Eski Bir İlahi: Carmen Christi — Tanrı Olarak Mesih’e Övgü (2)
Geçen yazıda ‘Carmen Christi’ olarak adlandırılan eski bir ilahi hakkında yazmaya başlamıştım. Bu ilahi Filipi’deki kiliseye mükemmel…
Eski Bir İlahi: Carmen Christi — Tanrı Olarak Mesih’e Övgü (2)
Geçen yazıda ‘Carmen Christi’ olarak adlandırılan eski bir ilahi hakkında yazmaya başlamıştım. Bu ilahi Filipi’deki kiliseye mükemmel alçakgönüllülük örneği olarak da sunulan bir ezgi olduğundan ve 6 ayet içerisinde Mesih’in ilahi kimliğini, beden almasını, bunun amacını ve aynı zamanda eskatolojik olarak önemini ve neticesini açıkladığını ifade etmiştik. Bu devam yazısında da bu ilahinin ikinci kıtasına odaklanıp beden alıp Tanrı olan İsa Mesih’in çarmıha kadar gitmesinin ardından anlatılanlara bakacağız. İlahinin devamında şöyle diyor:
“…Bunun için de Tanrı O’nu pek çok yükseltti ve O’na her adın üstünde olan adı bağışladı. Öyle ki, İsa’nın adı anıldığında gökteki, yerdeki ve yer altındakilerin hepsi diz çöksün ve her dil, Baba Tanrı’nın yüceltilmesi için İsa Mesih’in Rab olduğunu açıkça söylesin.”

Bunun için ifadesine baktığımızda bir eylemin ardından gelen sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır. Tanrı O’nu pek çok yükseltmiştir çünkü Oğul Tanrı, kendi ilahi konumundan aramıza inmiş ya da Calvin’in ifadesiyle kendi tanrısal yüceliğini gizleyip aramıza gelmiş ve kendi iradesiyle aynı bizim kefaret bedelimizi ödemek üzere çarmıha kadar gitmiştir. Bu eylem de Tanrı’nın O’nu yükseltmesi ile sonuçlanır. Bazı kişiler bu ifadeye vurgu yaparak sanki İsa daha önce sahip olmadığı bir konuma ya da yüceliğe yükseltiliyor anlamı yüklemeye çalışırlar. Fakat ilahinin ilk kısmında da gördüğümüz gibi metin çok açık ve net bir şekilde ezeli olarak Tanrısal doğaya sahip olan ve Tanrı’ya eşit olan kişiden bahsetmektedir. Bununla birlikte ayeti daha derinlemesine incelediğimizde ve ayetlerin yankıladığı arka plana baktığımızda ilahinin ilk kısmında da bahsedildiği gibi İsa Mesih’in tanrısal doğasına güçlü bir vurgunun olduğunu görebiliriz. Buradaki ‘pek çok yükseltti’ ifadesi Eski Antlaşma’da YHWH Tanrı için kullanılmıştır ve Yeni Antlaşma uzmanlarına göre Yeşaya 52:13’ün bir yankısıdır.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.
Ezelde Tanrı olan ve Tanrı’ya eşit olan Mesih İsa, Yeşaya peygamber tarafından bildirilen doğru kul olmak için beden alıp aramıza gelmiş ve canını sunarak kendisini kabul eden birçoklarını aklamıştır. Çünkü onların suçlarını üstlenir.
Filipililer’de kullanılan fiil Tanrı’nın İsa’yı daha önceden sahip olduğundan daha yüce bir konuma doğru yücelttiğini göstermez; fakat bu Tanrı’nın Mesih’i başka herhangi birinin ya da bir şeyin olduğundan daha yüce bir konuma [tüm evrendeki ebedi en yüce konuma] yücelttiğini gösterir.

Aslında bu sözlerde saklanmış gizli bir ifade daha vardır. Bunu elçi Petrus’un Pentikost günü konuşmasında da görürüz:
“Tanrı, İsa’yı ölümden diriltti ve biz hepimiz bunun tanıklarıyız… Böylelikle bütün İsrail halkı şunu kesinlikle bilsin: ‘Tanrı, sizin çarmıha gerdiğiniz İsa’yı hem Rab hem Mesih yapmıştır.’”
Mesih ölümden dirilmiştir. Bu ifade birçok eski açıklamada ifade edilmiştir. Örneğin, İ. S. 55 yıllarında yazıldığı düşünülen 1. Korintliler mektubunda kilise geleneğindeki bir ifadeyi aktararak şöyle yazar:
Aldığım bilgiyi size öncelikle ilettim: Kutsal Yazılar uyarınca Mesih günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü ve Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü gün ölümden dirildi. Kefas’a, sonra Onikiler’e göründü. Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler. Bundan sonra Yakup’a, sonra bütün elçilere, son olarak zamansız doğmuş bir çocuğa benzeyen bana da göründü.
Tıpkı Filipililer 2:5–11 ayetlerinin mektuptan daha öncesine dayanması gibi, bu ifadenin kökeni de yaklaşık 55 yıllarında yazılan bu mektuptan çok öncesine gitmektedir. Yeni Antlaşma profesörü Craig Blomberg bu pasajın ilk kilise içerisindeki sözel gelenekten gelen bir iman açıklaması olduğunu vurgularken şunları söyler:
“Anlatmak istediğim şu. Eğer İsa’nın çarmıha gerilişi İ.S. 30 gibi erken bir tarihte gerçekleşmiş ise, Pavlus’un iman etmesi de İ. S. 32 yılında gerçekleşmiş olmalıdır. Doğruca Şam’a yönlendirilen Pavlus, burada Ananias isimli bir Hristiyan ve diğer havariler ile bir araya gelmiştir. Kudüs’te bulunan havariler ile tanışması yaklaşık olarak İ. S. 35 yıllarında gerçekleşecektir. Bu süre zarfında Pavlus’a inanç ilkeleri belletilmiştir. Zaten bu ilkeler bir araya getirilmiş ve ilk kilise tarafından da kullanılmaya başlanmıştır bile.” [1]
Mesih İsa dirilişin ardından birçok kez ve inandırıcı şekilde öğrencilerine ve diğer birçok kişiye görünmüş ve kendisini göstermiştir.[2] Elçilerin İşleri kitabında da buna vurgu yapılarak şöyle denir:
İsa, ölüm acısını çektikten sonra birçok inandırıcı kanıtlarla elçilere dirilmiş olduğunu gösterdi. Kırk gün süreyle onlara görünerek Tanrı’nın Egemenliği hakkında konuştu. – Elçilerin İşleri 1:3
İsa’nın dirilişine ilişkin açıklama da bulunan Petrus bu olayın çok önceden peygamber Davut tarafından söylendiğini belirterek, Mezmurdan şu alıntıyı yapar:
O’nunla ilgili olarak Davut şöyle der: ‘Rab’bi her zaman önümde gördüm, Sağımda durduğu için sarsılmam. Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak. Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin. Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.’ “Kardeşler, size açıkça söyleyebilirim ki, büyük atamız Davut öldü, gömüldü, mezarı da bugüne dek yanı başımızda duruyor. Davut bir peygamberdi ve soyundan birini tahtına oturtacağına dair Tanrı’nın kendisine ant içerek söz verdiğini biliyordu. Geleceği görerek Mesih’in* ölümden dirilişine ilişkin şunları söyledi: ‘O, ölüler diyarına terk edilmedi, bedeni çürümedi.’ Tanrı, İsa’yı ölümden diriltti ve biz hepimiz bunun tanıklarıyız.
Tanrı Mesih’i ölümden dirilterek O’nu pek çok yükseltmiş ve Petrus’un da ifade ettiği gibi O’nu hem Rab hem de Mesih yapmıştır. Bu açıklama aynı zamanda bir sonraki ifade ile de oldukça uyumludur:
‘Her ismin üzerinde isim’
Edinburgh Üniversitesinde Yeni Antlaşma profesörü olan Larry Hurtado, ‘Her ismin üzerindeki isimin’ neden altını çizildi? pratik olarak geleneksel Yahudi inancındaki kutsal ismi (YHWH) düşünmeye sevk ettiğini belirtir.[3] Bir başka Yeni Antlaşma profesörü olan Richard Bauckham’da aynı fikirdedir.[4] Burada muhtemelen yine Yeşaya 45:18–25’in diğer bir yankısına şahit oluruz. Yeşaya kitabının Grekçe çevirisinde YHWH’nin üstünlüğü herkese açıklanmış olan ‘Kyrios’tur.
Filipiler 2:11’de ise ‘Kyrios Iesous Christos’ ile en yüce isim şimdi İsa tarafından taşınmaktadır. Filipililer 2:9 bir bakıma Tanrı’nın İsa’ya tetragrammaton (YHWH) tarafından İbranice’de temsil edilen ve Grekçe’de Kyrios olarak çevrilen ilahi ismini vermesi iddiası olarak alınmalıdır. Nagata’nın söylediği gibi, 10–11 ayetleri yüceltilmiş İsa’yı fiilen Tanrı yapar.[5]
Şunun altını önemle çizmek gerekir ki Filipililer 2:6–11’deki bu ilahinin arka planında Yeşaya kitabı vardır. Yeşaya 45:22–25 ile ilişkilidir. Yeşaya kitabının 45. bölümü içerisinde 18. ayetten 25. ayete kadar olan kısımda RAB Tanrının eşsizliği ilan edilir. Üç kez RAB Tanrı’dan başkası olmadığı tekrarlanır (18; 21; 22).
Çünkü gökleri yaratan RAB, Dünyayı yaratıp biçimlendiren, pekiştiren, Üzerinde yaşanmasın diye değil, yaşansın diye Biçimlendiren RAB -Tanrı O’dur- şöyle diyor: “RAB benim, başkası yok. Ben gizlide, Karanlıklar ülkesinin bir köşesinde konuşmadım. Yakup soyuna, ‘Beni olmayacak yerlerde arayın demedim. Doğru olanı söyleyen, adil olanı bildiren RAB benim.” “Ey sizler, uluslardan kaçıp kurtulanlar, Toplanıp gelin, birlikte yaklaşın! Tahtadan oyma putlar taşıyan, Kurtaramayan ilahlara yakaranlar bilgisizdir. Konuşun, davanızı sunun, Birbirinize danışın. Bunları çok önceden duyurup bildiren kim? Ben RAB, bildirmedim mi? Benden başka Tanrı yok, adil Tanrı ve Kurtarıcı benim. Yok benden başkası. “Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Kendi üzerime ant içtim, Ağzımdan çıkan söz doğrudur, boşa çıkmaz: Her diz önümde çökecek, Her dil bana ant içecek. “Benim için şöyle diyecekler: ‘Doğruluk ve güç yalnız RAB’dedir, İnsanlar O’na gelecek. RAB’be öfkelenenlerin hepsi utandırılacak. Ama bütün İsrail soyu RAB tarafından aklanacak, O’nunla övünecek.
Yeşaya 45:23’te, bu ayette iki tanrısal ya da ilahi özne ayrılmaktadır. Eski Antlaşma’nın Grekçe çevirisi olan Septuagint’te bu ayet şöyle okunur:
Kendimle ant ettim. Ağzımdan çıkan söz doğrudur, boşa çıkmaz: Her diz önümde çökecek ve her dil Tanrı’ya ikrar edecek.
Burada konuşan YHWH’dir (ayet 18); fakat bu ayette O sadece kendisinden bahsetmez (her diz önümde çökecek) ama ayrıca Tanrı’dan üçüncü şahıs olarak bahseder (her dil Tanrı’ya ikrar edecek).
Elçi Pavlus da bu ayeti Romalılar 14:11’de alıntıladığında, bu iki tanrısal özneyi ayırt etme avantajını kullandığı görülür. Yeni çeviri metindeki nüans farkını kaçırmasına karşın Eski Çeviri bu nüansı daha doğru bir şekilde yansıtmıştır:
Yazılmış olduğu gibi:
“Rab şöyle diyor: ‘Varlığım hakkı için her diz önümde çökecek, Her dil Tanrı olduğumu açıkça söyleyecek.’” (Yeni Çeviri)
Çünkü yazılmıştır:
“Rab diyor: Hayatım hakkı için, her diz önümde çökecek, ve her dil Allaha ikrar edecektir.” (Eski Çeviri)
Elçi Pavlus Yeşaya’dan ayeti alıntılarken Rab’bi (YHWH) İsa olarak, Tanrı’yı da Baba olarak tanımlar. Ve alıntısına ‘Rab diyor ki’ kısmını da ekleyerek daha net ve açık hale getirir.
Buradaki en dikkat çekici noktalardan birisi Yeşaya kitabında geçen bu ayetlerde YHWH Tanrı’nın eşsizliği ve yegâne olması vurgulanırken, Yasa’nın Tekrarı 6:4’te Tanrı’nın tek olduğunu söylediğinde olduğu gibi bu Tanrı’nın doğasındaki kompleksliği vurgulamaktadır. Tek ve eşsiz olan YHWH Tanrı’ya ait yücelik aynı zamanda Mesih İsa’ya uygulanmaktadır. Yeniden dönüp Yeşaya kitabına baktığımızda YHWH Tanrı’nın onurunu ve yüceliğini bir başkası ile paylaşmayacağını söylemektedir.[6] Güzel!!!
RAB Tanrı yüceliğini kimseyle paylaşmaz. Bu ayetlerde de bir istisna yoktur. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’ta Tanrı’nın kendisi yüceliği ve övgüyü yine kendisi almaktadır. O’ndan başkası yoktur! Son gün geldiğinde herkes yaşayan tek Tanrı’nı önünde evrensel bir tapınma olarak diz çökecek ve O’nun Rab olduğunu ikrar edecektir.
İlk kilisede Mesih’e söylenen bu eski ilahide de belirttiği gibi Tanrı olan Mesih kendisini alçaltmış ve bizler için ölüme hatta çarmıh üzerinde utanç içerisinde ölmeye kadar gitmiştir. Çarmıh ve Diriliş sadece Hristiyanların değil aynı zamanda farklı dünya görüşlerini benimseyen birçok uzman tarafından da kabul edilen iki olaydır.[7] Bu iki olay tarihte muhteşem bir kırılma noktası oluşturur. Düşüş ile yozlaşan ve Tanrı huzurundaki ayrıcalıklı konumunu kaybeden insan için yeniden Tanrı’yla barışma ve bu konuma yükselme fırsatı sunulur.
Kutsal Yazılar Tanrı’nın Mesih’in bu alçalma eylemine nasıl karşılık verdiğini açıklarken aslında bize de önemli bir soruyu hatırlatmaktadır:
Peki, biz Mesih’in bu alçalma eylemine nasıl karşılık eriyoruz? O’nun Rab ve Mesih olduğunu ilan edip hayatlarımızı buna uyumlu hale getiriyor muyuz?
Dipnotlar:
[1] Lee Strobel, İsa’nın Şifresi, Yeni Yaşam Yayınları, 2007, s.37
[2] Mesih’in dirilişine ilişkin kanıtlar için bkz.
[3] Larry Hurtado, How on Earth Did Jesus Become a God?: Historical Questions about Earliest Devotion to Jesus, Eerdmans, 2005, s. 83–111
[4] Richard Bauckham, Jesus and the God of Israel: God Crucified and Other Studies on the New Testament’s Christology of Divine Identity, Eerdmans, 2008.
[5] Larry Hurtado, How on Earth Did Jesus Become a God?: Historical Questions about Earliest Devotion to Jesus, Eerdmans, 2005, s. 95
[6] Yeşaya 42:8
[7] Bknz:
메타데이터
- post_id
- ffbb0c5ba963
- slug
- eski-bir-i̇lahi-carmen-christi-tanrı-olarak-mesihe-övgü-2-ffbb0c5ba963
- url
- https://medium.com/@joshuaozcelik/eski-bir-i%CC%87lahi-carmen-christi-tanr%C4%B1-olarak-mesihe-%C3%B6vg%C3%BC-2-ffbb0c5ba963
- canonical_url
- https://medium.com/@joshuaozcelik/eski-bir-i%CC%87lahi-carmen-christi-tanr%C4%B1-olarak-mesihe-%C3%B6vg%C3%BC-2-ffbb0c5ba963
- author_url
- https://medium.com/@joshuaozcelik
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-26 03:39:16