Kemiklerinizin kırılabildiği bu dünyada hayalleriniz kırılmasın
Hayat bazen bir gece yarısı sokak lambasının saat kaçta söndüğünü öğretir. Masallarda anlatılan o kibritçi kızı daha iyi anlamana vesile…

Görsel yazara aittir
Kemiklerinizin kırılabildiği bu dünyada hayalleriniz kırılmasın
Hayat bazen bir gece yarısı sokak lambasının saat kaçta söndüğünü öğretir. Masallarda anlatılan o kibritçi kızı daha iyi anlamana vesile bile oluyor. Gecenin karanlığında dilek tutup kibritlerini yakıverirsin. Baş ucunda ise seni biraz olsun aydınlatan, karanlığına biraz olsun ışık savuran bir sokak lambasıyla beraber. Ardından dilekler sıralanır, hüznün kapıları sonuna kadar açılır o gece, o kadar çok ağlamamışsındır ki gözyaşların o gece küçük bir kız çocuğunun düşüp dizlerini kanattağı zaman ki hisleriyle eş değer olur. Gözyaşların seni hıçkırıklara boğarken gözünden düşen her yaş birer inci tanesi gibi yeryüzünde yerini alır. Sen daha o sokak lambası altında isteklerini bitirmeden gözündeki ışığın mı yoksa sokak lambasının ışığının mı daha erken söndüğünü anlamadan gecenin ışıkları kapanıverir... Ve yeryüzüne düşürdüğün o inci taneleri artık seni yeni baştan şekillendirir. Ne sen artık eski sensindir. Ne de o saf hislerin o çocuksu kıza aittir artık. Sahi sen hiç gecenin karanlığında kibrit yakıp dilek tuttun mu?
Hayal kırıklığı nedir? Okuduğunuz kitabın sonunun beklediğiniz gibi bitmemesi mi? İzlediğiniz filmde sevdiğiniz karakterin ölmesi mi? Girdiğiniz sınavda istenilen başarıya ulaşamamak mı? Veya daha klasik bir reforma indirelim, o öyle dediğiniz insanın öyle biri çıkması mı? Gelin daha da basit düşünelim, sizce bunlar hayal kırıklığı olabilecek boyutta olan şeyler midir? Bence evet çünkü dünya denilen bu gezegende sizin duygularınızı ne yönlendiriyorsa emin olun ki o sizin putunuzdur. İnsanoğlu yaşamında da hep bir şeylere anlam duyarak veyahut mana katarak yaşamıyor mu ki?
Her duygu adeta başka bir duygunun bekçisi gibidir. Biri temelinden yer değiştirirse diğerleri de göçük altında kalırmış meğersem. Bunu da geçen gün izlediğim bir videoda şu cümlelerle dinlemiştim: 'Bazen bilirsiniz, bir hata daha yaparsa karşınızdaki kişi oradan gideceğinizi bilirsiniz ve orası sizin gitmek istemediğiniz yerse o hatayı bir kez daha yapmasın diye hırçınlaşırsınız yani aslında öfkenin temelinde "ben burdan gitmek istemiyorum" vardır.' Şimdi düşünüyorum da önceden ne kadar çok anlatmışım ne kadar çok debelenmişim. Ben benden göçeli ne kadar çok olmuş öyle. Ortasından çatlamışım köklü bir çınar gibi. Güneş gören dallarım varmış. Üzerlerinde de bir sürü çiçeklerim. Şimdi o köklü çınar devrildi, dalları kurudu ve çiçekleri soldu. Siz siz olun kemiklerinizin dahi kırılabileceği bu dünyada hayallerinizin kırılmasına izin vermeyin.
Nazlı OKUMUŞ
메타데이터
- post_id
- f949d9a20069
- slug
- kemiklerinizin-kırılabildiği-bu-dünyada-hayalleriniz-kırılmasın-f949d9a20069
- url
- https://medium.com/@okumusnazli113/kemiklerinizin-k%C4%B1r%C4%B1labildi%C4%9Fi-bu-d%C3%BCnyada-hayalleriniz-k%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1n-f949d9a20069
- canonical_url
- https://medium.com/@okumusnazli113/kemiklerinizin-k%C4%B1r%C4%B1labildi%C4%9Fi-bu-d%C3%BCnyada-hayalleriniz-k%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1n-f949d9a20069
- author_url
- https://medium.com/@okumusnazli113
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-26 12:24:55