← Back to list

Kuyudaki Yusuflar

Peygamberlerin kıssalarında elbette tam akıl sahipleri için alacak dersler vardır. (YUSUF, 12/111)

Zeliha Türk in Türkçe Yayın · 2024-02-25 08:11 · 311 claps · 3.0 min read
#hz-yusuf #zalim #zulüm #motivasyon #türkçe
Open on Medium ↗

Kuyudaki Yusuflar

Peygamberlerin kıssalarında elbette tam akıl sahipleri için alacak dersler vardır. (YUSUF, 12/111)

Photo by Niloofar Kanani on Unsplash

Photo by Niloofar Kanani on Unsplash

Son zamanlarda dünyada yaşanan toplumsal, siyasi ve ekolojik sebeplerle hepimiz bir şekilde ümitsizliğin rüzgarıyla savrulduk. Bu köklerimizin durumuna göre kimimizi meltem gibi dalgalandırdı kimimizi de poyraz gibi savurdu. Suyun akışına veya rüzgarın gidişine kendimizi bıraktığımızda biranda hiç olmadığımız yerde, yapayalnız kaldık bir şekilde.

Savaşlar, yıkımlar, ayrılıklar, hesabı sorulmamış suçlar, kalbimizde yarım kalmış, kaldıkça da tortulaşmış sorular, sorgular…

Ve diğer taraftan aralıksız koşan, daha da hızlanan, hızın kölesi haline gelen insan. Günün, haftaların, ayların nasıl geçtiğini anlamadan, işin, dünyanın, evladın, okulun peşinde zamanı su gibi akıtırken, iç dünyasına yavaşlığı, durağanlığı ve belki de durmayı reva gören bizler.

Bazen bu koşuşturma esnasında içimizde birikenleri salacak birer menfeze ihtiyacımız oluyor. Toplumsal bir varlık olan insanın doğasına ters bir şekilde bireyselleşmeye başlaması, arızaların daha da güçlenmesine olanak sağlayıp, sinyal vermesine neden oluyor. Bu sinyali ve arızayı fark etmek ancak yalnız kalmadığımızda mümkün. Yalnızlık bir taraftan arıza ve tortuların birikmesine neden olurken diğer taraftan tanrılaşan düşüncelerdeki kirleri bize tertemiz gösteriyor. Ruhumuzda başlayan depresifliği ve karamsarlığı da bireysellikten gelen lezzet zannediyoruz. Borularımızda biriken kurumları birikim olarak görüp, boğulacağımız havayı körüklüyoruz.

unsplash

unsplash

Bir insanın yalnızlığı, yalnızlığın boşluğuna ve ürkütücülüğüne karşı geliştirdiği savunma mekanizmalarıyla da anlaşılabilir. Sürekli ve aşırı yemek yeme, anlamsızca ve sürekli bir şeyler satın alma, seçim yapmaksızın art arda film ya da TV seyretme, oyun oynama, amaçsızca vitrinleri izlemeyi alışkanlık haline getirme bunlar arasında sayılabilir. (Engin Geçtan, İnsan Olmak)

Karakterimizde, ruhumuzda, zihnimizde taşıdığımız onca güzel yeteneğin, huyun, fikrin kök salıp, dallara, kollara ayrılıp, ormanlara dönüşeceği bir dünyada yaşamak da, yalnızlığın tuğlalarıyla kendimize ördüğümüz kuyuda esaretimizi ilan etmek de bizim ellerimizde. Bu esaret bize tüm açık kapıları kapatmamıza, sırtımızı dayayacak duvarları yıkmamıza, uzanacak elleri kırmamıza mal oluyor. Düştüğümüz kuyunun farkına vardığımızda bu defa da kırdıklarımızla, kapattıklarımızla, yıktıklarımızla olan savaşımız başlıyor. Bazen tuğlaları kendi ellerimizle inşa ettiğimizi unutup faillerle olan savaşı fitillemiş, bu muharebede kazananın kendimiz olduğu hezeyanına kapılmış oluyoruz.

KUYUDA OLDUĞUMUZDAN HABERDAR MIYIZ?

İnsanın kendini tanıması, aydınlanması; ilk etapta acziyetinin farkına varıp, kendini ne derece büyüttüğünü anlamasıyla oluyor. Ben hangi kuyudayım? Yalnızlık, umutsuzluk, suçluluk, zalimlik, gurur, kendini beğenmişlik, kötülük, haksızlık, değersizlik, samimiyetsizlik…

Bir başka soruda; neredeyim ben? Kuyuda mı, kuyuya kardeşini atan mı? Failsem zaten kendi ellerimle kendi kuyumu inşa etmişim demektir, zulüm ve suçluluk tuğlaları biranda çevrelemiştir etrafımı. Ve ben fail olmanın lezzetini tadarken kendime ördüğüm kuyunun farkında değilimdir.

Kuyudaysam eğer, lanetlediğim ne durum olmalı, ne de kendim. Düşünmeliyim, durduğum noktada kendimle yüzleşebilmeli, lanetlediğim, suçladığım kim varsa onları bir kenara koyup kuyuda olduğumun farkına varabilmeliyim. Tıpkı Siddharta gibi, düştüğümüz bataklığın farkına ancak kendimiz varırsak üzerimizdeki altınların esasında çamur olduğunu görebiliriz. İçimizdeki hangi duygu ve düşünceler bu kuyuya giden yolları hazırladı? Hangi niyetlerle, eylemlerle ördüm bu duvarları? Yaptığım yanlışlar nelerdi? Bu çamura nasıl battım da anlamadım...

Kendi kendime öğretmenlik yapacak, kendi kendimin öğrencisi olacak, kendimi tanımaya, tanıyıp öğrenmeye çalışacağım. (Siddharta, Hermann Hesse)

Farkına vardıktan ve düştüğümüzü anladıktan sonra yapacağımız ilk şey basitçe nedir? Kuyuya beni atanlardan alacağım intikam mı, düşmeme neden olan şartlar mı, uzatılmayan eller mi, neden hala burada kaldığım mı? İlk amacım basit ve net olmalı “kuyudan çıkmak”. Kuyudan nereye çıkacağımı değil, nereye ulaşacağımı, hangi şartlarla karşılaşacağımı, el üstünde tutulurken zillete mi düşeceğimi değil; basitçe önceliğim düştüğüm bu karanlıktan aydınlığa çıkmak olmalı. Ne çıkınca düşeceğim esir pazarını, ne de aileme kavuşup kavuşamayacağımı ne de bu hikayenin sonunda bir hükümdara dönüşüp dönüşmeyeceğimi bilmeden, ilk eylem planım düştüğüm yerden kalkmak, tıpkı Hz. Yusuf gibi.

“Güçlülük yürekli olmayı gerektirir. Yüreklilikse insanın kendi gerçekleriyle yüzleşebilmesini içerir. İnsanın kendine yabancılaşması pahasına kazanılan güç, gerçek güç değildir. ” (Engin Geçtan, İnsan Olmak)

Kuyudaki Yusuf olmamız için illa demir parmaklıklar ardında veya esir pazarında olmamıza gerek yok. Esaretin bin bir çeşidinin yaşandığı bu asırda ayağımızdaki prangaları görebilecek gözlere erişmek için sarf edeceğimiz çaba hepimizin yüreklerinde. Malın, mülkün, soyun, rızkın ve iktidarın tümüne sahip olsak da, manasına erişemediğimiz ne varsa hepsi birer pranga ayağımızda. Cisimlerin manalarını yitirdiği karanlık bir devir bizimkisi. Bu karanlığı gelin hep birlikte tefekkürle, niyetle, nazarla aydınlatalım, ayağımızdaki prangaları kıralım, kuyulardan çıkalım.

[embed]Zalimleri gömeceğimiz o topraklarda, zalimlerle kol kola olmamak umuduyla.

Bu yazımın ilk taslağındaki başlık ve içerik çok daha farklıyken bakış açımı değiştiren ve içeriğini çok daha müspet bir istikamete çeviren güzel arkadaşlarımla yaptığımız bir kandil günü vesile oldu. Dostluğun, kardeşliğin ve kolektifliğin meyvesini bir kere daha tatmış olduk. Selametle…


메타데이터
post_id
ff3d0f803bf4
slug
kuyudaki̇-yusuflar-ff3d0f803bf4
url
https://medium.com/t%C3%BCrkiye/kuyudaki%CC%87-yusuflar-ff3d0f803bf4
canonical_url
https://medium.com/t%C3%BCrkiye/kuyudaki%CC%87-yusuflar-ff3d0f803bf4
author_url
https://medium.com/@zalihaa
status
ok
fetched_at
2026-07-24 08:52:30