünkü aşırı spesifik bir bölüm kadın doğum, en başta erkek hasta yok,ilgilendiğin organlar belli, yaşa göre şikayetler belli, başvuru nedenleri belli, gördüğünü tedavi ediyorsun, diğer bölümlerle çalışmasını gerektiren çok az şey var, karar verici merci kendileri, fazlasıyla tatmin edici doktor tarafından, hasta tarafından elbette olmayabilir çünkü karın ağrısı yaşayan bir hastanın jinekolojik hiçbir şeyi yoktur, kadın doğum muayenesi tamamlanır, hasta ağrısının nedeni için diğer bölümlere başvurur.

Ve elbette hak savunuculuğu açısından müthiş bölüm, çünkü kadın doğum din, dil, ırk ayırt etmeyen bir şey. Sağır gebeler de oldu, başka engelleri olan gebeler de, hiç Türkçe bilmeyen çok gebe vardı, kendini belki daha önce hiç ifade etmemiş, ona direkt nasıl olduğu bile sorulmamış kadınlar, sempati yapmamaya çalışsam da bazı günler manen çok etkiledi. Sadece İngilizce bilen bir gebemiz bile vardı, doğumdan sonra Tunus’a birlikte gitme planı yaptık. Bizim speaking fırsatını kaçırmama :)

Where are you from?

-Tunisia

Ohh really, I love Tunisia, I want to go one day

-After delivery we can go together

İnşallah :)

Acilin bir de jinekolojik başvuruları vardı, obstetriden bahsetmeyecektim sözde :) En sık sebeplerden biri vajinitti, kaşıntı akıntı ile başvurulması, geçen gün çalışınca bu konuya daha iyi fark ettim, Türkiye’deki preparatlar kombine, o yüzden aşağı yukarı çoğu vajinitte tedavi aynı, elbette şikayetler geçene kadar cinsel perhiz ve partner tedavisi de aksatılmamalı, tekrarlayan sık sık olan durumlarda ileri inceleme gerekir. Jinekolojik muayenenin en önemli kısımlarından biri transvajinal ultrason. Maalesef Türkiye’de kadınların yaşadıklarını abartarak, süsleyerek anlatması nedeniyle travma aktarımları çok oluyor, daha önce vajinal muayene olmamış biri o travmalarla muayeneye gelip travmaları devam ettiriyor. Oysa sizin deneyiminizdir, daha önce yaşamadığınız bir deneyimdir, sürecin başkalarının anlattığı gibi geçmesine neden olacak bir sorun yoksa, ağrısız bir muayenedir. Bu konuda bir farkındalık oluşması gerektiği kanaatindeyim. Yanında konuştuğunuz küçük kızlar bile bu abartılarak anlatılan deneyimleri sonrasında kendi travmaları gibi yaşayabiliyor.

Jinekoloji kısmı da derya denizdi, acil başvuruların çoğunu gördük, bazılarını da ayırıcı tanıdan biliyordum, karın ağrısında over torsiyonu, over rüptürü vesaire.

BİLGİLENDİRME: Vajina kendine ait bir mikrobiyotası olan, enfeksiyon olmadığı durumlarda sağlıklı bir vücut parçasıdır. Yıkanmasına hele de kimyasal bir şeyle yıkanmasına gerek yoktur. Enfeksiyon varlığı durumunda da jinekolojik muayene sonucuna göre tedavi düzenlenir. Pamuk iç çamaşırı, sağlıklı beslenme, bol su mikrobiyotanın korunmasını sağlayacaktır.

Sadece kadın hastalara bakmak çok konforluydu, stajyerken gebeler ve lohusalar çok garip gelirlerdi(hormonlardan ve süreçten kaynaklı psikolojik değişiklikler oluyor) ama maruziyet arttıkça daha iletişim kurulabilir geldiler.

Uzun bir süredir kadın doğum muayenelerinde anamnez alınırken sorulan sorular üzerine ciddi linçler, karalamalar mevcut, anlıyorum o tarafı da ama toplum ortalaması belli, kapıdan girdiği an hastayı o açıdan da analiz edip soru kalıbını değiştirmek inanın her zaman mümkün olmuyor, sorulan soruyu karşıdakinin anlaması gerekiyor ki yanıt alabilelim, o yüzden siz doktora öyle cevap verin, evli misin sorusuna, evli değilim, cinsel birlikteliğim yok diyebilirsiniz, sizin için soru çok önemliyse.

Yazının sonunun ne zaman geleceği merak konusu, yorulmadım sıkılmadım sadece düşündüklerimi yazmaya yetişemiyorum.

Sadece ultrason, gebe takibi, jinekolojik muayene olsa, cerrahisi ve girişimi için başka birine yönlendirebilsem kadın doğum seçilirdi, hak savunuculuğunda yeni bir pencere, kadın sağlığı okuryazarlığı. Elimizden gelen kadar yapmaya çalışacağız.

Photo by Elen Sher on Unsplash

Photo by Elen Sher on Unsplash

En önemli konuyu en sona bıraktım: İnfertilite(kısırlık).İmtihanlardan biri. Tevekkülle yaklaşmak lazım.

İnfertilite kadın doğumun bir yan dalı değil Türkiye’de. Sertifikasyon programı, tüp bebek yani. Diyarbakır’da Kadın Doğum Hastanesi’nde polikliniği mevcut, randevu alınarak gidiliyor, danışmanlık veya ilaç tedavileri için, tüp bebek merkezi yok, onun için üniversite hastanesine ya da özel hastanelere, kliniklere başvurulabilir.

Bunlardan önce infertilite nedir?

BİLGİLENDİRME: Amerikan Üreme Tıbbı Derneği kısırlığı ‘’ aşağıdaki tanımlardan herhangi biri ile karakterize bir hastalık, durum ve statü’’ olarak tanımlamaktadır.

*Düzenli ve korunmasız. cinsel ilişkiye giren ve partnerlerden herhangi birinde üreme kapasitesinin kısıtlı olduğuna işaret eden bilinen bir sebep bulunmayan hastalarda; kadın partnerin 35 yaşın altında olduğu durumlarda 12 ayın, 35 yaş veya daha büyül olduğu durumlarda ise 6 ayın sonunda değerlendirme süreci başlatılmalıdır.

*Hastanın tıbbi cinsel ve üreme öyküsü, yaşı, fiziksel bulguları, tanısal test sonuçları veya faktörlerin herhangi birinin kombinasyonuna bağlı olarak başarılı bir gebelik elde edilememesi durumu.

Eğer bu tanımlardan biri varsa partnerinizle birlikte destek almanız gerekir.

İleri yaş, eşlik eden kronik hastalıklar, sigara, alkol kullanımı ve elbette çağın sorunu obezite bu durumu artırabilen şeyler. Bazen altında olan sorun tespit edilemez, bu sorun olmadığını değil güncel teknoloji ile tespit edilemediğini gösterir. İnananlar için bu konuda elbette canı veren Allah’tır, siz elinizden geleni yapar, tevekkül edersiniz, Allah isterse nasip eder.

Hakaret etmek istemem ama çocuk sahibi olamıyor diye birini yargılamak kadar aşağılık çok az şey vardır, umarım böyle aşağılık insanlar hayatınızdan çıkaramayağınız bir pozisyonda değildir. Anne- baba bir çocuğun dünyaya gelmesine vesiledir, canı yaratan Allah’tır ve o kime dilerse ona verir. Siz çocuk sahibi olanlar kendi marifetiniz sanmamalısınız.

Şura Suresi 49–50. ayetler: ‘’Göklerin ve yerin egemenliği Allah’a aittir. O dilediğini yaratır; dilediğine kız çocukları; dilediğine erkek çocukları bahşeder. Yahut erkek ve kız çocuklarını birlikte verir; dilediğini de çocuksuz bırakır. Şüphesiz O her şeyi bilir, her şeye gücü yetendir. ’’(Diyanet Meali)

Efendim belki kadın doğum konusuna özel sağlık bültenleri de yazabilirim ilerleyen zamanlarda ama kadınlara bu süreçte eşlik etmek çok özeldi, geçici olduğum için keyfini çıkarmaya çalışıyorum olduğum yerlerin, belki de aile hekimliği dünyanın da geçici bir yer olduğuna dair tefekkürümü artırıyordur.

Dünyanın küçüklüğünü de yine yine fark ettiğim bir yerdi, sağlık sektörü gerçekten çok küçük, biri bir yerden tanıdık çıkıyor, intörnlerimle başka rollerde yine çalıştım, o zamanlarda birbirimize olan saygımız, sevgimiz sayesinde tekrar karşılaşmalarımız çok keyifli oldu. Eski çalışma arkadaşlarımla başka yerlerde çalışmak, onların ilerleyişini görmek gurur verdi. Arkadaşlarımın arkadaşlarıyla, eşimin eski arkadaşıyla çalışmak sevdiklerimin iyiliklerinden yine nasiplendiğim zamanlardı, çok şükür, iyilik yapan iyilik buluyor ya, balık bilmese de Halık biliyor, karşına çıkarıyor. Hepsine çok teşekkür ederim rotasyonumu verimli, keyifli hale getirdikleri için. İnsanlarla tanışmayı, small talk’ı gerçekten seviyorum, bazen fazla konuşuyorum, günlük kelime kotam var, doldurmam lazım maalesef :)

Yazının sonunu nasıl getireceğim bilmiyorum çünkü bende oluşan ve açılan farkındalıkla bu konuda yazmaya devam edeceğim inşallah bu giriş yazısı olsun.

En yakın arkadaşlarımdan biri kadın doğumcu, biri kadın doğum istifalı, kadın doğumcunun çok iyi bir kadın doğumcu olacağına inanıyorum, istifa eden arkadaşım da keşke istifa etmeseydi dedim rotasyon boyunca ama biraz da anladım neden istifa ettiğini, bir şeyleri yapabilirsin, çok iyi yapabilirsin ama bu yapman gerektiği anlamına gelmez, nasiptir. Doktorluk çalışma alanı çok geniş bir meslek, o yüzden hayattan beklentine göre istediklerini şekillendirebilirsin, istediklerin de değişebilir, ona göre sonradan yeniden şekillendirebilirsin, Allah kolaylaştırsın ve iyi insanlardan eylesin, iyi insanlarla denk getirsin.

Kadınlar çiçek değildir, insandır.


메타데이터
post_id
fe575e8a0b35
slug
kadın-hastalıkları-ve-doğum-rotasyonum-fe575e8a0b35
url
https://mediumturkiye.com/kad%C4%B1n-hastal%C4%B1klar%C4%B1-ve-do%C4%9Fum-rotasyonum-fe575e8a0b35
canonical_url
https://mediumturkiye.com/kad%C4%B1n-hastal%C4%B1klar%C4%B1-ve-do%C4%9Fum-rotasyonum-fe575e8a0b35
author_url
https://medium.com/@glhvnmcn
status
ok
fetched_at
2026-08-01 00:47:05